Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Fare modelleri tekrar kullanılıp insanlaştırılmış farelere lif, meyve ve sebze bakımından düşük ancak yağ oranı yüksek olan “Batı tarzı beslenme” uygulandığında, obez tipi mikroplara sahip farelerin zayıf farelerle aynı kafeste kaldıklarında bile obezleştiği görüldü. Diğer bir deyişle sağlıksız beslenme “zayıflatıcı” bakterilerin vücuda dâhil olmasını engelleyerek vücudu olumlu yönde etkilemesini imkânsız kılar. Sf. 126

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 126) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha önce bahsettiğim üzere 2013 yılında ikizler üzerinde yürüttüğü ve şimdilerde meşhur olan çalışmada Gordon, bağırsağa “zayıf” kabilelere karşı “şişman” olanların hâkim olması ile obezite riski arasındaki ilişkiyi bir kez daha gözler önüne serdi. Sf. 125

    Obez kadından bakteri alan fareler, zayıf kadından bakteri alanlara kıyasla daha çok şişmanlamakla kalmadı, aynı zamanda bağırsak bakterileri çok daha az çeşitlilik gösterdi. Sf.125

    Gordon, bazı zayıf farelerden aldığı bakteri ırklarını obez olmaya mahkûm olanlara aktararak deneyini daha da ileri götürdü ve bunun sonucunda bu farelerin sağlıklı bir kiloya indiğini keşfetti. Gordon, “Bütün bu deneyler, ortada bir neden-sonuç ilişkisi olduğuna ve obezitenin önlenebilmesinin mümkün olduğuna dair güçlü bir kanıt teşkil ediyorlar,” dedi. Sf. 125

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.

  • Peki, ya kilolu veya obez olmanın irade gücü ya da genetik güçlerle bir ilgisi yoksa ve aslında her şey bağırsaktaki mikrobiyota profiliyle ilgiliyse? Ya obezite sorunumuzu bağırsaktaki hasta ve işlevsiz bir bakteri topluluğuna borçluysak?

    Kilolarının kendi hataları olmayabileceğini öğrenmek milyonlarca insanı rahatlatacaktır. Sf. 124

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1994’te Amerikan Diyabet Derneği, Amerikalıların kalorilerinin %60 ila 70’ini karbonhidrattan almalarını önerdiğinde diyabet (ve obezite) salgını patlak verdi. 1997 ile 2007 yılları arasında ABD’deki diyabet vakalarının sayısı iki katına çıktı. 1980’den 2011’e kadar bu sayı en az üç kat arttı. 2014 yılı itibarıyla ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDÇ), 29 milyondan fazla Amerikalının (her on bir kişiden birinin) diyabet hastası olduğunu ve bu kişilerin yaklaşık %28’inin diyabetli olduğunu bilmediğini (onlara henüz diyabet tanısı konmadığını) öne sürdü. Sf. 122

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aslında bilim insanları artık insülin direncinin Alzheimer’lı beyinlerde bulunan kötü niyetli plakların oluşumunu hızlandırabildiğini biliyor. Diyabet hastalarının Alzheimer’a yakalanma olasılığının en az iki kat daha fazla olduğunu ve obez bireylerin beyin fonksiyonlarının bozulma riskinin çok daha fazla olduğunu unutmayın. Sf. 121

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bel çevresi kalınlığı, gelecekteki hastalıkların ve ölüm oranının habercisidir. Yani bel çevreniz ne kadar kalınsa hastalıklara yakalanıp ölme riskiniz de o kadar artar Bel ölçünüz aynı zamanda beyninizdeki olumsuz yapısal değişiklerin de habercisi olabilir. Sf. 118

    Bel çevresi ne kadar kalınsa, mesela bir kişinin belinin kalçasına oranı ne kadar büyükse) beynin hafıza merkezi olan hipokampus o kadar küçüktür. Hipokampusun fonksiyonu büyüklüğüne bağlıdır. Eğer hipokampusunuz küçülürse belleğiniz de küçülür. Sf. 118

    Daha da çarpıcı olan ise araştırmacıların belin kalçaya oranı ne kadar yüksek olursa beyin fonksiyonunun gerileme gösterdiğine işaret eden küçük inmelere yakalanma riskinin o kadar yüksek olacağıydı. Sf. 118

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • Martina, on yıldır işe yaramayan ilaçlar almaktan bıkmıştı ama bırakmaktan da korkuyordu. Daha önce kendisine fibromiyalji teşhisi koyulan kronik kol ve bacak ağrısı için nonsteroidal antienflamatuvar ilaçların yanı sıra antidepresan da kullanmıştı.

    Ona esas amacımızın bağırsağının sağlığını düzeltmek olduğunu açıkladım. Glütensiz bir beslenme tarzı, ayrıca prebiyotik gıdalar, D vitamini takviyesi ve yoğun oral probiyotik tedavisi önerdim. Düzenli aerobik egzersizleri ve daha fazla uyku da dâhil olmak üzere birkaç yaşam tarzı önerisinde bulundum. Sf.102

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yirmi yıllık bilimsel literatür, depresyondan şizofreniye kadar akıl hastalıklarında enflamasyonun rolünü vurguluyor. Sf. 87

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yüksek kortizol seviyeleri, depresyon ve Alzheimer hastalığı da dâhil olmak üzere çeşitli sorunlara yol açar.

