Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Süt ürünlerine hassasiyeti olan insanlar için Hindistan cevizi yoğurdu, bol miktarda enzim alarak probiyotikleri beslenmenize dâhil etmek için süt içermeyen mükemmel bir seçimdir.

    Kefir: Bu fermente süt ürünü, yoğurda çok benzer. Kefir “tahılları” (maya ve bakterilerin bir kombinasyonu) ve laktobasiller ile bifido bakterileri bakımından zengin olan keçi sütünün eşsiz bir birleşimidir. Sf. 202, 203

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 202, 203) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aslında fermantasyon terimi, on dokuzuncu yüzyılda Fransız kimyager ve mikrobiyolog Louis Pasteur tarafından “havasız solunum” olarak tanımlanmıştır. Pasteur, pastörizasyon ve aşılamanın yanı sıra mikrobiyota fermantasyonu prensiplerinin keşfiyle ünlüdür. Sf. 200

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 200) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hemen hemen tüm ilaçlar mikrobiyom üzerinde bir miktar etkiye sahip olsa da günlük alınan ve genellikle uzun vadeli kullanılan doğum kontrol hapı gibi ilaçlar en sinsileridir. Sf. 184, 185

    Doğum kontrol hapı kullanırken kaydedilen en yaygın yan etkiler arasında duygudurum ve anksiyete bozukluklarının olması da hiç garip değil. Sf. 185

    Görünüşe göre östrojen gibi hormonlar verildiğinde kolon enflamasyona karşı daha savunmasız hale geliyor, bu da doğum kontrol hapı kullanan bazı kadınların neden gastrointestinal sorunlardan yakındığını açıklıyor. Sf. 185

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 184, 185) kitabından birebir alınmıştır

  • Washington Üniversitesi araştırmacıları 19 yaşından büyük, primer invaziv meme kanseri, göğüsten vücudun diğer bölgelerine yayılma potansiyeli olan göğüs kanseri olan 2.266 kadını gözlemledi ve onları rastgele seçilen 7.953 kadından oluşan kontrol grubuyla karşılaştırdılar. Çalışma, (her türden) antibiyotik kullanan kadınlarda meme kanseri riskinde artış olup olmadığını belirlemek üzere tasarlandı. Araştırmacılar, antibiyotik kullanılan gün sayısı ile meme kanseri riskinin artışı arasında açık bir bağlantı buldu. En çok antibiyotik alan kişilerde meme kanseri riski neredeyse iki kat fazlaydı. Sf. 180

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kanun yapıcılar, hayvanların aslında hastayken almaları gereken ilaçların onların üstünde sırf daha ucuza et üretebilmek için kullanıldığını halka anlatmalı. Sf. 179

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • İster inek ister insan olsun bir hayvan antibiyotik aldığında, vücudun mikrobiyom çeşitliliği ve yapısı anında değişir, çünkü antibiyotikler bazı ırkları anında yok ederken diğerlerinin gelişmesini sağlar. Ne yazık ki antibiyotikler büyük bir dengesizlik yaratarak bağırsakları obeziteyi teşvik eden bakterilere bırakır. Sf. 177

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hastalarıma gerçek meyveden alınan früktozu sınırlayıp, beslenmelerinden glüteni ve işlenmiş früktozu çıkarmalarının, mikrobiyom ile beynin işlevini ve sağlığını korumanın ilk adımı olduğunu söylemeyi seviyorum. Sf. 172

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.

  • Glütenin “yapışkanlık” özelliği, besinlerin parçalanmasını ve emilimini engellediği için neticede bağışıklık sistemini alarma geçiren tam olarak sindirilememiş gıda kalıntılarına neden olur ve sonunda ince bağırsağın çeperine saldırı gerçekleşir. Glüten hassasiyetinin belirtilerini yaşayanlar karın ağrısı, mide bulantısı, ishal, kabızlık ve bağırsak rahatsızlığından yakınıyor. Sf. 168, 169

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 168, 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2013’te yayımlanan bir başka önemli çalışmada Fransız araştırmacılar, 1993’ten bu yana altmışaltı binden fazla kadını izledi ve yapay tatlandırıcılı içecekler tüketen kadınlarda şeker hastalığı riskinin, şekerli içecekler tüketenlere kıyasla en az iki kat fazla olduğunu tespit ettiler. Sf. 165

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.

