Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • (5 Ağustos 1921 tarihli gizli celse:)

    Emin Bey (Eskişehir); “Memleketi Yunandan, düşmandan kurtarıp ta böyle bir müddet için kendisi diktatör olarak iş yaparsa ben bunda memleket için fayda görürüm. Hatta bendeniz, padişahlıktan yüksek bir makam olsa dahi veririm.” (1)

    Mustafa Bey (Tokat); “Aldandın!”…. 

    Rıza Nur Bey (Sinop); ” …Biz adeta bir padişah seçiyoruz. … Hâlbuki efendiler, tarihi meşruiyetimizi (haklılığımızı) düşünürsek, bu millet kan dökerek, inkılâp yaparak, isyan çıkararak, hukukunu bir padişahın elinden almıştır ve bu kadar kıymetlidir ve o takrirdeki (önergedeki) şey genel takrirler (kararlar) ile takdir edilmiştir. .. Bendeniz Paşa Hazretlerinin bu salahiyeti (yetkiyi) istemesindeki hikmeti bir türlü derk (idrak) ve izah (açıklama) edemiyorum. .. teşrii (yasama, kanun yapma) salahiyete dokunmak doğru değildir. Bendeniz arzu ederdim ki salahiyet ve hukuk-u teşriiyeden (yasama hakkından) hiçbir şey talep edilmesin.”   

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1994): Bu Emin Bey, Eskişehirli toprak ağası, Gün Sazak’ın babasıdır. BAKKAL’IN YORUMU (1994): Rıza Nur’un son konuşmalarının anlaşılamadığı notu var. Tarihi karartmışlar. Başkumandanlık Kanunu 13 red ve 1 çekimsere karşılık 169 kabul oyu ile kabul edilmiş.

  • (4 Ağustos 1921 tarihli gizli celse:)

    Selahattin Bey (Çolak Selahattin) (Mersin); (Mustafa Kemal’in başkumandan değil de başkumandan vekili olmasını uygun buluyor.) “Yani milletin hâkimiyetini, milletin kudretini, milletin kendisinde saklamak istiyorum. O’nun başkumandanlığı altında milletin işini gördürmek istiyorum.

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “ … Ben Başkumandan Vekili Mustafa Kemal Paşa diye bir imza atarsam zannediyorum ki çok kötü bir etki hâsıl edecektir. … Onun için bendeniz vekil sıfatını uygun görmüyorum.”

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 171) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1994). Büyük gürültüler çıkıyor. Albay Çolak Selahattin Bey demokrat ve vatansever bir insan. Bu celse tutanaklarının da eksik olduğuna dair Sf. 141’de notlar var. 

  • Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Efendiler Paşa hazretlerini (Mustafa Kemal’i) severiz, fakat emrimize uyduğu için severiz, aksi halde parçalarız. (bravo sedaları) O da iftihar etsin.” ..

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara)(Başkumandan); “…Evet, bağlıyız çünkü Hilafet Makamı ve Saltanat herhangi bir şahsın değildir. Doğrudan doğruya bütün İslam âleminin müzaheretiyle beraber Türkiye halkında olan o makam bizimdir. Koruduk ve sonuna kadar koruyacağız.”

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Mustafa Kemal Paşa’nın hilafete ve saltanata bağlılığı sorgulanıyor.

  • (31.10.1921 tarihli gizli celsede Başkumandanlık Kanununun süresinin uzatılması görüşüldü:)

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “.. fedakârlığını yaptı ve gösterdi. Bu silahı saklamağa mecburuz. .. Maddi ve manevi gücün bir kişiye verilmesi bir millet için zaaftır.”

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 423) kitabından birebir alınmıştır.

  • (2 Ağustos 1921 tarihli gizli celsede Gediz-Afyon yenilgisi görüşülüyor:)

    Rıza Nur (Sinop): “… Cephane ve silah temininde bir aciz (çaresizlik) düşünülemez. .. Diğer taraftan da satın almak için kaynak ta vardır. İngiliz karargâhının kumandanının yaverleri, bilmem neleri, bol bol silah satıyorlar .. İşittim ki yüzlerce mitralyöz, binlerce silah satıyorlar.”

