Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Ankara – Kayseri treni 15 günde bir gidiyormuş ve içinde ancak 15 yolcu bulunuyormuş. Onlar da memurlarmış. Herkes otomobil ve otokar (kamyon) ile gidiyormuş.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi,1967- Sf. 1750) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “15 Teşrinisani (Ekim) 1931 İstanbul’da radyo moda imiş. Her yer gibi gece yarısı kapanıyormuş. Fakat bazen Mustafa Kemal gece yarısından sonra istiyormuş. Polisler sanatçıları evlerinden toplayıp çaldırıyorlarmış. .. Zonguldak madenini ve Mühendis Okulunu kapatmışlar.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ yayınevi,1967- Sf. 1744) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “20 Temmuz 1931 tarihli Milliyet başmakalesini okudum. İstanbul’da Alman Bankaları iflas ediyormuş, bizim hükümet bunların alacaklarını zamanından önce vermiş, başka yardımlar yapmış iflastan kurtarmış. Gazete buna; “İşitilmiş şey değildir! Bu şimdi İsmet Paşa Hükümeti’ne nasip olmuş bir mazhariyettir (yardımseverliktir).” diyor… İsmet ve kambur kardeşinin, Siirtli Mahmut, Kılıç Ali, Bozok Salih ve emsalinin (Bunlar gibilerinin) Doyçe Oryant Bank’ta (Deutche Orient Bank) yatırılmış önemli miktarda paraları hatta sermayeleri vardır. .. sebebi de budur.. bankayı kurtarma sebebi budur diyor.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1733) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “2 Ağustos 1931 tarihli Milliyet geldi. Feci haber, bu sene Avrupa’ya eğitime öğrenci gönderilmemesine karar verildiğinin Ankara’dan haber alındığını yazıyor. Bu sene İran Avrupa’ya bin öğrenci gönderiyormuş, buna karşılık biz sıfır. Hâlbuki Yalova’ya milyonlar yine sarf ediliyor. Yine milyonlar sarf edilerek Mustafa Kemal’e Çankaya’da bir saray yapılıyor.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1735) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “24 Haziran 1931 tarihli Milliyet geldi. Falih Rıfkı hükümete muhalefetin dal-budak saldığını söylüyor ve “Bu millet nankördür. Dumlupınar’ı, Lozan’ı unuttu!” diyor. 26 Haziran tarihli Milliyet’te de muhalif gazetelere açıkça “alçak!” diyor.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1721) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “14 Haziran 1931 tarihli Milliyet geldi. Başmakalesinde şu var; “..parti gurubunda memurların durumu hakkındaki görüşmelerden de anlıyoruz ki, 1930 yılında memur maaşları olarak 65.550.000 lira sarf ettik. Bu para 222 milyon liralık bütçenin % 34’ünü, İngiltere’de bu oran % 7.5, Almanya’da ise % 8 oluyor.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1720) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “20-21 Mayıs 1931 tarihli Milliyet’te Hazine-i Evrak’taki (Devlet Arşivleri dairesindeki) evrakı (belgeleri) fersude (yıpranmış, erpimiş) evrak olarak Maliye Bakanlığı satmış! 200 balya imiş. Tabii 5-10 lira gibi önemsiz bir şeye satmıştır. Bu evraklar arasında önemli tarihi belgeler olduğu malumdur (bilinen şeydir). Bu bir büyük cinayettir. Bu cinayeti Maliye Bakanlığı yapmış, Bakan Mustafa Abdülhalik’in emriyle satılmış. Herif domuz, Arnavut’tur. Vaktiyle de İzmir Valisi iken Türkiye’deki bütün Arnavutları İzmir’e topluyordu. Bu evrak Bulgarlara satılmış, tarihimizde böyle hıyanet görülmemiştir.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım VI – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1718 ile 1719 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “19 Mart 1931 tarihli Milliyet’te bir komisyonun daireleri gezip Arap harfleri ile yazılı kıymetli evrakı yaktırdığı yazılı. 2 Nisan 1931’de Milliyet’te çıkan bir istatistiğe göre 1928-1929 yılında bütün okullardaki öğretmen adedi; 18.483 olup13.635’i erkek, bunların 15.750’si ilkokullarda 2.248’i ortaokullarda, 485’i yüksekokullarda imiş. Öğretmen adedi 4 yılda 2.234 adet artmıştır. Bence ehil olanlar %10’u geçmez.