Geçmiş şimdiden, şimdi ise gelecekten daha az entropi içerir. Sf. 80
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.
Geçmiş şimdiden, şimdi ise gelecekten daha az entropi içerir. Sf. 80
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.
Hume, yaptığı çözümlemede tüm felsefi bağıntıların temelinde yer alan belirlenimciliğin (determinizmin – gerekliliğin) aşağıdaki özelliklerini tespit etmiştir
-Etki ile tepki, uzay ve zamanda ardışıklık veya bitişiklik (contiguous) özelliği gösterir.
-Etki, tepkiden uzay (uzak, yakın vb.) ve zamanda (önce, sonra vb.) daha önce gelir.
-Etki ile tepki arasındaki ilişki sabittir.
-Aynı etki daima aynı tepkiyi üretir, aynı tepki yalnızca aynı etkiyle meydana gelir.
-Aynı tepkiyi doğuran farklı nesneler arasında ortak bir nicelik bulunur.
-Her etki bir tepkiye, her tepki de başka bir tepkiye yol açar.
Etki daima tepkiden öncedir. Sf. 80
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.
Hiçbir bilgi ışıktan hızlı yol alamaz. Sf. 67
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 67) kitabından birebir alınmıştır.
Bütün bunlar, ışığın dalga karakterinin bir sonucu olarak algılanan girişimin aslında yalnızca ışık dalgalarına özgü bir durum olmadığını, “madde parçacıkları” ve hatta “makroskobik nesneler” için de geçerli olduğunu göstermektedir. Sf. 57
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.
Şöyle ki: Gözlemin tek yetkisi, gözlemciden bağımsız bir gerçeklik hakkında gözlemciyi bilgilendirmektir; gerçekliği tedirgin etmek, oluşturmak, kurmak veya biçimlendirmek değil. Sf. 51
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.
Varlık tümüyle maddenin farklı türden açılımlarıdır. Örneğin materyalist diyalektik jargonda tinsellik, maddenin türevi olarak yorumlanır. Bu madde, maddeye dair hüküm verebilen zihinden bağımsız dışsal bir gerçekliktir. Bu dışsal gerçeklik, zihne “tümüyle” kendini açar. Bilimsel ilerleme bu anlamda, maddenin doğasının ve hareketinin bilinir kılınması süreci olarak -eninde sonunda- nedensel açıklamaya kendini teslim eder. Sf. 50
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 50) kitabından birebir alınmıştır.
Bazılarının iddiasına göre sistem çevreyle dolanık durumda olduğundan ne deney ne de gözlem yinelenebilir. Çünkü sistem, ölçüm yoluyla her seferinde başlangıç koşullarına geri götürülmekte, ölçüm, sistemin bir sonraki evreye geçebilmesini mümkün kılmamaktadır. Bu yüzden kuantum ontolojilerinde ölçümün tersinir olmasının özel bir anlamı vardır. Kuantal ölçüm, otantik bir olgusallık alanında gerçekleşir; ölçümün verdiği çıktılar biriciktir.
Klasik mekanikte ölçüm, dalga denklemini entropik olarak ileriye götürür ve sistem ölçüm sonrasında dışarıdan kasıtlı bir müdahale olmadıkça asla başlangıç koşullarına geri dönmez. Fiziksel sistemlerin gözlemiyle ilgili bu olguya tersinmezlik denir. Maxwell denklemlerinde kullanılan matematik çizgisel (lineer), durum vektöründe kullanılan ise çizgisel değil (non-linear) dir. Sf. 46
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.
Doğanın birbirine indirgenemeyen ancak birbirine bağımlı iki yüzü vardır. Bunlardan birincisi parçacık, diğeri dalgadır. Doğa, sonsuza değin bölünebilir değildir; bir takım temel parçacıklardan müteşekkildir. Sf. 37
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.
Elektronlar bir dış yörüngeden bir iç yörüngeye geçmek için foton alırlar; iç yörüngeden bir dış yörüngeye geçmek için de foton salınımı (radyasyon) yaparlar. Sf. 31
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.
Evrenin başlangıcından beri yeterince zaman geçtiği hâlde bu yok edici senaryonun niçin gerçekleşmediği klasik mekaniğin yanıtlaması gereken önemli bir sorundur. Yanıt belki şudur: Evren, şimdiye kadar kendi üzerine çökmediğine göre, atomlar kendileri olarak kalmaya devam ediyor olabilirler. Belki de şudur: Elektronların hem salınım yapmasına izin veren hem de çekirdeğe düşmelerini önleyen başka bir model vardır fakat henüz keşfedilmemiştir. Sf. 28
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.
