Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Enver; “-Kâzım! … Sultan Hamit ölmezse öldürürüz.”   

    Manastır merkezi Enver, ben, Hüseyin Bey’den ibaret olmak üzere üç kişi olacaktık. Hüseyin Bey Kolonya eşrafından sivil bir zattı.   

    Tarihin Rusçuk Yâreni gibi, az zamanda bir Manastır Yâreni kurmak ve her ne olursa olsun milli bir Hürriyet Ordusu ile harekete geçmek çok kolaydır.

    Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset1982 Baskısı – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır.

  • 30 Kânunuevvel 1906’da Osmanlı Hürriyet Cemiyetinin Manastır şubesi merkezindeyiz. Rehberim Enver Bey idi ve İttihat ve Terakki’nin Manastır merkezini beraber teşkil ettik (oluşturduk).

    Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset1982 Baskısı – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu cemiyet ilk önce Selanik’te 1906 Eylülünde Osmanlı Hürriyet Cemiyeti adıyla teşekkül etmiş ve Manastır’da da bir şube açmıştır. Ertesi yıl, adını, Paris’teki cemiyetle birlik olmak için Terakki ve İttihat olarak değiştirilmişti. 1908 Temmuzunda Meşrutiyetin ilanından sonra da ilk kurulan cemiyetin adı olan İttihat ve Terakki’yi kabul ederek siyasi faaliyete girişmiştir.

    Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset1982 Baskısı – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mahmuzlarımı çarparak sert selam verdim. Nazif Paşa kıs kıs gülmeye başladı ve “-Yeni Erkânı Harpler hep artık Almanlar gibi demek.”

    Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset1982 Baskısı – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1905 yılı bütçesinin masraf kısmı 22.981.107 altın iken varidat (gelirler) kısmı 17.681.107 altın idi. Bütçe açığı 5.300.000 altın idi. Bu açık, maaşları vermemekle kapatılıyordu. Bütçenin 7.241.102 altını Duyunu Umumiye’ye, 937.579 altın, tahsisatı hayriye ve müteferrika (emekli ve muhtaçlar) 8.882.497 altın askeriyeye, 4.997.764 altın mülkiyeye, 922.263 altın Saray’a.

    Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset1982 Baskısı – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sofrada Mustafa Kemal’e

    “-Sen beni buradan kaldıramazsın, çünkü bu saray ve bu masa milletin malıdır!” diyen Reşit Galip’e 3-4 ay sonra Dolmabahçe’de sofrada yer gösterip oturttuktan beş-on dakika sonra, dışarıdan iki nöbetçi neferi çağırdı;

    “-Şu efendiyi oturduğu yerden kaldırınız!” dedi ve bu iki kuvvetli Anadolu çocuğu bir hamlede Reşit Galip’i kucaklayıp havaya kaldırdılar. 

    Mustafa Kemal gülerek;

    “-Biz işte adamı böyle kaldırırız!” dedi.  Atatürk’ün asil yüreği pas tutmayan madenler gibi kin nedir hiç bilmezdi.

    Alıntı: Atatürk – Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Remzi Kitabevi 1946 Baskısı – Sf.117) kitabından birebir alınmıştır.  

    BAKKAL’IN YORUMU (1996): Yakup Kadri hem Paşa’nın intikamını anlatıyor hem de asil ve kin tutmayan yürekten bahsediyor.

  • Türkiye Reisicumhuru, bütün medeniyetlerin banisinin Türkler olduğunu ve bütün dillerin Türkçeden çıktığını kemali katiyetle iddia edecektir.

    Alıntı: Atatürk – Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Remzi Kitabevi 1946 Baskısı – Sf.95) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Selanik dönmeleri gibi bileyor, yoklayor vs. diyor.

    Alıntı: Atatürk – Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Remzi Kitabevi 1946 Baskısı – Sf.45) kitabından birebir alınmıştır.  