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1708 ile 1709 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “İstanbul’da çok zengin bir adam kulampara imiş. Hamama gitmiş, güzel! Bir tellak aramak için. Tam soyunmak üzere iken içeriden “Vurun! Hamamın namusu var! Tellaklara tecavüz ediyor!” diye sesler gelmiş. Adam yanlış yere geldim diye dönecekken, Hamamcı “Efendim gitmeyin, o dövdüğümüz kişi cıbıl (parasız), âleme gösteri olsun diye dövdük onu, bunu zaman zaman yaparız!” demiş. Bu tip hamamlara (homoseksüel ilişkilerin yaşandığı hamamlara) Şengül Hamamı denir.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1697) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Yakup Kadri 28 Nisan 1931 tarihli Milliyet’te bir makale yazmış; Başlığı “Plan”. “CHP’yi programsızlıkla suçlayanlar Büyük Lider’in geçen günkü beyannameleri sırasında dillerini tutmuş olsalar gerektir. Bu veciz (önemli ve değerli söz), vakur (ağırbaşlı), ve civanmerdâne (mertçe, açıkça) beyanname, yalnız alelâde (sıradan) bir parti programı değil, bir ülkeyi yeni baştan bina etmekte olan dehai bir mimarın planıdır. Türk devrimlerinin vasıflarını (niteliklerini) derinden tetebbu (inceleme) edenler, bilirler ki bu devrimlerde iş ve hareket daima program, yani düstur (kural) haline gelmiş nazariyeyi (bakış açısı, ideoloji) önlemiştir. Bu tarz devrimlerden biri de İtalya’daki faşizm hareketidir. … Mussolini genç faşist ordusuyla Roma üzerine yürürken cebinde bir yazılı devrim programı taşıyordu. Ama İtalya başbakanı on yıl geçen uzun iktidar devresi sırasında bu programın hiçbir maddesini uygulayamadı. Çünkü faşizm, durmaksızın yürürken, durmaksızın gelişen canlı bir şeydi ve bunu bir takım donmuş kalıplar içine hapsetmenin ne imkânı ne de gereği vardı. Türk devrimlerini yapan harikulade insanın, hilkat (yaratılış)gibi sürükleyen şeyler doğuran yaratıcı dehasını da önceden böyle kaideler içine almanın imkân ve gereği yoktur. … eski demokrasiler mukadder (kaçınılmaz, kaderci) partilerin dikenleri üstünde, endişeli, hasta ve bezgin, sağdan sola, soldan sağa dönüp duruyorlar. Hepsinin kapısında siyasi tartışmaların kaçınılmaz sonu olan kızıl gözlü ihtilallerle canavar dişli anarşi bekliyor. Yeni Türkiye’nin büyük toplum mimarının dâhiyane planını koynumuzda iyi saklayalım.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1717 ile 1718 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Bir gün Büyükada’da kulüpte oturuyorlarmış Birçok kalabalık varmış, tarihçi Ahmet Refik de Mustafa Kemal’in masasına oturmuş. Mustafa Kemal bu adama pek kızgın imiş. Sebebi de Yavuz Selim’i övücü yazılar yazdığı içinmiş. Mustafa Kemal Ahmet Refik’e “Sen cahilsin, eşeksin, hayvan!” diye söylenmiş. .. Nihayet “Şu masa üzerine çıkacaksın, Cahilim, eşşeğim, diye bağıracaksın!” demiş. Ahmet Refik çıkmış, öylece bağırmış. Bu sefer Mustafa Kemal “Siktir burdan!” diye kovmuş.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1692, 1693) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Yahya Kemal (Beyatlı) Ankara’ya gelmiş. İsmet’e yolsuzluklardan şikâyet etmiş. İsmet “Bunları Gazi’ye de söyle, seni ona götüreyim.” demiş. .. İçilmiş, aptal Yahya Kemal Mustafa Kemal’e yolsuzluklardan şikâyet etmiş. Mustafa Kemal dinlemiş, dinlemiş sonunda “Sen bir şairsin, böyle şeylere karışma!” deyip kıçını dönmüş. Yahya Kemal oteline dönmüş, sabah olup ayılınca çok korkmuş. Beni bu adam asar deyip kimseye haber vermeden hemen İstanbul’a ve derhal Avrupa’ya kaçmış. Yine, kendisini Avrupa’da vurdurtur diye izini kaybettirmiş. Nihayet Cenevre’de Tevfik Rüştü’yü (Dışişleri Bakanı, Aras) görmüş. Tevfik Rüştü onu Madrid’e sefir (büyükelçi) yollamış. … Zavallı, cebin ve gafil Yahya Kemal şimdi evham (vehimler, derin korku ve şüphe) içinde imiş. Madrid’de Sefarethanede kilit kilit üstüne oturuyormuş.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1696, 1697 ) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Kibrit Şirketi’nden İsmet Paşa 20 bin liralık aksiyon hediye almış. Kambur kardeşine (Rıza) Belediye’nin frigorifik işini vermiş, etleri cebren (zorla) hiç olmazsa 24 saat oraya sokuyor, kilo başına 20 kuruş alıyormuş. Halk da sadece Kambur’un şerefine eti 20 kuruş fazla ile yiyor. Utanmaz İsmet bunlara rağmen namus şampiyonu rolü oynuyor!” 