    Yüksek kortizol, bağırsak üzerinde de zararlı etkilere sahiptir. Sf. 97

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 97) kitabından birebir alınmıştır.

  • Multipl skleroz ve diğer birçok nörolojik sorun bağırsağın bakteriyel topluluğunda meydana gelen değişikliklerle doğrudan ilgili olabilir mi? Geçtiğimiz birkaç yılda MS hastalarının hemen hemen her zaman sezaryen yoluyla doğduklarını, emzirilmediklerini veya yaşamın erken dönemlerinde bazı hastalıklar yüzünden antibiyotik tedavisi gördüklerini keşfettik. Sf. 80

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mitokondriyal DNA’nın tamamı sadece kadın soyundan miras kalır. Üreme sırasında spermin çekirdek DNA’sı, yumurtanınkiyle birleşirken erkeğin mitokondrileri çıkarılır. Yaşamımızı sürdürebilmek için gereken enerji kaynağı olan mitokondri, tamamen dişi bir genetik kodun cisimleşmiş halidir. Bu durum sebebiyle bilim insanları, tüm insanların mitokondriyal DNA’larının bazılarını aldıkları ilk insan annesine atfen “Mitokondriyal Havva” kavramını düşünmelerini sağladı. Homo sapiensin diğer insansılardan ayrı bir tür olarak geliştiği bir dönemde Mitokondriyal Havva’nın Doğu Afrika’da yaklaşık 170.000 yıl önce yaşamış olduğu düşünülüyor. Sf. 78

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.

  • Artık daha geniş kapsamlı yapılan laboratuvar araştırmaları açık bir şekilde (bağırsaklarımızdaki bakteriler sayesinde) kahvenin tip 2 diyabet, felç, Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı, hatta kanser ve kalp-damar hastalığı riskini azalttığını gösteriyor. Bunu bağırsak bakterilerini içeren bir dizi mekanizma aracılığıyla yapıyor. Öncelikle bağırsak bakterileri, demlenmiş kahvede kalan kahve çekirdeği lifini kolaylıkla sindirip, onun verdiği enerjiyi kendi gelişimi ve sağlığı için kullanabilir. Sf. 72

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.

  • Journal of Alzheimer’s Disease’de yakın zamanda yayımlanan bir makale, kahve içen insanların Alzheimer hastalığına yakalanma riskinde kayda değer bir azalma gözlemlendiğini ortaya koydu. Sf. 71

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • Özellikle düşük kan şekeri kontrolü ile Alzheimer hastalığı arasındaki ilişki öyle güçlü ki araştırmacılar artık Alzheimer hastalığını tip 3 diyabet olarak adlandırıyorlar. Sf. 59

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kan şekerinin yükselmesi (aşırı şeker hücreler tarafından temizlenip kullanılmadığında toksik olabildiği için) kan dolaşımındaki enflamasyonu artırır. Sf. 59

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Anksiyete; korku, vesvese, karamsar düşünceler ve geleceğe ilişkin abartılı endişelerle karakterize edilirken depresyonda böyle korkuların olması şart değildir ve depresyon genelde umutsuzluk duygusu etrafında döner. Dolayısıyla, “Dünyam başıma yıkılacak,” diye düşünmek yerine depresyondaki insanlar dünyalarının zaten başlarına yıkıldığını, yaşamın kötü olduğunu ve hiçbir şeyin yoluna girmeyeceğini düşünürler. Sf. 99

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hatta 2013’te Journal of Neurology, Neurosurgety and Psychiatry, beslenmelerine zeytinyağı ya da kuru yemişler yoluyla daha fazla yağ ekleyen yaşlı insanların bilişsel işlevlerinin, düşük yağlı beslenme tarzına sahip kişilere kıyasla altı yıl boyunca çok daha iyi olduğunu gösteren bir çalışma yayımladı. Sf. 56

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2013’te New England Journal of Medicine’da yayımlanan rapora göre diyabet sınırının çok altındaki kan şekeri yükselmeleri bile tedavisi olmayan demansın oluşma riskini ciddi oranda artırıyor. Sf. 55

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • Buldukları şey son derece dikkate değerdi. Sanitasyonun en az olduğu ülkelerde Alzheimer’ın yaygınlık oram ciddi anlamda düşükken, sanitasyonun daha fazla olduğu ülkelerde, yani bağırsaklarında daha az parazit ve daha az organizma çeşitliliği olan insanların yaşadığı ülkelerde Alzheimer’ın yaygınlık oranı son derece yüksekti. Sf.48

    “Analizlerimize dayanarak, hijyenin Alzheimer hastalığına yakalanma riskiyle pozitif bir bağlantısı olduğunu söyleyebiliriz.

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 48) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dr. Rob Knight çalışmayla ilgili açıklamasında, “Sezaryenle doğan ya da mamayla beslenen çocukların, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde çeşitli hastalıklarla karşılaşma riski daha yüksek olabilir; her iki süreç de sağlıklı bebeklerdeki bağırsak mikrobiyotasını hastalık riskine daha açık olacak şekilde değiştirir,” dedi. Sf. 43

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.