Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Zulme uğrayan ve hoşgörü isteyen bir mezhebin temsilcisi olarak doğan Kilise, çok geçmeden insanlardan, kendi kanunları ve itikatlarına uymalarını talep etmeye başladı. Sf. 175

    Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Roma yöneticileri Hristiyanları cezalandırdıklarında onları “ateizm”le suçlamışlardır, çünkü onların tanrı kavramı Roma yaşam tarzını ciddi bir şekilde incitmekteydi. Geleneksel tanrılara prim vermediklerini gören halk, Hristiyanların devlet için bir tehlike oluşturup, hassas düzeni altüst edeceklerinden korkmaktaydılar. Hıristiyanlık uygarlığın başarılarını görmezden gelen barbarca bir itikat olarak görülmekteydi. Sf. 163

    Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 163) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bununla birlikte İnciller, Tanrı’nın İsa’ya, sıradan bir ölümlü olmasına rağmen, hastaları iyileştirme ve günahları affetme gibi Tanrısal işler yapmasını mümkün kılan bazı ilahi “güçler” (duanist) verdiğini söylerler. Sf. 139

    Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 139) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öyle anlaşılıyor ki İsa başlangıçta, Esseni olma ihtimali yüksek bir gezgin derviş olan Vaftizci Yahya’nın bir şakirdi idi. Yahya Kudüs yönetimini iflah olmaz derecede yozlaşmış görüyor ve bu yönetime karşı ağır ithamlarla dolu konuşmalar yapıyordu. Sf. 137

    Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

  • Miladi birinci yüzyıla gelindiğinde, Yahudilik’in Roma İmparatorluğu’nda oldukça güçlü bir konumu vardı. Bütün imparatorluğun onda biri Yahudi’ydi; Filon’un İskenderiye’sinde Yahudiler nüfusun yüzde kırkını oluşturmaktaydı. İmparatorlukta insanlar yeni dinsel çözümler arayışındaydı; tektanrıcı yaklaşımlar gündemdeydi ve yerel tanrılar giderek daha kapsayıcı bir tanrısallığın açık tezahürleri olarak görülmekteydi. Sf. 122, 123

    Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 122, 123) kitabından birebir alınmıştır.

  • Musa’nın bir İsrailli köleye kötü davranan bir Mısırlıyı öldürmesi üzerine Mısır’ı terk etmek zorunda kaldığı hatırlanacaktır. Sf. 51

    Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ardından Mısırlılar da aynı yerden geçmeye teşebbüs ettiklerinde ise denizi kapatır.

    Bu son derece zalim, tarafgir ve katil bir Tanrıdır. Orduların tanrısı, Yehova Sabaoth olarak bilinecek bir savaş tanrısıdır. Sf. 48

    Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 48) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanrılara insan kurban etmek pagan dünyasında yaygın bir uygulamaydı. İlk çocuğun, genellikle, anneyi bir çeşit senyörlük hakkının (droit de seigneur) gereği olarak gebe bırakan bir tanrının çocuğu olduğuna inanılırdı. Çocuğu dünyaya getirirken tanrının enerjisi azalırdı, dolayısıyla, bunu yenilemek ve bütün olası manaların dolaşımını sağlamak için ilk çocuk kutsal babasına geri gönderilirdi. Sf. 46

    Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanrı Yehova toprağın (adamah) çamurundan insanı (adam) şekillendirdi. Ardından, ona yaşam nefesini üfledi; böylece insan canlı bir varlığa dönüştü. Sf. 39

    Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • Örneğin Arapçada Allah dilbilgisi bakımından erildir, fakat Tanrı’nın ulaşılamaz tanrısal özüyle ilgili sözcük ez-zat ise dişildir. Sf. 24

    Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Son araştırmalar Amerikalıların yüzde doksan dokuzunun Tanrı’ya inandıklarını söylediklerini ortaya koymaktadır. Sorun, hangi Tanrı’ya inandıklarını düşündüklerindedir. Sf. 23

    Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf.23) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1948 sonbaharında, tek bir genel İdarî kararname ile Stalin ve kültür komiseri Andrei Jdanov, Yahudi kültüründen kalanları ve Sovyetler Birliğindeki toplumsal yaşamlarını ortadan kaldırdı… Tek bir darbede, tüm Yahudi okulları kapatıldı, Yahudi gazetelerinin yayınına son verildi… 450’den fazla Yahudi yazar, sanatçı ve entelektüel yani Sovyetler Birliği’ndeki aydınların kaymak tabakası idam edildi…” Sf. 233, 234

    Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen Reese, Çeviren; Kerem Özdemir, (Sorun Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1999 – Sf. 233, 234) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sovyet anti-Semitizminin acımasızlığı ile Nazi anti-Semitizminin acımasızlığı arasında çok fazla seçme şansı bulunmuyor. Şimdilik SSCB’de eksik olan tek şey, gaz odaları. Bu eksikliği Komünistler, en azından kısmen, Sibirya ve idam mangalarını öldürme araçları olarak kullanarak gidermişlerdir.. Sf. 232

    Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen Reese, Çeviren; Kerem Özdemir, (Sorun Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1999 – Sf. 232) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Mart 1947’de, ABD Devlet Başkanı Truman, komünizmin yayılmasını sınırlamaya yönelik Sınırlama Doktrinini açıkladı ve General George Marshall, 5 Haziran’da Harvard’da yaptığı bir konuşmada, Marshall Planını açıkladı. Aynı yıl içinde, az tanınan ABD Kongresi üyesi Joseph McCarty, Birleşik Devletlerde Komünist Partisi’nin yasal olmasına karşın buna üye olan herhangi birinin sırf bu nedenle hain olduğunu ileri sürmesiyle haber oldu. Ulusal güvenlik adına, çarpıcı ve ihtilafa yol açan bir karşı karşıya gelme için zemin hazırlanmıştı. Sf. 235

    Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen Reese, Çeviren; Kerem Özdemir, (Sorun Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1999 – Sf. 235) kitabından birebir alınmıştır.

  • Stalin Terörünün acılarını çekenlerle ilgili asıl rakamların elde edilmesi mümkün değildir fakat 1938 yılında elde bulunan verilerin ortaya koyduğu bilanço şöyledir: GULAG kamplarındaki 12 milyondan, 1 milyonu idam edildi; 2 milyon açlık, hastalık, korunmama, kötü muamele vb den öldü ve kalan 9 milyon kamplardaydı. Sf. 232

    Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen Reese, Çeviren; Kerem Özdemir, (Sorun Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1999 – Sf. 232) kitabından birebir alınmıştır.

  • İstihbaratın garip dünyasında, ajanlarının birinin karşılığında kurban sunulmaya değer bulunmasının, bir gizli servisin, ajanlarının birinin değeri karşılığında ödeyebileceği en yüksek haraç olması muhtemeldir. Sf. 172

    Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen Reese, Çeviren; Kerem Özdemir, (Sorun Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1999 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.

  • Derken 17 Mart 1952’de London Daily Express, Bonn mahreci ve Sefton Delmer imzasıyla, gürültü koparan bir makale yayımladı: “Hitler’in Generali Artık Dolarlar İçin Casusluk Yapıyor” deniliyordu başlıkta. Sf.150

    Örgütün tehlikesi gelecekte yatıyor. Gehlen’in şebekesi daha bugünden Almanya’da muazzam bir yeraltı gücü hâline geldiği için…” Sf. 150

    Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen Reese, Çeviren; Kerem Özdemir, (Sorun Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1999 – Sf. 150) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şubat 1948’de Çekoslovakya’daki Komünist darbenin başlangıcında CIA, İtalya’da Komünistlerin yenilgisine yol açan başarılı bir harekâtı gerçekleştirdi ve Hristiyan Demokratları göreve getirdi. Bu, Avrupa’nın geleceği açısından bir dönüm noktasıydı ve bu tür bir harekete güven ve destek oluşturdu. Sf. 143

    Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen Reese, Çeviren; Kerem Özdemir, (Sorun Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1999 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • Almanya’nın askerî işgali 1949’da sona erdi ve bunun yerini Müttefik Yüksek Komisyonu aldı. Henüz bağımsız bir devlet olmamasına karşın, Batı Almanya’nın Federal Parlamento için genel seçime gitmesine izin verildi ve Konrad Adenauer, savaş sonrasındaki ilk hükümetini 12 Eylül’de kurdu. Gehlen’in “özel ilişkiler” kurma hareketi erken oturmuş ve o kadar büyük verimlilik ile bütünsellik içinde yürütülmüştü ki Gehlen, 1950’de istediğini yapabilecek duruma gelmişti. Sf. 142

    Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen Reese, Çeviren; Kerem Özdemir, (Sorun Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1999 – Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.

  • İstihbarat ve karşı istihbaratın kendi işleri olmasına karşın Gehlen, Örgütü siyasî sonuçlara ulaşmaya yönelik bir araç olarak da görüyordu. Siyaseti, Örgütün bütün örgüsüne sarmıştı. Sf. 141

    Alıntı; General Reinhard Gehlen CIA Bağlantısı – Mary Ellen Reese, Çeviren; Kerem Özdemir, (Sorun Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1999 – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.