Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Osmanlı Hükûmeti 6 Eylül 1914’de Ermenilerin yoğun olduğu vilâyetlere şifreli bir tamim göndererek Ermeni elebaşlarının ve ileri gelenlerinin devamlı kontrol altında tutulmasını yazdı. 25 Şubat 1915’de Başkumandanlık (Enver Paşa Başkumandan) Ordu birliklerine içeride çıkabilecek bir isyana karşı duyarlı olmaları hakkında geniş kapsamlı bir tamim yolladı.” 

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 275) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): Ermeniler Osmanlıyı arkadan vurmaya çalışmışlar. İdarenin bunlardan korkması normal, ama, yapılan uygulama bir vahşet ve çok ağır.

  • “17 Nisan 1915’deki Van İsyanı her tarafa yayıldı, 8 Mayıs 1915’de Vali Cevdet Bey Van’ın boşaltılmasını emretti, çünkü Ruslara yenilmiştik. 17 Mayıs’ta asker de Van’ı terk edince Ermenilerle Ruslar Van’ı ateşe verdiler. Van son günlerini yaşarken Enver Paşa ve Bahriye Nazırı, Talat Bey’e 2 Mayıs 1915’de şu yazıyı yolluyor: “… Van ve Van Gölü civarında Ermeniler toplu halde isyan ediyorlar. İsyan yuvasının dağıtılması için Ermenilerin aileleri ile birlikte ya hudut dışına ya da iç kesimlere dağıtılması ve onların yerine de meskûn (orada oturan) halkın yerleştirilmesini tercih ederim” diyordu.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 268, 269) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Eçmiyasin Katolikosu 5 Ağustos 1914’de Kafkasya Genel Valisi Woronsoff Dachkoff’a bir mektup yolluyor: Çar’a Türkiye Ermenileri adına bağlılıklarını bildiriyor. Cevapta da Türk-Rus savaşının çıkması halinde kendilerine görev verileceği yazılıyor. Savaş başlayınca önce Zeytunlular isyan etmişler. 1915 Şubatında Zeytun’a Maraş’tan cephane ve silah sevk eden konvoyumuza Ermeniler saldırmış ve altı jandarma ölmüştür. Çeşitli kaynaklardan, Ermenilerin Ruslarla anlaşıp katliam yapacakları haberleri Babıali’ye ulaşıyor.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 262, 263) kitabından birebir alınmıştır.

  • “3 Eylül 1909’da Tanin Gazetesinde yayınlanan bir haberde,  İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Taşnak Komitesi arasında bir antlaşma imzalanmış. Osmanlı Devletinin birlik ve bütünlüğü ve gelişmesine yardımcı olunması konularında anlaşılmış. Bu anlaşmada ülkeden “Kutsal Osmanlı Vatanı” diye söz ediliyor. Yetkinin merkezden çevreye dağıtılması da söz konusu…. Taşnaklar Erzurum’da Haziran 1914 yılında yaptıkları toplantıda İttihat ve Terakkinin bu anlaşmaya uymadığını ve riyakâr (ikiyüzlü) davrandığını söylüyor. Bu toplantıda Hükûmet üyelerinin de bulunduklarını Clair Price ve Toynbee iddia ediyorlar ve İttihatçıların bu toplantıda “Savaş çıkarsa Panturanist hedeflerini gerçekleştireceklerini ama Ermeni, Gürcü ve Tatarlara otonomi vereceklerini” söylemişler. Papazian; “İttihatçılar, Taşnaklara, Rusya Ermenilerini Rusya’ya karşı kışkırtmalarını söylüyorlar, diyor. “Ermeniler bunu ret ediyorlar ancak savaşta Osmanlı devletine sadık kalacaklarını söylüyorlar. Türkiye savaşa girince Taşnaklar sözlerini tutmamışlar hatta Kafkas cephesinde Türklere karşı savaşmak için gönüllüler istemeye başlamışlardır.” diyor. Kaçaznuni (Bağımsız Ermeni Cumhuriyeti Başbakanlarından) Meclislerinde yaptığı konuşmada bu ihanetin yanlış olduğunu söylüyor.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 252) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sadrazam (başbakan) ve Hâriciye Vekili (dışişleri bakanı)  Sait Halim Paşa ve Gulkeviç (Rusya) arasında 8 Şubat 1914’te İstanbul’da bir antlaşma yapılır. Osmanlı Devleti bu antlaşmayı halka açıklama cesaretini gösterememiştir. Doğu’da iki Müfettişlik oluşturuluyor, Genel Müfettişe geniş yetkiler veriyor. Ermeni ve diğer halklara çok büyük haklar veriyor. (1) Bu 1914 Antlaşmasına göre Van, Bitlis, Harput, Diyarbakır için Norveç’ten Binbaşı Hoff,  Erzurum ve Trabzon için Hollandalı Westenek,  Genel Müfettiş seçildiler. 28.6.1914’de Avusturya-Macaristan Veliahdı Arşidük Ferdinand, Bosna’da öldürülünce 1. Dünya Savaşı patladı. Savaş çıkınca 31.12.1914’de göreve başlayacak olan, bu müfettişlerin işlerine,  Babıali tarafından son verildi.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 247 ile 250 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’N YORUMU (1) (1992); Temsili, Adli, Maarifi haklar. 1914 Antlaşması gösteriyor ki, doğu sorununun muhatabı olarak sadece Rusya kaldı. Osmanlı İmparatorluğunun artık dayanacak gücü kalmamıştı ve köşeye sıkışmıştı. Bu Savaşa girmek hatta Almanya ile birlikte girmek zorundaydı.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007) Bu anlaşma tam bir teslimiyet belgesi. Savaş çıkmasaydı, İttihat ve Terakki Hükümetinin sonu olabilirdi.

