Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Amerika’nın Van Konsolosu Yzb. Clayton 1880 Kasım ayında Rusya’daki Ermenilerden silah geldiğini rapor ediyor. İhtilalci Hınçak Partisini, hayatında Ermenistan’ı hiç görmemiş olan Marksist zengin çocukları Paris’te kuruyorlar. Hınçak Ermenicede Çan demek.  1887’de Londra’da basılan Hınçak Partisi Programında tedhişin (şiddetin) Osmanlı Devletine karşı verileceği ve Marksist fikirler var. Hedefin hem Hükûmet hem de halk olduğunu yazıyor. Madde 7- ihtilali gerçekleştirmek için en uygun zaman Osmanlının harbe girdiği zamandır. Hınçak Partisi gençler arasında tutuldu ama halk tutmadı. 1886 yılında bu sosyalist düşünceden dolayı parti ikiye ayrıldı. Yeni Hınçak Partisi 1898’de kuruldu.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 171) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1883’ten sonra Rusların Ermenilere karşı tutumu sertleşti, bu durum İngilizlere yaradı.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 163) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1992): Rus çarlığı, Şovenist bir yapıya bürünen ve kendisine zarar verebilecek olan Ermeni isyanı ile ilişkisini kesti. Bu boşluğu bu sefer 1880’li yıllarda İngilizler doldurdu, bu kez de Almanya Ermenilere karşı politika izledi.

  • “1892 Yılında İstatistik Umum (genel)  Müdürlüğü Kurulmuştur. (1) İlk Başkanı Fethi Fronko (Musevi), sonra Mıgırdiç Şınabyan (Ermeni), Daha sonra Rober (Amerikalı). 1893 Yılında ilk Nüfus Sayımı Sonuçları açıklandı; Müslüman 12.500.000 Ermeni 1.000.000, 1905 yılında; Müslüman; 15.500.000, Ermeni;1.110.000, 1914 yılında; Müslüman; 15.000.000, Ermeni; 1.220.000″

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 119 ile 122 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2007): Abdülhamit, Osmanlıdaki birçok yeni kurum gibi, İstatistik Umum Müdürlüğü’nün de kurucusudur.

  • “Yabancı kaynaklara göre Osmanlı’daki Ermeni Nüfusu 1.500.000 ile 2.000.000 arasındadır.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • Berlin Kongresinin 61. Maddesi; “Babı Âlî, Ermenilerin oturdukları Vilâyetlerin mahalli şartları dolayısı ile muhtaç oldukları ıslahat ve düzenlemeleri gecikmeden yapmayı ve Kürtler ile Çerkezlere karşı (bunların saldırılarına karşı) emniyet ve huzurlarını korumayı taahhüt eder.”  Ermeniler Kürt ve Çerkez gibi göçebelerden büyük rahatsızlık duyuyorlardı.

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • “13.07.1878 Berlin Kongresine Ermeniler bir proje sunuyorlar; “Osmanlı Ermenistan’ı; Erzurum ve Van İlleri ile Diyarbakır’ın kuzey kısmını, yani Harput Sancağının kuzey kısımlarını (Dersim’i) ve batı yönündeki Fırat Nehri hudut tutularak, Ergani Sancağı, Siirt’in kuzey kısımları ki bunlar Büyük Ermenistan’ın Türkiye kısımlarını meydana getirirler ve Trabzon ile Batum arasındaki ticaret ve ihracat için gerekli olan Rize limanını ihtiva eder (kapsar). Ermenistan Babı Âlî tarafından tayin olunacak bir Vali tarafından, idare edilecek. Vali Erzurum’da oturacak.” Bu raporda Ermeni nüfusunu gösteren çizelge de var. Erzurum-Van İllerinde; 1.150.000 Ermeni, 480.000 Türk, 80.000 Kürt, 5.000 Rum, 14.000 Asuri, 35.000 Zaza, 13.000 Yezidi var. Harput (Dersim dâhil); 180.000 Ermeni, 130.000 Türk, 40.000 Kürt, 8.000 Asuri, 2.000 Zaza, 2.000 Yezidi var. Toplam 1.330.000 Ermeni var.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 119 ile 122 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “93 Harbinde (1877) Ruslar Erzurum’a kadar gelince Ermeniler telaşlandılar. Çünkü onlar muhtariyet (bağımsızlık)  istiyorlardı, Rus idaresine girmektense Osmanlıyı daha çok tercih ediyorlardı. Nitekim 17.3.1878 günü Ermeni Patriği Nerses, İstanbul’da İngiliz Sefiri Layard’ı ziyaretinde bunu belirtiyor. Hatta eğer İngilizler bu sorunlarına ilgisiz kalırlarsa Büyükelçiyi taşlayabileceklerini söylüyor. Sefir Layard Patrik’e Ermenistan ile neyin kastedildiğini soruyor. Patrik, Van, Sivas ile Diyarbakır’ın bir kısmı ile Kilikya (Adana, Mersin, Antalya)  diyor. Sefir, bu yörenin nüfusunun büyük bir kısmının Müslüman olduğunu söyleyince, Patrik, Müslümanların da huzursuz olduğunu ve kendi devletlerine katılacağını iddia ediyor. İngiltere,  böyle bir Ermenistan’ın Rusya boyunduruğuna gireceğini ve Rusya’nın da Suriye sınırına dayanmasının (Petrole yaklaşmasının) menfaatlerine uygun olmayacağını düşünüyor.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2007): Kilikya hariç bu coğrafyadaki Müslümanların çoğu Kürt.

