Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Bütün ideolojiler şiddetle ilgilidir; şiddet, korkutmak, aklı silmek ve silinmiş akla yeni bir bakış kakmak için uygulanıyor. Bu nedenle ideolojiye bir şiddet deposu, bir tür bekletilmiş şiddet, olarak bakıyorum.   

    İdeolojinin kendisine depolanmış şiddet olarak bakmak, şiddet uygulamasına da bir süreklilik kazandırıyor. 1960 Yıllarının ikinci yarısından itibaren şiddetin daha açık olarak uygulanmaya başlaması, egemen ideolojinin etkisizleşmesiyle ilgilidir.

    Akümülatör boşaldığı zaman; görünür şiddetle doldurulması gündeme geliyor. Ancak, şiddetin aynı zamanda aydınlatıcı olduğunun da kabul edilmesi gerekiyor… Zamandaki eski bir noktayı da aydınlatabiliyor.    

    1980 Eylül’ü, 1950 Mayısını aydınlatabiliyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tanrı, bakıştır…   

    Bilim, bakıştır.    

    İdeoloji, bakıştır…   

    Her birisi ayrı ayrı bakış olduğu için Tanrı ile bilim’in yan yana gelmesi mümkün olamıyor. Bilim hep Tanrı’ya karşı geliyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Korku, aklın durmasıdır.   

    Aklın durduğu yerde bilgisizlik başlıyor, cehalet çıkıyor.    

    Öyleyse cehalet dönemi için aklın durması zorunludur. Aklın durması için ise korku gerekiyor.  

    Korkuyu bilimin içine sokmak gerek; çünkü bilimin düşmanıdır. 

    Bilen insanı cahilleştirmek için korkutmak zorunludur…. Korku insana özgüdür; insan korkuyor… Hayvanı korkutarak cahilleştirmek mümkün değil; çünkü hayvan hem bilmiyor ve hem de korkuyu bilmiyor.   

    Bilim son çözümlemede bir dildir; tekelsi dönemde bilim dili ne kadar geliştirilirse geliştirilsin, konuşanları azalıyor.   

    Cehaletin de bir dili var; fetiş. Cehaletin dilinde sözcükler ve sözcüklerin bir araya gelişiyle kurulan anlatım birimleri son derece azalıyor; belki konuşanları çoktur, ancak dilin kendisi çok daralıyor.   

    Dilin daralması düşüncenin daralmasıdır. Dil ve düşünme hiçbir zaman birbirinden ayrılmıyor.   

    Korkutma, dilin daralması dilin kısırlaşması içindir; korkan bireyin dilinin tutulması, korkutmanın mantıki sonucu ve ucudur. Her durumda dili tutulmayabilir; bu, dilin daralmasının ve düşünmenin durmasının olmadığı anlamına gelmemelidir. Dilin daraldığı ve düşünmenin durduğu yerde, bilim fetişleşiyor; fetiş, ilkelin ideolojisidir. İlkelin dinidir; böyle de söylenebilir.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ancak yalnız ve yalnız bir tek ideoloji doğrudur; gerçeği bütünselliğinde ve sır’ının içinde gösteriyor. Bilimle çakışıyor. Bilimin karmaşıklığından uzak, bilimin bakışının gerektirdiği yerlerde kılavuz oluyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORMU (2022): Hoca’nın başlıkta verdiğim görüşüne katılıyorum, sonra anlatmak istediği bilimsel sosyalizm tarifine katılmıyorum.

  • “Türkiye solculuğu, büyük bir utançla, kendi tarihini çarpıtmaya çalıştı.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 261) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Üç dost, Necip Fazıl, Ahmet Kutsi Tecer, Ahmet Hamdi Tanpınar restorasyon döneminde Kadro’nun (Kemalizm’in) etkisini kırmak için İş Bankası kaynaklarını (1)  kullandıklarını, Celal Bayar’ın Ağaç Dergisini finanse etmesi ile anlıyoruz.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1996); Necip Fazıl’ın anlattığına göre 200 bin lira.

  • “Tezi “yazıyorum; kandırabilmek için mutlaka cahilleştirme operasyonunun önceden ve yoğunlukla uygulanması gerekiyor.

    … her restorasyon süreci bir cahilleştirme sürecidir. Tekelsi dönemde, üniversiteler ve basın, cahilleştirme operasyonunun organları ve kurumlarıdır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kemal Tahir insan sevmeyen bir yaratıktır; insan sevmeyen bir yaratığa insan denilebileceğinden kuşkuluyum.   Geçerken, Kemal Tahir’i sağa vererek, sağdan Peyami Safa’nın alınması halinde bile Türkiye solunun daha zenginleşeceği önerimi tekrarlıyorum.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan tutkulu olmalıdır. En azından belli amaca ve insanı insan yapan ilkelere tutku ile bağlı olmalıdır; bir toplumu dönüştürmek için tutkulu bireylere gerek olduğunu düşünüyorum.

    Ancak, …Aşırı tutkunun insanı insandan uzaklaştırdığını, insanı sevgisizleştirdiğini tartışmak gereğini duyuyorum.

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 236) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ahmet Emin Yalman’a Malatya Suikastı Davası’ndaki savcılık iddianamesine göre, homoseksüel olduğu gerekçesi ile Necip Fazıl Kısakürek, Heybeliada’daki Bahriye mektebinden atılıyor… Necip anılarında bunun iftira olduğunu söylüyor.

    Necip’in İslamcılığı, rejimin izini ve dürtüsü ile başlıyor. Necip bütün ömrü süresince, iktidardakilerin izninin dışında bir adım bile atmıyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 224 ile 229 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1996): Necip Fazıl, anaokulu da dâhil, başladığı hiçbir okulu bitirememiş.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): İnanılmaz! Necip Fazıl’a 1937 yılında daha kolay bir Milli Marş siparişi verilir ve o da yazar.

  • “Devrimciler kaybeden sınıftan çıkarlar. Öne çıkmak isteyen çocuklarda mutlaka bir aile kaybı olmalıdır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 217) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İsmet Paşa; Savaşla ticareti her zaman beraber düşünen Türk Paşaları geleneğinden geliyordu.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her yenilik hareketi karşıtlarını doğurur. 

    Karşı çıkanlarının cüreti, yenilik hareketinin hızına bağlıdır.   

    Karşıtların etkisizleştirilmesi, yenilik hareketinin bir reformasyon veya revolüsyon olmasıyla ilgilidir.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V -. Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir tezi yazıyorum; 1940 kuşağı aydınlar, sağı ve solu ile bağımsız değillerdir. Rejimin oyuncağı olarak ortaya çıkıyorlar.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İnsan”, hem bireysel ve hem de tarihseldir. Her devrimde bireysel sınır tarihsel duvarla karşılaşıyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Adam “Dergisinde Zahir Güvenli; “Abidin (Dino) demek ibrik demektir.” vecizesini (!) ifade ediyor.  İbrik bir yarıtanrı haline getiriliyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her çevredeki korkak ve hedonist (haz düşkünü, gövdeci, akılsızca tüketen) bir potansiyel haindir. Korkak-hedonist kritik noktalarda haine dönüşüyor.

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 164) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Rıza Tevfik türünden bir şarlatan filozof sayıldı. Yığınları etkilemek için otorite gerekiyordu.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Şinasi bir şiirinde, Mustafa Reşit Paşa’ya “reisi cumhur” diyor.

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 127) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yahya Kemal Beyatlı:)

    “Ben Paris’e alafranga geldim, alaturka döndüm.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.