Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Belirli koşullarda, beynin farklı kısımları arasındaki mücadeleye tanık olmak özellikle kolay hale gelir. Bazı sara türlerinin tedavisinde hastalar, beynin iki yarımküresi arasındaki bağlantıların ortadan kaldırıldığı “ayrık beyin” ameliyatına alınabilirler. İki yarımküre, normalde “korpus kallosum” adı verilen bir sinirsel otoyol aracılığıyla birbirine bağlıdır. Bu yapı, sağ ve sol yarımların birbiriyle eşgüdüm ve uyum içinde çalışmalarına olanak sağlar. Üşüdüğünüzde iki eliniz aralarında işbirliğine gider ve biri ceketinizi tutarken diğeri de fermuarı çeker.

    Ama korpus kallosum’daki bağlantılar koptuğunda hem şaşırtıcı hem de büyüleyici bir klinik tablo çıkar ortaya: yabancı el sendromu. Bu sendromda iki el, birbirinden tümüyle farklı amaçlar gözetebilir. Hasta, sözgelimi bir eliyle ceketin fermuarını yukarı çekmeye başlamışken, diğeri (“yabancı” el) birden fermuarı yakalayıp yeniden aşağı çeker. Sf. 125

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beynin işleyişi, bilgisayarların aksine, her biri bir diğerine üstün gelmeye çalışan farklı olasılıklar arasındaki çatışmalardan beslenir; üstelik seçenekler de her zaman birden fazladır. Sf. 124

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün bunlar, öngörülemezliğin başlangıcıdır yalnızca. Her bir beyin, başka beyinlerden oluşmuş bir dünya içine gömülmüştür. İster bir yemek masasının çevresinde, ister bir sınıfın içinde, ister internet dünyasının erimi kapsamında olsun, gezegendeki bütün insan nöronları birbirini etkileyerek hayal bile edilemeyecek karmaşıklıkta bir sistem oluşturmuşlardır. Bu da demektir ki, nöronlar doğrudan fiziksel kurallara tabi kalsalar bile, herhangi bir bireyin bir sonraki adımının ne olacağını tahmin etmek, uygulamada her zaman imkânsız olacaktır. Sf. 115

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beyinlerimiz de bu pinpon topu haznesi gibidir; ondan çok daha karmaşık olmak farkıyla. Bir haznenin içine birkaç yüz bin pinpon topu sığdırabilirsiniz belki. Buna karşın kafatasınız, haznedeki etkileşimlerin trilyonlarca kat fazlasına ev sahipliği yapmakta, bu etkileşimler de yaşadığınız her saniye boyunca beyninizin bir köşesinden diğerine zıplayıp durmaktadır. Düşünceleriniz, duygularınız ve kararlarınızın kaynağı, işte sayılarla ifade edilemeyecek ölçülere varabilen bu enerji değiş tokuşudur.

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • İlk bakışta, öngörülebilir bir yaşam, pek de yaşanmaya değer bir yaşam gibi görünmüyor.

    Ama iyi haber de şu ki, beynin bu akıl almaz karmaşıklığı, gerçekte hiçbir şeyin öngörülebilir olmadığı anlamına gelir. Tabanında pinpon toplarının sıralarla dizilmiş ve her bir topun da bir fare kapanı üzerine dikkatle yerleştirilmiş olduğu bir hazne düşünün. Toplar her an fırlamaya hazır durumda. Haznenin içine yukarıdan tek bir pinpon topu bırakacak olursanız, nereye düşeceğini matematiksel olarak doğrudan öngörmek de üç aşağı beş yukarı mümkündür. Ama top tabana çarptığı anda öngörülemez bir zincirleme tepki başlatır. Çarpma etkisi, topların bir kısmını kapandan fırlamaya iter, bunlar da aynı etkiyi başka toplar üzerinde gösterir, derken durum bir karmaşıklık patlaması halini alır. Sf. 114

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilinç, beklenmeyen bir şey olduğunda, bir sonraki adımımızı hesaplamaya ihtiyaç duyduğumuzda devreye girer. Beyin, işleri mümkün olduğunca otomatik pilot üzerinden yürütmeye çalışsa da, sürekli falsolu topların geldiği bir dünyada bu her zaman mümkün olmayabilir. Sf. 108

