Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Hint Müslümanları adına Mustafa Sağir adında biri geldi. Bir miktar da para getirmişti. Hatırladığıma göre 30.000 İngiliz Lirası idi. Bu parayı Mustafa Kemal aldı. Önceden Hint’ten gelen paralar gibi onu da uyuttu! Mustafa Sağir, güzel yüzlü, zeki, tahsil görmüş birine benziyordu. Bazı şeyler sordum. Verdiği cevap biri birini tutmadı. Dalgın, düşünceli, korkulu bir yüzü vardı. Şüphe ettim. Biz Rusya’ya gittik. Sonra Sağir’in casusluğu ortaya çıkmış meğerse İngilizler yollamış, parayı da onlar vermişlermiş. İstiklâl Mahkemesi asmış. İngilizler kurtarmak için çok uğraşmışlar.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 700) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal bunları iğfal edip (kandırıp) Ankara’ya getirmiş. Bakanlar Kurulu toplandı. “İzzet Paşa’yı, hepsini birden dolaba koydum (tezgâha getirdim), Ankara’ya getirdim. Bunları geri yollamayalım. Her birisini bir Bakan bir göreve tayin etsin.” dedi. .. görüşmeler yapacağız diye bekliyorlar, Mustafa Kemal bir telgraf tamimi ile bu heyetin bize katıldığını her tarafa bildirmiş. Bir süre sonra tevkif edildiklerini (tutuklandıklarını) anladılar.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.695) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Bu Paşalar Yunanistan’ın barış talebini Ankara’ya iletmek için gelmişlerdi. Dinlenilmediler.

  • “Biz Ankara’ya gideceğimiz zaman, Yusuf Kemal (Tengirşek) ile Tevfik Paşa’nın yanına gitmiştik. Ağlayarak; “Gidin Ankara’da çalışın, başka ümit yoktur.” diyen adamdır.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 694) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Eski Van Valisi Mithat, Samsun’a Reji (Tekel, Gümrük) Müdürü olmuş, Orada Nemlizadeler’le birlikte, kaçmış veya ölmüş Rum tacirlerinin geriye kalmış tütünlerini Nemlizadeler’e yok pahasına vermiş. Onlardan iki – üç yüz bin lira rüşvet almış. İşi araştıran Maliye Müfettişi Remzi, “Açık bir irtikâptır (aşırmadır) “dedi. Mithat derhal kurtulmanın yolunu buldu, Kılıç Ali’ye bacanak oldu, hemen mahkemeden kurtuldu. Kılıç Ali’ye külli (çok büyük) bir para vermiştir. Derken Mustafa Kemal Mithat’ı Mebus yaptı. Derken Mithat türlü imtiyaz işlerine (ayrıcalıklı işlere)girdi. Hatta Afganistan Kralı Emanullah Han Ankara’ya geldiği zaman onun evine, Mithat denen hırsızın evine misafir ettiler.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.693) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal Ethem’in kazandığı şöhreti bir türlü hazmedemiyordu., içini kurtlar yiyordu. Onu imha (ortadan kaldırma) fikrine düştü. Ali Fuat’ın (Cebesoy) Ethem’le beraber olduğuna (birlikte hareket ettiğine) kani (ikna olmuş, inanmış) idi. .. Bizimki (Mustafa Kemal) entrikada usta. Ali Fuat ise cidden içi saf bir çocuk. Çabucak onu dolaba koydu (tezgâha getirdi). Yani önemli bir askeri görüşme için Ankara’ya davet etti, o da ayağı ile geldi, gelince de kumandanlıktan azledip Moskova’ya sefir, yerine de İsmet’i kumandan tayin etti. .. Ali Fuat’ın büyükannesi Çerkez, Anası Çerkez olan Çerkez’dir.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 689 ile 692 arsı) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal harp taraflısı değildi. Orada ordunun zayıf olduğunu, ancak dört bin kişilik olan kuvvetin bu işi yapamayacağını söylüyordu. Kâzım Karabekir, “Ben bu işi başarırım.” diyordu. .. Biz Kâzım Karabekir’e saldırıya geçmesi için emir verilmesine karar verdik. Bir hafta on gün geçti, bir şey yok. Mustafa Kemal’e sorduk, emri tebliğ etmemiş. Sıkılmadan da söyledi. Adam, hükümet tanımıyor. Mustafa Kemal’i bir köşeye çektim, “Niye emri vermiyorsunuz?” dedim. “Canım Karabekir sersem bir şeydir, eşeğin biridir. Bu önemli işi becerecek güçte değildir.” dedi. .. Nihayet uğraşa uğraşa savaş emrini verdirdik, ama bir ay da geçti.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 679) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2014): Karabekir’in hatıraları da bunu doğruluyor, bu emri neden geciktirdiğinin mantıklı bir izahı yok.

