Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Washington ve iş dünyası el ele verip, Şah’ı bir kalkınma sembolüne dönüştürmek için işbirliği yaptılar. Sf. 159

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Salt ekonomik açıdan bakınca, MAIN (1) için çok akıllıca bir karar olmuştu. Yine de, Claudine’nin bana telkin ettikleriyle tutarlı değildi; küresel imparatorluğa yardımcı olmuyordu. Acaba şimdi, çakalların salıverilmelerine mi neden olmuştu?

    O gün Torrijos’un (2) bungalovundan çıkarken, Latin Amerika tarihinin ölü kahramanlarla dolu olduğunu düşündüğümü hatırladım. Tanınmış kimseleri yozlaştırmak üzerine kurulu bir sistem, yozlaşmayı reddeden kişilere sıcak bakmaz. Sf. 155

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2023); Boston’da bulunan Chas. T. Main adlı stratejik danışmanlık şirketi. BAKKAL’IN NOTU (2) (2023); Ömer Torrijos; Panama’nın demokrat ve komünist generali.

  • “Dünyanın en güçlü iki hanedanı olan Bush ailesi ile Suud Hanedanı’nın, 20 yıldan uzun bir süredir yakın kişisel, iş ve politik bağlantıları olmuştur…” Sf. 145

    “11 Eylül’den sadece günler sonra, bin Ladin ailesi üyeleri dâhil, bazı zengin Suudiler özel jetlerle ABD dışına çıkartıldılar. Kimse bu uçuşların yetkilendirilmesini üstlenmiyordu ve yolcular da sorgulanmadı. Tüm bunları Bush ailesinin Suudiler ile olan uzun süreli ilişkileri mi sağladı?” Sf. 145

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.

  • Elektronik olarak dinlenen konuşmalar, kraliyet ailesi üyelerinin sadece El Kaide’ye değil, diğer terörist gruplara da destek olduklarını ortaya çıkardı. Sf. 144

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 144) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha görünmez ve sonuçta daha zarar verici olan, Suudi Arabistan’ın uluslararası terörizmi finanse etmede oynamasına izin verilen roldü. ABD’nin, 1980’lerde, Usame bin Ladin’in Sovyetler Birliği’ne karşı yürüttüğü Afgan savaşını, Suud ailesinin finanse etmesini istemesi, gizli bir şey olmadığı gibi, Riyad ile Washington, beraberce, mücahitlere yaklaşık 3,5 milyar dolar vermişti. Ancak, ABD ve Suudi ortaklığı bundan çok daha ileriye gitmişti. Sf. 143

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır

    .

  • Kötülüğü ile ünlü Uganda diktatörü 1979’da sürgüne gönderildiği zaman, Suudi Arabistan ona sığınma hakkı tanımış, 100 ile 300 bin arasında kişinin ölümünden sorumlu despot, Suud Hanedanı tarafından sağlanan arabalar ve hizmetçilerle lüks bir hayat sürmeye başlamıştı. ABD, sessizce itiraz etmiş ama Suudiler ile olan anlaşmaya zarar vermemek için çok da ısrarcı olmamıştı. Sf. 143

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • ABD ile Suudi Arabistan arasındaki anlaşma, Krallığı neredeyse bir gecede değiştirmişti. Keçiler, Waste Management Inc. tarafından 200 milyon dolarlık bir kontrat gereğince sağlanan 200 adet parlak sarı Amerikan çöp arabası ile değiştirilmişti. Benzer şekilde, tarım ve enerjiden, eğitim ve iletişime kadar Suudi ekonomisinin her sektörü modernize edilmişti. Sf. 142

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.

  • Prens W, en baştan Boston’a beni ziyaret etmeye geldiği zamanlarda, hoşuna gidecek bir hanım tarafından ağırlanmayı ve bunun basit bir eşlik hizmeti ile de sınırlı kalmamasını beklediğini belirtmişti. Sf. 139

    Massachusetts’de yasa dışı bir faaliyet sayılan bir şey yapıp, seks satın aldığımdan (yani pezevenklik), esas sorunum, Sally’nin hizmetlerinin karşılığını ödemenin bir yolunu bulmaktı. Bereket versin, muhasebe servisi şirket harcamalarımda bana oldukça özgürlük tanıyordu. Bol bahşiş veren biri olduğumdan, Boston’un en lüks lokantalarındaki bazı garsonla- rı, bana boş makbuz vermeleri konusunda ikna etmeyi başardım; makbuzları bilgisayarların değil, insanların yazdığı bir çağda yaşıyorduk.

    Zaman ilerledikçe Prens W. daha cüretkâr olmaya başladı. Sonunda Sally’nin Suudi Arabistan’a gidip, oradaki villasında kendisiyle birlikte yaşamasını ayarlamamı istedi. Sf. 139, 140

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 139, 140) kitabından birebir alınmıştır.

