Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Hiçbir hareketin “düşman” öncesinde kendi uçlarına böylesine büyük bir cüretle saldırdığını tarih yazmıyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Tarih, Ethem’in ortadan kaldırılması pahasına, düşmanın büyük başarılar elde ettiğini, Ethem’in sadece rakip oluşundan değil, örgütünü sosyalist bir yaklaşımla idare ettiğinden de rahatsızlık duyulmuş olmasından dolayı iki ateş arasına sıkıştırılmış olduğunu ve yok edildiğini de yazacağını düşünüyorum. Ethem ile ilgili hemen tüm ayrıntılar notlarda var. Acaba İngiltere’ye güvenerek mi böyle bir saldırı uygulanıyor?

  • “Cumhuriyet dönemi, Türkiye aydınının zavallılığıdır; hem Sultan Hamit düşmanlığı yaptı ve hem de Sultan Hamit ideolojisinin sahipliğini üstlendi. Cumhuriyet dönemi Türkiye aydınının dramıdır; Kemalizm’in, Hamitizim olduğunu pek anlayamadı.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal, Tanzimat düşmanlığından ve İttihat ve Terakki siyasetini kötülemekten bir adım geri kalmıyor.  (1)

    Geriye gitmek için önündekini itmek gerekiyor. 

    Bir; Tarih içinde Tanzimat programı, Kemalist plandan çok daha radikaldir. … (Kemalizm) Çok daha geri bir doğu toplumuna kapitalist üstyapı biçimlenmesinin köktenci bir biçimde transplantasyonunu öngörüyor. 

    Sultan Mecit ve Büyük Reşit Paşa ikilisi, Mustafa Kemal ve İsmet Paşa ikilisine göre çok daha öncü işlevine sahiptiler.    

    İki; Jöntürk hareketi, jakoben (tepeden inmeci) türde bir harekettir. Siyasal iktidarın alınması için şiddet yolunu açık görüyor. İttihat ve Terakki de öyle.”

     Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1996); Hamit’in genel çizgisi, Tanzimat düşmanlığı ve Jöntürk karşıtlığı. Bu Mustafa Kemal’de de var.

  • “Tarihi değiştirmeden, talihi değiştirmek te mümkün değil.   

    Tarihi bilimsel olarak yaşayamayanlar sorunu da çözümünü de…  dışarıda görüyorlar.  

    Çünkü Türkiye aydını tercüme odasında doğdu.  Yabancı dil öğrenip dış olayları incelemek Türkiye’de aydının kökeninde var.  Türkiye’de aydın ilk önce dış faktörleri öğrendi, ilk önce dış faktörleri önemsedi.”

    Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Mustafa Kemal, Sultan Hamide karşı oluşturulan hiçbir gizli ya da açık örgüt içinde yer almadı. Şam’da Mustafa Kemal’in kurduğu ileri sürülen Vatan ve Hürriyet tam bir hayal ürünüdür; burada kesinlik var. Mustafa Kemal’in Hareket Ordusu ile Selanik’ten İstanbul’a geldiğini gösteren… Eski ihtilalcilerin yaltaklanmalarından başka hiçbir belge yada kanıt ortaya çıkamıyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Copernicus 1543 Yılında, ölüm zamanında, De Revolituonibus’u yayınlarken eklediği bir epilogda, keşfine inanmadığını söylüyor ve inanılmamasını istiyordu….

    Mustafa Kemal bir revolüsyonerden daha çok bir restoratör olarak ortaya çıktı.  Her revolüsyon, kanatlarını taşır; uçlarını besliyor. Her devrim, kendisini ileriye götüren, geçmiş ile hesabını şiddet yoluyla kesen uçlarıyla birlikte gelişiyor; Hesaplaşma daha arkadan geliyor.   

    Vesvese ölçüsünde kuşkucu, gelecekten çok daha fazla geçmişe bağlı Mustafa Kemal, geleceği temsil eden uçlar ile hesabını, işin ve yolun başında kesiyor.     

    Bunun riski çok, ancak rızkı güvence altına alan bir devrim menecmenti (yönetimi) saymak durumundayım; Menecment, revolüsyonu restorasyona götürüyor.” 

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım- Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1996): Mustafa Kemal Paşa hakkındaki bu değerlendirmeleri çok ilginç.

  • “Okuyucularımı patronum olarak görüyorum.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yeni aydın, teori ile eylemi aynı şiddette sevmelidir. Yaşama sevincini hiç yitirmemelidir.   Her gün bir süre direnmeli ve bir süre gülmelidir.   

    Yiğit uçlarda gezendir. Uçlarda, bilimin, sanatın, dönüşümün ipuçları aynı filizde yaşar.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • “… Gazeteciler, okumayı tümden bıraktı… Güncelde kavruluyorlar. Aydın kaynakları kuruyor, (Üniversiteler ve gazetelerden bahsediyor)  Yeni aydın kaynakları bulmak zorundayız.  Yeni aydının ve ahlakın ipuçlarını, gecekondu odalarında arıyorum.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkçeyi ve dili seviyorum. Türkçenin gelişmesi için, yapısının geliştirilmesi ve daha esnek ve boğumlu yapılması gerekiyor; buna ek olarak kavramlaştırmayı ve soyutlamayı çok arttırmak gereği ortaya çıkıyor.  