  • “Rusya,  24 Nisan 1877 günü (Hicri 1293) Osmanlı İmparatorluğuna savaş açıyordu. Harp İlanı Kararı Meşrutiyet Meclisinde okunurken bunun Ermeni Mebuslar (Milletvekilleri) tarafından hararetle alkışlandığı görüldü.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 113) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İngiliz Sefiri (Büyükelçisi) Henry Elliot 7.12.1876 yılında kendi Bakanlığına bir rapor gönderdi; “Ermeni Patriği Merses dün ziyaretime geldi…. Patrik, milletinin çok heyecanlı olduğu cevabını verdi ve Avrupa devletlerinin sempatisini çekmek için isyan zaruri ise, böyle bir hareketi başlatmakta zorluk bulunmadığını belirtti. “”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 112) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): Abdülhamit 1876’da tahta geçti, Meşrutiyeti ilan etti ve Kanun-i Esasi denen demokrat ve laik anayasayı çıkarttı, Türk tarihinin ilk meclisi olan Meclis-i Mebusan’ı açtı. Altı ay sonra Osmanlı Rus Harbi meşhur 93 Harbi çıktı. Sadrazam Mithat Paşa bu savaşı istiyordu. Durum kötüye gidince veya bu bahane ile Padişah Meclisi kapattı, Mithat Paşayı azletti (görevden aldı)  Büyük bir yenilgi yaşandı. Tam da bu sıra bu görüşmeler oluyor. Patrik ve cemaati Osmanlı’ya ihanet ediyordu.

  • “1820’de Van’da doğan Hrimyan, Van ve Muş’ da din adamı olarak görevlendirildi. Van Kartalı ve Muş Kartalı adlı gazeteleri çıkardı. Ermenilerin Osmanlılara karşı kışkırtılması bu patrik ile başlamıştır. Henüz 49 yaşında iken 1869 da Patrik seçildi. Zaten Ermeni sorunu 1870’te başladı. Bütün Piskoposlara tamim yollayarak, doğu illerinin sorunlarını rapor etmelerini söyledi. Ve 1872’de Sadarete (sadrazamlığa, başbakanlığa) bir muhtıra (İhtar, uyarı yazısı)  verdi. 1873 yılında istifa etti ama etkisi ve faaliyeti devam etti.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Marcel Leart (Gerçek adı Zohrab Kirkor) la Question Armenienne adlı kitabında ” Anadolu’daki 166 ithalatçının 141’i Ermeni, 12’si çeşitli uyruklu, 13’ü Türk’tür. Ve 9800 dükkân sahibi ve sanatkârın 6.800’ü Ermeni, 2550’si Türk’tür. 150 ihracatçının 127’si Ermeni, 23’ü Türk’tür. 153 Sanayicinin 130’u Ermeni, 20’si Türk. 37 Bankacının 32’si Ermeni. Türk Ermenilerinin yaşadıkları bölgede 803 okulları, 2088 öğretmenleri, 81.266 öğrencileri vardır.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 108) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): II Mahmut Yeniçeri Ocağını ortadan kaldırırken Yahudilerin nüfuz (etki) sahibi olanlarını da yok etmesi, o zamana kadar devlet dairelerinde etkili olan Yahudileri atarak onların yerine Ermenilere değer vermesi sonucunda, Ermeniler her alanda geliştiler. İttihat ve Terakkinin Yahudi ve Mason Yönetimi 1908’de iktidara gelince adeta Ermenilerden bunun intikamını aldılar.

