Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Troçki, “İhanet Edilmiş İnkılâp” adlı eserinin 202 sayfasında “Sovyet Rusya’da yapılan neşriyatın (yayının)  %90’ının Rusça olduğunu ve bununda büyük millet devletçiliğinin yani Troçki, “İhanet Edilmiş İnkılâp” adlı eserinin 202 sayfasında “Sovyet Rusya’da yapılan neşriyatın (yayının)  %90’ının Rusça olduğunu ve bununda büyük millet devletçiliğinin yani Rusluğun küçüklerin zararına olarak kazandığı bir imtiyaz olduğunu görmemek mümkün müdür?” diyor. Devamla “Her ne kadar bu milletlere kendi dillerinde şarkı söylemelerine müsaade ediliyorsa da bu şarkılarda baştakilerin yolunun kutsallaştırılmasına ve onların şan ve şereflerinin övülmesine mecbur edildiklerini” kaydediyor.”

    Alıntı: Sovyet Rus Stratejisi ve Türkiye I, II – Taha Akyol (1979 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1955 yılında Moskova’da basılan Kısa Felsefe Sözlüğü’nde sayfa 323’de şu satırlara rastlıyoruz; “Rus milleti Sovyetler Birliği’ne dâhil bütün milletler arasında en ileri, mümtaz, önder, idare edici bir millettir.””

    Alıntı: Sovyet Rus Stratejisi ve Türkiye I, II – Taha Akyol (1979 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.

  • Lenin “Şu veya bu komünisti kurcala, altından büyük bir Rus şoveni çıkıyor.”

    Alıntı: Sovyet Rus Stratejisi ve Türkiye I, II – Taha Akyol (1979 – Sf. 70) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Bolşevik İhtilali’nin ilk yıllarında (1919) Müslüman Türklerin kazanılması için; kominizim esaslarının Kur’an-ı Kerim’e uygun olduğu propagandası yürütüldü.” Esir Türkler, Baymirza Hayıt

    Alıntı: Sovyet Rus Stratejisi ve Türkiye I, II – Taha Akyol (1979 – s. 62) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Strateji; zafer ihtimallerini ve bundan doğacak faydaları çoğaltmak, mağlubiyet ihtimallerini azaltmak maksadıyla siyasi, iktisadi, psikolojik ve askeri kuvvetleri, takip edilen politikayı ve prensipleri azami (en çok) derecede destekleyecek şekilde, gereği gibi geliştirme ve kullanma ilim ve sanatıdır. Emannuel Monarc”

    Alıntı: Sovyet Rus Stratejisi ve Türkiye I, II – Taha Akyol (1979 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • (SSCB Anayasası;)

    “Madde 141; Milletvekili adayları seçim bölgesi tarafından ileri sürülür. Aday teklifi hakkı, Komünist Partisi Kurumları, İşçi sendikaları, Kooperatifler, Gençlik Cemiyetleri, Kültür Cemiyetleri gibi sosyal kurumlara ve işçi birliklerine verilmiştir.”

    Alıntı: Marksizm ve Sovyet Hukuk Teorisi – Rudolf Schlesinger (1979 – Sf. 372) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2007): Bu madde, SSCB’de, insanların seçme haklarının ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor, sistemin, iktidarı elinde bulunduranların diktatörlüğü şekline dönüşebileceğini belgeliyor.

  • (SSCB Ayayasası;)

    “Madde 124; Yurttaşlara vicdan hürriyeti sağlamak için SSCB de kilise, devletten ve okul da kiliseden ayrılmıştır. Tapınma hürriyeti gibi dine karşı propaganda yapma hürriyeti de bütün vatandaşlara tanınmıştır.”

    Alıntı: Marksizm ve Sovyet Hukuk Teorisi, Rudolf Schlesinger (1979 – Sf. 372) kitabından birebir alınmıştır. 

    BAKKAL’IN NOTU (2007): Gerçekten çok iyi bir laiklik tarifi. Bizde, sadece, cami iktidar olmasın şeklindeki bir korkuya hizmet eden laiklik tarifi ve uygulaması var. Oysa SSCB anayasasında sadece din ile devleti değil din ile okulu da birbirinden ayırmışlar. Bizde ise sistem, insanlarına belirli ölçüde dini anlayışı enjekte etmek istiyor, bunu da okul ile yapıyor. Vatandaşımızın her türlü haksızlığı ve zorluğu Allah’a havale edeceği ve bunların sebeplerine kafa yoramayacağı kadar dindar olması isteniyor.  Onlarda ise dinin eleştirilmesi güvence altına alınmış. Ne kadar uyguladıklarını bilemeyiz ama bu Anayasa hükmü çok iyi.

  • (SSCB Anayasası;)

    “Madde 22; Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti; Başkurdistan, Buryat, Moğolistan, Dağıstan, Kabardinya – Balkar, Karelya, Komi, Mari, İnguş, Çuvaş ve Yakut Bağımsız Sovyet Cumhuriyetleri ile Adigey, Gorni, Altay, Yahudi, Kalmuk, Karaçay-Çerkez, Tuva ve Hakas Bağımsız bölgelerini içine alır.”

    Alıntı: Marksizm ve Sovyet Hukuk Teorisi – Rudolf Schlesinger (1979 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • (SSCB Anayasası;)

    “Madde 17; Her birlik cumhuriyetinin SSCB birliğinden serbestçe çıkma hakkı vardır.”

    Alıntı: Marksizm ve Sovyet Hukuk Teorisi – Rudolf Schlesinger (1979 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.