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf.134) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Bir inceleme heyeti Eskişehir’e inceleme için gitmiş, sonuçlar görüşülüyor, Rıza Nur da bu heyette.

  • (23 Temmuz 1921 tarihli gizli celse, Gediz-Afyon yenilgisi ve Meclis’in Kayseri’ye nakli görüşüldü, tutanakların çoğu kayıp olanlar da sansürlenmiş;) (1)

    Fevzi Paşa Bakanlar Kurulu Başkanı; “.. biz Ankara’da bulundukça, ordu daima Ankara’yı göz önüne almak zorundadır. Ordu Ankara’yı göz önüne aldıkça, düşman da manevrasını ona göre yapacaktır. .. Herhalde hükümet merkezinin değiştirilmesi zorundayız. Bunun için Bakanlar Kurulu yaptığı görüşmede Kayseri’yi uygun görmüştür.” …

    Mustafa Durak Bey (Erzurum); “.. diyorum ki ordu kendisine serbest bir program çizsin, biz müdahale etmeyelim. Ordu şehir bekçisi değil, ordu istiklâl (bağımsızlık) bekçisidir. Nerede canı isterse orada harp eder.”  ..   

    Hakkı Hami Bey (Sinop); “.. Hâlâ Hükümet, memurlarımızı emekliye ayırarak onların yerine kendi yâran ve ahbaplarını kayırmakla meşguldür.”

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 102 ile 116 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1994): Gizli celse tutanaklarını derleyen Mustafa Nuri Ünver’in notu; “1. , 2.  ve 3. celselerden oluşan, 23 Temmuz 1921 tarihli bu toplantının tutanakları o tarihteki tutanak memurları tarafından da belirtildiği üzere, maalesef tam toplanamamış ve kalanlar da bu zamana intikal etmemiş (naklolmamış, ulaşmamış) bulunduğundan, tutanaklar, kısım kısım ve her kısmın baş tarafları çizgilerle ayrılmak suretiyle hepsi bir araya konmuş ve celselerini ayırmak mümkün olamamıştır.” diyor.  Mustafa Kemal Paşa da konuşmasında bazı sahifeler eksik diyor. 

  • “1337 Bütçesi Görüşmeleri. Maliye Bakanı Ahmet Ferit Bey’in izahatı; Gelirler 108 milyon bunun 67,5 milyonu Milli Savunmaya.”

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 80 ile 85 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1994) Hüseyin Avni Bey bu celse aleni olsun diyor, “halktan neyi gizliyoruz?” Diyor.

  • (12 Mayıs 1337 (1921) tarihli gizli celse: Fransa İle Anlaşma. Bekir Sami Bey’in İstifası)

    BAKKAL’IN NOTU (1995): İlk sözü Mustafa Kemal Paşa alıyor; Denebilir ki siyasetimiz müstakil yani bağımsız olmakla birlikte şark siyasetine yani Rusya’ya meyilli bir siyasettir. Bekir Sami Bey’i muhalefetin ağzına atıyor ve Meclis’te tutmayıp yurtdışına gönderelim diyor. Amasya Mebusu ve Çerkez milliyetçisi Bekir Sami Bey konuşmasında; savaş esnasındayız fazla detaya inmeyeceğim diyor. İstifa ediyorum diyor ve eğer sorumluluğumu gerektiren bir şey varsa istiklâl mahkemesine veya nereye isteseniz varım diyor. Vehbi Efendi Bekir Sami Beyi destekler konuşuyor. Sf.76 Celse sonunda Diyarbakır Mebusu Hacı Şükrü Bey’in Ethem Bey meselesinde kusuru olmadığı kararı verildi. Mustafa Kemal adamı töhmet altında bulundurmuştu. Sf. 76