  • (Yakup Kadri, Mustafa Kemal için böyle söylüyor;)

    Büyük Ressucteur (ölüye can veren)

    Alıntı: Atatürk – Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Remzi Kitabevi 1946 Baskısı – Sf.32) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Mayıs 1928

    Assosiated Press muhabiri bugün bana dedi ki; Bursa’da yargıç, öğretmenler aleyhinde karar verdikten sonra, avukata, okul müdiresi Miss Gilson’u suçlamak ve mahkûm etmek zorunda kaldığı için çok üzüldüğünü söylemiş. Avukatın kanısına göre yargıç Ankara’dan direktif almış.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (Şubat 1931 İnönü hakkında)

      1925’te Fethi Bey’in düşmesi, Takriri Sükûn kanununun çıkması ve İstiklâl Mahkemelerinin kurulması, diktatörlük lehinde kararı temsil etmektedir.  Hükümet, tasarladığı planları uygularken şiddet metotları kullanmakta haklı idi. .. verilen emirleri körü körüne yerine getiren, fakat bir dalkavuktan başka bir şey olmayan bu insan tipinin hükümet çevrelerine sokulması kaçınılmaz sonuçtu.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 121, 122) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • 27 Ocak 1931

    Gazi, Anadolu ve Trakya’da büyük bir inceleme gezisi yaptı, bu sırada İzmir’e gelmeyi de tasarlamıştı. Aynı anda Halk partisi baştan ayağa yeniden örgütlenme yoluna gitti. Eğer yanlış düşünmüyorsam, bu yeniden örgütlenme, Halk Partisini faşist prensipleri üzerine kurulu bir politika ve eğitim organizması durumuna getirecek; faşizm Türkçeye çevrilince yeni bir Kemalizm’e eşit olacak.  

    Bunun arkasından Menemen olayı çıktı. Bu defa Hükümet, olayı kendi lehine kullanmaya hazırlıklı ve kararlı idi.  Bütün gazetelerin konuyu derhal ele almaları, ağız birliği etmeleri, olayı çok velveleli ve korkunç bir şekilde yansıtmaları ve bu yayınlarında Hükümetin, Cumhuriyeti korumak için sert ve amansız şekilde davranması gerektiğini ima etmeleri ve tüm bunlar gösteriyor ki, basın kampanyası 1925 Kürt İsyanındaki zihniyetle yönetilmektedir.

    ..  Halkın aksine olarak, hükümet ve ordu Menemen Olayları ile çok ilgilendi. 

    Şimdi, cumhuriyetçi Hükümetin amacını, Türk halkının zihnine iyice yerleştirmek için bir eğitim kampanyası açılması muhtemeldir. 

    Kürt ve Menemen İsyanları gibi aktif gerici davranışlarının çoğalmamış olması çok dikkat çekici görünmektedir. Bunu, ancak Türkiye’deki ortalama halk kütlesinin yumuşak başlılığı ve duygusuz (apatik) fatalizmi ile açıklamak mümkündür.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • 3 Aralık 1930

    Bana ısrarla söylediklerine göre, İstanbul Üniversitesi öğrencilerinden % 75’i komünist eğilimli imiş. Genç neslin yeniden düz ve dar milliyetçilik yoluna getirilmesi gerekiyor.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2015): Grew, kendisine söylenilenle yetinen, araştırmayan herkesin düşebileceği yanılgıya düşmüş. Bir çok yabancı Türkiye’yi içeriden belli bir kesimin anlattıklarıyla öğrenip ona göre yazmışlar.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • 11 Ağustos 1930

    …. Pek çok stratejik demiryolu yapılmıştır, çok fazla yabancı malı alınmıştır, yabancı borçlarına karşı aşırı bir milliyetçilik gösterilmiştir, tarımsal gelişmeye pek az yer verilmiştir.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 104)

  • 23 Şubat 1930

    Cumhuriyet’in ilk günlerinde geçimsizlik çıkartan gurubun muhafazakârlar olduğu kabul edilmişse de, gerçekte bunlar, Gazi’nin çevresinde toplanan ve ilerici olduklarını söyleyen birçoklarından daha muhafazakâr değildirler. Gazi çevresinde bulunanların ve danışmanlarının kişisel düşmanlıklarını, bunları birbirlerine karşı ileri sürerek dayanaklı bir denge sağlayabilmesi için yatıştırmaya değil de körüklemeye çalışıyor. Geçenlerde Nuri ile Falih Rıfkı, Vasıf ile Recep Zühtü Beyler arasında yumruk kavgası oldu.  Kütahya Milletvekili ve Gazi’nin mahrem arkadaşlarından olan Nuri (Conker) Bey Kabinede özel bir ricada bulunarak, devlet yapılarındaki kalorifer tesisatı yapımının, temsilcisi bulunduğu bir firmaya verilmesini istemiş .. İsmet Paşa bu isteği reddetmiş.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • 8 Eylül 1928

