Adler’e göre insan, içerisinde, yeterli olma, başarılı olma veya üstün olma gibi bir duyguyla dünyaya gelmiştir.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler, (Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.
Adler’e göre insan, içerisinde, yeterli olma, başarılı olma veya üstün olma gibi bir duyguyla dünyaya gelmiştir.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler, (Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.
Sokrates “Erdem bilgidir, hiç kimse bilerek kötülük işlemez.”
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (İş Bankası Yayınları – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
Kendini tanıma, mutluluğun, ilk yasasıdır.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler, (Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.
Anne görevini benimsemiştir ama bu görevi öyle abartılmış ve aşırı bir şekilde yerine getirilmiş ki, sosyal duygunun anneden başka birine aktarılması imkânsız hale gelir.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 440) kitabından birebir alınmıştır.
Anne ile olan ilişkiler çocuğun daha sonraki bütün faaliyetlerini belirlemektedir.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 439) kitabından birebir alınmıştır.
İnsanları birbirlerine en çok yaklaştıran duygu sevinçtir. Sevinç yalnızlığa katlanamaz.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler – Sf. 432) kitabından birebir alınmıştır.
İnsanın topluluk hayatı, bireysel hayatından önce gelmektedir. İnsan uygarlık tarihinde, temelleri, toplulukla hayatının içerisinde bulunmayan hiçbir hayat şekline rastlamak mümkün değildir. Darvin uzun zaman önce, zayıf hayvanların hiçbir zaman yalnız başlarına yaşayamadıkları gerçeğine dikkati çekmişti; insanı bu zayıf hayvanlar arasında saymak zorundayız. …insanın aşağı dereceden bir organizma olduğu sonucunu çıkartıyoruz. Bu aşağılık ve güvensizlik duygusu insanın bilincinde sürekli olarak yer almaktadır. .. insanı bütün öteki hayvanlardan ayıran mucizede, yani sözlü dilde aranmalıdır.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 132) kitabından birebir alınmıştır.
İnsan ancak içerisinde bulunduğu hayat şartlarını kabul ettiği zaman mutluluğa ulaşacaktır.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 350) kitabından birebir alınmıştır.
Ruhsal hayat; saldırgan etkinliklerle, güvenliğe ulaşmak için yapılan etkinliklerden oluşan karmaşık bir bütündür. İnsanın ruhsal hayatı, gayesi ile belirlenmiştir.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.
Boş gururlu insanın, hayatta erişmesine imkân olmayan bir gaye edinmiş olduğu gözüküyor.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 334) kitabından birebir alınmıştır.
Bir dehâ eseri, ancak sosyal anlamı bakımından bir değer taşır. Bir eserin yaratılmasında herhangi bir boş gurur bulunsa da, bu eserin değerini küçültmekten ve yaradılışını bozmaktan başka bir işe yaramaz.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. ) kitabından birebir alınmıştır.
Mizaçlar iç salgı bezlerinin yaptığı salgılara bağlı şeylerdir. Tiroit bezinin yetersiz bir şekilde çalıştığı eblehlik gibi bir hastalıkla karşılaştığımız zaman … Tiroit bezinin salgısının çok arttığı insanlar vardır. Bu hastalar aşırı derecede duyarlıdırlar; kolayca öfkelenirler ve çoğu zaman çok belirli endişe halleri ile birlikte giden telaşlı, gergin ve sarsak, faaliyetlerle belirlenmişlerdir. Guatr olmuş bir hastanın görüntüsü, aşırı derecede endişeli bir insanın görünüşüne tıpa tıp benzemektedir.
Gonadlar, yani cinsel salgı bezleri ile ilgili bir takım anormallikler olmaksızın iç salgı bezlerindeki anormalliklere rastlamak mümkün değildir.
Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 318 ile 322 arası) kitabından birebir alınmıştır.