Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Çalışma, gürültü, kavga, vatan hasreti, gelecek endişesi birde yeni evlilik, fazla cinsel ilişki beni çok zayıflattı… bunlar beni memleketteki gibi yeniden nevrastenik yaptı.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 447) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, 1910 yılında İttihatçılara muhalefet ettiği için, Cenevre’ye sürgüne gönderildi, bu sürgün 1918 yılına kadar sürdü. 1913 yılında Paris’te Eski Serasker Şükrü Paşa’nın evlatlığı İffet ile evlendi. Mısır’a geçti 1918 yılında İttihatçılar yönetimi terk edince Türkiye’ye döndü.

  • “Bulgar ordusu Tekirdağ’ında ve daha yukarılarda bulunuyordu. Gelibolu Şibih Ceziresini (kısmını) savunmak için bir Ordu gönderilmişti, bu ordunun Erkân-ı Harbi (kurmay subayları) Fethi ve Mustafa Kemal’di. Enver’in tertibi (düzenlemesi) üzerine aynı zamanda bunlar da Bulgarlara hücum edeceklerdi, Bulgar fırkalarını mahvedeceklerdi. Tertip yapıldı fakat Enver’in hücumunu beklemeden Mustafa Kemal Bulgarlara hücum etti ve perişan olup kaçtı. .. Bunun araştırılması için Miralay Sadık Sabri gönderilmiştir. Bu adam oraya çıkar çıkmaz iskelede Kolağası Ali İhsan’ı (Ali İhsan Sabis Paşa) görmüş. O bu felaketin Mustafa Kemal’in hıyaneti üzerine olduğunu söylemiştir. Mustafa Kemal’in bu hıyaneti yapmasının sebebi, Enver’in şeref kazanmaması, bu şerefi kendisinin almasıdır. Sadık Sabri gidip işi mezkûr fırkaların subaylarından soruşturmuş, hepsi de bu işte hıyanet olduğunu söylemişler. Sadık Sabri bunu Mustafa Kemal’e sormuş, cevap verememiş. Bunları bizzat Sadık Sabri’den öğrendim.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 407, 408) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ali Kemal ve beni ve daha birçoklarını Bekirağa bölüğüne tıktılar. Ertesi günü Cemal Paşa hapishaneye gelmiş, beni çağırttı; “Kaleminden zehir damlıyor, seni hudut dışına çıkartacağız. Vücudun bu devletin asayişine (güvenliğine) muzırdır (zararlıdır) ..” dedi. Ben kabul etmeyince, beni sokakta öldürmekle tehdit etti… Çıktık. Cemal kapalı araba ile gitmemi yoksa sokakta öldürüleceğimi söyledi. Ve öyle yaptık.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 406) kitabından birebir alınmıştır.

  • İtalyan ordusu Trablusgarp’a çıktı, o dönem Sadrazam, İbrahim Hakkı Paşa idi. İtalya’nın İlan-ı Harp resmi yazısı gelmiş. Sadrazam gece kulüpte imiş, oyun oynuyormuş. Kâğıdı okumadan cebine sokmuş, 24 saat de cebinde unutmuş.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 350) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hürriyet ve İtilaf Partisinin kuruluşunda büyük katkım var.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.339) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1993): Rıza Nur bu arada hapse girip çıkıyor, hapisten çıkışta, İngiliz Sefiri Fish Moris’in etkisi var. Rıza Nur sırtını İngiltere’ye mi dayamış?

  • “Lütfü Fikri, Dersim Mebusu. İyi hatiptir, zekidir, hukuki bilgisi çoktur, hayatı düzenli namuskâr bir insandır.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 327) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Bir akşam Tokatlıyan’da yemek yerken Sada-yı Millet Gazetesi yazarı Ahmet Samim eliyle dışarı gelmemi işaret etti, çıktım. İleride duran bir subayın yanına götürdü. Bana tanıttı, Subay pek sarhoştu.. Ahmet Samim bana dedi ki; “Bu yüzbaşı bana tabancasını gösterdi. Bununla şimdiye kadar yedi kişiyi öldürdüm, seni de bununla öldüreceğim dedi. Bunlar beni vuracaklar.” dedi. Bu subay Enver Paşa’nın amcası Halil’dir. … bir gün Samim ölmüş, ağladım, çok zeki ve oldukça bilgili idi. Samim’i vuran Abdülkadir idi.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 313, ile 316 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2014): Bu Abdülkadir, 1926’da idam edildi.