  • Karaciğer için de büyük bir yüktür, zira früktozu diğer moleküllere dönüştürmek için çok fazla enerji harcamaya zorlanır, böylelikle diğer işlevlerini yeterince yerine getirememe gibi bir risk de ortaya çıkar. Bu enerji tükenmesinin yansımalarından birisi de ürik asit üretimidir, bu da yüksek tansiyon, gut hastalığı ve böbrek taşıyla bağlantılıdır. Sf. 163

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 163) kitabından birebir alınmıştır.

  • Otizmli insanlar arasındaki dramatik farklılıklara rağmen bir şey kesindir: Onlar beyinleri biraz daha farklı işlev gören bir topluluğu yansıtırlar. Erken beyin gelişimi döneminde, onların fizyolojisinde ve nörolojisinde bu bozukluğa yol açan değişiklikleri tetikleyen bir şey gerçekleşmiştir. Sf. 135

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2014’te Nature dergisinde yayımlanan efsanevi bir çalışma, mikrobiyomun gastrik ameliyatın başarısını bile belirlediği fikrini ortaya attı.29 Artık kilo kaybının büyük bir bölümünün bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerden kaynaklandığına dair yeni ve şaşırtıcı kanıtlarımız var. Bu değişiklikler sadece ameliyat sonrasındaki anatomik değişikliklere değil, aynı zamanda kişinin daha sağlıklı gıdalar tüketmesiyle oluşan farklı bakterilere de yanıt olarak ortaya çıkar. Sf. 128

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 128) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2013’te probiyotik dolu bir yoğurdun neden bu kadar güçlü bir zayıflama etkisine sahip olduğunu inceleyen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Selanik’teki Aristoteles Üniversitesi’nden başka bir araştırma ekibinin bulguları da bu kanıtlara katkıda bulundu. Farelere çeşitli beslenme tarzları uyguladılar ancak bunlar sıradan değil, genetik olarak obeziteye yatkın farelerdi. Sağlıksız yağ ve şeker bakımından yüksek, lifler, B ve D vitaminleri bakımından düşük “fast food” beslenme tarzının uygulandığı fareler hızla obez oldu. Bağırsak mikropları, birkaç hafta boyunca fast food tükettikten sonra değişti. Buna karşılık piyasada bulunan probiyotik yoğurtları haftada üç porsiyon tüketen fareler zayıf kaldı. Sf. 126

    Açıkçası probiyotik almak size istediğinizi yeme özgürlüğü verir gibi bir izlenim yaratmak istemiyorum ancak araştırmanın sonuçları gerçekten önemli. Sf. 127

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 126, 127) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fare modelleri tekrar kullanılıp insanlaştırılmış farelere lif, meyve ve sebze bakımından düşük ancak yağ oranı yüksek olan “Batı tarzı beslenme” uygulandığında, obez tipi mikroplara sahip farelerin zayıf farelerle aynı kafeste kaldıklarında bile obezleştiği görüldü. Diğer bir deyişle sağlıksız beslenme “zayıflatıcı” bakterilerin vücuda dâhil olmasını engelleyerek vücudu olumlu yönde etkilemesini imkânsız kılar. Sf. 126

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 126) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha önce bahsettiğim üzere 2013 yılında ikizler üzerinde yürüttüğü ve şimdilerde meşhur olan çalışmada Gordon, bağırsağa “zayıf” kabilelere karşı “şişman” olanların hâkim olması ile obezite riski arasındaki ilişkiyi bir kez daha gözler önüne serdi. Sf. 125

    Obez kadından bakteri alan fareler, zayıf kadından bakteri alanlara kıyasla daha çok şişmanlamakla kalmadı, aynı zamanda bağırsak bakterileri çok daha az çeşitlilik gösterdi. Sf.125

