Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Taşnaklar 21 Temmuz 1905 Cuma günü yapıldı. Abdülhamit Şeyhülislam ile konuşunca arabasına geç geldi ve saatli bomba patladığında sağ kurtuldu. Abdülhamit yakalanan suikastçıları affetti.

    Alıntı: Ermeni Dosyası, Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf.217) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): Kızıl Sultan (!) affediyor. Neden? Ermenileri kazanmak isteyen bir tavır olabilir mi?

  • “Sason’dan Muş ovasına ve Van’a kadar yayılan bir isyan. 1897’de çıkıp 1904’te bastırılmış bir isyan. Ermeniler Mazik aşireti ile çarpışmışlar. Çete Reisleri Antranik.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 216, 217) kitabından birebir alınmıştır.

  • “26.12.1896’da Taşnak Partisi düzenledi. Hareketi, Kafkasya’dan gelen Varto, Mar, Boris düzenlemiş daha sonra, 1908 Erzurum Mebusu seçilen, meşhur komitacı Karekin Pastırmacıyan katılmıştır. Yirmi militan Osmanlı Bankasını basıp Genel Müdürü rehin almışlar. Devlet yurt dışına çıkışlarına izin vermiş, Genel Müdürün yatı ile çıkmışlar. İstanbul’da birkaç gün çatışmalar sürmüş. Avrupa kaynakları bu çatışmalarda 4.000 ile 6.000 Ermeni’nin öldüğünü söylüyor.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 215, 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Zeytun, Kahramanmaraş bağlı Bait Dağı eteğinde ve bugünkü adı da Süleymanlı’dır. Çok verimsiz bir yöre ve çok isyankâr bir halkı var. Bu isyanı başlatan Agasi’nin günlüğünden; “10 Ekim’de (1894) Hükûmet Alabaş köyüne iki jandarma göndermiş, bu iki jandarmayı ağaca bağlayıp yakmışlar. …. İsyanın başından sonuna kadar Türkler 13.000’i asker, gerisi başıbozuk (işe yaramaz kitle) olmak üzere 20.000 kişi kaybettiler biz sadece 125 kişi kaybettik.” yazıyor. Askerler Zeytun’u çevirip isyancıları kuşatınca İtalyan, Avusturya – Almanya temsilcileri, Fransa ve İngiliz konsolosları uzlaşma teklif ediyorlar. Bu isyan Hınçak Partisinin son isyanı oluyor, dağılıyor, yerini Taşnak Partisi alıyor.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 208, 209) kitabından birebir alınmıştır.

  • “01.07.1985 günü Hınçak komitecilerine katılmak istemeyen Karabet Kuyumcuyan Merzifon’da öldürüldü. 12.7.1895’te Merzifon’da Türk Okulu kundaklanarak (kasıtlı yakılarak) evler dükkânlar ve hanlar yakıldı. Ağustos 1895 te Amasya’da yangın çıkartıldı 58 ev, 165 dükkân, han, cami medrese yanmıştır.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 203) kitabından birebir alınmıştır.

  • Babıâli İsyanı; 30 Eylül 1995 Patrik Matheos İzmirliyan sessiz bir yürüyüş yapacağını söyleyerek onu da alet etmişlerdir. İsyancılar Babıali’nin kapısına dayandılar. Kapıda görevli Binbaşı Server Bey öldürüldü ve bu olaylar günlerce sürdü. Ermeni iddialarına göre 172 Ermeni öldürülmüştür. İstanbul’daki İngiliz sefareti 18.07.1985 günü kendi bakanlığına şöyle bir telgraf çeker; “Ermeni komiteleri yeni bir katliamı tahrik etmek için kararlıdırlar ve çeşitli yerlerde isyan hazırlıkları söylenmektedir.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kumkapı isyanı organizatörlerinden Mikran Damadyan Sason olaylarını başlatmıştır, yaralanarak İstanbul’a geldiğinde Murat takma adlı Hamparsun Boyacıyan tek başına isyanı örgütlemiştir. 1892 Aralık’ta Muş’un Avzın Köyü’nde İshak Çavuş’u Ermeniler öldürmüşler. 1893 Haziran’ında Hayanlı Aşiretinden bir kişiyi daha öldürmüşler, bunun üzerine Hayanlı ve Behranlı Kürt aşiretleri intikam için Ermenilere saldırıyorlar sonra asker duruma hâkim oluyor.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 191, 192) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1992): Ermenilerle Kürt aşiretleri arasındaki çatışmaya asker müdahale ediyor Ermeniler 6.000 Ermeni’nin katledildiğini yazıyorlar ve Antok Dağı’nda topluca aylarca beklediklerini söylüyorlar.

