Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Her hedonist (haz düşkünü, gövdeci, tüketen, beyinsizce tüketen) aynı zamanda bir korkaktır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kemal Tahir’in son çözümlemede kesin bir sağcı olduğunu yazabiliyorum.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 147) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kemal’de hırs ve İsmet’te ısrar var.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kadro”dan “İnkılap ve Köy” yazısından aktarıyorum; “Sarayın da, Tanzimat’ın da, Meşrutiyetin de köye gönderdiği adamın, faaliyet sahasındaki manzarası şudur; Kuzu, avrat.”   

    “Halkçılık, demagoji ve sövenizim ile birlikte geliştiriliyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkiye’de modern eğitimin temellerini Hamit attı.     

    Mustafa Kemal ….İngilizlere karşı, korkudan gelen bir saygıyı ve güvensizliği, Rusya’yı tahrik etmeme politikasını, masonları düşman saymayı, hep hep Hamit’ten öğrendi. Mustafa Kemal’in öğretmeni müstebit (baskıcı) bir öğretmen idi. Bu Kemal Paşa’nın ufkuna bir sınır çizdi.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mithat ilk ciddi ve örgütçü Osmanlı devrimcisidir. Türkiye tarihinde öğrenci eylemini politika sahnesine sokabilen ve bundan ilk olumlu sonucu alabilen Mithat Paşa oldu.  Mithat, kesinlikle azınlık burjuvazisinin temsilcisi ve sözcüsüdür. Birinci Meşrutiyet, Türkiye’de bir azınlık burjuvazisinin ihtiyacıdır.”

     Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 94, 95) kitabından birebir alınmıştır. 

    BAKKAL’IN NOTU (1996): Mithat Paşa’nın mason olduğuna dair iddialar var.

  • “Aydın, aklındaki bilgiyi en çok bilen insandır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Şiddeti yüksek ilericilik Mahmut ile başlıyor.  Padişahtan gelen yenilik, yanında da karşısında da aydın yok.   

    Mareşal Moltke; “Sultan Mahmut, milleti arasında, bu yenileşme hareketinde idare edici ya da yardımcı olarak yanına alabileceği aydın bir insan da bulamadı.” diyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Memur’un, küçük burjuvanın başlattığı ilericilik; ilericiliktir.   İşçi sınıfı ilericiliğinden öncedir.   

    İşçi sınıfından önce bir ilericiliğin olmadığını ileri sürmek te kafasızlık oluyor.  Rusçada Raznoçinetz iki sözcükten oluşuyor. “Farklı” ve “Memur” “Ayrışmış bürokrat” anlamına gelebilir; gelmiyor. Sözcüğün tam karşılığı “Aydın” oluyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tarihsel olarak doğru olan, mantıksal olarak ta doğrudur. Çünkü tarih ve aynı anlama gelmek üzere materyal birikim, bütün bilimsel çabaların ve tüm aklın kaynağıdır. Newtonian aklın sürekli olmaması, tarihten değil uzaydan doğmasından ileri geliyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.

  • Düşünme, şaşırma ile başlıyor.

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her büyük yaratıcı bir büyük seçicidir.   

    Seçmesini bilmeyen yaratmasını bilmez.

    Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 360) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Kemalist iktidar 1927 yılında Vedat Nedim Bey’in (TKP Genel Sekreteri) gelip teslim olmasından ve elindeki tüm belgeleri teslim etmesinden pek memnun görünmüyor. 

    Maden İşçileri grevi genel greve döndükten sonra, 1927 başında İngiltere Dışişleri Bakanı Chamberlaine Sovyetler birliğine sert bir nota veriyor. Ve 12 Mayıs 1927’de Londra’da “Sovyet evi” olarak bilinen binadaki Sovyet Ticaret delegasyonu ile Sovyet Arcos şirketine baskın yapıyor. Bazı belgeleri arıyorlar, bulamadıklarını açıklıyorlar. Şefik Hüsnü, Vedat Nedim, Şevket Süreyya da İstanbul’daki Arcos şirketinde çalışıyorlar.

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 65 ile 68 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Daha sonra İngilizler, bu Arcos şirketinin bir casusluk kaynağı olduğunu söylüyor.

  • BAKKAL’IN YORUMU (1995): Sovyetler Birliği 16 Mart 1921’de hem Türkiye ile hem de İngiltere ile bir ticaret anlaşması imzalıyor. 8 Mayıs 1923’de İngiltere, Sovyetler Birliğine bir ültimatom veriyor. Sovyetlerin 1921 Martında yaptıkları anlaşmada Doğu’da sosyalizmi yaymayacaklarını taahhüt ettikleri halde buna uymadıklarını söylüyorlar. 16 Mart 1921’deki anlaşmalardan sonra Mustafa Kemal Paşa hem TKP’nin lider kadrosunu Karadeniz’de boğduruyor hem de Çerkez Ethem’i ortadan kaldırıyor. Demek ki Paşa, İngilizlerle Sovyetlerin bu konuda anlaştıklarını biliyor. Bu anlaşma zaten en çok Mustafa Kemal hareketine yarıyor, tabii ki sonuç olarak İngiltere’ye de yarıyor.

