Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • (Öcalan anlatıyor:)

    “Kemalizm, Türk halkını, aynı anda dev yapan ve aynı anda pire gösteren bir aynadır.”     

    “Türk Halkı her gün, dev’lik ile pirelik arasında gidip gelmede sonsuz yorulan bir halktır.”   

    “Kemalist formülasyonların motoru korkudur.  .. Bir şahsı bu kadar abartacaksın, ondan sonra Türk insanının büyüklüğünden bahsedeceksin. Bu, büyük bir çelişkidir. … Eğer kurtarılacak bir Türklük varsa, ancak Kemalizm’den kurtarılmak şartıyla kurtulur, gelişir.  Kemal’i çok büyüterek, Türklüğü çok küçülttünüz.“

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 160 ile 163 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan anlatıyor:)

    (1) “Onu altı ay boyunca, bilinçli olarak yanıltıyorum; 1977’nin 3 Haziranı’ndan sonra Pilot’u bilerek yanlış yönlendirdim.”   

    “Kesire, Dersimliydi,  Çok güçlü, oldukça zekiydi.  .. Önderlikten anlayan birisi.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 140) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Pilot Necati MİT elemanı. Öcalan Türkiye’de iken yani 1979’a kadar Pilot Necati ile uzun süre birlikteler. Ajan olduğu söyleniyor. Öcalan onu kullandığını söylüyor. Uğur Mumcu bunu farklı yorumluyor. Kesire, CHP’li bir ailenin kızı, Öcalan ile evleniyor, aile devletle içi içe, Öcalan Kesire’yi de amacı doğrultusunda kullandığını söylüyor.

  • (Yalçın Küçük:)

    Uğur Mumcu’yu Genelkurmay yükselen Refah Partisi için bir açılım olarak değerlendiriyor. Karşı gurup işini bitiriyor.   Ne yazık ki Uğur, devletin bir kalemi ve devletin dış stratejik elemanı olmuştur.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 126) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan:)

    ..Peygamber gibi konuşmak, peygamber gibi hitap etmek, nazarımda çok değerlidir. .. Bana göre mevcut dindarlar, dinden en çok uzak olan kesimlerdir. Bunlar Hz. Muhammet’i hiç tanımazlar, sevgili peygamberin kim olduğunu hiç bilmezler.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mülkiyetin tabanında korku vardır. 

    Korkunun  kaldırıldığı toplumda cimri de özel mülkiyet de olmaz.  Korkak mutlaka cimridir.    

    Özel mülkiyet, biriktirilmiş cimriliktir.      

    Evlilik, en gizli özel mülkiyettir.    

    İki cinsin bir olması ancak, yaklaşımda sonsuzluk varsa, insana layıktır.   

    Güvenli olmayanın sevme gücü yoktur.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 92 ile 94 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük:)

    Hegel’de maddenin saflaşması ancak kavrama dönüşmesiyle mümkündür.   İnsan aklının algılama, anlama ve kavramlaştırma süreci, aslında, somutun çözümlemesi demektir. Kavram, bu çözümleme sürecinin en üst aşamasıdır.    

    Bilimsel bilginin hareketi, Hegel’de en az diyalektik olandır.  

    Marks düşüncesinin en zayıf yanı, Hegel’in hiç te diyalektik olmayan anlayışına tümüyle bağlı olmasıdır.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan;)

    Kemal gerçekten Türkiye Halkının kurtuluşunu Kürt Halkının kurtuluşunda gören biriydi.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan:)

    “Ben milliyetçi değilim, bu çok açıktır. Eğer Kürt halkının mücadelesine bu kadar tutkuyla yaklaşıyorsam, dünyada en ezilen halk olduğu içindir.

    “…  Yani ben, milliyetçilik için hayatımı ortaya koyacak adam değilim. Ben bu yaşamı, bunun için vermem.   Zaten şu ilkel Kürt milliyetçiliği en büyük düşmanımdır.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2012): Öcalan’ın Kürt milliyetçiliğine karşı oluşu, örgütünün ırkçılıktan uzak durmasına yaradı, hem Kürt halkı ırkçı olmadı hem de Türk düşmanlığı doğmadı. Bu anlayış, Öcalan’ın önceliğinin bölünme olmadığını da gösteriyor.

  • (Öcalan;)

    Köylüler benim için karıncaezmez derler. Ben, bir tek damla kanın bile boş yere akıtılmasından korkunç hesap sorarım. Kesinlikle yeşil tutkunuyum. 

      .. Dünyada ölmekten ve öldürmekten en çok çekinen insanım. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 74 ile 76 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2022): Hekimlerin bileceği bir konu ama hem karıncaezmez olduğunu düşünüyor, olabilir ama hem de öldürtmeyi bir metot olarak seçiyor ve gerilla savaşı veriyor. Bipolar veya şizofrenik bir durum bence.

