Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Bir gün bir çeyrek saat sokaktan geçenleri saydım. Üç insan ile 25 eşek geçti. Dedim; “Burada eşek daha çok.” Gülüştük. Eşekler ekseri yaya kaldırımından, köylü ise caddeden yürüyor.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 534) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İstanbul’da meclis kapanınca Mustafa Kemal her tarafa emirler vermiş. Her şehirden adeta sokaktan toplarcasına beşer kişiyi Mebus diye yollamışlar. Bu mebuslardan bir kısmı da korkup gelmemiş, zorla yollamışlar. Meselâ Sinop’tan Arnavut Rıza köye kaçıp saklanmış, jandarma ile bulup yollamışlar.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.534) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kaymakam Mahmut Bey Geyve’de Mustafa Kemal’in mektubunu sunuyor, “Siz İngiliz aleti, vatan hainisiniz.” yazılı. Ankara’ya vardık, Mustafa Kemal ile görüştük. Anlattık. İstanbul ile ilişkiye hiç yanaşmıyorlar.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.522) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2007): Nasihat Heyeti diye gelmişler; Rıza Nur ve Yusuf Kemal Tengirşek.  Kemal Paşa bu ikisini Bakan yaptı, önemli görevler verdi.

  • “Meclis’in son toplantısı açıldı. Kürsüye çıktım, Protestoname’yi (Meclis’in İngilizler tarafından işgalini protesto eden bildiriyi) okudum. “Meclis’i geçici ve süresiz olarak tatil ediyoruz ve bu darbeyi bütün dünya Meclislerinde protesto ve bu belgemizi tarihe tevdi ediyoruz (bırakıyoruz)” dedim. Reis oylamaya koydu, ittifakla (bütün üyelerin kabulü ile) kabul edildi.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 519) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bunun kadar adi, değersiz, ahlakı zayıf, bir adam azdır.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 518) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir komisyon kuruldu, Misak-ı Milli’yi yaptı. Komisyonda, Rauf, Abdülaziz Mecdi, Yusuf Kemal (Tengirşek), ben ve on kadar arkadaş vardı. Rauf ve Mecdi Suriye’yi de hududa dâhil etmek istediler ben reddettim.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.515) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal “Beni Reis seçecekseniz!” dedi ve artık bunu tutturdu. Derken İstanbul’a gelmeye kalktı, İzmit’e kadar da geldi. Dr. Adnan (Adıvar) ve galiba Rauf (Orbay) gidip vazgeçirdi.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.513) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hükûmet her tarafta seçim emirleri verdi. Mustafa Kemal Sivas’a dönmüş, Valileri elde etmeye, seçimi kendi isteğine göre yapmaya çalışıyor. Seçim hazırlıkları sırasında büyük bir sorun çıktı, Mustafa Kemal beni istemiyor.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.507 ile 511 arası) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Tevfik Paşa Kabinesinin Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa; “Herkes servet yapıyor. Biz böyle duruyoruz. Gerçi sizin için küçük ama İstanbul Polis Müdürlüğünü kabul ediniz. Varidatlı (varlıklı, geliri iyi olan) bir memuriyettir. Ortaklaşa servetimizi yapalım.” dedi. “Ben bu işin ehli değilim yanlış kapı çaldınız.” dedim.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.504) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mısır’da ne kadar İtilafçı (Hürriyet ve itilaf Partisi yandaşları olup ittihatçı karşıtlarıdır. Rıza Nur gibi sürgündeler) varsa onları İngilizler ilk hamlede alıp İstanbul’a götürdüler. Bunlar burada hafiyeleri (gizli elemanları, casusları) idi. Ali Kemal ve benzerleri “İngilizler ne derse yapalım. Ancak böyle istiklâl (bağımsızlık) alabiliriz. Yoksa isyanlar iflah olmaz.” diyorlar.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 501) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sadrazam İzzet Paşa Kabinesinden Rauf’u (Rauf Orbay Paşa) ateşkesi imzalamak için Mondros’a yollamışlar. Bu adam (Rauf) her bulunduğu işte bir zekâ gösterememiş, daima berbat etmiştir. En muzır  (zararlı) bir Ateşkes imzaladı. Ve hatta bunu, Hükümete haber verip de ondan cevap gelmesini beklemeden yapmıştır.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 483) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Mütareke yılları denilen zaman 1918 ve 1919 yılları. Rıza Nur’un Rauf hakkındaki görüşü isabetli.

  • “Çalışma, gürültü, kavga, vatan hasreti, gelecek endişesi birde yeni evlilik, fazla cinsel ilişki beni çok zayıflattı… bunlar beni memleketteki gibi yeniden nevrastenik yaptı.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 447) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, 1910 yılında İttihatçılara muhalefet ettiği için, Cenevre’ye sürgüne gönderildi, bu sürgün 1918 yılına kadar sürdü. 1913 yılında Paris’te Eski Serasker Şükrü Paşa’nın evlatlığı İffet ile evlendi. Mısır’a geçti 1918 yılında İttihatçılar yönetimi terk edince Türkiye’ye döndü.

