Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Değerlendirmelerimizi bitirirken Halife Osman’ın sözüne bir kez daha dikkat çekelim:

    “Hz. Osman bu hali öğrenince mescide gelip minbere çıktı. Hutbe okuyup:

    -…ayrıca da Kur’an’ı yaktığımı söylüyorlar. Şundan ötürü yaktım ki onların elindeki Kur’an azıcıktı. Ve her kişi: -Benim Kur’an’ım sahihtir, doğrudur, derdi. Bense bunun üzerine hepsini toplattım, düzelttirdim. Halkın eline doğrusunu verdim. Ellerindeki yanlış olanları yaktım….” (Tarih-i Taberi, Sağlam yay. c. 3, s. 558,) Sf. 205

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 205) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilinmeli ki en eski Mushaflardan biri olan Halife Osman’a izafe edilen Topkapı Mushaf’ında sure adları yoktur. Sf. 203

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 203) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mushaf’ta sure adları ve ayetlerin yerleri her ne kadar Müslüman âlimlerin çok büyük çoğunluğunca tevkifidir (Allah’tandır) diye kabul edilse de bu doğru değildir. En eski yazılı metinlerde ayet numaraları yoktur. Birçok surenin adı birden çoktur.

    DİB’in yayımladığı Kur’an Yolu adlı tefsirde bu konuda şunlar yazılıdır: “Ayetlerin tertibi vahye dayanmaktadır. Ayet sayısıyla ilgili farklı rakamlar, bazı ayetlerin başlangıç ve sonlarının faklı tespit edilmesi, surelerin başlarındaki besmelelerin ayet sayılıp sayılmaması ve bazı surelerin başında bulunan harflerin ayrı ayet olarak alınıp alınmaması konularındaki ihtilafa dayanmaktadır. Bu sebeplerle ayet sayılarıyla ilgili olarak (6204- 6214-6225-6236 ve 6600 gibi) farklı rakamlar tespit edilmiştir.” (Kur’an Yolu C. 1 s. 28) Sf. 202

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 202) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mekke dönemindeki ayet ve surelerde insanın Allah’a inanması ve salih ameller işlemesi vaaz edilirken, böylece bir peygamber tavrı ve söylemi söz konusuyken Medine dönemindeki ayet ve surelerde, artık bir devlet kurmuş, bu devlette kendi inanç ve ilkelerini hayata geçirme, kurumsallaştırma çabasındaki bir hükümdarın tavrı ve söylemi görülmektedir. Sf. 201, 202

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 201, 202) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kur’an tarihi derlemesi, düzenlemesi ile ilgili birçok isim Umeyye oğullarından. Hani şu çok büyük çoğunluğu İslâm’ı en sonunda ve zorla kabul etmek zorunda kalan Ebu Süfyan soyundan. Sizce bu insanlar, Kur’an’a, Hz. Muhammed’e ve onun mirasına tam bir sadakatle bağlı kalmış, hizmet etmiş olabilirler mi? Sf. 201

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.

  • Peygamberin ölümünden sonra yapılan tedvin (derleme) çalışmalarında ta başından beri peygamberin yanında bulunan Hz. Ali, Abdullah İbni Mesud, Ubey b. Ka’b gibi önemli isimler görev almamıştır. Bunların her birinin kendisine mahsus Mushafları olduğu ve bu Mushafların bugünkü Kur’an’dan farklılıklar taşıdığı hemen herkesin kabul ettiği bir gerçektir. Sf. 199

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mushaf yani bugünkü Kur’an, 7. yüzyıla ait olduğu kabul edilen Halife Osman Mushaf’ının resensiyonunun (Eski bir eserin çeşitli nüshalarına bakılarak tespit edilen en uygun metin) çok iyi bir kopyası kabul edilebilir. Ancak bu Mushaf’ın Hz. Muhammed’den gelen vahiy metninin tıpatıp aynısı olduğunu kabul etmek doğru değildir. Sf. 198

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 198) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kaynaklarda bununla ilgili olumsuz imaj uyandıran bazı bilgilerle de karşılaşılmaktadır. (…) Hz. Peygamberin kendisine yazdırdığı ayetlerde tasarrufta bulunduğu ve “Peygambere gelenin aynısı bana da geldi.” dediği nakledilir. Bir rivayette kendisi şöyle der: Hz. Peygamber bana “Azizün Hakim” yazdırırdı, ben “alimün hakim” yazayım mı derdim, o da dilediğin gibi yaz hepsi doğrudur, dedi…” (a.g.e, s. 89)

    Abdullah’la ilgili son anlatılan rivayetin senedi çok güçlü değilmiş. Ama onun İslam’dan bir dönem ayrıldığı ve Mekke’nin fethinden sonra peygamberin önce gazabını çektiği sonra affedildiği herkesçe kabul edildiğine göre ve peygamber onun öldürülmesini istediğine göre bu anlatılanın da doğru olma ihtimali vardır.