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 108) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir çalışmada, insanların sert bir sandalyede otururken daha sıkı pazarlık edebildikleri, yumuşak bir sandalyede ise teslim olmaya daha yatkın oldukları gösterilmiştir. Sf.104

    Richard Thaler ve Cass Sunstein, Dürtme (Nudge) başlıklı kitaplarında “sağlık, para ve mutluluğa ilişkin kararlarda” gelişme kaydetmek için beynin bilinçdışı ağlarını hedefleyen bir yaklaşımdan bahsederler. Buna göre ortamdaki ufak çaplı “dürtmeler”, biz farkında olmasak da davranış ve kararlarımızda olumlu değişimlere neden olabilir. Süpermarketlerde meyvelerin göz hizasına yerleştirilmesi, insanları gıda seçimlerini daha sağlıklı yönde yapmaları için dürter. Havaalanı tuvaletlerindeki pisuvarlara yapıştırılan bir sinek resmi, erkekleri daha iyi nişan almak yönünde dürter. Çalışanları otomatik olarak emeklilik planlarına yönlendirmek (istendiğinde çıkmak üzere) daha iyi tasarruf uygulamalarına yol açar. Bu idare anlayışı, “yumuşak paternalizm” adını alır. Thaler ve Sunstein’a göre, bilinçdışı beyni yumuşak biçimde yönlendirmek, doğrudan zorlamayla kıyaslandığında karar verme süreci üzerinde çok daha güçlü bir etki gösterir. Sf. 106

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilinçdışının gizli derinliklerini aydınlatmaya başlayan ilk kişi, yirminci yüzyılın en etkili bilimcilerinden biriydi. Sigmund Freud 1873’te Viyana’da tıp okumaya başlamış, daha sonra nöroloji alanında uzmanlaşmıştı. Sf. 103

    Freud bilinçli zihnin, bir zihinsel süreçler buzdağının yalnızca görünen kısmı olduğu sonucuna vardı. Düşünce ve davranışlarımızı yönlendiren bütünün büyük bölümü ise gözlerden uzaktı.

    Freud’un bu düşüncesinin doğru olduğunu artık biliyoruz. Bunun sonuçlarından biri de, kendi seçimlerimizin altta yatan nedenlerinin çoğunlukla farkında olmayışımızdır. Sf. 104

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 103, 104) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilincin bir kenara çekilmesinin avantajlı olduğu birçok durum vardır, özellikle bazı türden eylemler söz konusu olduğunda başka çare de yoktur zaten; çünkü bilinçdışı beyin, bilinçli zihnin yetişemeyeceği hızlarda çalışabilir. Sf. 101

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 101) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nöronlar arasındaki bağlantılara “sinaps” adı verilir. Bu bağlantı bölgelerinde “nörotransmiter” ya da “sinirsel iletici” olarak bilinen kimyasallar, sinyalleri bir nörondan bir nörona iletirler. Ancak, sinaptik bağlantıların tümü aynı güçte değildir; etkinlik geçmişlerine bağlı olarak güçlenebilir ya da zayıflayabilirler. Sinapsların gücü değiştikçe, bilgiler ağ içinde farklı biçimlerde akar. Yeterli ölçüde zayıflayan bir bağlantı sonunda yitip gidecektir. Bu yeniden yapılanma süreçlerinin bir kısmı, ödül sistemlerince yönlendirilir. Bunlar; işler iyi gittiğinde Dopamin adlı sinirsel ileticiyi ağ boyunca yayarlar. Sf. 100

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.

  • Otomatikleşmiş becerilerin ilginç bir özelliği daha vardır: Onlara bilinçli olarak müdahale etmeye kalkıştığınızda, performans genellikle düşer. Öğrenilmiş becerileri -çok karmaşık olanlarını bile- kendi haline bırakmak en iyisidir. Sf. 99

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beynimiz bütün yaşamımız boyunca kendini yeniden yazarak, alıştırmasını yaptığımız uygulamalar (yürümek, sörf yapmak, havada top çevirmek, yüzmek, araba kullanmak gibi) için adanmış devreler kurmaya çalışır. Bu programları yapısına yedirme becerisi, beynin en güçlü numaralarından biridir. Sf. 98

