Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • ABD’nin Hindiçin’deki savaşları da aynı genel örüntüye dâhildir. Ho Çi Minh liderliğindeki Fransız karşıtı direnişin Vietnam’ın asıl milli hareketi olduğunu Dışişleri Bakanlığı 1948’den önce gayet açıkça kabul etti. Fakat Viet Minh kontrolü yerel oligarşiye teslim etmedi. Bağımsız kalkınmadan yanaydı ve yabancı yatırımcıların çıkarlarını önemsemiyordu.

    Viet Minh’in başarılı olabileceğinden korkuluyordu. Başarılı olması durumunda -planlamacıların senelerdir kullandıkları dille ifade edersek- “çürüme yayılır” ve “virüs” bölgeye  “bulaşır[dı]” (aralarındaki birkaç deli ve budaladan başka kimse fethedilmekten korkmuyordu. Asıl korktukları, başarılı kalkınmanın olumlu bir örneğiydi).

    Virüsünüz olduğunda ne yaparsınız? Önce onu yok edersiniz, sonra da potansiyel kurbanları aşılarsınız ki hastalık yayılmasın. ABD’nin Üçüncü Dünya stratejisi de temelde böyledir.

    Virüsü yok etme işini mümkünse yerel orduya yaptırmak akıllıcadır. Eğer yapamıyorsa, kendi kuvvetlerinizi göndermeniz gerekir. Bu hem daha pahalıdır hem de nahoştur, ama bazen mecbur kalırsınız. İşte, Vietnam da bunu yapmaya mecbur olduğumuz yerlerden biriydi. Sf. 63, 64

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 63, 64 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Somoza’nın zorba yönetimine karşı çıkılmadığı sürece, Nikaragua’nın dert edilecek bir yanı yoktu.

    Yönetime gerçekten de karşı çıkıldığında -1970’lerin sonlarında Sandinistaların yaptığı da buydu- ABD önce “Somoza’sız Somocismo [Somozaizm]” denen sistemi kurmayı denedi. Yani bütün o yozlaşmış sistem korunarak bir başkası başa getirilecekti. O işe yaramayınca Başkan Carter, Somoza’nın Ulusal Muhafız Birliği’nin bir ABD kuvvetleri üssü olarak kalması için uğraştı. Sf. 49

    Sandinista reformlarının başarısı ABD’li planlamacıları çok korkutuyordu. Sf. 51

    Sandinistaların, kaynakları yoksullara yönelik kullanmaya gayret etmekle (ve hatta bunda başarılı olmakla) neden oldukları nefret görülesi bir şeydi. Hemen hemen bütün ABD’li politika üreticilerinin paylaştığı bu nefret neredeyse bir çılgınlık noktasına vardı. Sf. 51

    1981’de, Dışişleri Bakanlığı’nın içinden birisi böbürlenerek, “Nikaragua’yı Orta Amerika’nın Arnavutluk’u yapacağız,” diyordu. Yani yoksul, yalıtılmış ve siyaseten radikal bir Nikaragua’dan bahsediyordu. Böylece Sandinistaların Latin Amerika için yeni ve örnek niteliğinde bir siyasi model yaratma hayali mahvolacaktı. Sf. 52

    Oxfam’ın doğru bir şekilde “iyi bir örneğin oluşturduğu tehdit” dediği şeyi sonlandırmak için yasalara aykırı bir ekonomik savaş ve beraberinde bir kontra savaşı başlattık. Sf. 52

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 49, 52 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • El Salvador’daki askeri eğitimin sonuçlarını, ülkede görev yapan Katolik rahip Daniel Santiago, Cizvit dergisi America’da canlı bir şekilde anlatıyor. Bir gün köylü bir kadın eve döndüğünde üç çocuğunu, annesini ve kız kardeşini bir masanın etrafında otururken, her birinin kesilmiş başı masanın üstünde kendi önüne özenle bırakılmış, elleri ise “sanki her ceset kendi başını okşuyormuş gibi” başların üstüne yerleştirilmiş halde buluyor.

    El Salvador Ulusal Muhafız Birliği’nden olan suikastçılar, kurbanlardan biri olan 18 aylık bebeğin başı koydukları yerde durmuyor diye elleri başın üstüne çiviliyorlar. Kanla dolu geniş bir plastik kap da masanın ortasında zevkle sergileniyor.