    Kaynaklara göre bugünkü Kur’an’ın yazıya geçirilmesindeki en önemli isimlerden ikisi Muaviye ve Abdullah’ın kimlik profilleri böyle.

    Hem Ubey b. Ka’b’ın Mushaflaştırma sürecinde görev almayışı ya da ona görev verilmeyişi hem de Abdullah b. Serh ve Muaviye’nin vahiy kâtipleri olarak anılması, Mushaf’ın yani bugünkü Kur’an’ın tamamen Hz. Muhammed’e ait vahiyleri içerip içermediği konusunda çok önemli soru işaretleri oluşturmuyor mu sizce de? Sf. 196, 197

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 196, 197) kitabından birebir alınmıştır.

  • Abdullah b. Sa’ad b. Ebi Serh: Mekke’de ilk defa vahiy yazanlar arasında adı en çok anılan kişidir. “Künyesi Ebu Yahya’dır. Ne zaman Müslüman olduğu konusu ihtilaflıdır. îbni Sa’d onun ilk Müslümanlardan olduğunu Medine’den Mekke’ye mürted (İslam’dan vazgeçmiş- TB.) olarak geri döndüğünü söyler. İbni Abdilber ise onun Mekke fethinden önce Müslüman olup Medine’ye hicret ettiğini kaydeder. Daha sonra irtidad edip (İslâm’dan vazgeçip- TB.) Mekke müşriklerinin yanına geldiği için fetih günü Hz. Peygamber onun öldürülmesini emretti, o da Hz. Osman’a sığındı, çünkü Hz. Osman’ın sütkardeşiydi. Annesi Hz. Osman’ı emzirmişti. Sonradan pişmanlık duyduğunu bildirdi ve affedilmesi için onun Hz. Peygamber nezdinde aracı olmasını istedi. Hz. Peygamber, Hz. Osman’ın ricası üzerine kısa bir tereddütten sonra Abdullah’ı affedip bi’atını kabul etti. O, fetihten sonra tekrar Müslüman oldu(…) Babası Sa’d münafıklardandı. Sf. 196

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 196) kitabından birebir alınmıştır.

  • Muaviye, Ebu Süfyan’ın oğludur. Ebu Süfyan Peygamberin Mekke’deki İslâm’ı yayma çabalarının en önemli engelleyicilerinden biridir. Peygambere karşı mücadelesinde oğlu Muaviye hep yanındadır. Mekke’nin fethinden sonra babasıyla birlikte mecburen Müslüman olur. Peygamberle Müslüman olarak yaşam birlikteliği sadece üç yıldır. Ebu Bekir, Ömer ve özellikle Osman döneminde önemli görevler alır, Ali’nin halifeliğini kabul etmez ve Müslümanlar arasında bir daha asla düzeltilemeyecek keskin ayrışmanın lideri olur. Araplara ve Müslümanlara lider olma mücadelesinden başarıyla çıkar, Emevî Devletini kurar. Dört halife dönemindeki görece seçim anlayışını kaldırarak saltanatı getirir; kendisinden sonra oğlu Yezid’in halife olmasını kabul ettirir. Peygamber özellikle de Ali soyuna karşı acımasız tavrın da öncüsü olur. Sf. 196

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 196) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ubey b. Ka’b’ın, vahiylerin Mushaf’a dönüştürülmesi sürecinde görev almadığını ve kendine özgü bir Mushaf’ı olduğunu, bu Mushaf’ın Zeyd b. Sabit’in oluşturduğu Mushaf’tan farklı olduğunu da biz ekleyelim.

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 196) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zeyd b. Sabit: “Çok bilinen bir isimdir. Kur’an’ın yazıya geçirilmesi ve Mushaflaştırılması sürecinin en etkin ve en önemli isimdir. Medinelidir. Hicrette 11-12 yaşlarındadır. Hicretten sonra Müslüman olmuştur. Derleme komisyonunun başına getirildiğinde henüz 23-24 yaşlarındadır. Sf.195

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 195) kitabından birebir alınmıştır.