  • “Çiçerin (Sovyet Dışişleri Bakanı) Van’ı Ermenilere istemiş. Bekir Sami de Yusuf Kemal (Tengirşek) de razı olmuş ancak, “Önce Büyük Millet Meclisi’ne soralım.” demişler. Bekir Sami; “Eğer Asetinler’e bağımsızlık verirseniz ben de Meclis’i ikna edip Van’ı Ermenilere veririm” demiş. Bunu Çiçerin’e sordum, tasdik etti (doğruladı).

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 677) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Deli Halid’e Mustafa Kemal mebusluk teklif ettiği zaman ben orada idim. Zavallı Halid; “İstemem.” dedi. “Ben Mebusluk yapamam, Pek sinirli bir adamım, kürsüye çıkar bir şey söylerim, bir Mebus itiraz eder, ben itiraza alışmamışım, tabancayı çıkarır vururum. Beni yapmayınız.” dedi. Hâlbuki bizzat Mustafa Kemal kendisini öldürttü.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 686, 687) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ali Fuat (Cebesoy) Gediz’de Yunanlılara taarruz etti (saldırdı). Perişan oldu. Mustafa Kemal, Ali Fuat aleyhinde fena propaganda yaptı.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 675) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İsyanlardan çok ürkmüş idik…. Halkın ve askerin daima “Padişah Baba, Halife” demesi önemli bir nokta idi. .. Meselâ Veliaht Mecit Efendi Ankara’ya gelse derhal “Padişah ve halife İstanbul’da esirdir. Ama Veliahd’ı kaçırıp yolladı. Padişah’a vekillik ediyor.” derdik. ..İsyan kalmazdı. Bu teklifi bir gün Bakanlar Kurulunda Celalettin Arif getirdi. Mustafa Kemal derhal küplere bindi. Köpürdü. Şiddetle reddetti. Ben de maliye Bakanı Ferit de bize katıldı. Günlerce, celselerce (oturumlarca) uğraştık. Nihayet Mustafa Kemal kabule mecbur oldu. Mecit’e bir davet mektubu yazıldı. .. mektup Mecit’in eline verilmiş, fakat Anadolu’ya gelmedi. İngilizlere söylemiş, evinin etrafını abluka (çevirme) ettirmiştir. Mecit, birkaç Avrupa dili bilir, ressam, musikişinas, münevver (Nurlandıran, aydın)bir adamdır.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 673) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal’in evi şimdiki Çankaya’da. Bu köşkü, halka, kendisi hediye ettirdi. Bu usuldür. Nitekim böyle Ankara, İzmir, Bursa, Adana ve İstanbul’da kendisine birçok mal, çiftlik ve hediye ettirecektir.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.672) kitabından birebir alınmıştır.