    Bilimsel gelişme, dilin kurgusuna, diyalektik bir nitelik veriyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 12, 13) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1996): Diyalektik; düşünmenin yolu: Bir: nicelin nitele dönüşümü, İki; reddin reddi, Üç; zıtların birliği. Bu üçü diyalektiği meydana getiriyor. Zıtların birliği yaratıcı düşünce için çok büyük bir açıklık sağlıyor.

  • “Türkiye aydını düşünce korkağıdır.  

    Tabularını yıkan bir aydın yaratmaya çalışıyorum. Aydın, kafasının içindeki bin bir kerpiç duvarını yıkıp atabilmelidir.  Toplumun, ortalama değerler düzenine taassupla bağlı bir kümeyi aydın sayamıyorum.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yazmak, disiplindir….Yazmak, yaratmaktır.

    Yaratmak, yaşamaktır ve disiplinli yaşamaktır….. Yazmak, nesnel olmaktır.  

    Max Planck, kuantum fiziğinin kurucusu; İnsan aklının, ancak kendisine nesnel olamayacağını yazıyordu; Planck, iradeye ve özgür davranışa, felsefi yeri, buradan çıkarıyor. Yakın dönemleri yazarken, aklımı kendimden bağımsızlaştırarak, kendime de bir olgu olarak bakmaya çalıştım. Aklıma nesnellik kazandırdım ve çok öğrendim.

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tarihin tekerinin önüne takoz olup durdurmak isteyenler hiçbir zaman duramıyorlar. Başlangıç noktasının gerisine kayıyorlar.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilim adamı olsa da olmasa da toplumda gerçeklik vardır. Bilim adamı, saçılmış gerçekliği derleyip yasalar biçiminde formüle etmeye çalışıyor. .. Ancak toplumda ve doğada var olan bilimsel gerçeklik bilimsel formülasyonuna kavuşsa da kavuşmasa da, etkinliğini ve bu anlamda sürekliliğini gösteriyor, bilimin nesnelliği ve .. Materyalist niteliği buradan çıkıyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım- Sf. 10, 11) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Türkiye aydını bu düzenin nimetlerinden hoşnuttur. Düzenle cilveleşmesini muhalefet sanıyor ve göstermek istiyor.  

    Bugün var olanla, eninde-sonunda hoşnut olanlar, geleceğe yönelik risk almıyorlar ve inatçı olmuyorlar. Belki de Türkiye üniversitelerinden en çok kovulmuş bir öğretim üyesi olduğum için, bilimi topluma akıtmaya çalışmaktan başka çarem kalmıyor.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Neden tek başıma aydın tarihinin altını üstüne getiriyorum?  Bir iman’dır; geçmişi doğru olmayanın geleceğinin sağlam olacağına inanmıyorum. Geleceğe güveniyorum ve geleceği istiyorum.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her legal parti, bir ölçüde, muvazaadır (anlaşmalı). Yasal partiler, bir anlamda düzenle anlaşmak zorundadır.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 752) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Demokrat Parti de bir muvazaa partisidir. İnönü, Celal Bayar’a güveniyordu, CHP kalemşorları da DP’nin kuruluşunu sevinçle karşıladılar.

  • “Bir; Silahlı müdahale ile iktidarı ellerine alanlar, yalnız geliş tarihini belirleyebiliyorlar. Gidiş zamanı iradelerinin dışına düşüyor….

    İki; Askeri müdahalenin başlattığı temel siyasal davalar sona ermeden, silahlı müdahalenin etkisinin sona erdiğini ileriye sürmek mümkün görünmüyor….

    Üç; İktidar hırsı nedir? Devlet Başkanlığı, Hükümet, genel müdürlüklerin çok büyük bir bölümü, yasama organı askerileştirilmiş, davaların çok büyük bir bölümü askeri mahkemelerde açılmış bir Türkiye’de askeri  müdahalenin “iktidar amacı gütmediği” nasıl söylenebiliyor?… Yakın zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri üç müdahalenin ikisi bir yandadır, biri diğer yanda; arada nitelik farkı var.  27 Mayıs silahlı kuvvetler içinde de bir hareket oldu.  12 Mart ve 12 Eylül, bir bütünlük içinde ve disiplinle yapıldı. 27 Mayıs, halktan yana yönetimin önündeki engelleri kaldırmak için yapıldı; 12 Eylül ve 12 Mart, yurttaşların haklarını daraltmak için gerçekleştirildi.  Son ikisinde ABD ile uyum içinde hareket edildi.  27 Mayıs amaçlarına yaklaştı. Bu nedenle dönüş isteksiz ve kanlı oldu. 12 Mart ve 12 Eylül, kendi koyduğu amaçlarda başarısızlıkla karşılaştı. Bu nedenle dönüş ile ilgili eğilimler sürtüşmesiz ortaya çıktı.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 755) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türk yenilikçilerinin mücadelesi, gericilere yatkın halkı ilerici yapmaktır.    Halk doğru değildir; en büyük doğrulayıcıdır….Halkımızın her yaptığını beğenmeyiz; ancak her yaptığımızı halkımıza beğendirmeye çalışırız.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 744) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İnsanı tanımlayan adı mı, düşüncesi mi? Beni düşüncelerimin belli ettiğini düşünüyorum.”

    Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 733) kitabından birebir alınmıştır.