Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Klasik mekaniğin temel sayıltısı (kabulü) olan atom kuramının geçmişi felsefe tarihi kadar geriye, ilk filozoflardan Efesli Demokritos’a (M.Ö. 460-370) kadar gider. Demokritos için atomlar, kendi kendileriyle “aynı” kalarak sonsuz bir hareketi sürdürürler. Evren, doluluk ve boşluk atomlarından meydana gelir. Boşluk atomları, hareketin ontolojik koşullarını sağlarlar. Evrende hiçbir kuraldışılık, düzensizlik, şans veya rastlantı yoktur; düzensizlik, rastlantı ve tesadüf gibi durumlar, insan zihninin bu tür durumlara yol açan yeterli nedenleri bulma konusundaki aciziyetinden ileri gelir. Sf. 13, 14

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer, fiziksel nesneler evrenin her yerinde aynı olmasalardı, bu sayıltı (önerme – kabul) bugüne değin yanlışlanmış olsaydı, modem bilim kurulamazdı. Platon ve Aristoteles’ten beri tekilin biliminin olamayacağına inanılmaktadır. Sf. 13

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.

  • Helmholzt ise Newton mekaniğini şöyle övmekteydi: “Bir fenomeni kavramak demek, onu Newton yasalarına indirgemektir. Fenomenin açıklaması böylece doyurucu bir şekilde yapılmış olur.” Sf. 2

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 2) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Modern bilimin kurucusu” Galileo Galilei’nin (1564-1642) çağdaşı ve “modem felsefenin kurucusu” olan Rene Descartes’ın (1596-1650) dediği gibi: “Gerçeği arayanın, yaşamında bir kez tüm nesnelerden gücünün yettiği oranda kuşku duyması gerekir.” Bu tutum, iyi bir başlangıç için gereklidir. Sf. XI

    Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. XI) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha önce Los Alamos’daki araştırmanın başkanı olan George Cowan, yeni gelişen doğrusal olmayan dinamik teorisinde bir çıkış yolu olduğuna 1980’lerin başında karar verir. Doğrusal olmayan dinamikte küçük etkenler büyük sonuçlar doğurabilir, katı kurallar anarşiye yol açabilir ve bütünün parçalarında olmayan yetenekler tam gelişmemiş de olsa genellikle bütünün kendisinde vardır. Sf. 322

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 322) kitabından birebir alınmıştır.

  • Newton saat gibi tıkır tıkır çalışan, yaratıcı tarafından harekete geçirildikten sonra kaçınılmaz tek bir yol izleyen bir evren öngörmüştü. Bu görüş özgür iradeye yer bırakmaz, dolayısıyla bilimin soğuk ve katı olduğu inanışının ilk kaynaklarından biri olabilir. Bu görüş aynı zamanda radyo, televizyon, radar, cep telefonu, ticari uçak, iletişim uyduları, insan yapımı elyaf, plastik ve bilgisayarı bize sunan bir görüştür. Sf. 314

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 314) kitabından birebir alınmıştır.

  • Algoritma kavramı (bir problemi çözmenin sistematik prosedürü) bunlardan biridir (algoritma adı, Arap cebirci El- Harezmî’den geliyor). Sf. 309

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 309) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ama matematikte sonuçlar sınırlı değildir ve görmezden gelerek mantıksal çelişkilerden kaçamazsınız. Matematikte kanıtlanmış olan bir şey başka kanıtlarda da kullanılır. 0=1 olduğunu kanıtlarsanız bunun yol açacağı pisliği temizleyemezsiniz. 0=1 derseniz bütün sayılar eşit olur. Şöyle ki, x herhangi bir sayı olsun, 0 = 1 ile başlayıp bunu x ile çarpalım. O zaman 0 = x olur. Benzer şekilde y bir başka sayı ise 0 = y olur. Ve x = y olur. Sf. 283

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır.

  • Russell’ın önerdiği daha az formal olan paradoks şöyledir: köyde kendi kendine traş olmayan herkesi berber tıraş ediyor. Berberi kim tıraş eder? Kendisini tıraş ediyorsa, tanım gereği bu kişi köy berberidir, kendisidir! Kendisini tıraş etmiyorsa, tıraş eden berberdir, yani yine kendisidir.

    Bazı mantık oyunları bir yana (örneğin berber bir kadın olabilir), olası tek sonuç böyle bir berberin olmadığıdır. Sf. 277

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır.

  • Uzay zamandaki herhangi bir noktaya olay deniyor. Olay, zamanın herhangi bir anında parlayan ve sonra yine sönen nokta-parçacık gibidir. Görelilik gerçekten olayların fiziğiyle ilgilidir. Geleneksel mekaniğe göre uzayda hareket eden bir parçacık t zamanında (x(t), y(t), z(t)) koordinatlarını işgal eder ve bu konum zamana bağlı olarak değişir. Minkowski’nin uzay zaman bakış açısına göre bu tür noktaların tümü uzay zamanda bir eğridir, parçacığın hayat çizgisidir ve bu zaman boyunca kendi başına varlığını sürdüren bir nesnedir. Görelilikte dördüncü boyutun tek ve sabit bir yorumu var: zaman. Sf. 266, 267

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 266, 267) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu yüzden Roosevelt’e göre demokratik özgürlük, sadece politik hakların güvence altına alınması değil, aynı zamanda ekonomik olarak güçsüz olanlara, güçlünün insafına kalmama garantisinin sağlanmasıydı. s.342

    Alıntı; Onurlular, Alçaklar ve Hilekârlar (Spinoza, Matriks ve İkinci Tür Düşünme Devrimi) – Halil Doğru, (Hayykitap Yayınevi 1. Baskı Eylül 2021, s.342) birebir alınmıştır.

