Açık duran bir el karşıdaki kişiye içini gösterir. Güven ve dostluk sunar, uyum ve uzlaşmaya davet eder.
Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.
Açık duran bir el karşıdaki kişiye içini gösterir. Güven ve dostluk sunar, uyum ve uzlaşmaya davet eder.
Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.
Bir kişiyi dinlerken başımızı hafifçe yukarı kaldırmamız, konuşan kişide büyük rahatsızlık yaratır. Başımızı hafifçe sallamamız ise karşımızdaki kişide “anlaşıldım” duygusu yaratır, rahatlık verir.
Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.
Yüz kaslarının anlatım amaçlı kullanım mimikleri, bedenin kullanımı ise jestleri oluşturur.
Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.
Tartışmacılar sorunu değil, kişiliği tartışmaya başlarlar. Bu da tartışılan konuyu içinden çıkılmaz hale getirir.
Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.
… aldıkları bilgiden nasıl yararlanacaklarını değil, bu bilginin hangi durumlarda işe yaramayacağını düşünürler.
Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.
Hatırladığımız sesler büyük çoğunlukla hoş olmayan seslerdir. Çünkü güzel bir ses ve doğru telaffuz amacına ulaştığı için, fark edilmez. Sesin müziği hayatın gerçeğidir..
Alıntı: Bedenin Dili ve Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.
Bir iletişimin yapılandırılmasında ortalama olarak kelimeler % 10, ses tonu % 30 beden dili % 60 rol oynar.
Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.
Kültür, tarih boyunca insanın doğasıyla ve insanla ortaya çıkmış problemlerinin ve zorlamalarının çözüm biçimidir.
Kültürün ana yapısını oluşturan zihinsel süreçler oldukça yavaş değişir.
Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 23, 25) kitabından birebir alınmıştır.
.. Sadece göğüs açıklığına bakılarak bir insanın kişilik yapısı ve içinde bulunduğu duygu durumu konusunda bilgi sahibi olmak mümkündür. Merkezin göğüs üzerinde kesişen bir yatay ve düşey eksen üzerinde dengeli olarak durması, omuzların geriye doğru genişlemeden dik olarak tutulması güvenli bir görünüş ortaya koyar. Merkezlerini ölçülü bir şekilde dünyaya açan insanlar, diğer insanlarla sağlıklı ilişkiler içindedirler.
Merkezin kapanması, omuzların düşmesi ve kişinin hafifçe öne eğilmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu kişinin kendisine güven duymadığını gösterir.
Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.
… eğer kollarımızı kavuşturarak ve geriye doğru yürüyerek topluluktan uzaklaşırsak, topluluğa katılmakta isteksiz davranıyoruz. Buna karşılık kollarımızı açıp, topluluğa doğru ilerlediğimiz takdirde, dinleyicileri konuya katılmakta ve işbirliğine girmekte son derece istekli oluyoruz.
Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.
…Beden dilimizi gizlememiz çok kere mümkün değildir. Duygu ve düşüncelerin anlaşılmasında kelimeler değil beden dili esastır.
Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.
“..baba Mektup elinize geçtiği zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum. … oğlun ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, Türkiye’de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum…. ”
Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 299) kitabından birebir alıntıdır.
“-Varlığımızı Türkiye Halkına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir.”
Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 280) kitabından birebir alıntıdır.
TMGT eski Başkanı Kâzım Kolcuoğlu .. Deniz’le cezaevinde yaptığı görüşmeyi anlatıyor; ” ..Kendimizi korumak için, belli radikal unsurlarla ister istemez dayanışma içerisine girdik . Yani askeri unsurlarla… ”
Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alıntıdır.
29 Ocak 1971 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde, Deniz Gezmiş’in babasına yazdığı mektup yayınlanır.
“Baba sana her zaman müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni. Küçüklüğümden beri hep evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim. …. “
Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 196) kitabından birebir alıntıdır.
1969 yılının Mayıs ayının ilk haftasında, eski Demokrat Partililerin siyasi haklarının geri verilmesiyle ilgili TBMM’ye bir kanun önerisinde bulunulur.
17 Mayıs 1969 Genelkurmay Başkanı Org. Memduh Tağmaç, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’ye aktarılmak üzere CHP Genel Sekreteri Kemal Satır’a özetle şunları söyler; “Ordu bu kanunun çıkmasını istemiyor. İsmet Paşa bu gerçeği bilsin ve eğer bu kanun çıkarsa ilk önce bütün Yüksek Kumanda sınıfı … ben dâhil istifamızı vereceğiz.”
Deniz ve arkadaşları 16 Mayısı 17 Mayısa bağlayan gece, gece yarısı İstanbul’dan hareketle Ankara’ya giderler. Aynı gün Fikir Kulüpleri Federasyonu, Türk Milli Gençlik Teşkilatı 27 Mayıs Devrimi derneği ve otuzu aşkın öğrenci örgütü adına Genelkurmay Başkanlığını ziyaret ederek … Kanun önerisi 21 Mayıs’ta senatodan geri döner.
Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 169) kitabından birebir alıntıdır.