Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 29 Şubat 1928 

    Türklerin ne sözlerine ne de davranışlarına bakarak, zihinlerinden geçen şeyi anlamak imkânsızdır. Rüştü Bey’le konuşmalarımı tahlil ediyor ve şunlarla karşılaşıyorum; Sözlerinden hiçbirini tutmadı.

    (Rüşdü, diye bahsedeceği Mustafa Kemal’in Dışişleri Bakanı, Tevfik Rüştü Aras)    

    7 Şubatta Amerikan okulları aleyhinde açılan basın kampanyasını durduracağını vaat etmişti.  Oysaki aynı mahiyetteki yayın on gün sürdü. Rüştü Bey hakkındaki açık izlenimim şu ki; Kendisi ileriyi geriyi hiç hesaplamadan konuşan büyük bir söz ebesi ve büyük bir nazariyeci. Sorunların derinliğine ait bölümlerinde bilgi sahibi değil. Vaatlerini ve teminatlarını hem şüphe ve hem de ihtiyatla karşılamalı. .. Bazen sözlerini düzeltmek zahmetine bile katlanmıyor.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 83 ile 86 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (14 Ocak 1928 Dışişleri Bakanı Tevfik Bey hakkında;)

    Tevfik Bey bana … Çan Kay Şek’in yakında zaferi kazanacağını ve Çin komünistlerinin artık davayı kaybetmiş olduklarını söyledi.   Gazi, Ruşen Eşref ve Necati Bey ile sabaha kadar poker oynadık.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 75 ile 83 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (1 Ekim 1927;)

    Pek doğal olarak Cumhurbaşkanı bir diktatör olmak zorunda kalmış. .. Türkler henüz kendi kendilerini yönetecek duruma gelmemişler; bir diktatörlük olmasa ülke parçalanabilir.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (26 Eylül 1927 İstanbul;)

    Biz buraya gelmeden birkaç gün önce komünistlerden bir gurup, Beyoğlu Caddesindeki Tokatlıyan Oteli’nin tam bitişiğinde bir oda tutarak içerisine bomba ve daha pek çok silah depo etmişler, amaçları, pek açık olarak otele yaptığı ziyaretlerden birinde Gazi’yi öldürmekmiş. Polisler bunu öğrenip odayı basmaya teşebbüs edince yaylım ateşine tutulmuşlar ve üçü ölmüş. Komünist çetesinin öldürülmemiş olan mensupları tutuklanmış ve ötekilerinin bulunması için sıkı aramaya girişilmiş. Bunların Ermeni oldukları anlaşıldı ve ele geçen broşürlerden… Rusya’dan para aldıkları ortaya çıkartıldı. Bunların New York’taki Ermeni Cemiyetleri ile de bağlı olup olmadıklarını düşündüm. Kendilerine Altunyan Çetesi adı verilmektedir. Gazeteler bunların çabalarının gerçek nedenini gizledi ve amaçlarının, içerisinde büyük bir servet bulunan Yıldız Köşkü Gazinosunu soymak olduğunu ileri sürdüler.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2015): Grew, kendisine söylenilenle yetinen, araştırmayan birisi, herkesin düşebileceği yanılgıya düşmüş. Bir çok yabancı Türkiye’yi içeriden belli bir kesimin anlattıklarıyla

  • 12 Mart 1932 saat 10’da İtalya vapuru ile İstanbul’dan hareket ettik.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (5 Haziran 1923 Lozan’da İkinci Etap;)

    İngiltere delegesi Lord Curzon yerini Sir Horace Rumbold, Fransa delegesi Barrere ve Bombard’ın yerini General Pelle, İtalya Delegesi Garroni’nin yerini Montagna almış bulunuyordu. Lozan’a Yunanistan Dışişleri Bakanı Apostal Aleksanridis geldi.   Montagna’ya “Bundan önce müttefikler Yunan tecavüzünü desteklemişlerdi.” deyince, Montagna’dan “Zafer, bazen mağlubiyetten daha pahalıya mal olur ve müttefiklerin hepsi değil, bazıları sizi destekledi.”  cevabını verdi.   Aleksanridis daha da ileri giderek, Yunan ordusun zafer zevkinden yoksun kaldığını ve subayların bu zevke kavuşmak için Doğu Trakya’yı istila etmek istediğini” söyledi.   Bunların nedeni Yunan iç politikasıydı. Bir yandan askeri parti hınç içindeydi beri yandan da Venizelos’un Partisi iktidarı elinde tutabilmek için dişe dokunur bir iş yapmak ihtiyacını hissediyordu.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 46 ile 49 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (4 Şubat Pazar 1923 Lozan Birinci Etap)

    Müttefikler antlaşma projesini bugün saat 16’da, ister imzalayın ister imzalamayın, diyerek Türklerin önüne uzatacaklar. … Curzon’dan Paşa’nın hangi sorunda anlaşmazlık çıkardığını sordum, adli sorunlarda cevabını verdi. … Paşa ekonomik maddelerin Türkiye’yi sınaî ve mali esarete sürükleyeceğini söyledi.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 40 ile 43 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Grew, müttefikler sınai ve mali konularda yaklaşırlarsa siz de adli danışmanı kabul edecek misiniz diyor. İsmet, onlara söylememek şartıyla söz veriyor. Bu nasıl bir diplomasidir?