  • Süreci başlatmak için, hükümetin en üst kademelerinde görevli biri, son derece gizli bir görevle, Suudi Arabistan’a gönderildi. Hiçbir zaman emin olamadım ama sanırım o kişi Henry Kissinger idi.

    Elçi her kim ise ilk görevi kraliyet ailesine, Musaddık, İngiliz petrol çıkarlarını kapı dışarı ettiği zaman, komşu İran’da neler olduğunu hatırlatmak oldu. Sonra, Suudiler’in önüne geri çeviremeyecekleri kadar cazip bir plan koyup, onlara, aslında çok fazla seçenekleri olmadığını gösterdi. Suudiler’in, ya teklifimizi kabul edip onları destekleyip korumamızı garantileyerek, hükümdarlıklarını sağlama almak ya da reddedip Musaddık’ın yolundan gitmek arasında bir seçim yapmak zorunda olduklarını çok açık bir şekilde anladıklarına hiç şüphem yok. Elçi, Washington’a döndüğünde, beraberinde kraliyet ailesinin anlaşmayı kabul ettiği mesajını da getirmişti. Sf. 136, 137

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 136, 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nakit içinde yüzen Suudiler, yüzlerce milyon doları ABD Hazinesi’ne verecekler, onlar da satıcılara veya çalışanlara ödeme yapmak gerekene kadar bu parayı tutacaklardı. Bu sistem, Suudi parasının Amerikan ekonomisine geri dönmesini garanti ediyordu. Anlaşma, aynı zamanda, komisyon yöneticilerinin Suudiler ile birlikte yararlı olduğuna karar verdikleri herhangi bir projeyi de, meclis onayına gerek kalmadan yapmalarını sağlıyordu. Sf. 136

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 136) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer İran, Irak. Endonezya veya Venezuela gibi diğer ülkeler, bir ambargo tehdidinde bulunursa, geniş petrol rezervlerine sahip Suudi Arabistan araya girip boşluğu dolduracaktı. Bunu bilmek bile, uzun vadede, diğer ülkeleri bir ambargo düşüncesinden uzakta tutmaya yetecekti. Bu garanti karşılığında Washington da Suud Hanedanı’na çok cazip bir teklifle gelecekti: ABD, tam ve tartışmasız bir biçimde politik ve gerekirse askeri destek sağlama garantisi verecek, böylece hanedanın ülkenin hakimi olarak varlığını sürdürmesini sağlayacaktı.

    Coğrafi konumu, askeri kuvvetlerinin yokluğu, İran, Irak, Suriye ve İsrail gibi komşuları karşısında genel olarak zayıf konumu düşünüldüğünde, bu Suud Hanedanı’nın reddedemeyeceği bir teklifti. Sf. 134, 135

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 134, 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • Görünürde, bu Suudi Arabistan Para Aklama Tezgâhı (Saudi Arabian Moneylaundering Affair) demekti ama aynı zamanda şakayla karışık bir kelime oyunuydu; krallığın merkez bankasının adı Suudi Arabistan Para Ajansı (Saudi Arabian Monetary Agency) veya SAMA idi. Sf. 132

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 132) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gerçek hedeflerse daima aklımdaydı: ABD şirketlerine yapılacak ödemeleri azami düzeye yükseltip, Suudi Arabistan’ı giderek ABD’ye daha bağımlı hale getirmek. Bu ikisinin birbiriyle ne kadar ilgili olduğunu fark etmem fazla uzun sürmedi; yeni geliştirilecek projelerin hemen hepsinin sürekli güncelleme ve bakıma ihtiyacı olacaktı ve o kadar yüksek teknolojiyle gerçekleştirileceklerdi ki, bakım ve modernizasyon ihtiyaçlarını ancak o projeleri geliştiren firmalar karşılayabilecekti. Sf. 131

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsrail yanlısı tutumundan dolayı ABD’nin cezalandırılması gerektiği ve en sert ambargonun bu ülkeye karşı uygulanması konusunda da anlaştılar. Hatta toplantıya katılan ülkelerin bir kısmı %5 yerine %10’luk bir kısıntı yapacaklarını ilan etti.

    Başkan Nixon, 19 Ekim’de Temsilciler Meclisi’nden İsrail için 2,2 milyar dolarlık bir yardım çıkartılmasını istedi. Ertesi gün Suudi Arabistan ve diğer Arap üreticiler, ABD’ye yapılan petrol sevkiyatına tam ambargo koydu.’

