Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.


  • Evcil olup, kulakları düşük olmayan bir hayvan gösterilemez; bazı yazarlar, bunun kulak kaslarının kullanılmamasına bağlı olduğunu söylemektedirler, çünkü bu hayvanlar artık tehlike nedeniyle kulaklarını dikmemektedirler. Sf. 40

    Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dahası, Doğal Seçilimin, değişimin ana nedeni olduğuna ama tek nedeni olmadığına inandım. Sf. 35

    Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her türde, yaşayabilecek miktardan çok bireyler doğarsa; yaşamın karmaşık ve bazen değişen koşulları altında, kendisine avantaj sağlayacak herhangi bir anlamda, biraz farklılaşan canlının yaşama şansı artacak ve doğal olarak seçilecektir. Kalıtımın güçlü kuralıyla, seçilmiş bir çeşit; yeni ve değişmiş şeklini çoğaltacaktır. Sf. 34

    Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • Giriş bölümünden;

    “Origin, temel olarak bir ekonomi çalışmasıdır; bir doğa ekonomisidir; ve 1980 tarihinden sonra, Sovyet komünizminin çöküşüyle birlikte serbest ekonomi ve neo-liberalizmin yükselmesiyle, kapitalist ekonomik ilişkilerin genel kabul görmesi sonucunda, bu sosyo-ekonomik düzenin diğerlerinden daha ‘doğal’ olduğunu sanki okuyucuya açıklamaya çalışmaktadır. Origin’in dilinin modern şirketlerin yönetim kurulu odası dili olduğunu söylememek,- zayıfın yok olduğu ve güçlünün yaşadığı acımasız iş dünyasında gerekli rekabet gücüne sahip olabilmek ve daha uygun ve güvenilir örgütler kurabilmek amacıyla uygulanan yeniden yapılanmalar- yeni sağcı yönetim söylemlerinin doğal seçilimden esinlendiklerini inkâr etmek demektir; yani, ‘yapının gereksiz hale gelen her parçasını ortadan kaldırarak ve küçülterek uzun vadede başarılı olacaktır. Sf. 20, 21

    Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 20, 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Çömlek Endüstrisi kralı olan Josiah Wedgwood’un Kızı Suzannah ve zengin Bir Shropshire doktoru, renkli bir sima, özgür düşünceli şair-bilim adamı ve doktor olan Erasmus Darwin’in oğlu, Robert Darwin’in oğlu olarak 1809 yılında doğan Charles Robert Darwin, başlangıçta evrimci bir bilim adamı olarak başarısız bir görüntü sergiliyordu. Sorunsuz bir biçimde İngiliz aydın orta sınıfına aitti, yine de liberal, girişimci ve muhalif kanatta yer alıyordu ve Schrewsburry School’daki çok önemli olmayan eğitiminden sonra, baba mesleğini izleyerek, Edinburg Üniversitesine tıp öğrenimi için gitti. İki yıl sonra, 1827 yılında, tıptaki yavaş ilerlemesi sonucunda, babası tıp eğitimini bıraktırdı ve Anglikan Kilisesi’nin güvenilir ve ciddi bir geleceği nedeniyle Cambridge’de İlahiyat öğrenimi görmeye başladı. Darwin o zamanlar mesleğinden çok açık hava sporlarıyla ilgili görünüyordu ve onun gibi ayrıcalıklı ve başıboş bir beyefendi için köy papazlığı geleneksel ve güvenli bir sığınaktı.” Sf. 7

    Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir ET olarak John’un görevi, üçüncü dünya ülkelerini alt- yapı yatırımları için inanılmaz – hatta gerekenden çok yüksek miktarlarda borç almaya ikna etmek ve bu kalkınma projelerinin Halliburton ve Bechtel gibi ABD firmalarına verilmelerini garanti etmek idi. Bu ülkeler bir kere büyük miktarlarda borç yükü altına girince, ABD hükümeti ve ona bağlı uluslararası yardım kuruluşları, bu ekonomileri kontrol ederek, petrol ve diğer kaynakların, küresel bir imparatorluk oluşturma misyonunu destekleyecek şekilde yönlendirilmelerini sağlıyordu.

    ET görevinde tüm dünyayı dolaşan John, Suudi Arabistan Para Aklama Tezgahı, İran Şahı’nın düşüşü, Panama Başkanı Omar Torrijos’un ölümü ve onu takip eden Panama işgali ve Irak’ın 2003 yılında işgaline yol açan olaylar dâhil, modern tarihin en dramatik olaylarında ya doğrudan bir katılımcı ya da bir tanık oldu. Sf. 312

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır.