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 45, 46) kitabından notlar alınmıştır.

  • “1930 Yıllarında Tanzimat düşmanlığı sırasında Miskin Yunus ile birlikte tekkecilik kapıları yeniden açıldı ve 1960 yıllarına doğru Bektaşilik ve halkçılık solculuk sayıldı. 

    Marks’ın, sınıf çatışmalarının geri olduğu bir dönemde mücadelenin edebi bir renk alması ile ilgili tezlerine uygun bir gelişme ortaya çıktı.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tekkelere karşı ilk savaşı başlatan da Mahmut’tur. Bektaşilik bir esnaf ideolojisi olarak gelişti. Asker esnaflaşmıştı ve yeniçeri ocağı ile Bektaşi tekkeleri iç içe yaşıyordu. 

    … Mezarlıklardaki yeniçeri kavuklarını bile kırdırdığı rivayet edilen Mahmut, bütün tekkeleri kapattırdı. Bektaşilerin bugün hala Mahmut’un türbesinin önünden geçerken tükürmeleri bu nedenle başladı.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 97, 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Modern Türkiye’de ilericiliğin de gericiliğin de başlangıcı Tanzimat’tır.   Şapka ve giysi reformu, Mustafa Kemal Paşa’dan yüz yıl önce, II Mahmut tarafından başlatılıyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 90, 95) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yalçın Küçük Hoca, Silahlı Kuvvetlerin harekâtlarına da farklı bir biçimde yaklaşıyor. Şiddeti değişimin bir unsuru olarak görüyor. 1925-1926 yıllarında uygulanan şiddet Kemal Paşa’yı dincilerden arındırdı diyor. 27 Mayıs hareketi için ise, kendi içine yönelik bir şiddeti örgütleyebildiği için ilerici misyonlar yüklendiğini yazıyor. 27 Mayıs ihtilali Amerika’nın Türkiye’yi düzenleme ihtiyacından ve Menderes’in halkına fazla güvenerek Sovyetlerle de ekonomik ilişkilere cüret etmesine çözüm bulunması ihtiyacından doğmuştur. Çıkartılan 1961 Anayasa’sı belki de ABD’nin farkında olmadığı, büyük açılımlar getirmiş, bir aydınlanma döneminin başlangıcı olmuştur. ABD bir sonraki ihtilalde böyle bir hata yapmadı, Türkiye’nin tüm geleceğini karartacak kurum ve kuralları, dört başı mamur biçimde yerleştirtti.

  • “Kurtuluş Savaşı, belki de bütün savaşlar içinde en renksiz olanıdır; bir ideoloji ile başlamaması bir yana bir ideolojik netlik kazanmasını önlemek için büyük bir titizlik gösteriliyor.   

    Kurtuluş Savaşı’nın en belirgin ideolojik çizgisi İslamcılıktır. 

    Köylüler Kurtuluş Savaşı’nda önemli ölçüde uzak durdular.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 90, 91) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1996): Kurtuluş Savaşı yıllarında ortaya çıkan nerede ise tek ideolojik yaklaşım komünizmdi. Ethem Bey ve Meclis’in çok sayıda üyesi Bolşevizm’e sıcak bakıyordu. Zaten bulunduğumuz coğrafya itibarı ile Marksizm’in büyük bir yükselişi vardı. Mustafa Kemal Paşa bu süreci tamamen durdurdu. Nerede ise tek akılcı ideolojik yaklaşımın gelişmesi de durdurulmuş oldu. İslamcılık ise Kürt ayrılıkçılığı ve Ermeni taleplerine karşı olan korku nedeni ile desteklendi. Aslında İslamcılık, Rus-Sovyet yayılmacılığı için de çok gerekli bir kalkandı.

  • “Tanzimat düşmanlığı ile bürokrasi karşıtlığını yakınlaştırıyorum. Tanzimat düşmanlığı ile bürokrasi karşıtlığının dayanakları, köylülük, İslamik bakış açısı ve anti-Sovyetik dünya görüşleri oluyor. Her birisini ve birlikte üçünü, popülizm ile bağlamayı mümkün görüyorum.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkiye aydını sığ düşüncelerin şiddetli kavgacısıdırlar. Büyük bir dramı yaşıyorlar; derinliğe inemedikleri için restorasyonla devrimi ve siyasal iktidarın sınıfsal niteliğinin değişmesi anlamında devrim ile aynı çözümsel kategoride olan karşı devrimi karıştırıyorlar.  

    Kemalizm’in bütünsel restorasyonunu karşı devrim sayıyorlar.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.