    Rahip Santiago’ya göre bu türden dehşet verici sahneler alışılmadık değil.

    El Salvador’da ölüm mangaları insanları sadece öldürmüyor. Başlarını koparıp mızrakların ucuna geçiriyor ve araziyi işaretlemek için kullanıyor. El Salvador Hazine Polisi erkeklerin bağırsaklarını çıkarmakla kalmıyor, kesilmiş cinsel organlarını ağızlarına tıkıyor. Ulusal Muhafızlar, El Salvador kadınlarına sadece tecavüz etmiyor, rahimlerini vücutlarından kesip çıkararak yüzlerine geçiriyor. Çocukları da öldürmekle yetinmiyor, etleri kemiklerinden ayrılıp dökülene kadar dikenli teller üzerinde sürüklüyorlar, anne babalar ise bunları izlemeye zorlanıyor. Sf. 48

    Genel olarak, El Salvador’a yaklaşımımız başarılı oldu. Aynen Başpiskopos Romero’nun tahmin ettiği gibi halk örgütleri büyük oranda katledildi. On binlerce insan kanlı bir şekilde öl-dürüldü ve bir milyondan fazlası mülteci oldu. Bu, ABD tarihinin en kirli dönemlerinden biridir. Sf. 49

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 48, 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doğru komutanlarla iyi ilişkiler sürdürürseniz, onlar da sizin için hükümeti devirirler. Sf.41

    Kennedy yönetimi sırasında, ABD kontrolündeki Latin Amerikalı askeri güçlerin görevi “yarımküresel savunma”dan “iç güvenlik”e, yani kendi halkına karşı savaşa, kaydırıldı. Bu hayati önem taşıyan karar, 1961’den 1966’ya kadarki kontrgerilla planlamasından sorumlu Charles Maechling’in geçmişe dönük hükmüne göre, “Heinrich Himmler’in imha mangalarının usulü”nde gerçekleşen “[ABD ile] doğrudan bir suç ortaklığı”na yol açtı. Sf. 41

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  •  Bu tarımsal ihracata dayanan kalkınma modeli genellikle bir “ekonomik mucize” yaratır. Şöyle ki, nüfusun çoğu aç kalırken gayri safi milli hâsıla yükselir. Bu tür politikalar izlendiğinde kaçınılmaz olarak halk tepkisi doğar, o da yıldırma ve işkenceyle bastırılır. Sf. 40

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ama çok alt düzeyde bir sosyal devrim bile orada gelişmeye başlar başlamaz Washington, Laos’u kanlı bir “gizli bombalama”ya maruz bırakarak, kabul edildiği üzere ABD’nin Güney Vietnam’da sürdürdüğü savaşla hiçbir ilgisi olmayan harekâtlar ile büyük yerleşim alanlarını yok etti.

    Grenada’da az miktarda küçük hindistancevizi üreten yüz bin insan yaşıyor ve bu ülkeyi haritada bulmanız bile neredeyse imkânsızdır. Ancak ne zaman ki Grenada hafif bir sosyal devrim yaşamaya başladı, Washington tehlikeyi ortadan kaldırmak için hızla harekete geçti.  Sf. 32, 33

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 32, 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunun bir sebebi var. Bir ülke ne kadar zayıf ve yoksul ise, bir örnek olarak o kadar tehlikelidir. Eğer Grenada gibi küçücük, yoksul bir ülke, halkına daha iyi bir yaşam sunmayı başarıyorsa, daha zengin kaynakları olan başka bir yerde insanlar şunu soracaktır: “Biz neden yapmayalım?”

    Bu durum, çok büyük ve önemli kaynaklara sahip olan Hindiçin’de bile geçerliydi. Eisenhower ve danışmanları pirinç kalay ve kauçuk hakkında fazlasıyla yaygara kopardıkları halde asıl korkuları başkaydı. Hindiçin halkı bağımsızlık ve adalete kavuşursa, Tayland halkı onlara özenirdi, o da sonuç verirse aynı şey Malaya’da da denenir ve çok kısa sürede Endonezya da bağımsız bir yol izlerdi; bu süre içinde de Büyük Alan’ın önemli bir kısmı yitirilmiş olurdu. Sf. 33, 34