  • (Öcalan:)

    Benim o zaman (gençlik yılları) sevgi meselemde çelişkilerimin olduğunu şimdi anlıyorum. Ne seviyorum, ne seviliyorum, ne sevebiliyorum, ne kendimi sevdirebiliyorum.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan:)

    İsmi Faruk Çağlayan’dı. Binbaşıydı. Harp Okulunda edebiyat öğretmeniydi. Bizim okula gelip, edebiyat dersi verirdi. Benimle olağanüstü ilgilenmesi oldu. Bana “-Sen kendine büyük güven, sen çok büyük birisin. Çocuklar ben Abdullah’ın yazdığı kompozisyon yazılarını alıp bütün profesörlere okutuyorum ve tahlil ediyorum (inceliyorum)”  diyordu. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan;)

    -Bu öğrencilik yıllarımda kadın konusunda yalnızlaşma var, çok muhafazakârdım. İki kelime konuşma gücünü bile gösteremiyor, çok zorlanıyordum.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2012): Öcalan cinsellik konusunda sorunlu olabilir.  

  • (Öcalan:)

    Kendimi büyük bir zaman kesitinde sevgi dünyasına kapatıyorum…. Annemin bir suçlaması vardı; “Sen bu kafayla gidersen kimse sana kız vermez!” diyordu. Şimdi, isabetli bir değerlendirme.

    .. Kız aramayı vahşice buluyorum!  “Bir kız bulmak” ta ne demek oluyor? Daha o zamandan beri, gururum bunu kabul etmiyor. Bunun tehlikeli olduğunu gördüm, bundan sıkıldım ve kız bulmayı utanç verici buldum, kapandım, bir kat daha içime kapandım, utandım!  Kızlara başka bir yoldan daha ulaşabilmeliyiz diyordum.  .. şimdi binlercesi gerilladır.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 66, 67) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yalçın Küçük; “-İnsanın üç özelliği bunlardır. İnsanın başka özelliğini bulamayız. İnsan; bilgi peşinde koşan, karar veren, yani irade sahibi olan ve seven bir yaratıktır.” 

    Apo; “-Annemde sevgiyi aradım, fakat fazla bulamıyordum.”

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 63, 64) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1996): Yalçın Küçük Öcalan’a hiç aşık oldun mu diye soruyor, sorunun cevabını alamıyor. Öcalan çocukluğunda kızlarla oyun oynadığından bahsediyor. Cinsellik problemi olabilir.

  • (Öcalan:)

    Kırmanç gerçekten en zayıf, en çözülmüş Kürt kesimidir. Ağadan, aşiretten, devletten çözülmüştür. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 58, 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan:)

    Aslında bende çok çekingenlik, utangaçlık vardı ve bu hâlâ devam eder.  Fakat bunun içinde büyük cüretkârlık ta vardır. Ben de henüz tam olarak anlamış değilim. Cüretle korkunun iç içe birleştiği başka bir insan tasavvur etmek zor! 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan’ın Kemal Paşa hakkındaki ilginç iddiası:)

    Daha 1917’lerde Diyarbakır’da, Silvan’da iken Kürt giysilerini giyer. Kürt kızlarıyla yakınlaşması ve eşraftan birisinin kızıyla nişanlanması hikâyesi vardır. Ve buradan ortaya şu durum çıkıyor; O zaman Türkiye üzerinde toptan işgal tehlikesi var, eğer Türkiye toptan elden giderse Mustafa Kemal o zaman rahatlıkla bir Kürt Kralı veya Melik’i olmaya niyetli görünüyor. Hatta Mustafa Kemal’in şeyhlerin, dedelerin ve aşiret reislerinin elini öpen resimleri vardır.   Bunun ulusçuluğu da bir üst tabaka yahut feodal – komprador ulusçuluğudur.

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan;)

    …Mustafa Kemal’in bir ulus için ne olduğunu biraz anlıyorum. Ve zaman zaman bazı yöntemlerimizin arasında benzerlikler olmuyor değil. Mustafa Kemal, her şeyi devletle yapıyordu, ben ise her şeyi halk ile yapıyorum.   

    Mustafa Kemal devlet saplantısı içindedir; bir devleti oldu mu onu her şeyin yerine koyuyor, adeta devlete tapıyor. Mustafa Kemal’in kurduğu devlet en bağımlı devlete dönüştü. .. çok aşırı devletçilik, her şeyi devletten görme, kapı kulluğuna, kapı kulluğu da bağımlılığa götürür. Örneğin Türk Devleti böyledir. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan;)

    “Kısacası çok çelişkili ve ıstıraplı bir çocukluk dönemim olduğunu söyleyebilirim.”  (1)

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1996): Çok ilginç bir hayatı var: İlkokulu bir orman köyünde okumuş. Çok sayıda sûre ve âyet biliyor ve namaz kılıyormuş. Ortaokulu Nizip’te bir akrabasının yanında okumuş. 1960 ihtilali sonrası, ilkokulda okurken ihtilal düşüncesi taşıyor. Kahire’deki meşhur Cami ül Ezher’de okumak istiyor sonra da Harp Okulu’nu istiyor.  

  • (Öcalan:)

    Kökenim o kadar önemli değildir, fakat anamın anası Türk’tü. Evet, Arak köyündendi ve Arak bir Türk köyüdür. 

    Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.