  • “Bulgar ordusu Tekirdağ’ında ve daha yukarılarda bulunuyordu. Gelibolu Şibih Ceziresini (kısmını) savunmak için bir Ordu gönderilmişti, bu ordunun Erkân-ı Harbi (kurmay subayları) Fethi ve Mustafa Kemal’di. Enver’in tertibi (düzenlemesi) üzerine aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edeceklerdi, Bulgar fırkalarını mahvedeceklerdi. Tertip yapıldı fakat Enver’in hücumunu beklemeden Mustafa Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı. .. Bunun araştırılması için Miralay Sadık Sabri gönderilmiştir. Bu adam oraya çıkar çıkmaz iskelede Kolağası Ali İhsan’ı (Ali İhsan Sabis Paşa) görmüş. O bu felaketin Mustafa Kemal’in hıyaneti üzerine olduğunu söylemiştir. Mustafa Kemal’in bu hıyaneti yapmasının sebebi, Enver’in şeref kazanmaması, bu şerefi kendisinin almasıdır. Sadık Sabri gidip işi mezkûr fırkaların subaylarından soruşturmuş, hepsi de bu işte hıyanet olduğunu söylemişler. Sadık Sabri bunu Mustafa Kemal’e sormuş, cevap verememiş. Bunları bizzat Sadık Sabri’den öğrendim.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 407, 408) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ali Kemal ve beni ve daha birçoklarını Bekirağa bölüğüne tıktılar. Ertesi günü Cemal Paşa hapishaneye gelmiş, beni çağırttı; “Kaleminden zehir damlıyor, seni hudut dışına çıkartacağız. Vücudun bu devletin asayişine (güvenliğine) muzırdır (zararlıdır) ..” dedi. Ben kabul etmeyince, beni sokakta öldürmekle tehdit etti… Çıktık. Cemal kapalı araba ile gitmemi yoksa sokakta öldürüleceğimi söyledi. Ve öyle yaptık.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 406) kitabından birebir alınmıştır.

  • İtalyan ordusu Trablusgarp’a çıktı, o dönem Sadrazam, İbrahim Hakkı Paşa idi. İtalya’nın İlan-ı Harp resmi yazısı gelmiş. Sadrazam gece kulüpte imiş, oyun oynuyormuş. Kâğıdı okumadan cebine sokmuş, 24 saat de cebinde unutmuş.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 350) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hürriyet ve İtilaf Partisinin kuruluşunda büyük katkım var.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.339) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1993): Rıza Nur bu arada hapse girip çıkıyor, hapisten çıkışta, İngiliz Sefiri Fish Moris’in etkisi var. Rıza Nur sırtını İngiltere’ye mi dayamış?

  • “Lütfü Fikri, Dersim Mebusu. İyi hatiptir, zekidir, hukuki bilgisi çoktur, hayatı düzenli namuskâr bir insandır.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 327) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Bir akşam Tokatlıyan’da yemek yerken Sada-yı Millet Gazetesi yazarı Ahmet Samim eliyle dışarı gelmemi işaret etti, çıktım. İleride duran bir subayın yanına götürdü. Bana tanıttı, Subay pek sarhoştu.. Ahmet Samim bana dedi ki; “Bu yüzbaşı bana tabancasını gösterdi. Bununla şimdiye kadar yedi kişiyi öldürdüm, seni de bununla öldüreceğim dedi. Bunlar beni vuracaklar.” dedi. Bu subay Enver Paşa’nın amcası Halil’dir. … bir gün Samim ölmüş, ağladım, çok zeki ve oldukça bilgili idi. Samim’i vuran Abdülkadir idi.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 313, ile 316 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2014): Bu Abdülkadir, 1926’da idam edildi.

  • Erat (erler) ve halk çok dindardı, genç subaylar dini ihmal ediyorlardı. Cemiyet-i Muhammediye bunları değerlendirmiştir. Bunların başı Hamdi Çavuş’tur. Hamdi Çavuş 31.03.1909’dan önce Saray’a gider, Padişahı görmek ister, göremez, Mabeyincilerden (Padişah Özel kalemi) birisine Padişahın başa geçmesini rica eder. Abdülhamit reddeder, bunun üzerine Hamdi bir sabah erkenden kendi askerlerini ayaklandırır, nerede bir subay görürlerse tevkife başlarlar. .. İttihatçılar sonradan, bu olayı Abdülhamit tertip etti derlerse de yalandır. İhtilaller seciyesiz (karaktersiz)şeylerdir, idareleri mümkün değil, ne ürün verecekleri de asla bilinmez. ..Selanik’te toplanan ittihatçılar birkaç taburu elde etmişler. Derhal Harbiye Nezaretine gittim, Nazır Paşa’yı buldum, bu zat ile sevişirdik. İttihatçıları hiç sevmezdi. “İş işten geçiyor, sen şu askeri topla 40.000 talimli askerin var, şunları bir hamlede bitir, sonra da dön Abdülhamit’i de hal et! İşler düzelsin” dedim. “Ben bunu yapamam.”  dedi. Osmanlı Bankasında 20 lira kadar param vardı, onu aldım. Fransız vapuru ile İskenderiye’ye gittim. ..Hareket Ordusu İstanbul’a girmiş, mukavemet görmemiş. .. İttihatçılar… Meclis’i toplayıp Abdülhamit’i hal’e karar vermişler. ..Türk Padişahını pek adi bir Yahudi ile Esat Paşa gibi katil, rezil bir Arnavut’un eliyle tahtından indirmişler. Abdülhamit, Mithat Paşa müstesna hiç kimseyi idam etmemiştir. Bu adama Kızıl Sultan adını koydular ama tamamıyla haksızdır.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur, (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 301, 302) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tenkit (eleştiri), bana pek hoş geliyordu. Sevdiğim şeydi, hilkatimde (yaratılışımda) vardı.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.