  • “27.04.1894’te Patrik Aşıkyan’a İstanbul’da suikast düzenlendi. Saldırgan Ermeni tutuklandı. Patrik istifa etti.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 191) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Abdülhamit 1891 yılı başında Ermeniler için bir genel af ilan etti.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası, Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf.189) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): Abdülhamit, Ermenilere hep iyi davranmış, Yahudilerin devleti tekrar ele geçirmesi tehlikesine karşı böyle davranmış olmalı. O dönemde devlette dil bilen ve ekonomiden sanattan anlayanlar, Yahudi, Ermeni ve Rumlardı. Belki de Ermenilerin ayrılması halinde Kürt bölgesinin Yahudi egemenliğine gireceğini de biliyordu, çünkü o dönemde Erbil (Erbil Yahudiler ve Türklerin verdiği isim, şehrin Kürtçe adı Hewler’dir) önemli bir Yahudi merkezidir.

  • “Hınçak Partisi bu gösteriyi 15 Temmuz 1890’da düzenlemiştir. Patrik Horen Aşıkyan gösterilere karşı çıkmış ancak Ermeniler patrikhaneyi basınca, patrik saraydan yardım istemiş, gelen askerlere Ermeniler ateş etmişlerdir. Pek çok ermeni isyana katılan Cangülyan “Askerlere vahşi bir şekilde saldırdıklarını, askerlerin saldırganları tutukladıklarını, altı yedi askerin ağır yaralı olduğunu iki Ermeni’nin de öldüğünü anlatıyor””

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 186, 187) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1992): Bu isyanların amacı Avrupa’nın dikkatini çekmekti.

  • “Bu olayı anlatan, 1927 yılında Amerika’da yayınlanan Hayrenk gazetesinde yazan Han Azad adlı kişi, bu kişi aynı zamanda Hınçak Partisinin kurucularından; “Erzurum’da Sansaryan Okulu’nun kurucusu 1890’da öldü. Ermeni Katolik Papazları (1) Hükümete bu okulun bir silah imalathanesi (atölyesi) olduğunu ihbar ettiler. “Anavatan Müdafileri Cemiyeti” adına Köpek Bogos, aramadan iki saat önce okula bilgi verdi ve bazı belgeler yok edildi. Ermeniler bu aramaya tepki gösterdiler çeşitli gösteriler yaptılar. Ermenilerin dağılmaları için çalışan bazı Ermeni ileri gelenlerine de Ermeniler dayak attılar. Börekçiyan’ın kardeşi iki askeri öldürdü ve şehirde çarpışma başladı, her iki tarafta 100 den fazla ölü 200-300 kişi yaralı vardı. “Osmanlı Devlet kayıtlarına göre de;  Erzurum isyanı sırasında Hükümete Kilise’de de silah imal edildiği ihbar edilmiştir. Okul ve Kilise’nin arandığı gün Ermeniler gösteriye başlamışlar, bir askerimiz ölmüş dört askerimiz de yaralanmıştır. Bu çatışmalarda ise 8 Ermeni 2 Müslüman ölmüş, 60 Ermeni ile 45 Müslüman yaralanmışlardır. Erzurum isyanında Askere ateş eden 28 kişi tutuklanarak mahkemeye çıkartıldı, hepsi 28 Eylül günü serbest bırakıldı ve bunları tutuklayan Savcı işten el çektirildi. Bu durum tabii ki bundan sonraki isyanlara teşvik edici bir durum olmuştur.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 183 ile 185 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2007): Ermenilik bir etnik yapı, Ermeni milletinin dini genellikle Ermeni ama Katolik ve Yahudi olanları da var.

  • “1882 yılı başında “Anavatan Müdafileri (savunucuları)  Cemiyeti adı altında ihtilâlci bir cemiyet Erzurum’da kuruldu. Bu cemiyetin 76 üyesi tutuklandı. 1883’te Erzurum’daki mahkemede 40 kişi tutuklandı. Patrik Nerses ve Erzurum Piskoposu Ormanyan’nın tavassutu (ricası) ile padişah tarafından 1884 ve 1886 yıllarında af edildiler.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası, Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf.180) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’I NOTU (2007): Bu Nerses İngiliz Sefiri ile görüşen adam, affeden ise Abdülhamit gibi istihbarata önem veren bir padişah.

  • “Dasnaksutyun, Ermenice Taşnak Partisi Federasyonu demek. Bu partinin içinde Moskova öğrencileri ve Türkiye gurubu vardı. Önce Hınçaklarla birleşti, sonra Hınçaklar komünist oldukları için ayrıldılar. 1892 yılında bu parti programını açıkladı.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 178) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1992): Taşnak Partisi bir terörist parti idi, programlarında bile bağımsızlık sözü edilmemişti. Hükûmeti ve Müslüman halkı tahrik ederek onları şiddete yöneltirlerse Batı’nın yardımını göreceklerini planlıyorlardı.