  • John Perkins dört hayat yaşamıştır: Bir Ekonomik Tetikçi (ET) olarak; başarılı bir alternatif enerji şirketinin, ET geçmişini açıklamadığı için ödüllendirilen CEO’su olarak; bir yerel kültürler ve Şamanizm uzmanı ve bu uzmanlığını, bir ET olarak yaşami hakkındaki sessizliğini koruma sözüne sadık kalmaya devam ederken, ekolojiyi ve sürdürülebilirliği desteklemek için kullanan bir öğretmen ve yazar olarak ve şimdi de, bir ET olarak yaptığı sıradışı işlerin gerçek öyküsünü anlatarak, Amerika cumhuriyetini dünya üzerinde giderek daha fazla insanın nefret ettiği bir küresel imparatorluğa dönüştüren uluslararası entrika ve yozlaşma dünyasını ortaya çıkartan bir yazar olarak. Sf. 311

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 311) kitabından birebir alınmıştır.

  • Olaylar göründükleri gibi değil. NBC’nin sahibi General Electric, ABC’ninki Disney ve CBS’ninki Viacom olup, CNN ise devasa bir AOL Time Warner şirketler topluluğunun parçasıdır. Gazetelerimizin, dergilerimizin ve yayınevlerimizin büyük çoğunluğunun mülkiyeti – ve idaresi – büyük uluslararası şirketlerin elindedir. Medyamız, şirketokrasinin bir parçasıdır. İletişimimizin neredeyse tamamını kontrol eden memurlar ve yöneticiler yerlerini bilir: Hayatları boyunca onlara, en önemli işlerinden birinin, devralmış oldukları sistemin devamını, güçlenmesini ve genişlemesini sağlamak olduğu öğretilir. Bunda çok beceriklidirler ve karşı çıkan olursa da, çok acımasız olabilirler. Dolayısıyla, yaldızın altındaki gerçeği görüp ortaya çıkartmak görevi size düşmektedir. Sf. 301

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eylemlerinin ekonomik büyüme yarattığı gösterilebildiği sürece – ki böyle bir büyümeyi hemen her zaman gösterebilirler – ET’ler, çakallar (1) ve ordular çoğalmaktadır. Bir şehri bombalayıp onu yeniden inşa ettiğinizde tahmin, ekonometri ve istatistik gibi “taraflı” olabilen bilimleri kullanarak ekonomik büyüme verilerinde büyük bir fırlama olmuş gibi gösterebilirsiniz. Sf. 293

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2023); ET Ekonomik Tetikçiler, Çakallar, tehdit eden adamlar.

  • Dünya standart para birimi olarak doları kabul etmeye devam ettiği sürece, bu aşırı borç şirketokrasi için ciddi bir engel oluşturmaz. Ancak, başka bir para birimi gelip de doların yerini almaya kalkacak olursa ve ABD’nin alacaklılarından bazıları (örneğin, Japonya veya Çin) alacaklarını istemeye karar verirse, bu durum radikal olarak değişir. ABD, kendini birdenbire son derece tehlikeli ve nazik bir durumda bulabilir. Sf. 290

    OPEC, standart para birimi olarak dolar yerine euro kullanmaya karar verirse, bu, şirketokrasiyi temelinden sarsar. Böyle bir şey olur da, bir veya iki büyük alacaklı, borçlarımızı Euro cinsinden ödememizi talep ederse, bunun etkisi çok büyük olur. Sf. 290

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 290) kitabından birebir alınmıştır.

  • Böylece, Ekvador gibi ülkelere, hiçbir zaman geri ödemeyeceklerini bildiğimiz borçlar veririz; hatta borçlarını ödemelerini istemeyiz de; elimize koz veren, bizim diyetimiz olan da budur. Normal şartlar altında, sonunda kendi kaynaklarımızı tüketme riskini taşırız; sonuçta, borç veren hiçbir kimse, geri gelmeyen çok fazla miktarda borcu kaldıramaz. Ancak, bizimkiler normal şartlar değildir. ABD’nin bastığı paranın arkasında altın desteği yoktur. Aslında, dünyanın genelde ekonomimize ve bizi desteklemesi için yarattığımız imparatorluğun gücünü ve kaynaklarını kullanabilme becerimize olan güveni dışında, hiçbir şey tarafından desteklenmemektedir. Sf. 289

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 289) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aralık 2002’ye gelindiğinde, gerek Venezuela ve gerekse Irak’taki durum kriz noktasına ulaşmıştı. Bu iki ülke, birbirlerinin tam karşıtı olarak gelişmekteydiler. Irak’taki tüm üstü örtülü çabalar – hem ET’ler, hem de çakallar (1) – Saddam’ı yola getirmeyi başaramamıştı ve biz de şimdi son çözüm olan işgal için hazırlık yapıyorduk. Venezuela’da ise Bush yönetimi Kermit Roosevelt’in İran modelini devreye sokuyordu. New York Times’in bildirdiği gibi:

    Yüz binlerce Venezuelalı, Başkan Hugo Chávez’i devirmek amacıyla yapılan ve yirmi sekizinci gününe giren ülke çapındaki genel greve olan desteklerini göstermek için bugün sokaklara döküldü.