  • 13 Nisan 1909 günü,  31 Mart Vakası (Eski takvime göre) meydana geliyor ve Adana olayları da başlıyor. Cemal Paşa Hatıralarında Adana valisi Asaf Bey’in basiretsizliğinden (ileriyi görememesinden)  bahsediyor. Asaf Bey Mecliste ve iki kere de Divan-ı Harp’te yargılandığı halde suçsuz bulundu. Asaf Bey Hatıralarında “Cemal Bey Vali olduğu zaman Ermeniler bayram yapmışlardı. … Ermenilere dalkavukluk ediyordu.” Diyor. Adana’da Ermeniler iki Türk gencini öldürüp katillerini vermeyince, Müslüman, Ermeni çarpışmaları üç gün sokak sokak devam etti. Cemal Paşa Hatıralarında bu olaylarda 17.000 Ermeni ve 1850 Müslüman’ın öldüğünü yazar. Patrikhane ölülerinin 21.300 olduğunu söylüyor. Cemal Paşa olaylardan sonra Adana’ya Vali oluyor, o anlatıyor; “dört ay sonra sıkıyönetim mahkemelerinde 30 Müslüman idam ettirdim. İki ay sonra da Erzin’de 17 Müslüman idam ettirdim. Sadece bir Ermeni idam olmuştur. İdam edilen Müslümanlar arasında Bahçe Müftüsü de vardı.”  Ermenileri tahrik edip silah satan ve çok para kazanan Adana Piskoposu Muşeg, olaylar çıkmadan iki gün önce İskenderiye’ye kaçmıştır.

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 230, 231) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1992): Çok büyük bir tahrik, büyük bir olay, katliama varan bir çarpışma. Cemal Paşanın tarafsız ve bir Osmanlı devlet adamına yakışan tavrı da ilginç. Almanya’nın bu olay ile ilgili tavrı olumlu.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): Cemal Paşa İttihat ve Terakkinin önemli adamı, daha sonra 1915’te, Tehcir’de bu kadar düzgün davranmadı, 1921’de Şam’da Ermeniler tarafından vuruldu. Hasan Cemal’in dedesi, Mason.

  • “22 Ekim 1895 günü bir ıslahat metni, hem üç devletin Sefaretine ve hem de altı Vilâyete (Vilâyeti Sitte de denilir; Erzurum, Bitlis, Van, Diyarbakır, Elaziz, Sivas) gönderildi. Bu netin 32 maddeli;  

    Her Valinin yanına bir Hıristiyan Vali Muavini,   

    Hıristiyan nüfusun fazla olduğu Mutasarrıflık ve Kaymakamlıklara Hıristiyan Vali Muavini,  

    Bir bucak halkı tek bir sınıf halktan oluşuyorsa, meclis üyeleri yalnız o halktan seçilecek.

    Polis memurları Vilâyetin nüfus oranına göre Müslüman ve Hıristiyanlardan

    Oluşacaklardır.                             

          31- Aşar (Öşür) vergisi, vergi müteahhitleri aracılığı ile toplanacaktır.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası, Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf.223) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Taşnaklar 21 Temmuz 1905 Cuma günü yapıldı. Abdülhamit Şeyhülislam ile konuşunca arabasına geç geldi ve saatli bomba patladığında sağ kurtuldu. Abdülhamit yakalanan suikastçıları affetti.“

    Alıntı: Ermeni Dosyası, Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf.217) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): Kızıl Sultan (!) affediyor. Neden? Ermenileri kazanmak isteyen bir tavır olabilir mi?