  • Erat (erler) ve halk çok dindardı, genç subaylar dini ihmal ediyorlardı. Cemiyet-i Muhammediye bunları değerlendirmiştir. Bunların başı Hamdi Çavuş’tur. Hamdi Çavuş 31.03.1909’dan önce Saray’a gider, Padişahı görmek ister, göremez, Mabeyincilerden (Padişah Özel kalemi) birisine Padişahın başa geçmesini rica eder. Abdülhamit reddeder, bunun üzerine Hamdi bir sabah erkenden kendi askerlerini ayaklandırır, nerede bir subay görürlerse tevkife başlarlar. .. İttihatçılar sonradan, bu olayı Abdülhamit tertip etti derlerse de yalandır. İhtilaller seciyesiz (karaktersiz)şeylerdir, idareleri mümkün değil, ne ürün verecekleri de asla bilinmez. ..Selanik’te toplanan ittihatçılar birkaç taburu elde etmişler. Derhal Harbiye Nezaretine gittim, Nazır Paşa’yı buldum, bu zat ile sevişirdik. İttihatçıları hiç sevmezdi. “İş işten geçiyor, sen şu askeri topla 40.000 talimli askerin var, şunları bir hamlede bitir, sonra da dön Abdülhamit’i de hal et! İşler düzelsin” dedim. “Ben bunu yapamam.”  dedi. Osmanlı Bankasında 20 lira kadar param vardı, onu aldım. Fransız vapuru ile İskenderiye’ye gittim. ..Hareket Ordusu İstanbul’a girmiş, mukavemet görmemiş. .. İttihatçılar… Meclis’i toplayıp Abdülhamit’i hal’e karar vermişler. ..Türk Padişahını pek adi bir Yahudi ile Esat Paşa gibi katil, rezil bir Arnavut’un eliyle tahtından indirmişler. Abdülhamit, Mithat Paşa müstesna hiç kimseyi idam etmemiştir. Bu adama Kızıl Sultan adını koydular ama tamamıyla haksızdır.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur, (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 301, 302) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tenkit (eleştiri), bana pek hoş geliyordu. Sevdiğim şeydi, hilkatimde (yaratılışımda) vardı.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hürriyet ve İtilafçı Kamil Paşa, Sadrazam. Ermeni Nardokyan’ı Hâriciye Nazırı yapmışlardı. Şiddetli Ermeni istiklâlcisi idi. Nitekim Harbi Umumiden (Genel Harpten, 1.Dünya harbinden ) sonra Avrupa’da Ermenilerin başına geçmiş, Ermeni bağımsızlığı için açıktan çalışmış. ..İttihatçılar her yerde askere harp etmemeleri hakkında propaganda yapıyorlarmış.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 388) kitabından birebir alınmıştır.

  • Halaskârlar işini emniyetle yaptık. Yakovalı Rıza Bey Sinop’ta tutuklu idi. Kaçıracağım, gidecek Arnavutluk’ta isyan çıkaracak. Bu sırada affedildi. İsyan başlamıştı, gidip katıldı. İttihat kabinesini devirdik… Gazi Muhtar Kabine reisi idi İttihatçı Meclis-i Mebusan’ı feshetti.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1994): İktidar olmak için neler yapıyorlar ama adını vatan, millet koyuyorlar. Rıza Nur, ırkçı bir kişi ama İttihatçıları devirmek için Arnavutluk isyanını düzenlemiş, Halaskâran gurubu olarak tarihe geçmiş. İnkâr etmiyor, söylüyor ve yazıyor.