    Yaklaşık 30 bin petrol çalışanı tarafından desteklenen grev, dünyanın beşinci en büyük petrol üreticisi olan bu ülkeyi aylar sürecek bir kargaşaya sürükleme tehdidinde bulunuyor… Sf. 272

    CIA da, aynen bu şekilde Musaddık’ı devirip, yerine Şah’ı getirmişti. Bundan daha güçlü bir benzerlik olamazdı. Sanki tarih, 50 yıl sonra, ürkütücü bir şekilde kendini tekrarlıyordu. 50 yıl sonra petrol belirleyici güç olmaya devam ediyordu. Sf. 273

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 272, 273) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2023); ET Ekonomik Tetikçiler, Çakallar, tehdit eden adamlar

  • Ama hepsinden önemlisi, Irak, Amerikan teknolojisi ve mühendislik becerileri açısından devasa bir pazar idi. Dünyanın en büyük (bazı tahminlere göre Suudi Arabistan’da bulunanlardan bile daha büyük) petrol sahalarından birine sahip olduğu gerçeği, çok büyük altyapı ve endüstrileşme programlarını finanse edecek durumda olduğunu garanti ediyordu. Tüm büyük oyuncular; mühendislik ve inşaat firmaları, bilgisayar sistemleri sağlayıcıları, uçak, füze ve tank yapımcıları, ilaç ve kimyasal madde şirketleri… Hepsi Irak’a odaklanmıştı.

    Ancak 1980’lerin sonlarına doğru, Saddam’ın ET (1) senaryosunu yutmadığı ortaya çıkmıştı. Bu da, birinci Bush yönetimi için büyük bir sıkıntı ve utanç kaynağıydı. Panama gibi, Irak da George H. W. Bush’un kişiliksiz imajına katkıda bulunmuştu. Bush bir çıkış yolu ararken Saddam, onun ekmeğine yağ sürerek, 1990 Ağustos ayında petrol zengini Kuveyt şeyhliğini istila etti. Bush, kendisinin de Panama’yı yasa dışı ve tek taraflı olarak işgalinin üzerinden bir seneden az bir süre geçmiş olmasına rağmen, Saddam’ı uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlayarak karşılık verdi. Sf. 252, 253

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 252, 253) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2023); ET Ekonomik Tetikçi

  • Saddam’ın patolojik bir despot olması, kitle katliamları nedeniyle ellerine kan bulaşmış olması, acımasız davranış ve eylemlerinin Adolf Hitler’inkileri çağrıştırıyor olması önemli değildi. ABD, bu tip insanlara bundan önce de birçok defa hoşgörü göstermiş, hatta onları desteklemişti. Petrodolarlar, kesintisiz petrol sağlama sözü ve tahvillerin faizinin tüm Irak’ın altyapı sistemlerini iyileştirmek, yeni şehirler yaratmak ve çölleri birer vahaya dönüştürmek için Amerikan şirketlerini tutmakta kullanılmasını sağlayacak bir anlaşma karşılığında, ona Amerikan devlet tahvili vermeye çoktan razıydık. Diğer birçok ülkede yaptığımız gibi, ona tanklar ve savaş uçakları satmaya ve bu teknolojiler gelişmiş silahların yapımında kullanılabilecek bile olsa, onun için kimyasal tesisler ve nükleer santraller yapmaya gönüllü olabilirdik. Sf. 251

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 251) kitabından birebir alınmıştır.

  • Savunma Bakanı Richard Cheney, 500 ile 600 arasında ölü olduğunu iddia etti. Ama bağımsız insan hakları grupları bu rakamın 3 bin ile 5 bin arasında değiştiğini tahmin ediyordu; 25 bin kişi de evsiz kalmıştı.” Noriega tutuklandı, Miami’ye götürüldü ve 40 yıl hapse mahkûm edildi; o zamanlar, ABD’de resmen savaş mahkûmu statüsünde olan tek kişiydi. Sf. 244

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 244) kitabından birebir alınmıştır.