  • “Rus Çarı II. Nikola (Deli Petro) 1853 yılında İngiliz Büyükelçisine; “Kollarımızın üzerinde çok hasta bir adam var, samimiyetle belirtmeliyim ki, gerekli bütün hazırlıklar yapılmadan bu hasta ölürse büyük bir felaket olur.” diyor.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün(4. Baskı 1992, Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ermeni yazar Dadion; “İlk Ermenice gazete 1863’te çıktı. ‘Ermeni Milleti Nizamnamesi (Yönetmeliği)  çıktıktan sonra gazeteler çoğaldı. … Basını engelleyen hiçbir şey ve tesir (etki)  altına alan bir dış tazyik (baskı)  yoktu. 1859 ile 1866 arasında İstanbul’da Ermenice çıkan günlük gazete sayısı on dörde yükseldi. Van’da bile Ermenice gazete çıktı.” Ermeni Mekhiter ilk kitaplarını 1700’lerin başında İstanbul’da bastırdı.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İstanbul 19. asrın başında 150.000 Ermeni nüfusu ile dünyanın en kalabalık Ermeni şehri olmuştu.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Fatih Sultan Mehmet 1461 yılında Bursa’daki Ermeni Piskoposu Hovakim’i İstanbul’a getirerek ona, Ermeni Patriği unvanını verdi.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1992): Patrik; Ermeni ve Ortodoksların ruhani liderine verilen isim.

  • “13. Asrın birinci yarısında Moğollar Ermenistan’dan geçerek Kilikya’ ya (Adana, Mersin, Antalya)  yaklaştılar. Ermeni kralı Hetım Moğol Kralı Göyük Han ile (1247) ve onun halefi Mangu Han ile anlaştı. Bu arada Eyyubiler dağıldı Kürtlerin atası olan Memluklular yükselmeye başladılar. Ermeniler Moğollarla birlikte Eyyubileri yendiler. Moğollar 1260’da Memluklulara yenildi. 1266 yılında Memluklular Ermenileri katlettiler, geriye kalan ahaliyi Mısır’a götürdüler.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

  • “MS 600 Yıllarında Ermeniler, kabileler halinde şehir devletleri gibi yaşıyorlar.”

    Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992 – Sf. 2) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Ruhbilimci Abraham Maslow “Temel İhtiyaçlar Kuramında”; Korunma ve güvenlik gibi temel ihtiyaçlar karşılanmazsa bunların yerini, ait olma, başarı elde etme ve kendini kanıtlama gibi ihtiyaçlar alır. Bu durum bireyler için olduğu kadar toplumlar için de geçerlidir.”

    Alıntı: Megatrends 2000 – John Naisbitt ve Patrisia Aburdene (1992, Sf. 280) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Değişiklikleri kurumlardan çok bireyler sürüklemektedir. Tüm kolektif yapılar (örgütlenmiş din, birlikler, komünist partiler, büyük şirketler, siyasi partiler, ..) içerisinde, kişinin bireysel sorumluluğundan kaçma olasılığı bulunur. Birey düzeyinde ise böyle bir olasılık söz konusu olamaz. Bireyin kaçacak hiçbir yeri yoktur. Bireylerin konumu iyice belirlendikten sonra özgürce birleşip bir topluluk yaratılabilir. Bu topluluğun içerisindeki birey de sorumluluktan kaçamaz…. Artık bilgiyi denetim altında tutamamaları nedeni ile diktatörlerin sayısı günden güne azalıyor.”

    Alıntı: Megatrends 2000, John Naisbitt ve Patrisia Aburdene (1992, Sf. 269 ile 378 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “ABD’de okullarda “Ahlak ve kişilik geliştirme ” dersleri konuldu…. Bilim ve teknoloji bize hayatın anlamını söyleyemez. Hayatın anlamını ancak edebiyat, sanat ve tinsellik aracılığı ile kavrayabilir… Tin; Manevi, ahlaki, doğaüstü olan (mistisizm). Amerikalılar dinden çok Tin’e inanıyorlar. ABD’lilerin % 94’ü Tanrıya inanıyor, dindar insanlar, dinden çok tin’e inanıyorlar.”

    Alıntı: Megatrends 2000 – John Naisbitt ve Patrisia Aburdene (1992, Sf. 242 ile 249 arası) kitabından birebir alınmıştır.