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 73 ile 77 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Nisan 1921 gizli celse, Komünist Partisi üyesi Tokat Mebusu Nazım Bey’in dokunulmazlığının kaldırılması meselesi görüşülüyor:)

    Nazım Bey (Tokat); “Paşa Hazretlerinin bu teşkilattan haberi vardır. .. Yeşil Ordu hepsi mebus olmak üzere 14 kişiden ibarettir. Bir Genel Meclis’e sahiptir, ben de oraya dâhilim. … Hakkı Behiç Bey, Muhittin Baha Bey, Bendeniz, Sırrı Bey, Yunus Nadi Bey, Eyüp Sabri Bey (Eyüp Sabri Kolonyalarının sahibi), İbrahim Süreyya Bey, Raşit Bey (Çerkez Ethem’in ağabeyi), Şeyh Servet Efendi, Hacı Şükrü Bey, … Şimdi bu meselede Hükümetin bilgisinin olmadığına hanginiz kanaat getirirsiniz… Paşa’nın bilgisinin olmadığı nasıl mümkündür ki, ikisi hükümette olan kişiler bu işin içindedirler. Sonra, Paşa’nın (Mustafa Kemal) işi bırakın demesi Paşa’nın bu işe vakıf olduğunun delilidir. … Şimdi ben, İngiliz hayranı olduğum iddiasını göz önüne alırsak, Paşa ile en çok temasta bulunan adamlar, bu on dört kişi, beni aralarına aldılar. Yine Paşa’nın bilgisi ile beni kâtip yaptılar... Burada Yeşilordu teşkilatı olsun da ihtilâl Hükümeti reisi Paşa’nın bilgisi olmasın?”  

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 7 ile 9 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • (17 Mart 1921 tarihli celse, Sevr görüşmeleri:)

    BAKKAL’IN NOTU (1994): 17 Mart 1921 tarihli görüşmelerden anlaşılan o ki; Sevr Antlaşmasını Ankara Meclisi’nin gönderdiği heyet de imzalamış veya kabullenmiş. Bu antlaşmayı vahdettin imzalamamış yani onaylanmamış. Bir diplomatik sorun olarak kalmış. 

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 7 ile 9 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • (14 Mart 1921 tarihli gizli celse:)

    BAKKAL’IN YORUMU (1994): Antepliler, Şahin Bey dedikleri sonradan kahraman olarak anılacak olan toprak ağasının öncülüğünde önce Fransızları Antep’e davet etmişler, sonra Fransız ordusundaki Ermeni lejyonerlerden cesaret alan tehcire uğramış olan bazı Ermenilerin Antep’e geri dönüp mallarını sahiplenmelerinden rahatsızlık duyulunca yine Şahin Bey öncülüğünde Antep’i Fransız lejyonerlerinden kurtarmış, geri almışlar, şimdi 14 Mart 1921’de Antep’in tekrar Fransızların eline geçmesi konusu görüşülüyor, Mebuslar, Ankara’nın söz verdiği halde Antep’e gerekli yardımı yapmadığını iddia ediyorlar.

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları I – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 430) kitabından birebir alınmıştır.

  • (22.1.1921 tarihli gizli celse:)

    Fevzi Paşa Müdafai Milliye Vekili (Milli Savunma Bakanı) (Kozan): “ .. Halen yedi sekiz yüz bin kadar Hıristiyan vardır… Meşrutiyetten sonra (1908) askerlik seyyanen (tamamen) bütün halka bir yükümlülük olarak vazedilmişti (emredilmişti, yasalaşmıştı) ve Hıristiyanlar da askere alınmıştı. Balkan Savaşlarında bunlar silahlı olarak askere alınmışlardı. Mahzur (sakınca) görüldüğü için Harbi Umumi’de (Genel savaşta, 1. Dünya Savaşında) hemen silahsız hidematta (görevde) kullanıldılar.”

     Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları I – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 320, 321) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Hıristiyanlardan, askerlik hizmeti yerine, Bedel-i Nakdi, yani Kan Parası alınması 22.01.1921 günü kararlaştırıldı.

  • (8 Ocak 1921 tarihli gizli celse:)

    Hasan Fehmi Bey (Gümüşhane); “..426.225 lira Büyük Millet Meclisi üyeliği sıfatını kazanmış olan kişilerin tahsisatı (ödeneği). Sekiz İstiklâl Mahkemesine 84.000 lira konulmuştur.”

    Sırrı Bey (İzmit); ” .. Padişah bile o yetkiye sahip değil ve biz Padişahın bile sahip olmadığı yetkiyi bir millet adına kendisini yetkili kıldığımız bir heyete verdik.”

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları I – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır.

                                                                       

  • (18 Nisan 1921 günü Erzurum’da çıkan Albayrak gazetesindeki yayınlar hakkında gizli celse görüşmeleri:)

    Hüseyin Avni Bey (Erzurum);“… Bence özgür yayınlardan değerli yazı yoktur. . Şahıslar, fertler kesinlikle hâkim (egemen) olamaz. Kanun hâkimdir.”

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 38, 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Çerkez Ethem ile ilgili 30 Aralık 1920 tarihli gizli celse:) (1)

    Salih Efendi (Erzurum): “Mademki bazı arkadaşlarımızın da beyanatı üzerine bu sorunun barışçı yollardan hallinin mümkün olduğunu Celal Bey itiraf ediyor, gerek Meclis ve gerek sizin Şeref-i Riyasetinizden (şerefli başkanlığınızdan) bunu temenni ediyorum…”

    Mustafa Kemal; “Beyefendiler, gayet elim (üzücü) bir durum karşısında bulunuyoruz. Eğer hükümet varsa ve eğer hükümet bir güce dayanıyorsa, yapılacak şey bu kuvvetin nişanını (belirtisini) göstermek veyahut Hükümetin dayandığı güç yoksa Birinci Seyyare Kumandanının diktatörlüğünü kabul etmek lâzımdır.” 

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları I – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 280) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1994): Çerkez Ethem ile uzlaşmaya giden heyetten Saruhan Mebusu Mahmut Celal Bey konuşmasında, Çerkez Ethem ile uzlaşılabileceğini, Raşit Bey ve Çerkez Ethem’in ilk kurşunu atmayacaklarını söylüyor. Ama Mustafa Kemal Paşa, Çerkez Ethem’i terbiye etmek için hazırlıkların yapıldığını, tertibatın alındığını söylüyor.

  • (Çerkez Ethem ile ilgili gizli celse görüşmesi var: 9.12.1920) (1)

    Mustafa Kemal; “.. Yalnız sizin o kadar muhakemeniz olsaydı, ben sizi tevkif etmek isteseydim, ne için sizi alıp ta buradan oraya götürecektim? Ben sizin hepinizi tevkif eder, idam eder ve öldürürdüm! Hâlbuki ben sizi orada bıraktım ve ben oraya gittiğim zaman o kararı vermiş olsaydım… Bakınız askerlere tesadüf etmişsiniz, kaçabilir miydiniz?”

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları I – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 259 ile 262 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1994): 9 Aralık 1920 tarihli gizli celse Diyarbakır mebusu olan dürüst ve namuslu insan Hacı Şükrü Bey Mustafa Kemal’in sözlü saldırısı karşısında kendisini savunuyor. Eskişehir’e tren ile giderken kendilerinin bir nevi tutuklandıklarını iddia ediyor.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Hacı Şükrü’nün Batı Cephesinin kurmaylarının yetersiz olduğuna dair bir konuşması Mustafa Kemal’in önergesi ile keenlemyekûn (tamamen yok) sayılmış.

  • BAKKAL’IN NOTU (1994): Diyarbekir Mebusu Hacı Şükrü Bey Konya’daki olayların, bir Selçuklu devleti kurma olayı olduğunu, buna önayak olanların da Mevlana’nın torunu Abdulhalim Çelebi Efendi ile Musa Kâzım olduğunu söylüyor.