    Milletvekillerinden bir kısmı yeni harflerin kullanılmasına itiraz etmişlerdi. Gazi, Dolmabahçe Sarayı’nda 300 kişilik bir toplantı düzenledi; karşı çıkan Milletvekillerini kürsüye çıkarttı, itirazlarını açıklattı, sonra da İsmet Paşa aracılığı ile kendilerine haber salarak, itiraz sevdasından vazgeçerlerse kendileri için daha iyi olacağını söyledi. Böylece karşı koyma daha doğarken bastırıldı, yeniden gözden geçirilmiş Türk dili tek adamca düzenlenerek dikte ettirildi.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 96, 97) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • 20 Temmuz 1928

    Akşam yemeğine oturmadan az önce Ruşen Eşref Bey’i telefona çağırdılar. Gazi, kendisinin hemen gelmesini istemiş. … Başka hiçbir ülkede görülmeyen bu şekildeki keyfi davranışlar karşısında ne düşündüğümüzü karımla birlikte kendisine söyledik…. dedi ki; “Türkiye bir avuç insanca yönetilmektedir., kendisi de bunlardan biridir. Gazi sabahları çok geç kalkmakta ve genellikle geceleri çalışmak istemektedir. İşte bu nedenle kendisi çağırdığında gitmemek mümkün değildir.” Gazi çağırdığında, hiç kimse başkalarına verdiği sözü yerine getirmeye cesaret edemiyor.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • … İslamlıktan sıyrılmış bir Türkiye’nin gelecekteki gelişmesine ve kültürüne temel olarak alabileceği kendine özgü bir uygarlığı yoktur. Şimdi bütün yapacağı şey Batı’yı taklittir.  

    … Ankara’da bulunan herkesin gördüğü gibi pek azı dışında kalanı ile bugünkü liderler hep dine karşı ilgisiz kişilerdir.  Bazıları kültürsüz, kimileri görgü ve ahlaki dürüstlükten yoksun, fakat her biri de ülkelerinin birlik ve güç kazanması, gelişip ilerlemesini tutkuyla isteyen yurtseverlik duygularıyla dopdolu insanlar.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • 8 Mayıs 1928;

    1- Genel Müfettiş İbrahim Tali Bey’in yönetimi altında bulunan bazı doğu illerinin, baharda, yollar geçilebilir duruma gelince derhal geliş – gidişe açılacağı resmen bildirildiği halde bu söz gerçekleştirilemedi. Bu bölgeler eskisi gibi yine sımsıkı kapalı tutuluyor. 

    2- Diyarbakır’da oturan birisinin İngiltere Konsolosu Alexander Waugh’a anlattığına ve onun da bana aktardığına göre; Doğu illerinin yeni valisi oraya gelince, halktan bir kurul hükümete bağlılıklarını bildirmek üzere Ankara’ya gönderilmiş. Bu kurul dönüşte köylülerle karşılaşmış, Hükümetin aldığı anti – İslamik tedbirler ve kararları protesto ettiklerinin bir işareti olmak üzere kulak ve burunları kesilerek Diyarbakır’a gönderilmişler.   

    3- Ocak ayında Maraş’tan gelen bir Amerikan misyoneri ile konuşmuştum. Bana söylediğine göre özellikle halifeliğin kaldırılmasından ötürü hükümete karşı muhalefet gittikçe artmakta.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2008): Bu tespitler çok önemli. Bence de Şeyh Sait İsyanı, Mustafa Kemal hareketine karşı, yeni yönetimin anlayışına karşı bir harekettir. Bu isyana Kürt isyanı demek çok doğru bir adlandırmak olmaz. Dini ağırlık, etnik şuurdan daha önce ve önemlidir.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • 23 Mart 1928

    Robert Kolejde iki Yunan öğrencinin Türkiye haritasını yırtması büyük bir olay oluyor.  .. Ülkede mutaassıp milliyetçilik o kadar şahlanmıştı ki.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.