  • “..bir gün Bakanlar Kurulu toplandı. Mustafa Kemal söze başlayıp şunları söyledi: “Arkadaşlar! Biliyorsunuz çok zamandır komünist örgütlenmesi ile meşgulüm, her şeyini yaptık. Mükemmel bir güç olarak Yeşil Ordu’yu (Çerkez Ethem’in özel milis birliklerine verilen ad) vücuda getirdik. Bu memleket ancak Bolşeviklik ile kurtulur. Artık zamanı gelmiştir. Kararınızı verin. Türkiye’nin komünist ve Bolşevik olduğunu cihana resmen duyuracağım.” dedi. Hiç ses yok. Galiba vekiller hepimiz de donduk kaldık. Fevzi’ye (Çakmak) oy’unu sordu; O “uygun” dedi. Süratle başkalarına sordu kimse bir şey demiyor. “Demek karar verildi.” dedi. Derhal; “Hayır verilmedi Beni dinleyin.” dedim. “.. Dilimle, kalemimle, kuvvetimle, canımla, her şeyimle bunun olmamasına çalışacağım. Size düşmanım! Karşınızda ilk saftayım. Bütün milleti karşınıza koyacağım.” dedim. Arkamdan Refet (Bele) ayağa kalktı; “Rıza Nur’u onaylıyorum, sözleri doğrudur, Türkiye’yi Bolşevik yapamazsınız.” dedi. Bunun üzerine Mustafa Kemal; “Kalsın.” dedi.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.650-651) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal bir gece Rus Büyükelçiliğinde o kadar içmiş ki, sızmış. Sabah şafakla dört Rus onu kollarından ve bacaklarından tutup arabaya koyup evine yollamışlar.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.670) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2022): İşret; içkili yemekli müzikli eğlence.

  • “Meğerse Ethem’i bana Mustafa Kemal “Git Rıza Nur’u tehdit et, Maarif Vekilliğinden istifa ettir.” diye göndermiş imiş. Bunu nice yıllar sonra Ethem’in yanında subay olan Eczacı Sami’den işittim. Ethem beni tehdit etmedi.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 668) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Millet Meclis’i içkiyi yasak etti. Bunu yapanların başı Ali Şükrü (Trabzon Mebusu, öldürüldü) ve şair Mehmet Akif idiler. Bunlar Meclis’te dini bir parti yapmak peşinde idiler.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.645) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Çok geçmedi Mustafa Kemal ile Halide Hanım’ın arası açıldı. Halide Hanım, Mustafa Kemal aleyhinde söylenmeye başladı. Sebebi (galiba) Halide Hanım görüşmelerde adeta müstebit (baskıcı), daima kendi fikrinin kabulünü her şeyde kendisine sorulmasını istiyordu. Bu ise Mustafa Kemal’in en sevmediği şeydi. Nihayet Halide ve Adnan (kocası)Türkiye’nin “Yedi Başlı Ejderhasına” (Mustafa Kemal’e) karşı harekete başlamışlar. Karşıt partiye (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasına)girmişler, mahvolmaları kaçınılmaz iken atik ve akıllı davranıp herkesten önce Avrupa’ya kapağı atmışlardır.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 636) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Para yoktu. Bankaların paralarını cebren (zor kullanarak) alıyorduk.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.636) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir milli marşın güfte ve bestesini en iyi yapana beş yüz lira para ödülü vereceğimi duyurdum. Ben orada iken otuz kadar güfte birkaç ta beste gelmişti. Ben Rusya’ya gidince Hamdullah Suphi (Rıza Nur’un yerine Maarif Bakanı oldu) bunları hiç göz önüne almayıp, Mehmet Akif’in bir şiirini Meclis’te okuyup kabul ettirmiş. … ben ise bunları bilenlerden kurulu bir komisyona verip onlara seçtirecektim. … (Bu günkü İstiklâl Marşı’nın) Güfte de yüksek bir şey değil, bestesi de iyi değildir.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.635) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Dokuz ay bu kırık sandalyede oturdum… Sultanilere Lise adını verdim. Derhal yazışmaların Türkçe ile yapılmasını emrettim. Lakapları kaldırdım…. Lozan’dan sonra bu “Zat-ı âlileri” vb. gibi takıları resmi yazılara dâhil ettiler. .. ilk olarak istatistik müdürlüğünü bu devlette ben kurdum.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 625 ile 627 arası) kitabından birebir alınmıştır.

       

  • Mustafa Kemal; “İsmet (İnönü) demek emirber (emir kulu) nefer (er) demektir.” diyordu.   

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.625) kitabından birebir alınmıştır.