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • Alman fizyolog ve psikiyatrist Hans Berger, insana ait ilk EEG kaydını 1924’te almış, 1930’lar ve 1940’ların araştırmacıları ise birbirinden farklı birkaç beyin dalgası tipi belirlemişlerdir. Delta dalgaları (4 Hz’lik frekansın altında) uyku sırasında ortaya çıkar; Teta dalgaları (4-7 Hz) uyku, derin dinlenme ve görselleştirmeyle ilgilidir; Alfa dalgaları (8-13 Hz) rahat ve sakinken beliren dalgalardır; Beta dalgaları (13-38 Hz) da etkin biçimde düşünürken ve problem çözerken görülür. O zamandan bu yana, önemli başka beyin dalgası aralıkları da ortaya çıkmıştır. Bunlardan Gama dalgaları (39-100 Hz) akıl yürütme ve planlama gibi yoğunlaşmış zihinsel etkinliklerle ilgilidir. Sf. 94

      Sonuçta EEG ölçümleri gösterdi ki, fazla çalışan ve bu karmaşık yeni görevi yürütmek için muazzam miktarda enerji harcayan beyin Austin’inki değil, benimkiydi. Bana ait olan EEG, kapsamlı problem çözmeyle ilişkili Beta dalgası frekans bandında yüksek etkinlik gösteriyordu. Sf. 96

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 94 ile 96 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan beyni inanılmaz bir enerji verimliliğiyle çalışır. Kullandığı enerji, 60 Watt’lık bir ampulün kullandığı enerjiden fazla değildir. Sf. 93

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 93) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu bölümde, bilinçli durumunuzun, beynin etkinliklerinin yalnızca çok az bir bölümüne bağlı olduğunu göreceğiz. Çünkü eylemleriniz, inançlarınız ve eğilimleriniz, beyninizin bilinçli erişime tümüyle kapalı ağları tarafından yönlendirilir. Sf. 87

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kendimize “az önce ne oldu?” diye sorduğumuzda, anılarımızın ayrıntıları bize her şeyin ağır çekimde gerçekleşmiş olması gerektiğini söyler. Zaman algısındaki bozulma, geriye dönük olarak, geçmişe bakıldığında gösterir kendini. Bu, gerçekliğimizin hikâyesini yazan belleğin bir hilesidir. Sf. 80

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tehlikeli durumlarda “amigdala” adı verilen beyin yapısı ön plana çıkarak, beynin geri kalanının kaynaklarını idare etmeye başlar ve bütün dikkatleri içinde bulunulan duruma yöneltir. Eğer devrede amigdala varsa, anılar, normal koşullarda olduğundan çok daha zengin ve ayrıntılı biçimde saklanır; artık ikincil bir bellek sistemi etkinleşmiştir. Bellek, zaten bunun için vardır: Önemli olayların kaydını tutarak, benzeri bir duruma düştüğünüzde hayatta kalmanız için beyne fazladan bilgi sağlar. Başka bir ifadeyle, işler yaşamı tehlikeye atacak kadar korkutucu hale geldiğinde, not tutmakta fayda vardır. Sf. 80

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sekiz yaşındayken bir evin çatısından düşmüştüm ve bu düşüş bana oldukça uzun gelmişti.”

    Bu iki farklı düşünme süreci, Jeb için dakikalar sürmüş gibiydi: “Beyin bu kadar hızlı işlerken, başka her şeyle ilgili algılarınız sanki yavaşlıyor, her şey sanki esneyerek uzuyor. Zaman yavaşlıyor ve ağır çekimde hareket ettiğiniz izlenimine kapılıyorsunuz.” Sf. 77

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gerçekliğin, üzerinde nadiren düşündüğümüz bir yüzü daha vardır: Beynimizin zamanla ilgili deneyimleri de, sıklıkla, tuhaflıklar sergiler. Bazı durumlarda, gerçekliğimiz daha yavaş ya da daha hızlı ilerler gibidir. Sf. 76

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sinestezi, duyuların (bazen de kavramların) birbiriyle harmanlanmış olduğu bir durumdur ve birçok farklı çeşidi vardır. Kimileri sözcüklerin tadını alırken kimileri sesleri renk olarak görür, kimileri de görsel hareketi işitir. Nüfusun yaklaşık %3 kadarında sinestezinin bir türü vardır. Sf. 73

    Sinestezi bunun ötesinde, dünyayı algılayış biçimimizin standart olmadığını da gösterir. Sf. 73

    Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.