  • “Sason’dan Muş ovasına ve Van’a kadar yayılan bir isyan. 1897’de çıkıp 1904’te bastırılmış bir isyan. Ermeniler Mazik aşireti ile çarpışmışlar. Çete Reisleri Antranik.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 216, 217) kitabından birebir alınmıştır.

  • “26.12.1896’da Taşnak Partisi düzenledi. Hareketi, Kafkasya’dan gelen Varto, Mar, Boris düzenlemiş daha sonra, 1908 Erzurum Mebusu seçilen, meşhur komitacı Karekin Pastırmacıyan katılmıştır. Yirmi militan Osmanlı Bankasını basıp Genel Müdürü rehin almışlar. Devlet yurt dışına çıkışlarına izin vermiş, Genel Müdürün yatı ile çıkmışlar. İstanbul’da birkaç gün çatışmalar sürmüş. Avrupa kaynakları bu çatışmalarda 4.000 ile 6.000 Ermeni’nin öldüğünü söylüyor.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 215, 216) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Zeytun, Kahramanmaraş bağlı Bait Dağı eteğinde ve bugünkü adı da Süleymanlı’dır. Çok verimsiz bir yöre ve çok isyankâr bir halkı var. Bu isyanı başlatan Agasi’nin günlüğünden; “10 Ekim’de (1894) Hükûmet Alabaş köyüne iki jandarma göndermiş, bu iki jandarmayı ağaca bağlayıp yakmışlar. …. İsyanın başından sonuna kadar Türkler 13.000’i asker, gerisi başıbozuk (işe yaramaz kitle) olmak üzere 20.000 kişi kaybettiler biz sadece 125 kişi kaybettik.” yazıyor. Askerler Zeytun’u çevirip isyancıları kuşatınca İtalyan, Avusturya – Almanya temsilcileri, Fransa ve İngiliz konsolosları uzlaşma teklif ediyorlar. Bu isyan Hınçak Partisinin son isyanı oluyor, dağılıyor, yerini Taşnak Partisi alıyor.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 208, 209) kitabından birebir alınmıştır.

  • “01.07.1985 günü Hınçak komitecilerine katılmak istemeyen Karabet Kuyumcuyan Merzifon’da öldürüldü. 12.7.1895’te Merzifon’da Türk Okulu kundaklanarak (kasıtlı yakılarak) evler dükkânlar ve hanlar yakıldı. Ağustos 1895 te Amasya’da yangın çıkartıldı 58 ev, 165 dükkân, han, cami medrese yanmıştır.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 203) kitabından birebir alınmıştır.

  • Babıâli İsyanı; 30 Eylül 1995 Patrik Matheos İzmirliyan sessiz bir yürüyüş yapacağını söyleyerek onu da alet etmişlerdir. İsyancılar Babıali’nin kapısına dayandılar. Kapıda görevli Binbaşı Server Bey öldürüldü ve bu olaylar günlerce sürdü. Ermeni iddialarına göre 172 Ermeni öldürülmüştür. İstanbul’daki İngiliz sefareti 18.07.1985 günü kendi bakanlığına şöyle bir telgraf çeker; “Ermeni komiteleri yeni bir katliamı tahrik etmek için kararlıdırlar ve çeşitli yerlerde isyan hazırlıkları söylenmektedir.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kumkapı isyanı organizatörlerinden Mikran Damadyan Sason olaylarını başlatmıştır, yaralanarak İstanbul’a geldiğinde Murat takma adlı Hamparsun Boyacıyan tek başına isyanı örgütlemiştir. 1892 Aralık’ta Muş’un Avzın Köyü’nde İshak Çavuş’u Ermeniler öldürmüşler. 1893 Haziran’ında Hayanlı Aşiretinden bir kişiyi daha öldürmüşler, bunun üzerine Hayanlı ve Behranlı Kürt aşiretleri intikam için Ermenilere saldırıyorlar sonra asker duruma hâkim oluyor.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 191, 192) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1992): Ermenilerle Kürt aşiretleri arasındaki çatışmaya asker müdahale ediyor Ermeniler 6.000 Ermeni’nin katledildiğini yazıyorlar ve Antok Dağı’nda topluca aylarca beklediklerini söylüyorlar.