  • Washington’un bu saldırı için öne sürdüğü mazeret tek bir adama dayanıyordu. ABD’nin genç kadın ve erkeklerini hayatları ve vicdanları pahasına, sayısız çocuk da dâhil olmak üzere masum insanları öldürmeye ve Panama Şehri’nin büyük bir bölümünü ateşe vermeye göndermesinin ardındaki tek neden Noriega idi. Noriega, insanlık düşmanı kötü bir kişi ve uyuşturucu tüccarı bir canavar olarak tanıtılmış ve böylece yönetime, 2 milyon vatandaşı olan ve rastlantıya bakın ki, dünyadaki en değerli toprak parçalarının birinin üzerinde oturan – bir ülkeyi işgal etme bahanesi sağlamıştı. Sf. 242

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gerçi dünya buna hazırlıklı olmalıydı ama 20 Aralık 1989’da, ABD, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bir şehire yapılmış en büyük hava saldırısıyla Panama’ya saldırınca, dünya şaşkına uğradı. Bu, sivil bir topluma yapılan anlamsız bir saldırıydı. Sf. 241

    Bu askeri operasyon, bir kitle katliamı veya başka bir insanlık suçu işleyen bir ülkeye – örneğin, Pinochet Şili’sine ya da Stroessner’in Paraguay’ı, Somosa’nın Nikaragua’sı, D’Aubuisson’un El Salvador’u ya da Saddam’ın Irak’ına – karşı gerçekleştirilmiş olsaydı, dünya anlayabilirdi. Ama Panama böyle bir şey yapmamıştı; sadece, bir avuç güçlü politikacıyla yöneticinin isteklerine karşı gelmek cüretinde bulunmuştu. Kanal Anlaşması’nın şartlarına uyulmasında ısrar etmiş, sosyal reformcularla konuşmuş ve Japon finansmanı ile inşaat firmalarını kullanarak yeni bir kanal yapımı olanağını araştırmıştı. Sonra da, bunların sonuçlarına katlanmak zorunda kalmıştı. Sf. 241

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 241) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ama Torrijos boyun eğmiyordu. Roldós gibi o da, tehditlere kulak asmayı reddediyordu. O da Summer Dil Enstitüsü’nü ülkesinden kovdu ve Reagan yönetiminin Kanal Anlaşması’nı yeniden masaya yatırma isteğini inatla reddetti.

    Roldós’un ölümünden 2 ay sonra Omar Torrijos’un karabasanları gerçekleşti; o da bir uçak kazasında öldü. Tarih 31 Temmuz 1981 idi. Sf. 219, 220

    Latin Amerika ve dünya ayağa kalktı. Torrijos tüm dünyada tanınan biriydi; ABD’yi Panama Kanalı’nı gerçek sahiplerine geri vermeye zorlayan ve Ronald Reagan’a karşı çıkmaya devam eden bir lider olarak saygı duyulan biriydi. Bir insan hakları savunucusu, İran Şahı da dahil siyasi yelpazenin her tarafından sığınmacılara kollarını açan bir devlet başkanı ve çoğu kişinin Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterileceğinden emin olduğu sosyal adalet için karizmatik bir sesti. Şimdi ise ölmüştü. “CIA Suikastı!” bir kez daha makale ve başyazılara manşet oldu. Sf. 220

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 219, 220) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1981’in başlarında, Roldós yönetimi yeni Hidrokarbonlar Yasası’nı Ekvador parlamentosuna resmen sundu. Bu yasa, eğer uygulanırsa, ülkenin petrol şirketleri ile olan ilişkilerinde bir reform yaratacaktı. Birçok yönden devrimci, hatta radikal olarak nitelendiriliyordu. Sf. 217

    Yasa teklifini parlamentoya göndermesinin üzerinden sadece haftalar geçmişken ve enstitü misyonerlerini henüz birkaç gün önce kapı dışarı etmişken Roldós, petrol şirketleri de dâhil olmak üzere, tüm yabancı kurumları, Ekvador halkına yardımcı olacak planlar uygulamaya koymazlarsa, ülkesinden çıkmak zorunda bırakılacakları konusunda uyardı. Quito’daki olimpik Atahualpa stadyumunda önemli bir konuşma yaptıktan sonra Ekvador’un güneyindeki küçük bir kasabaya gitti.

    Orada, 24 Mayıs 1981’de, bir uçak kazasında öldü. Sf. 217, 218

    Ekvador’un başkanlığını Osvaldo Hurtado devraldı. Summer Dil Enstitüsü’nü ve onun petrol şirketi destekçilerini geri getirdi. Yıl bitmeden, Texaco ve diğer yabancı şirketler Guayaquil Körfezi’nde ve Amazon Havzası’nda petrol aramak üzere iddialı bir program başlatmıştı. Sf. 218

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 217) kitabından birebir alınmıştır.

  • O zamanlar, bazı İslam kültürlerinde var olan bu âdeti bilmiyordum. Toplumun veya onun liderlerinin şeref veya haysiyetlerine leke düşürdüklerine inanılan bireyler, burunları kesilerek cezalandırılıyorlardı. Böylece, bu adamın yüzünün de açıkça gösterdiği gibi, hayat boyu damgalanıyorlardı. Sf. 167

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 167) kitabından birebir alınmıştır.