  • Evrenin şekli nasıldır? Bu soru çok basit görünse de cevaplaması zor (kısmen evren çok büyük olduğu için, ama esas olarak evrenin içinde bulunduğumuz ve geride durup evreni bir bütün olarak göremeyeceğimiz için zor). Gauss’a kadar giden bir analojiye göre, yaşadığı yüzeyi sadece o yüzeyin sınırları içinde gözlemleyen bir karınca, o yüzeyin düzlem mi, küre mi, simit mi [torus] ya da daha karmaşık bir yüzey mi olduğunu bilemez. s.199

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türev ve integral alma, daha eski matematikçilerin yaratıcılığını kısıtlayan problemleri çözer. Türev alma kullanılarak hız, teğet, maksimum ve minimum çözülebilmiştir, integral alınarak uzunluk, alan ve hacimler hesaplanabilmiştir. Dahası da var. Doğadaki örüntülerin (dallanmaların) türev ve integral hesabı diliyle yazılmış olması şaşırtıcıdır. s.140

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 140) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türev almanın ters işlemi integral almadır. f(x)’in j f(x)dx şeklinde yazılan integrali, türevi alındığı zaman f(x)’i veren fonksiyondur. İntegral, geometrik olarak/fonksiyonuna ait grafiğin altında kalan alanı temsil eder. dx belirli integrali, x = a ile x= b değerleri arasında kalan grafiğin altındaki alandır. s.139

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 139) kitabından birebir alınmıştır.

  • Newton’ın temel hareket yasası (bazı ek yasalar da var), hareketli bir cismin ivmesinin ve kütlesinin çarpımının, cisme etki eden kuvvete eşit olduğunu belirtiyor. Hız, konumun türevidir ve ivme de hızın türevidir. Dolayısıyla Newton yasasını ifade etmek için bile konumun zamana göre ikinci türevini almamız gerekiyor. Bu ifade günümüzde aşağıdaki gibi yazılıyor.  d2x / dt2  s.137

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 137) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL YORUMU (2019); Bu formülde  yol yani konum, t zaman, d diferansiyel demek. Diferansiyel, bir değişkenin sonsuz küçük artımıdır. Bu d2x / dt2 formülünün izahı ise:  Konumun yani yolun diferansiyelinin karesi ile zamanın karesinin diferansiyeli ters orantılıdır.

  • Örneğin 103=1000 olduğuna göre, 1000 sayısının (10 tabanlı sayı) logaritması 3 olur. Logaritmanın temel özelliği şu üslü ifade kuralına uygundur: s.88

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diyofantus bütün sayıların pozitif olması gerektiğini düşünmüş ve negatif denklem çözümlerini kabul etmemişti. Hindu matematikçilerse, mali hesaplarda borcu göstermesi açısından negatif sayılan faydalı bulmuşlardı (birine borçlu olmak, cebinde hiç para olmamasından daha kötüdür, o yüzden borcun sıfırdan küçük olması gerekir). Cebinde 3 pound varsa ve 2 pound ödersen, cebinde 3-2 = 1 pound kalır. Benzer şekilde 2 pound borcun varsa ve 3 pound kazanırsan, net kazancın -2 + 3 = 1 pound olur. s.59

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilimde önemli olan, doğru olduğuna yürekten inandığın şeyin yanlış olduğunu kanıtlamaya çalışmaktır. Aksini kanıtlamaya çok çalışıldığı halde hayatta kalan fikirler, büyük olasılıkla doğrudur. s.44

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yunan matematikçiler, insanlığın gelişmesine iki hayati fikirle katkıda bulundular. Bunlardan daha kolay fark edileni, geometrinin sistematik olarak kavranmasıdır: Geometriyi araç olarak kullanan Yunan matematikçiler gezegenimizin büyüklüğünü ve şeklini, güneş ve ayla olan ilişkisini, hatta güneş sistemindeki diğer gezegenlerin çapraşık hareketlerini anladılar. Bunun yanı sıra tünel kazma çalışmalarında geometriden faydalanarak inşaat sürelerini yarıya indirmeyi başarmışlardır. Savaş için ya da barışçıl amaçlarla, kaldıraç yasası gibi basit yasalara dayanarak devasa ve çok güçlü makineler inşa etmişlerdir. s.42

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öklit, kendisinden önceki matematikçilerden farklı olarak bir teoremin doğru olduğunu söylemekle kalmamış, kanıt sunmuştur. s.31

    Kanıt nedir? Kanıt, her adımın mantıksal sonucunun, bir sonraki adımı teşkil ettiği matematiksel bir yolculuktur, öne sürülen her ifade, önceki ifadelere dönerek ispat edilmeli ve önceki ifadelerin mantıksal sonucu olduğu gösterilmelidir. Öklit, geriye dönük bu işlemin sonsuza kadar devam edemeyeceğini fark etmişti: İşlemin bir başlangıç noktasının olması gerekirdi ve ilk önermeler kanıtlanamazdı (aksi takdirde kanıt süreci başka bir noktadan başlardı).

    Öklid tanımları, aksiyom ve önerme diye iki sınıfa ayırır. ‘Aynı şeye eşit olan şeyler aynı zamanda birebirlerine de eşittir’ ifadesi tipik bir aksiyomdur. ‘Bütün dik açılar birbirine eşittir’ ifadesi tipik bir önermedir. s.31

    Alıntı; Matematiğin Kısa Tarihi (Sonsuzluğun Terbiye Edilişi) – Ian Stewart, Çeviri; Sibel Sevinç, (Alfa Bilim Yayınları, 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.