    ABD’li planlamacılar hep, “Çürük bir elma tüm sepeti çürütür,” diye uyarıda bulundular. Tehlike, “çürüğün” yani toplumsal ve ekonomik gelişmenin yayılabilir olması. Sf. 34

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 33, 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yöntemlerimiz ise pek hoş sayılmaz. ABD emrindeki kontraların zamanında Nikaragua’da yaptığı ya da El Salvador ve Guatemala’daki terörist temsilcilerimizin yapmakta olduğu şeyler sadece sıradan öldürme değil. Burada başlıca unsurlardan biri vahşi ve sadistçe işkenceler: küçük çocukları kayalara vurmak, kadınları göğüsleri kesilmiş ve kanamadan ölmeleri için yüz derileri soyulmuş halde ayaklarından asmak, insanların kafalarını kesip kazıkların ucuna geçirmek gibi. Maksat ise, bağımsız milliyetçiliği ve anlamlı bir demokrasi meydana getirebilecek halk güçlerini ezmekti. Sf. 32

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yunanistan’dan Naziler çekildikten sonra ülkeye İngilizler girdi. Yozlaşmış bir rejimi dayattılar ve bu da yeniden direnişe sebep oldu. İngiltere ise yaşadığı savaş sonrası gerileme nedeniyle kontrol sağlamada başarısız oldu. 1947’de ABD ülkeye girdi ve yaklaşık 160.000 insanın ölümüyle sonuçlanan kanlı bir savaşa destek verdi. Sf. 26

    Bu durum, Yunanistan’ı kesin olarak ABD’li yatırımcıların ve yerel işadamlarının eline teslim ederken, nüfusun çoğunluğu hayatta kalabilmek için göç etmek zorunda kaldı. Durumdan çıkar sağlayanların arasında Nazi işbirlikçileri de vardı. Bununla beraber asıl kurbanlar, komünistlerin öncülüğündeki Nazi karşıtı direnişte bulunan işçiler ve köylülerdi. Sf. 27

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 26, 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • İtalya, CIA kurulduğundan beri teşkilatın başlıca tahrip alanlarından biri oldu. CIA, İtalya’nın son derece önem taşıyan 1948 seçimlerinde komünistlerin yasal yolla güç kazanmasından endişeliydi. Faşist polis teşkilatının geri getirilmesi, sendikaların dağıtılması ve yiyecek saklama dâhil olmak üzere birçok teknik kullanıldı. Ancak komünist partinin alt edilebileceği kesin değildi.

    Birinci Ulusal Güvenlik Konseyi Muhtırası (1948), eğer komünistler o yılki seçimleri kazanırsa ABD’nin alacağı birtakım önlemleri belirtiyordu. Planlanan tepkilerden biri silahlı müdahaleydi, bu da İtalya’daki yeraltı harekâtlarına yapılacak askeri yardım yoluyla olacaktı. Sf. 26

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • ABD’li planlamacılar anladılar ki, Avrupa’daki asıl “tehdit” Sovyet saldırısı değil, daha ziyade radikal demokratik idealleriyle, antifaşist direnişin ve yerel komünist partilerin siyasi gücü ve cazibesiydi. Onların nüfuzunu artıracak bir ekonomik çöküşü önlemek ve Batı Avrupa’nın devlet kapitalizmine dayanan ekonomilerini yeniden oluşturmak için ABD, Marshall Planı’m hazırladı. Sf. 26

    Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi toplulukların bundan farklı olmadıkları zamanları çocukluğumdan çok iyi hatırlayabiliyorum. Tam da İkinci Dünya Savaşı yeni bitmişti, yerinden yurdundan edilmiş çok sayıda insan kamplarda ölüyordu. Yahudi toplumu onların ABD’ye kabul edilmesi için hakikaten hiç çaba göstermedi. Sadece bir Yahudi grubu oldukça aktifti, Musevilik için Amerikan Konseyi’ydi adı, onlar ana spektrumun dışındaydılar ve anti-siyonist idiler. Ama büyük Yahudi örgütleri çok fazla şey yapmadı. Hakikaten pek az şey yaptılar ve Holokost (Yahudi Soykırımı) kurbanlarının çok azı ABD’ye gelebildi. Onların nereye gitmek istediklerini tam bilmiyoruz. Kamplardan bildirilenlere inanamazsınız, çünkü siyonist örgütlerin çok sıkı kontrolü altındaydılar. Sf. 304

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 304) kitabından birebir alınmıştır.