  • “Amerika’nın Van Konsolosu Yzb. Clayton 1880 Kasım ayında Rusya’daki Ermenilerden silah geldiğini rapor ediyor. İhtilalci Hınçak Partisini, hayatında Ermenistan’ı hiç görmemiş olan Marksist zengin çocukları Paris’te kuruyorlar. Hınçak Ermenicede Çan demek.  1887’de Londra’da basılan Hınçak Partisi Programında tedhişin (şiddetin) Osmanlı Devletine karşı verileceği ve Marksist fikirler var. Hedefin hem Hükûmet hem de halk olduğunu yazıyor. Madde 7- ihtilali gerçekleştirmek için en uygun zaman Osmanlının harbe girdiği zamandır. Hınçak Partisi gençler arasında tutuldu ama halk tutmadı. 1886 yılında bu sosyalist düşünceden dolayı parti ikiye ayrıldı. Yeni Hınçak Partisi 1898’de kuruldu.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 171) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1883’ten sonra Rusların Ermenilere karşı tutumu sertleşti, bu durum İngilizlere yaradı.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 163) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1992): Rus çarlığı, Şovenist bir yapıya bürünen ve kendisine zarar verebilecek olan Ermeni isyanı ile ilişkisini kesti. Bu boşluğu bu sefer 1880’li yıllarda İngilizler doldurdu, bu kez de Almanya Ermenilere karşı politika izledi.

  • “1892 Yılında İstatistik Umum (genel)  Müdürlüğü Kurulmuştur. (1) İlk Başkanı Fethi Fronko (Musevi), sonra Mıgırdiç Şınabyan (Ermeni), Daha sonra Rober (Amerikalı). 1893 Yılında ilk Nüfus Sayımı Sonuçları açıklandı; Müslüman 12.500.000 Ermeni 1.000.000, 1905 yılında; Müslüman; 15.500.000, Ermeni;1.110.000, 1914 yılında; Müslüman; 15.000.000, Ermeni; 1.220.000″

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 119 ile 122 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2007): Abdülhamit, Osmanlıdaki birçok yeni kurum gibi, İstatistik Umum Müdürlüğü’nün de kurucusudur.

  • “Yabancı kaynaklara göre Osmanlı’daki Ermeni Nüfusu 1.500.000 ile 2.000.000 arasındadır.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Berlin Kongresinin 61. Maddesi; “Babı Âlî, Ermenilerin oturdukları Vilâyetlerin mahalli şartları dolayısı ile muhtaç oldukları ıslahat ve düzenlemeleri gecikmeden yapmayı ve Kürtler ile Çerkezlere karşı (bunların saldırılarına karşı) emniyet ve huzurlarını korumayı taahhüt eder.”  Ermeniler Kürt ve Çerkez gibi göçebelerden büyük rahatsızlık duyuyorlardı.

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • “13.07.1878 Berlin Kongresine Ermeniler bir proje sunuyorlar; “Osmanlı Ermenistan’ı; Erzurum ve Van İlleri ile Diyarbakır’ın kuzey kısmını, yani Harput Sancağının kuzey kısımlarını (Dersim’i) ve batı yönündeki Fırat Nehri hudut tutularak, Ergani Sancağı, Siirt’in kuzey kısımları ki bunlar Büyük Ermenistan’ın Türkiye kısımlarını meydana getirirler ve Trabzon ile Batum arasındaki ticaret ve ihracat için gerekli olan Rize limanını ihtiva eder (kapsar). Ermenistan Babı Âlî tarafından tayin olunacak bir Vali tarafından, idare edilecek. Vali Erzurum’da oturacak.” Bu raporda Ermeni nüfusunu gösteren çizelge de var. Erzurum-Van İllerinde; 1.150.000 Ermeni, 480.000 Türk, 80.000 Kürt, 5.000 Rum, 14.000 Asuri, 35.000 Zaza, 13.000 Yezidi var. Harput (Dersim dâhil); 180.000 Ermeni, 130.000 Türk, 40.000 Kürt, 8.000 Asuri, 2.000 Zaza, 2.000 Yezidi var. Toplam 1.330.000 Ermeni var.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 119 ile 122 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “93 Harbinde (1877) Ruslar Erzurum’a kadar gelince Ermeniler telaşlandılar. Çünkü onlar muhtariyet (bağımsızlık)  istiyorlardı, Rus idaresine girmektense Osmanlıyı daha çok tercih ediyorlardı. Nitekim 17.3.1878 günü Ermeni Patriği Nerses, İstanbul’da İngiliz Sefiri Layard’ı ziyaretinde bunu belirtiyor. Hatta eğer İngilizler bu sorunlarına ilgisiz kalırlarsa Büyükelçiyi taşlayabileceklerini söylüyor. Sefir Layard Patrik’e Ermenistan ile neyin kastedildiğini soruyor. Patrik, Van, Sivas ile Diyarbakır’ın bir kısmı ile Kilikya (Adana, Mersin, Antalya)  diyor. Sefir, bu yörenin nüfusunun büyük bir kısmının Müslüman olduğunu söyleyince, Patrik, Müslümanların da huzursuz olduğunu ve kendi devletlerine katılacağını iddia ediyor. İngiltere,  böyle bir Ermenistan’ın Rusya boyunduruğuna gireceğini ve Rusya’nın da Suriye sınırına dayanmasının (Petrole yaklaşmasının) menfaatlerine uygun olmayacağını düşünüyor.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2007): Kilikya hariç bu coğrafyadaki Müslümanların çoğu Kürt.