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1691) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

    BAKKAL’IN YORUMU (2008): “Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalıdır.” dediği iddia edilen adam. Rooswelt’ın bu ünlü sözünü İsmet Paşa’ya mal ettiler.

  • “İstanbul’da İş Bankasına Çiş bankası diyorlar… Tabii Mustafa Kemal ve İsmet’in dalkavuklarına ve zorbalarına, mebuslarına borçlar veriyormuş. Meselâ Yakup Kadri’ye (Karaosmanoğlu) 20 bin liralık borç vermiş.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1692) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • 2 Kânunusani  (Ocak) 1931 tarihli Milliyet geldi. Bir türbeye mum diktiklerinden otuz kadın tevkif edilmiş (tutuklanmış). Genelkurmay’a ait MAH adında İngilizlerin gizli servisi gibi bir teşkilât yapmışlar. Bir de Mustafa Kemal yaveri Rasuhi Bey’in başkanlığı altında ayrıca böyle bir casus ve katil teşkilâtı (kurumu, örgütü) yapmışlar.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım VI – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1672) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Mecdi Sadrettin, bu çocuk güzel yüzlü bir gençti. Eski Karadağ sefiri (Büyükelçisi) Sadrettin Bey’in oğludur. Yüzüne pudra, dudaklarına kızıllık sürerdi. Ankara’da birçok bakan ve mebus onu sıraya çektiler! Bilhassa (özellikle)Meclis Başkanı Kâzım’ın metresi idi. .. Sonra Mustafa Kemal ona bir evlatlığını vermiş. Yani Damadı Hazret-i Şehriyâri..!”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1680) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Mustafa Kemal İzmir’de bir nutuk vermiş. Diyor ki; “Hedefimize varmak için kanunlarımız müsait (uygun) değilse tadil eder (değiştirir) yeniden yaparız. En sonunda gerek ve mecburiyeti görürler. Bu yolda her şeyin üzerine çıkarız!” Menemen’de 3-4 Nisan’da 28 kişiyi asıyorlar, 6 Nisan’da seçim yapıyorlar!”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1677) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “1 Şubat 1931 Bugün gelen Milliyet’te Divan-ı Harp, Menemen 1. Kısım Mahkemesinin bittiği, Mustafa Kemal’in İzmir’de olduğu, Divan-ı Harp Başkanı Mustafa Paşa’nın İzmir’e gidip Gazi’ye saygılarını bildirdiğini yazıyor. Anlaşıldı. Mustafa Kemal kararın arifesinde Divan-ı Harp Reisini yanına çağırdı, şunları ve şu kadar insanı as diye emir verdi. .. 4 Şubat 1931 Bugünkü Paris gazeteleri dün Menemende 28 kişiyi astıklarını, mahkûmların bir düziye suçsuz olduklarını söyleyerek, sehpada boyunlarına ip takıldığını ve asıldıklarını yazıyorlar.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1677, 1678) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “8 Kânunusani (Ocak) 1831 İstanbul’dan mektup aldım. Maarif Bakanlığı Matbaa-i Amire’ye (devlet matbaası amirliğine)emir vermiş, ne kadar eski yazı ile yazılmış kitap varsa hepsini yaktırmış. Mahmut Kaşgâri ve benzeri kitaplar orada idi.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1673) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Meclis’te Kel Ali “Serbest Fırka çok halt etti, memleketi felakete götürdü. Bunu kanla temizlemek lâzımdır!”  diyor.. … İsmet’e Meclis’te İshak Efendi adında bir mebus “terör lâzımdır.”, Erzurum Mebusu Aziz adında biri “Olağanüstü bir mahkeme kurulmalıdır.” demişler. Menemen’de olay yerinde 1.500 kişi varmış. Bütün kasaba halkı imiş. Subay’ın (Kubilay) başını kesen Derviş’i alkışlamışlar. … subayın cenaze törenine halktan kimse katılmamış. .. Menemen Belediye Başkanı ve Oranın Türk Ocağı Başkanı Şehidin mezarında yapacakları konuşmaya şunu eklemişler; “Menemenliler alınlarına sürülmek istenen tertipli ve kasti lekeyi nefretle reddederler!” Bunu konuşma metninden çıkartmışlar.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1662 ile 1670 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.