    Gordon, bazı zayıf farelerden aldığı bakteri ırklarını obez olmaya mahkûm olanlara aktararak deneyini daha da ileri götürdü ve bunun sonucunda bu farelerin sağlıklı bir kiloya indiğini keşfetti. Gordon, “Bütün bu deneyler, ortada bir neden-sonuç ilişkisi olduğuna ve obezitenin önlenebilmesinin mümkün olduğuna dair güçlü bir kanıt teşkil ediyorlar,” dedi. Sf. 125

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.

  • Peki, ya kilolu veya obez olmanın irade gücü ya da genetik güçlerle bir ilgisi yoksa ve aslında her şey bağırsaktaki mikrobiyota profiliyle ilgiliyse? Ya obezite sorunumuzu bağırsaktaki hasta ve işlevsiz bir bakteri topluluğuna borçluysak?

    Kilolarının kendi hataları olmayabileceğini öğrenmek milyonlarca insanı rahatlatacaktır. Sf. 124

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1994’te Amerikan Diyabet Derneği, Amerikalıların kalorilerinin %60 ila 70’ini karbonhidrattan almalarını önerdiğinde diyabet (ve obezite) salgını patlak verdi. 1997 ile 2007 yılları arasında ABD’deki diyabet vakalarının sayısı iki katına çıktı. 1980’den 2011’e kadar bu sayı en az üç kat arttı. 2014 yılı itibarıyla ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDÇ), 29 milyondan fazla Amerikalının (her on bir kişiden birinin) diyabet hastası olduğunu ve bu kişilerin yaklaşık %28’inin diyabetli olduğunu bilmediğini (onlara henüz diyabet tanısı konmadığını) öne sürdü. Sf. 122

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aslında bilim insanları artık insülin direncinin Alzheimer’lı beyinlerde bulunan kötü niyetli plakların oluşumunu hızlandırabildiğini biliyor. Diyabet hastalarının Alzheimer’a yakalanma olasılığının en az iki kat daha fazla olduğunu ve obez bireylerin beyin fonksiyonlarının bozulma riskinin çok daha fazla olduğunu unutmayın. Sf. 121

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bel çevresi kalınlığı, gelecekteki hastalıkların ve ölüm oranının habercisidir. Yani bel çevreniz ne kadar kalınsa hastalıklara yakalanıp ölme riskiniz de o kadar artar Bel ölçünüz aynı zamanda beyninizdeki olumsuz yapısal değişiklerin de habercisi olabilir. Sf. 118

    Bel çevresi ne kadar kalınsa, mesela bir kişinin belinin kalçasına oranı ne kadar büyükse) beynin hafıza merkezi olan hipokampus o kadar küçüktür. Hipokampusun fonksiyonu büyüklüğüne bağlıdır. Eğer hipokampusunuz küçülürse belleğiniz de küçülür. Sf. 118

    Daha da çarpıcı olan ise araştırmacıların belin kalçaya oranı ne kadar yüksek olursa beyin fonksiyonunun gerileme gösterdiğine işaret eden küçük inmelere yakalanma riskinin o kadar yüksek olacağıydı. Sf. 118

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • Martina, on yıldır işe yaramayan ilaçlar almaktan bıkmıştı ama bırakmaktan da korkuyordu. Daha önce kendisine fibromiyalji teşhisi koyulan kronik kol ve bacak ağrısı için nonsteroidal antienflamatuvar ilaçların yanı sıra antidepresan da kullanmıştı.

    Ona esas amacımızın bağırsağının sağlığını düzeltmek olduğunu açıkladım. Glütensiz bir beslenme tarzı, ayrıca prebiyotik gıdalar, D vitamini takviyesi ve yoğun oral probiyotik tedavisi önerdim. Düzenli aerobik egzersizleri ve daha fazla uyku da dâhil olmak üzere birkaç yaşam tarzı önerisinde bulundum. Sf.102

    Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.