  • “27.04.1894’te Patrik Aşıkyan’a İstanbul’da suikast düzenlendi. Saldırgan Ermeni tutuklandı. Patrik istifa etti.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 191) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Abdülhamit 1891 yılı başında Ermeniler için bir genel af ilan etti.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası, Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf.189) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): Abdülhamit, Ermenilere hep iyi davranmış, Yahudilerin devleti tekrar ele geçirmesi tehlikesine karşı böyle davranmış olmalı. O dönemde devlette dil bilen ve ekonomiden sanattan anlayanlar, Yahudi, Ermeni ve Rumlardı. Belki de Ermenilerin ayrılması halinde Kürt bölgesinin Yahudi egemenliğine gireceğini de biliyordu, çünkü o dönemde Erbil (Erbil Yahudiler ve Türklerin verdiği isim, şehrin Kürtçe adı Hewler’dir) önemli bir Yahudi merkezidir.

  • “Hınçak Partisi bu gösteriyi 15 Temmuz 1890’da düzenlemiştir. Patrik Horen Aşıkyan gösterilere karşı çıkmış ancak Ermeniler patrikhaneyi basınca, patrik saraydan yardım istemiş, gelen askerlere Ermeniler ateş etmişlerdir. Pek çok ermeni isyana katılan Cangülyan “Askerlere vahşi bir şekilde saldırdıklarını, askerlerin saldırganları tutukladıklarını, altı yedi askerin ağır yaralı olduğunu iki Ermeni’nin de öldüğünü anlatıyor””

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 186, 187) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1992): Bu isyanların amacı Avrupa’nın dikkatini çekmekti.

  • “Bu olayı anlatan, 1927 yılında Amerika’da yayınlanan Hayrenk gazetesinde yazan Han Azad adlı kişi, bu kişi aynı zamanda Hınçak Partisinin kurucularından; “Erzurum’da Sansaryan Okulu’nun kurucusu 1890’da öldü. Ermeni Katolik Papazları (1) Hükümete bu okulun bir silah imalathanesi (atölyesi) olduğunu ihbar ettiler. “Anavatan Müdafileri Cemiyeti” adına Köpek Bogos, aramadan iki saat önce okula bilgi verdi ve bazı belgeler yok edildi. Ermeniler bu aramaya tepki gösterdiler çeşitli gösteriler yaptılar. Ermenilerin dağılmaları için çalışan bazı Ermeni ileri gelenlerine de Ermeniler dayak attılar. Börekçiyan’ın kardeşi iki askeri öldürdü ve şehirde çarpışma başladı, her iki tarafta 100 den fazla ölü 200-300 kişi yaralı vardı. “Osmanlı Devlet kayıtlarına göre de;  Erzurum isyanı sırasında Hükümete Kilise’de de silah imal edildiği ihbar edilmiştir. Okul ve Kilise’nin arandığı gün Ermeniler gösteriye başlamışlar, bir askerimiz ölmüş dört askerimiz de yaralanmıştır. Bu çatışmalarda ise 8 Ermeni 2 Müslüman ölmüş, 60 Ermeni ile 45 Müslüman yaralanmışlardır. Erzurum isyanında Askere ateş eden 28 kişi tutuklanarak mahkemeye çıkartıldı, hepsi 28 Eylül günü serbest bırakıldı ve bunları tutuklayan Savcı işten el çektirildi. Bu durum tabii ki bundan sonraki isyanlara teşvik edici bir durum olmuştur.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 183 ile 185 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2007): Ermenilik bir etnik yapı, Ermeni milletinin dini genellikle Ermeni ama Katolik ve Yahudi olanları da var.

  • “1882 yılı başında “Anavatan Müdafileri (savunucuları)  Cemiyeti adı altında ihtilâlci bir cemiyet Erzurum’da kuruldu. Bu cemiyetin 76 üyesi tutuklandı. 1883’te Erzurum’daki mahkemede 40 kişi tutuklandı. Patrik Nerses ve Erzurum Piskoposu Ormanyan’nın tavassutu (ricası) ile padişah tarafından 1884 ve 1886 yıllarında af edildiler.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası, Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf.180) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’I NOTU (2007): Bu Nerses İngiliz Sefiri ile görüşen adam, affeden ise Abdülhamit gibi istihbarata önem veren bir padişah.

  • “Dasnaksutyun, Ermenice Taşnak Partisi Federasyonu demek. Bu partinin içinde Moskova öğrencileri ve Türkiye gurubu vardı. Önce Hınçaklarla birleşti, sonra Hınçaklar komünist oldukları için ayrıldılar. 1892 yılında bu parti programını açıkladı.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 178) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1992): Taşnak Partisi bir terörist parti idi, programlarında bile bağımsızlık sözü edilmemişti. Hükûmeti ve Müslüman halkı tahrik ederek onları şiddete yöneltirlerse Batı’nın yardımını göreceklerini planlıyorlardı.