    Petrol ambargosu 18 Mart 1974’te sona erdi. Ambargonun süresi kısa ama etkisi son derece büyüktü. Suudi petrolünün satış fiyatı 1 Ocak 1970’de varil başına 1.39 dolarken 1 Ocak 1974’te 8.32 dolara fırlamıştı. Politikacılar ve sonraki yönetimler 1970’li yılların ilk yarısında alınan dersleri hiçbir zaman unutmayacaktı. Uzun vadede ise o birkaç ayın travması şirketokrasinin güçlenmesine yaradı: Üç direği (büyük şirketler, uluslararası bankalar ve hükümet) birbirine o zamana kadar hiç olmadığı şekilde sıkı bağlandı. Bu kalıcı bir bağ olacaktı. Sf. 125, 126

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 125, 126) kitabından birebir alınmıştır.

  • Arap petrol bakanları diğer seçenekleri de değerlendirmek üzere Kuveyt’te toplandı. Irak delegesi, şiddetle ABD’nin hedef alınmasını istiyordu: Diğer delegeleri Arap dünyasındaki Amerikan şirketlerini millileştirmeye, ABD ve İsrail ile dostluk iliş- kileri olan tüm diğer ülkelere topyekûn petrol ambargosu uygulamaya ve Amerikan bankalarındaki tüm Arap paralarını çek- meye çağırdı. Bankalardaki Arap paralarının ciddi boyutlarda olduğuna ve öyle bir eylemin 1929’dakinden çok da farklı ol- mayan bir paniğe neden olabileceğine işaret etti. Sf. 125

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.

  • Suudiler’in dine, politika ve ekonominin önemli bir parçası olarak bakışı, Batı’yı sarsan petrol ambargosuna da katkıda bulundu. Mısır ile Suriye, 6 Ekim 1973 günü, en kutsal Yahudi bayramı olan Yom Kippur’da İsrail’e karşı eşzamanlı bir saldırı başlattı. Bu, Arap-İsrail savaşlarının dördüncüsü ve en yıkıcısı, aynı zamanda dünya üzerinde diğerlerine kıyasla en büyük etki yaratacak olan Ekim Savaşı’nın da başlangıcıydı. Mısır Başkanı Enver Sedat, Suudi Arabistan Kralı Faysal’a, İsrail ile suç ortaklığı yaptığına inandığı ABD’ye misilleme olarak, kendisinin ‘petrol silahı’ olarak adlandırdığı gücü kullanması konusunda baskı yaptı. 16 Ekim’de İran ve Suudi Arabistan’ın da katıldığı beş Körfez ülkesi, petrolün liste fiyatına %70 zam yaptıklarını duyurdu. Sf. 124

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • Suudi Arabistan’ın tarihi şiddet ve dini fanatizmle doludur. Yerli bir savaşçı olan Muhammed ibn Suud, 18. yüzyılda aşırı muhafazakâr Vahabi tarikatından gelen kökten dincilerle güç birliğine gitti. Bu sağlam bir ittifaktı ve sonraki 200 yıl boyunca Suud ailesiyle Vahabi müttefikleri, İslam’ın en kutsal şehirleri Mekke ve Medine de dâhil olmak üzere Arap yarımadasının çoğunu fethetti. Sf. 123

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • Suudi Arabistanlı bir diplomat, 1974 yılında bana ülkesinin başkenti Riyad’ın fotoğraflarını göstermişti. Bunların arasında bir hükümet binasının dışına yığılmış çöpler arasında dolaşan bir keçi sürüsünün resmi de vardı. Keçiler hakkındaki soruma diplomatın verdiği cevap beni çok şaşırtmıştı. Bana, keçilerin şehrin ana çöp toplama sistemi olduklarını söylemişti.

    “Kendine saygı duyan hiçbir Suudi çöp toplamaz,” dedi. “O işi hayvanlara bırakırız.” Sf. 123

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir kez daha öne doğru eğilip gözlerime baktı. “Şirketinizin daha fazla iş istediğini ve bunu da genellikle projelerin boyutlarını şişirerek, daha geniş otoyollar, daha büyük santraller, daha derin limanlar önererek elde ettiğini anlıyorum. Ama bu defa farklı olacak. Bana halkım için en iyi olanı ver, ben de sana istediğin kadar iş vereyim.” Sf. 115

    Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yakışıklı generali ilan panosunda görüp, altındaki ‘Omar’ın (1) ideali özgürlüktür; bir ideali yok edecek füze henüz icat edilmemiştir!’ deyişini okuyunca ürperdim. İçimden bir his, Panama’nın 20. yüzyıldaki öyküsünün henüz bitmediğini ve Torrijos’un önünde güç, hatta trajik zamanlar olduğunu söylüyordu. Sf.100

     Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (2023); Ömer Torrijos; Panama’nın demokrat ve komünist generali.