  • Prof. Hüseyin Yaşar, Gustawe Weill’den şu ilginç tespiti alıntılar: “İlk zamanlarda Muhammed tam edebi ölçü biriminin kurallarına göre değilse de Arabistan’ın daha evvelki kâhinleri gibi öğretisini şairane bir şekilde okumuştur. Daha sonra ise kısmen şair ya da kâhin olarak sayılmamak amacıyla kısmen yorulduğu için özellikle de ileriki yaşlarında din kurucusu, hükümdar ve kanun koyucu görevinde hakiki içsel coşkusu kalmadığı için eskiden bütün ruhunu coşturan konuyu bile ele aldığında çok mensur bir şekilde tebliğ etmiştir.” (Hüseyin Yaşar, Alman Oryanatalizminde Kur’an’a Bakış, s. 73) Sf. 192

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 192) kitabından birebir alınmıştır.

  • Özellikle ilk dönem nazil olan ayet ve surelerle Medine döneminde nazil olan ayet ve surelerin hem biçimleri hem içerikleri hem de üslûpları sanki farklı kalemlerden çıkmışçasına birbirlerinden ayrılır. Fransız oryantalist R. Blachere, “ilk nazil olan sureler canlı, kısa, keskin anlamlı, karakter olarak basit, kafiyeli; ancak kolay anlaşılmayan derin anlamlıdırlar. Medine’de nazil olan ayetler daha teferruatlı, öğretici ve düzyazı tülündedirler.” der. (Hüseyin Yaşar, Alman Oryantalizminde Kur’an’a Bakış, s.158) Sf. 190

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 190) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sure, bir yakarış, bir dua formundadır. Yani surede kul, Allah’ın büyüklüğünü, gücünü tasdik eder ve Allah’a yalvarır. Yani surede kul Allah’a seslenir. Sf.179

    Kanımca surenin başındaki “kul” sözü derleme sürecinde ütülmüştür. Ya da Fatiha bir sure olmadığı halde Mushaf’a alınmıştır.

    Kur’an’ın kitaba dönüştürülme sürecinin sıkıntılı geçtiği bir gerçek. Ta başından itibaren peygamberin en yakınındaki sahabelerden biri olan Abdullah İbni Mesud’un Kur’an nüshasında da Hz. Ali’ye ait olduğu iddia edilen Mushaf’ta da Cafer es Sadık Mushaf’ında da Fatiha’nın bir sure olarak yer almadığını Kur’an tarihiyle ilgili kaynakların belirttiğine dikkat çekelim. Sf. 179

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tevbe suresinin 5. Ayeti; “Haram aylar (süre tanınmış dört ay) sıyrılıp-bitince (çıkınca) müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları tutuklayın, kuşatın ve onların bütün geçit yerlerini kesip-tutun. Eğer tevbe edip namaz kılarlarsa ve zekât verirlerse yollarını açıverin. Gerçekten Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Sf. 176

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 176) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Nikâhtan sonra henüz dokunmadan veya onlar için belli bir mehir tayin etmeden kadınları boşarsanız bunda size mehir zorunluğu yoktur. Bu durumda onlara müt’a (hediye cinsinden bir şeyler) verin. Zengin olan durumuna göre, fakir de durumuna göre vermelidir. Münasip bir müt’a vermek iyiler için bir borçtur.” Sf. 135

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu tespitlerden sonra şu düşüncelerin oluşması kaçınılmazdı:

    1.Zeyd bin Sabit’in yazdığını kabul ettiğimiz bu Mushaf, dil ve anlatım açısından mükemmel bir metin değil. Hatta peygambere vahyedilen Kur’an da tam anlamıyla değil.

    2.Abdullah İbni Mesud’un Mushaf oluşturulurken devre dışı bırakılması iyi olmamıştır. Sf. 125

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bugün Kur’an’ı Kerim’in en eski nüshaları İstanbul, Taşkent, Kahire gibi kentlerde bulunmaktadır. Ve biliyor musunuz ki bu nüshalar arasında bile onlarca yazım farkı vardır. Bu nüshalarla bugün bütün dünyada kabul edilen Fahd nüshası arasında da iki bini aşkın yazım farklılığı olduğunu eski DİB başkanı Sayın Tayyar Altıkulaç söylemektedir. Sf. 115

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hz. Aişe “Yeğenim! Bu kâtiplerin işidir. Onlar (Kur’an’ın yazımında) hata yapmışlardır.” şeklinde cevapladı. Sf. 114

    Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım, Eylül 2015 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.