  • (SSCB Anayasası;)

    “Madde 13; Sovyetleri oluşturan Cumhuriyetler şunlardır; Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti. Ukrayna, Beyaz Rusya, Özbek, Kazak, Gürcü, Azerbaycan, Litvanya, Moldavya, Latvia, Kırgız, Tacik, Ermeni, Türkmen, Estonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleridir.”

    Alıntı: Marksizm ve Sovyet Hukuk Teorisi – Rudolf Schlesinger (1979 – Sf. 343) kitabından birebir alınmıştır.

           

  • “Madde 6; Toprak, toprak altı, sular, ormanlar, büyük tezgâhlar, fabrikalar, kömür madenleri, demiryolları, hava ve suyolu ile taşıma, bankalar, her türlü ulaştırma, devlet tarafından kurulmuş olan devlet çiftlikleri, makine ve traktör istasyonları, vb. büyük tarım teşebbüsleri  (girişimleri)  ile belediye teşebbüsleri ve şehirlerde ve endüstri merkezlerinde konutların bütün çoğunluğu devlet mülkü yani bütün halkın malıdır.”

    Alıntı: Marksizm ve Sovyet Hukuk Teorisi – Rudolf Schlesinger (1979 – Sf. 341) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Nerede sürekli ve kudretli (güçlü) bir devlet kurulmuş ise, orada muhakkak hayvan yetiştiren insanlar vardır” Macar tarihçisi Rasonyi”

    Alıntı: Çağdaş Türk Sosyolojisi – Orhan Türkdoğan, (1979 – Sf. 498) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Türkiye’de ilk defa Atatürk Camii Zonguldak Karabük’tedir.”

    Alıntı: Çağdaş Türk Sosyolojisi – Orhan Türkdoğan (1979 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Çağdaş fizik gerekircilik (determinizm, sebep sonuç ilişkisi) yerine, ihtimaliyet  (olasılık) ilkesini getirmiştir. Sosyal bilimlerde de aynı yöntem geçerlilik kazanmaktadır.”

    Alıntı: Çağdaş Türk Sosyolojisi – Orhan Türkdoğan, (1979 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • Marks; “Hiçbir Rus’a güvenim yoktur.” “Bir Rus bir yere sızınca cehennemin kapıları açılır.”

    Alıntı: Marks’ın Yıkılışı – Leopold Schwarzschild (1979 – Sf. 390) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Dr. Jean Miguel “Kapital’i” şöyle tenkit ediyor; “Kitap safha safha (bölüm bölüm) şunları iddia ediyor; Birinci safha; kapitalist ekonomide her değer bilhassa (özellikle) işçi emeği tarafından meydana getirilmiş, büyüklüğü de yine iş saatleriyle tayin edilmiştir.

    İkinci Safha; Bundan şu netice (sonuç) çıkar ki, bizim fayda dediğimiz değer, münhasıran (sadece) iş saatlerine, ama aynı zamanda ücreti ödenmemiş iş saatlerine (artıkdeğere) bağlıdır. Kapitalistin menfaati (yararı) bilhassa bu karşılığı ödenmemiş iş saatlerinden gelmektedir.

    Üçüncü Safha; O halde her yeni makinenin üretime girmesi ile kapitalistin menfaati azalmaktadır. Zira her yeni makine ile işçi sayısında eksilme meydana gelmektedir. Kapitalist işçi sayısını azaltmakla menfaatini daraltmış olur.

    Son Safha, Bundan şu netice çıkar ki kapitalist, gitgide daha çok ödenmemiş iş saatini bertaraf etmekle (ortadan kaldırmakla), menfaatini muhafazadan (hıfz etme= saklama, hafız = saklayan)  mahrum (yoksun) kalacaktır. Böylece her yeni icat kaçınılmaz bir şekilde gittikçe daha kaba bir sömürü, artan bir sefalet halini alacaktır.”

    Alıntı: Marks’ın Yıkılışı – Leopold Schwarzschild (1979 – Sf. 368) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1979): Eğer makine kapitalistin kârını azaltıyor ise kapitalist her yeni çıkan makineyi almak için neden bu kadar can atıyor?

  • Engels “Almanya’da olduğu gibi Fransa’da da köylüler medeniyet barbarıdırlar.”

    Alıntı: Marks’ın Yıkılışı – Leopold Schwarzschild (1979 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Engels 1944’te Marks’a yazdığı mektupta İngiltere hakkındaki müşahedesini (gözlemini) şöyle anlatıyordu, “Nereye gidilse komünistlerle, hep komünistlerle karşılaşılıyor, ama işçiler arasında değil burjuvalar arasında yaygın bir halde komünizm. Barmen’de polis müdürü bile komünistti.””

    Alıntı: Marks’ın Yıkılışı – Leopold Schwarzschild (1979 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • “Eğer sosyalizm kendisini kaçınılmaz bir şekilde kabul ettirecekse, o takdirde (o halde) ihtilale (devrime) ne gerek vardı. Yok, eğer sosyalizm kendisini ihtilalsiz kabul ettiremiyorsa bunun kaçınılmazlığı neresindeydi?”

    Alıntı: Marks’ın Yıkılışı – Leopold Schwarzschild (1979 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Karl Marks’ın babası hâkim Herschel Marks. Onun için “insanları limon gibi sıkıyor” diyorlar. Frederic Engels bir mensucat sanayicisinin oğluydu. İşadamı olarak yetişeceği için üniversiteye gitmemişti.”

    Alıntı: Marks’ın Yıkılışı – Leopold Schwarzschild (1979 – Sf. 17 ile 85 arası) kitabından birebir alınmıştır.