  • “Bir makale yazıp Yeni Gazete’de neşrettim (yayınladım). “Bu Meclis değil, adi, cansız bir makine.” ilk muhalefet bayrağını açmış oluyordum. Meclis’te Talat beni gördü. Suratı çamur gibi idi. Kulağıma eğilip “Kefenini hazırla!” dedi. ..Yaparlar mı? Yaparlar! Mukaddes Cemiyet; İttihat ve Terakki boyuna adam öldürüp duruyor. Selanikli Rami beni Meclis’te ölümle tehdit etti.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 283 ile 287arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Emanuel Karasso, Yahudi, İtalyan vatandaşı ve casusu, Talat Paşa’nın baş dostu, Mebus oldu.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 275) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Seçim Kanunu Abdülhamit’in ilk döneminde yapılmıştı. İki dereceli seçim idi. Bu seferki seçim tek dereceli seçim. .. Yaşımın otuz iki ay geçmiş olduğu anlaşıldı. En genç Mebus olduğum için kâtip oldum.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Dr. Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 272) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2007): İki dereceli seçim 1878’de yapıldı, halk önce temsilcilerini yani delegeleri seçti, delegeler de Mebusları seçti. Rıza Nur’un bahsettiği 1908 seçiminde ise, halk direk mebuslarını seçti. Kadınların oy kullanmamasını saymaz isek bu seçim, şimdiki seçimlerden daha demokrat bir seçimdi denilebilir.

  • İttihat ve Terakki Cemiyet demek mason locaları demek oldu.

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 260) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tramvay yolundan İngiliz sefarethanesine kadar geldik, içeriye girdik, benim zorum buraya gelmek, İngilizlerin Türk milletine yardımını istememdi. … Zannediyordum ki İngilizler bize yardım eder, meşrutiyeti yaptırır. Otuz yaşımda Profesör Doktordum ama ne saf çocuk muşum?”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.

  • Livata (erkek erkeğe cinsel ilişki) eskiden beri Çinlilerde vardı. Roma İmparatorlarından, merasimle genç erkek çocuklarla evlenenler olmuştur. İran’da eskiden beri vardı. Hatta bizdeki Şengül Hamamı da budur. Şengül kelimesi, gulam, gulampara manasına olup yapılan çocuk demektir. Şengül kelimesi Osmanlı klasik şairlerinin şiirlerinde pek çoktur.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 93) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hayatımda daima not tutmak âdetimdir. Tıbbiyede tıp tahsilim 1895’de başladı.1901’de Dr. Yüzbaşı oldum.”

    Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.52) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir şeyi ve hakkı söylemek lâzım. Abdülhamit her şeye rağmen borç ödemiş, borç yapmamıştır. Bu borçlar Mecit (Abdülmecit) ve Aziz (Abdülaziz) zamanları israfatındandır. .. Bu borca İttihatçılar epeyce borç kattılar.”    

     Alıntı: Tek Adam 3, Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): Her devirde emperyalistler borçlananı seviyor, ödeyemeyene kızıyorlar.

  • “19 Mayıs 1932’de ve kendi isteği üzerine çıkartılan 2307 sayılı özel kanunla Medeni kanunun mirasçılara mahfuz hisse kuralı Atatürk için kaldırılmıştı. Bu suretle de kimseye miras hakkı tanınmamıştı.”

    Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 558) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2011): Alıntı: “İkinci miras: Mustafa Kemal Atatürk: 1938 yılında sağlığı iyice bozulan Atatürk, 5 Eylül’de mutemedi ve Çankaya Köşkü Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak’ı yanına çağırtarak, mal varlığını tespit etmesini ister. Soyak’ın hazırladığı liste şöyledir:1) 582 dönüm çeşitli meyve bahçeleri, 2) Çeşitli yerlerde 650 bin fidan.3) 400 dönüm Amerikan Asma Fidanlığı. Burada 560 bin kök bağ çubuğu. 4) 220 dönüm bağ. Burada 88 bin adet bağ çubuğu vardır.5) 370 dönüm çeşitli sebze yetiştirmeye elverişli bahçe.6) 220 dönüm 6 bin 600 ağaçlı zeytinlik. 7) 27 dönüm 1.654(bin altı yüz elli dört) ağaçlı portakallık.8)15 dönüm kuşkonmazlık. 9) 100 dönüm park ve bahçe. 10) 2 bin 650 dönüm çayır ve yoncalık. 11) 1.450 (bin dört yüz elli) dönüm yeni tesis edilmiş orman.12) 148 bin dönüm ziraata elverişli arazi ve meralar.13) 45 adet büyük ve küçük idare binası ve ikametgâh, bütün mefruşat ve demirbaşları ile beraber.14) 7 adet 15 bin baş koyunluk ağıl.15) 6 adet Aydos ve Toros yaylalarında tesis edilen mandıralar.16) 8 adet at ve sığırlara mahsus ahır.17) 7 adet umumi ambar. 18) 4 adet hangar ve sundurma. 19) 4 adet lokanta, gazino, ve eğlence yerleri, lunapark.20) 2 adet çeşitli imalat yapan fırın.21) 2 adet, çiçek ve süsleme nebatı yetiştirmeğe mahsus yer. (Toplam Bina 51 adet). 22) Bira Fabrikası: (Yılda 7 bin hektolitre üretme kapasitesine sahip.)23) Malt Fabrikası. 24) Buz Fabrikası; (Günde dört bin ton buz üretme kapasitesine sahip)25) Soda Ve Gazoz Fabrikası: (Günde 3 bin şişe soda ve gazoz üretebilecek kapasitede.)26) Deri Fabrikası. 27) Ziraat Aletleri Ve Demir Fabrikası. 28) Süt Fabrikaları; Biri Ankara diğeri ise Yalova’da olan bu iki fabrika günde 30 bin litre süt ve bir ton tereyağı üretme kapasitesinde.29) İki Yoğurt İmalathanesi. 30) Şarap İmalathanesi: Yılda 80 bin litre şarap üretme kapasitesine sahip.31) Değirmen. 32) İstanbul’daki bir çelik fabrikasının yüzde kırk hissesi.34) Biri Ankara’da, diğeri Yalova’da kurulu iki tavuk çiftliği. 35) Yalova’da ki Çiftliklerde İki Hususi İskele ve Liman Tesisatı. 36) Üçü Ankara’da Ve İkisi İstanbul’da ‚’Beş Satış Mağazası’nın bütün tesisat ve demirbaşları.37)Orman Çiftliğinde; Hususi sulama tesisatı, kanalizasyon, Telefon tesisatı, elektrik tesisatı, küçük beton köprüler, hususi yollar, içme su tevziatı şebekesi.38)Yalova Çiftliğinde; Hususi Su tesisatı, telefon tesisatı, elektrik tesisatı, küçük beton köprüler ve yollar.39) Silifke Tekir Çifliği’nde; hususi sulama tesisatı, beton köprüler.40)Orman Çiftliğinde kurulu Çiftlik Müzesi ve ufak mikyasta Hayvanat Bahçesi tesisatı. Bunların işletme levazımı ve bütün demirbaşları.41) 13 Bin Baş Koyun. Kıvırcık, Merinos, Karagül, Karaman ırklarıyla bunların melezleri.42) 443 Baş Sığır, Simental, Hollanda, Kırım, Jersey, Görensey, Halep yerli ırklarıyla bunların melezleri, yeni üretilen Orman ve Tekir cinsleri.43) 69 baş İngiliz, Arap, Macar, yerli ve bunların melezleri Koşum Ve Binek Atları. 44) 2 bin 450 baş Tavuk, Legorn, Rodayland ve yerli ırklar.45) 16 adet traktör, 13 adet harman ve Biçer Döver Makinesi ve bilcümle ziraat işlerini görmekte bulunan Ziraat işlerini görmekte bulunan ziraat alet ve edavatının Tamamı.46) 35 Tonluk bir adet Deniz Motoru. Yalova çiftliğinde.47) 5 adet, Çiftliklerin nakliye işlerinde çalıştırılan Kamyon ve Kamyonet.48) 2 adet Çiftliklerin umumi servislerinde çalıştırılan Binek Otomobili.49) 19 adet, Çiftliklerin umumi servislerinde çalıştırılan, binek ve Yük Arabası.” İsmail Cem İpekçi, Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi, Sf. 261-264 arası