Bu modelde elektronlar kapalı bir yörünge çizerler; yani düz bir çizgi üzerinde yol almazlar. “Bir eğri üzerinde yol alan cismin hızının büyüklüğü sabit bile olsa, cismin hareketi ivmeli bir harekettir.” Bu durumda elektronların ışıma yapmaları gerekir. Işıma, elektronların enerjilerinin bir kısmını azaltır. Azalan elektron enerjisi, atomun da enerjisinin azalması anlamına gelir. Elektronların enerjisi, yörüngelerinin yarıçaplarıyla doğru orantılı olduğu dikkate alındığında azalan enerjinin yörünge yarıçaplarının da küçülteceği sonucu kendiliğinden çıkar. Böylece elektron yörüngesi, elips veya dairevi olmaktan çıkar, içe doğru giden bir spiral hâlini alır. Spiral şekilde hareketi elektronun, sonlu bir zaman aralığında çekirdeğe düşmesine, çekirdeğin nötrleşmesine ve yok olmasına neden olur. Sf. 28
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.
Einstein’ın çözüm önerisi, ışığın birimler hâlinde olan fotonlardan oluştuğunu, dolayısıyla elektromanyetik alanların da tamamıyla fotonlardan oluşmuş olacağını bildirir. Sf. 24
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.
Işıklı parçacıklar, frekanslarıyla orantılı olarak enerji taşır ve bu enerji metallerdeki elektronlara aktarılır. Işığın etkisiyle metalden kopan elektronun enerjisi, ışığın şiddetine değil frekansına bağlıdır. Işığın frekansına bağlı olarak metal yüzeyden kopan elektronun hızı, kuantal paketçiğin enerjisine yani frekansına bağlıdır. Sf. 24
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.
Fotoelektrik etki olayı şöyledir: Vakumlu ortamda ışık göndererek metallerden elektron sökülebilmekte, elektrik akımı iletilebilmektedir. Metallerden bu şekilde elektron koparma olayına fotoelektrik etki denir. Metalin ısındığını, metalden dışarı verilen ısıyı hissettiğimizde anlarız. “Lenard tarafından titizlikle yürütülen deneyler, kopan elektronların enerjisinin, ışığın şiddetine değil frekansına (dalga boyuna) bağlı olduğunu göstermiştir.” Sf. 23
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.
Planck sabiti, enerji ile frekans arasında bir (doğru) orantı olduğunu bildirmektedir. Kuantum, eneğinin en küçük parçasına; kuanta, en düşük enerji alma ve verme aralığına gönderme yapar. Sf. 19
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.
Metaller ısıtıldığında ışık yaymaya başlar. Verilen ısı artırıldıkça metal önce kızarır, kızıl kor hâline gelir. Eğer biraz daha ısıtılırsa ışıma yapmaya başlar, akkor hâline gelir. Bu durum, ısıtılan cisimlerin her frekansta ışıma yaptıkları anlamına gelir. Bunun tersi de geçerlidir. Bir siyah cisim, üzerine düşen ışınları kolayca soğurduğu için siyah görünür. Bir siyah cisim ısıtılırsa ışıma yapar fakat aynı zamanda üzerine düşen her frekanstaki ışığı soğurmaya devam eder. Burada soğurma ve ışıma spektrumları eşdeğerdedir. Sf. 18
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
Birçok Grek düşünürü için varlık böyledir. Çünkü onlar, yaratıcı tanrı fikrinden yoksunlukla maddi olan varlığın kökeninin ve sınırlarının yine varlığın kendisi olduğunu doğal olarak varsaymaktadırlar. Dolayısıyla Grekler için madde, kesintiye uğratılamayan bir süreklidir. “Akla gelebilecek en küçük şeyleri bile sonsuza kadar kesip daha küçük şeyler elde edebilir[iz].” Sf. 15
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.
Atomlar ilkece gözlenebilir olamaz; deneyimin gerçekliği» görüngünün veya görünüşün gerçekliğine bağlıdır. “Hiçbir atom, görü’nün kendisi atomik bir süreç olduğundan görülemez.” Çünkü algıya dayanan kavrayışın kendisi de atomlardan meydana gelir. Sf. 14, 15
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 14, 15) kitabından birebir alınmıştır.
İşte, evren bir bütün olarak aynı atomlar ve ilkelerden hareketle açıklanabilir. Maddi olmayan özler; bilgi edinme süreci, ruh, düşünce, algı, tin, rüya, mitos, teos vd. tüm özler ve süreçler yalnızca şeffaflık ve hareket dereceleri farklı atomların birleşme ve ayrılmalarından meydana gelir. Atomlardan kurulu evrende rastlantı ve tesadüfe yer yoktur. Her şey, mekanik nedenlerle gerçekleşir. Sf. 14
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.
Nicelik doğanın, nitelik aklın görünürlüğüdür, edimselleşmesidir (gerçekleşmesidir, fiiliyatıdır). Akıl, nicelikleri belirlerken -nicelikler akla görünürken- nitelikleri kullanma yolunu seçmiştir. Sf. 14
Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.