  • Orwell’in örneklerinden bazılarını alırsak, bir halkı şiddet ve terörle kontrol altına almaya çalışıyorsan, bunun adı “barışı ve huzuru” sağlamadır. Sf. 301

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.

  • Irksal ayrımcı rejim tarafından hapisteyken öldürülen Güney Afrikalı aktivist Steve Biko bir keresinde demişti ki: “Zalimin en büyük potansiyel silahı, mazlumun zihnidir.” Sf. 238, 239

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 238, 239) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çok daha ilginç olan, benim fikrime göre işaret (im) sistemlerinin incelenmesidir. Yakın zamanda, son birkaç on yıl içinde şu keşfedildi: İşitme engelli kullanıcıların kullandıkları işaretleme sistemleri, konuşulan dillere çok yakındır ve açık bir şekilde aynı aşamalardan geçilerek bebeklik çağında çok benzer yollarla edinilmiştir ve muhtemelen sinirsel olarak bile beynin aynı ya da benzeri kısımlarında temsil edilir. Bu nedenle farklı bir modaliteyi kullanarak, aynı dil yetisinin sadece bir başka ifadesi oldukları şimdilerde ortaya çıkıyor. Sf. 298, 299

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 298, 299) kitabından birebir alınmıştır.

  • Benim bildiğim her vakaya baktığınızda, o vaka gösterilen nedenden oldukça farklı bir nedene dayanmaktadır. Devletler ahlaki aygıtlar değildir. Her zaman insani amaçları öne sürmelerine rağmen hiçbir devlet insani amaç için kuvvete başvurmaz. Belki de bazı otantik ve yerel vakalar vardır. Sf. 237

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’nin durumu gerçek bir canavarlıktır. Kuzey Irak’ta, Türkiye ABD’nin desteklediği İsrail modelini takip ediyor. Sf. 236

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 236) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nazi Almanya’sından konuşursak, onların Propaganda Bakanı Joseph Goebbels bir keresinde şunu demişti: “Bir karenin hakikatte bir daire olduğunu ispat etmek, yeterli tekrar ve halkın psikolojisini anlayarak hareket etmek koşuluyla, imkânsız değildir. Bunlar yalnızca sözcüklerdir ve sözcükler biçim değiştirmiş bir halde fikirlerle giydirilene kadar bir kalıba sokulabilirler.”

    Bu fikri nereden aldığını hatırlamak önemlidir. İnsani müdahaleye geri dönmeliyiz, şu gerçekten dolayı: Hitler, Mussolini ve Japon faşistlerinin yaptıklarına insani müdahale adını vermeleri diğer vakaların insani müdahale olmadıklarını ispat etmek için yeterli değildir. Sf. 216

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunlar 1999’un ilk yarısında oldu.

    Peki, ne oldu? Acımasız kıyımlar devam etti. Referandum 30 Ağustos’ta geldi çattı. Herkesi -bu arada beni de- şaşırtan bir sürprizle ve insanı büyüleyen bir cesaret gösterisiyle, acımasızlıklara, yok etmelere ve cinayetlere, elbette ki etnik temizliğe rağmen, hakikaten bütün nüfus oy verme noktalarına gitti. Oy verenlerin yüzde sekseni bağımsızlık için oy kullandı, işte bu şaşırtıcıdır. Birkaç gün sonra, Endonezya askeri gücünün öngörüleri ve halka duyuruları karşılık buldu. Birleşmiş Milletlere göre, kıyımlara devam ettiler ve nüfusun yüzde 85’ine karşılık gelecek şekilde 750 bin insan sürüldü, yaklaşık çeyrek milyon insan Endonezya bölgelerine zorla götürüldü, Batı Timor’a sürüldüler, orada vahşi ve acımasız kamplara sokuldular, geri kalanı dağlara sürüklendi, orada büyük oranda kıtlıkla karşılaştılar. Ülkenin büyük kısmı yakılıp yıkıldı. Sf. 226

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 226) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nikaragua’daki Somoza iktidarı hakkında Roosevelt’e atfedilen bir yorum vardı.         

    “O belki de bir orospu çocuğu olabilir, ama o bizim orospu çocuğumuzdur.” Bu yanlış biçimde atfedilmiştir, ama doğru fikirdir. Sf. 216

    Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 216) kitabından birebir alınmıştır.