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (22 Ocak 1923 Lozan’da Birinci Etap)

    Fransız Baş delegesi Barrere gençliğinde sosyalist imiş. Yirmi beş yıl İtalya’da Büyükelçilik yapmış. İtalyan Kralı’na itimatnamesini verdiğinde Kral, siyasi ideallerinde nasıl olup ta böyle bir değişme olduğunu sormuş o da; “Ekselans, gençliğinde radikal olmayan bir insanın yüreği yoktur, fakat yaşlılığında muhafazakâr olmayanın kafası yoktur!” demiş.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (15 Ocak 1923 Lozan’da Birinci Etap)

    … Curzon, adli kapitülasyonlar üzerinde durdu; mahkemeler, cezaevleri ve kanunlar aynı şekilde kaldıkça hiçbir yabancının Türkiye’de iş yapamayacağını söyledi.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (Ocak – Şubat 1923, Lozan’da Birinci Etap)

     .. Nedenlerden biri, İngilizlerin petrol yataklarına sahip olmaları daha önemlisi ise Musul’un İran İslam Birliği ve doğu ülkeleri arasında askeri bakımdan kilit noktası olmasıdır. 

    … Ankara’dan pek ürkütücü raporlar geliyor, fakat biz buradaki Türk Delegelerinden pek dengeli olmayanlarının heyecanlı atıp tutmaları gibi, onların da aslında birer gösteriş ve oyun olduğu kanısındayız.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (21 Aralık 1922, Lozan’da Birinci Etap)

    … İsmet yine iyi bir şampanyanın keyiflendirici etkisi altında Curzon’a, İngilizlerin Musul’u elde tutmalarında hiçbir sakınca görmediklerini üç kere söylemiş.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (Grew, ABD, imtiyazlar konusunda Türkiye’den yana, Türkiye pazarını Avrupa’nın yani İngiltere’nin kapatmasını istemiyor diyor:)

    5 Haziranda yaptığımız bir görüşmede Paşa, … çok sıkışırsa müttefiklerin direnmesine peki demeyi düşündüğünü söyledi. Kendisine böyle bir şeyin Amerikan – Türk ilişkilerini ciddi şekilde sıkıntıya sokacağını anlattım.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (12 Aralık 1922, Lozan’da Birinci Etap)

    Curzon bize büyük bir şans oyunu oynadıklarını bildirdi ve objektif bir gözle kendi kendisinin eğlenceli bir tasvirini yaptı; Türklere karşı sanki onlar barış şartlarını dinlemek için galiplerin huzuruna sürüklenmiş mağlup düşmanlar gibi alaycı ve müstehzi bir tonla konuştuğunu söyledi.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (7 Aralık 1922, Lozan’da Birinci Etap)

    Kendisine ister sempati duyalım ister duymayalım Venizelos konuştuğunda hepimiz dinliyoruz. .. İsmet Paşa’nın tutuk ve renksiz konuşmalarından sonra.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (7 Aralık 1922 Lozan’da Birinci Etap)

    Herkes kapitülasyonların kalkması gerektiğini biliyor. Onlar kalkmalı, yalnız yerlerine inandırıcı garantiler elde etmeye çalışılmalı.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (22 Kasım 1922, Lozan’da Birinci Etap)

    Bugün İsmet Paşa ile görüştüm. Kendisi diplomattan çok askerce konuşan ve yine öyle düşünen bir adam.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (21 Kasım 1922, Lozan Birinci Etap)

    İlk oturum. İsmet en küçük şeylere bile itiraz etmekle hata ediyor… Konferansa aslen davet edilmiş olanlardan başka hiçbir milletin alınmamasını istedi, reddedildi. Önemli komitelerden birinin başkanlığını istedi, reddedildi. Konferansta görülecek işlerin tetkikiyle görevli üç komisyondan birinin başkanlığına bir Türkün getirilmesini istedi, reddedildiler.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • (20 Kasım 1922 Lozan’da Birinci Etap)

    Açılış oturumu; Curzon’dan sonra İsmet Paşa ayağa kalktı, tehdit ve çatma havası taşıyan bir konuşma yaptı. İlk oturum tamamen bir törenden ibaret olduğu için, bu şekilde konuşmanın ne yeri ne de zamanıydı. … Konuşması son derece kötü etki yaptı. Mussolini’nin yüzünde son derece vahşi bir ifade belirmişti.

    Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927 ve 1932 yılları arasında ABD büyükelçiliği yapmıştır.

  • MADDE 27 – a) Herkes topluluğun kültürel faaliyetlerine serbestçe katılmak, güzel sanatları tatmak, ilim sahasındaki ilerleyişe iştirak etmek ve bundan faydalanmak hakkını haizdir. 

    b) Herkesin, sahibi bulunduğu her türlü ilim, edebiyat veya sanat eserlerinden doğan manevi ve maddi menfaatlerinin korunmasını isteme hakkı vardır.  

    MADDE 28 – Herkesin işbu beyannamede derpiş edilen hak ve hürriyetlerin tam tatbikini sağlayacak bir sosyal ve milletlerarası nizama hakkı vardır.

     MADDE 29 – a) Her şahsın, şahsiyetinin serbest ve tam gelişmesi ancak içinde yaşamasıyla mümkün olan topluluğa karşı vecibeleri vardır. 

    b) Herkes haklarını kullanmak ve hürriyetlerinden istifade etmek hususlarında, ancak kanun ile sırf başkalarının hak ve hürriyetlerinin tanınmasını ve bunlara saygı gösterilmesini sağlamak amacıyla ve demokratik bir cemiyette ahlak, nizam ve genel refahın haklı icaplarını karşılamak için tespit edilmiş kayıtlamalara tabidir. 

    c) Bu hak ve hürriyetler hiçbir şekilde Birleşmiş Milletlerin amaç ve prensiplerine aykırı olarak kullanılamaz. 

    MADDE 30 – İşbu beyannamenin hiçbir hükmü, içinde ilan olunan hak ve hürriyetlerin bir devlet, zümre veya fert tarafından yok edilmesini güden bir faaliyete girişmeye veya bilfiil bunu işletmeye herhangi bir hakkı gerektirir mahiyette yorumlanamaz.  

    Alıntı: İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi – Meydan Larousse ansiklopedisinden birebir alınmıştır.

  • MADDE 20 – a) Her şahıs silahsız ve saldırısız toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestîsine maliktir.  

    b) Hiç kimse bir derneğe mensup olmaya zorlanamaz.  

    MADDE 21 – a) Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketinin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir. 

    b) Her şahıs; memleketinin kamu hizmetlerinden eşitlikle yararlanmak hakkını haizdir. 

    c)Halkın iradesi hükümet otoritesinin esasıdır; bu irade, gizli şekilde veya serbestliği sağlayacak belli bir usul ile cereyan edecek genel ve eşit oy verme yönüyle yapılacak olan periyodik ve dürüst seçimlerle ifade edilir.   

    MADDE 22 –  Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibariyle sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla orantılı olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.  

    MADDE 23 – a) Her şahsın çalışmaya, işini serbestçe seçmeye adil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır. 

    b) Herkesin hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit çalışma karşılığında eşit ücrete hakkı vardır. 

    c) Çalışan bir kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma araçlarıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.  

    MADDE 24 – Her şahsın dinlenmeye, eğlenmeye, bilhassa çalışma süresinin makul bir biçimde sınırlandırılmasına ve belirli devrelerde ücretli tatillere hakkı vardır.   

    MADDE 25 – a)Her şahsın gerek kendisi ve gerekse ailesi için yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dâhil olmak üzere, sağlığını ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesiyle, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarının iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde, güvenliğe hakkı vardır. 

    b) Analık ve çocukluk özel ihtimam ve yardım görmek hakkını haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dışında doğsunlar aynı sosyal korumadan faydalanırlar.   

    MADDE 26 a) Her şahsın eğitime hakkı vardır. Eğitim parasızdır, hiç olmazsa ilk ve temel eğitim safhalarında böyle olmalıdır. İlk eğitim zorunludur. Teknik ve mesleki eğitimden herkes istifade edebilmelidir. Yükseköğretim liyakatlerine göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır.  

    b) Eğitim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlere saygının kuvvetlenmesini hedef tutmalıdır. Bütün milletler, ırk ve din gurupları arasında anlayış, hoşgörülük ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın sürdürülebilmesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir. 

    c) Ana – baba, çocuklarına verilecek eğitimin cinsini tercihan seçmek hakkını haizdirler.

    Alıntı: İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi – Meydan Larousse ansiklopedisinden birebir alınmıştır.