    BAKKAL’IN YORUMU (2019): Konya İsyanının içeriği hiç anlaşılamadı. Bu isyanın Konya’da sosyalist bir devlet, şura hükümeti kurma olayı olduğu da iddia ediliyor.

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 212 ile 213 arası) kitabından birebir alınmıştır.

                                                             

  • (5.7.1920 tarihli gizli celse konuşmaları:)

    Mustafa Kemal (Ankara); ” .. Hilafet ve saltanatın korunması zaten birinci esasımızdır. ..makamı  hilâfet ve saltanata olan bağlılığımız ve o makamın bütün gerekli koşulları ile korunması birinci esasımızdır. … maatteessüf (üzüntülerimle) şimdi hilafet ve saltanat makamını işgal eden zat bu millet için hain bir adamdır.” (1)

    “..İstediğiniz adamlarla görüşebilirsiniz ve istediğiniz siyaseti takipte serbestsiniz, demişlerdir. Para veriyoruz, silah veriyoruz, cephane veriyoruz, ilkbahara kadar fırkalar vaat ediyoruz, hiç olmazsa bizi siyasetinizden haberdar ediniz, dediler.”

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları I – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1994): İstanbul’daki İzzet Paşa hükümetinin kendisinden ne istediğini anlatıyor. Kurtuluş Savaşının finansmanı hakkında önemli bir belge! Kemal Paşa’nın konuşması devam ediyor.

  • (4.7.1920 tarihli TBMM Gizli Celse. Üç gizli celse yapılmış, ilkinin zabıtları yani tutanakları var son iki celsenin zabıtları yok! 5 Temmuz’daki gizli celsenin baş ve son kısmının zabıtları yok.)

    Vehbi Efendi (Konya); “Efendiler! Köylü yedi senedir, yetmiş senedir, yüz yetmiş senedir kasaba eşrafı (şereflileri, önde gelenleri) adına öle öle usanmış! Canı boğazına gelmiş. Onlar, dostlar gazi, biz şehit, kuralının karşısında. ‘Bu kere de biz gazi, kasaba eşrafı şehit olsun diyorlar!’ Kuvayı Milliye deyince ve Karesi (Balıkesir) hududunu geçince, eşkıya ocağı demektir. Ve genellikle Kuvayı Milliye demek eski cepheyi geçtikten sonra şekavet (şakiler, eşkıyalar) ocağı demektir. Bunu saklamakta bir anlam yok. Fiiliyattır (yaşanandır) bu.”

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları I – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 63 ile 64 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1994): Konya Mebusu Vehbi Efendi 1. Meclisin muhaliflerinden. Kuvvei Milliye’nin eşkıyalığı da ilginç ve önemli bir tespittir.

  • (Haziran sonundaki büyük bozgundan sonra İsmet Paşa Meclis’in bu ilk gizli celsesinde (oturumunda), işgalden korkulmamasını, işgal genişleyince de küçük harp yani çete harbi yapılacağını söylüyor:)      

    Süleyman Sırrı Efendi (Yozgat); “Soyguncu Başkanı Edip Bey ile görüştük…. Edip Bey bana bir soru sordu ‘Siz orada geçici bir hükümet kurdunuz, başkentten vazgeçtiniz, Padişah’ı unuttunuz, sonra biz padişahı kurtaracağız, başkenti kurtaracağız, Padişah esirdir diye yalan söylüyorsunuz.’ dedi…” 

    Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları I – (İş Bankası Yayın No:267 – Sf. 63, 64) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1994): Yozgat’taki isyan nedeni ile Yozgat Mebusları Mustafa Kemal’den izin alıp isyancılarla konuşmaya gittiler. İsyancıların başı Edip Bey bunları tutukluyor. Sonra Çerkez Ethem’in Kuvayı Milliye güçleri bu heyeti kurtarıyor.