Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Montesquieu’nün Görkem ve Çöküş çalışmasını “okursak”, ne kadar materyalist bir bakışı olduğunu da hemen görüyoruz; çok çarpıcıdır. Roma Halkını, analiz ediyor, a) tribünlerde seyrettikleri ile vahşileştiklerini, böylece bütün halkların en bayağısı ve alçağı olduklarını; b) insani davranışı, sadece çocuklarda ve esirlerde deneyebildiklerini ve bunun ise sınırlı kaldığını, başka bir deyişle, Fransızların ancak kolonilerde gördükleri yırtıcılığı, “ferocite” bildiklerini; c) yurttaşlara, yendikleri ve esir aldıkları düşman halklara davrandıkları türden muamele ettiklerini; d) emretmek ile emir alma arasındaki geçişi yaşamadıklarını haber veriyor. Bunlardan bir sonuç çıkarmaktadır; Roma halkı, “pleb” diyoruz, artık en kötü imparatordan dahi rahatsız olmamaktadır. Roma’da “iyi” ve “kötü” imparator ayrımı kalkmıştır; demek ki, sürü yaratılmışsa, tiran veya despota şaşmıyoruz. Sf. 361

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 361) kitabından birebir alınmıştır.

  • Savaşı sevdim.

    Hareket eden ölüler arasında dolaştım. Kimseyi öldürmedim. Yalnız fırsatı hiç kaçırmadım ve düşmanlarımı ölümden kurtardım. Birisi pek çocuktu; bir gün Kıbrıs’ın Rum kesiminde, bir televizyonda, bizi karşı karşıya getirdiler. Zorlandık, “o zaman başında kaskı vardı” diyordu, sonunda, birbirimizi tanıdık; “doğru doğru, beni bu kurtardı,” Rumca, bağırıyordu. Çok heyecanlı, annesi bana danteller örmüştü; tespitten sonra, yirmi yıl geride kalmıştı, verdiler. Kurtardığım “Rum” çocuk saatçi olmuş, bana saat yapmış, ikisini de çok severim. Ganimetimdirler. Sf. 338

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 338) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ve bu arada, Marx ve Engels, birlikte yazmışlar, hatırlatıyorum; bireyin gerçek entelektüel zenginliği, tamamen, çevresinin gerçek zenginliğine dayanmaktadır. Sf. 312

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tabii kolay iş değil, dil ve tarih ve coğrafya bilmek şarttır. Doğu Perinçek önce bana çok kızıyordu ve şimdi orıomastique scierıcez. girdi, soyunu Vikinglere bağlayıverdi; fakat, burada da kuşkum var. Çünkü bir de, ben “Nuri Adıgüzel Ağanın torunuyum” diyor ki, ikisi de, iki isim de, bendeki sözlüklerde mevcutturlar. Bendeki sözlüklerde, “Adıgüzel”, bir tesadüf, “şemtov” olarak geçiyor, İbrani olup, tam karşılığı adı güzel’dir. Tabii “iyi isim” olarak da çevirip taşıyabiliyorlar, sakıncasını görmüyorum. “Nuri,” işte “aynen öyle” vardır ve taşıyorlar. Sf. 269

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 269 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Büyük bir Kemalist ve büyük bir sanatçı idi. Benim büyüğüm ve dostum oldu; mükemmel bir sesi vardı. Pek korurdu, sıcak çay içmezdi, her yemekte taze soğan yerdi ve yanında sigara içilmesine izin vermiyordu. Sesi, hâzinesidir ve hazinemizdir. Sf. 280

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 280 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Artık genelleme yapabiliyoruz, “Bulut” ve “Çiçek” Kırım’ı ve kısmen de Karaylar’ı çağrıştırıyor. Karadeniz sahillerinde çokturlar; bu ad ve soyadında olanlar, Kırım’dan gelip ilk önce bu sahillere yerleşmiş olabilirler. Sf. 249

    1920 yılını baz alacak olursak, Trabzon’da “dünya ölçüsünde” zengin Yunanî yaşıyordu. Antalya, zengin Yunanilerin yurdu idi ve Kayseri de pek zengindiler. Buralar, Trabzon, Antalya, Kayseri zenginlikleri, Selanik’ten gelen İbrani asıllılara dağıtıldılar. Sf. 265

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 249 ile 265 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1834 yılında Meşhur Raşid Mehmet Paşa, asayişi temin etmek için hükümetten emir alır. Hareketine Sivas’tan başlayarak yirmi bin mevcutlu bir ordu ile Diyarbekir’e kadar yürümüş ve rast geldiği bütün insanları kılıçtan geçirmiş veya ateşe atmıştır. Batı Kürdistan’ın büyük bir kısmında bir dereceye kadar asayiş temin etmiştir.

    Raşit Paşanın şiddetli imha ve yok etme hareketi sonucu Kürdistan’da vâris olan yerli paşalar olduğu gibi ortadan kaldırılmış ve katledilmişlerdir. Kürdistan’da silah zoruyla olsa da bir nebze de olsa sükûnet hâsıl olmuştur.

    Fakat 1843-1846 yıllarında Hakkâri Kürtleri, başlarında başkanları Bedirhan olmak üzere yeni bir isyan çıkarmışlardır. Sf. 246

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kurtuluş Savaşı, askeri açıdan, “easy” bir savaştır ve Batı Anadolu’da kolay savaştır. Yunanilerin hücum gücü ve savaş kabiliyetleri yoktu. Bir kez, keşfe çıkmış bir müfrezeleri, Eskişehir’e kadar gelmişti, İnönü’ye vardılar; oradan dönerken bir çoban görüyor, “kaçıyorlar tutun ha” diye haber ediyor, çığırmıştır. Bizim tarafın haberdar oluşu böyledir ve sonra bu da talihi tersine bükme sayıldı ve tersine bükmek için İsmet Beye “İnönü” soyadını ayırdık; İnönü’yü kazanması bu yolladır. Tabii benim yazdığım tarihte, “Birinci İnönü” zaferi yoktur. Meslekten tarihçi değilim, amma “essah” tarih yazıyorum. Başkaları yazmıyorlar. Sf. 227, 228

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 227, 228) kitabından birebir alınmıştır.

  • Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanı General Boğuşlu-1985;

    “Disiplin, dünyanın en pahalı üretimidir. Disiplini kolaylıkla üreten ve ucuza mal edebilen bir düzen, asker ocağı, kışlalar ve bazı eğitim kuruluşları dışında, henüz icat edilmemiştir. Türk tarihinde disiplini en ucuza mal edebilen düzenlerden biri ise İslamiyet’tir” Sf. 181

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 181) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kemal Paşa, Atatürk, sağdılar, 1936 yılındaydık; Akif’in cenazesine, devletten bir bekçi dahi göndermediler. Akif, cumhuriyetten kaçmıştı, cumhuriyet, Akif’i hiçbir zaman kendisinden saymamıştır. Sf. 168

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 168) kitabından birebir alınmıştır.

  • Artık tek parti oldular ve seçimlere ihtiyaç duymuyorlar; ama bazen “seçimcilik” oynuyorlar. Aslında şimdiye kadarki uygulamalara seçim demek çok zor idi ve şimdi şeklen de sondayız. Bir, yüzde onluk seçim barajı, Eylülist diktatoryanın hükmüdür ve değiştirmediler. İki, 27 Mayıs Devriminden sonra milletvekili adaylarını, parti delegeleri seçiyordu ve bu usulü kaldırdılar, bu üçü karar veriyorlar. Kendi alanlarında diktatör oldular. Üç, her üçünün de il örgütleri bitmiştir, hiçbir il ve ilçe örgütü bir iş yapmazlar ve hiçbir işe yaramıyorlar. Paslandılar. Demek ki “parti” demek pek zordur ve seçim hiç diyemiyoruz. Bunlar, “bürokratik” kuruluşlardır. Sf. 164

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 164) kitabından birebir alınmıştır.

  • İlker Paşa, hepimizin tutuklanması kapısını açan komutandır.

    Bu iktidara ortak olmuştur.

    Orduda tasfiye kapısını açtılar ve cumhuriyetin tasfiyesine katıldılar. Sf. 143

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • Obama Doktrini, 11 Eylül 2014, Orta Doğuda bir himaye planı açıklamaktadır. Hedef, yobaz İslam’dır. Askeri güç, yetiştirilecek Kürtlerdir. Sf. 133

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dokunmadıkları bir tek ezan kaldı, Türkçe söyleniyordu, “Tanrı uludur, Muhammed Allah’ın kulu” ve bunu Arapçalaştırma işini, Demokrat Parti iktidarına bıraktılar. Ve Bayar-Menderes iktidarının ilk işi budur; yalnız, artık chp genel başkanı İsmet İnönü, oylamada, cehepe grubunu serbest bırakıyordu, reddedenler çok azdılar ve çoğu ezanın Arapçaya çevrilmesi lehinde oy kullandılar. Sf. 122

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • İsmail Hakkı Paşa, Diyarbekir valiliğine atandığı zaman da yaptığı baskın ve tenkil hareketleri ile Eğil, Ahcankent, Botan ve Cizre Kürtlerini kılıçtan geçirerek emirlerine boyun bükmek zorunda bırakmıştır.” Bir sonuç çıkarıyoruz: “Bu şiddetli önlemler, Kürtleri, görünüşte sükûnete getirmişse de İstanbul Hâkimiyetine karşı Kürtler içlerinde büyük bir nefret başlatmıştır.” Her zaman böyle olmaktadır; öğrenmek ve öğretmek durumundayız. Sf. 243

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 243) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sıkılmayan bir yapısı ve ihanete düşkün bir mizacı var. Sf. 90

    Karabulutun cehepe’nin başına getirilmesi, akepe’nin iktidar yapılmasından daha hainâne ve tehlikelidir, öyle olduğunu teşhis ediyoruz. Bunda, dışarda, Aydın Doğan ile Uğur Dündar’ın ve içerde Mustafa Özyürek’in payları büyüktür. Güzel, paylardan İsrael’i buluyoruz. Sf. 90

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kılıçdaroğlu’nun Alevilikle bir ilişkisi yoktur ve bir Karay’dır. Davutoğlu ve Çiçek de Karay’dırlar; Yeni Cami inşaatı başlayınca, seçilen yere “Karaköy” dediler. “Karay” ya da “Karaim” Tarikatı’nın ya da dininin kurucusu, Annan bin Davut idi ve İbrani bir sözcük olan “annan”, Türkçe “bulut” anlamındadır ve bunlarda çoktur. Karabulut Kemal’in asıl soyadı bu idi, ailesinde yabancı isimler çoktur; eşinin önce pek çok sakladığı adı “silviya”, torunu “duru” ve damadı “nadir”, ki Medine ya da Hayber’e bağlayabiliyoruz, bunlardan birkaçıdır. Davutoğlu, Çiçek’e hep sevgi duymuştu, kardeş sevgisidir. Sf. 89

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • On Üçüncü Tez, Kemal Kılıçdaroğlu, bir tarikat müridi ve Fethullah Gülen’in kuludur. Cehepe’yi ortadan kaldırmakla görevli olduğunu, artık kendisi de saklamıyor ve bir misyoner misli kararlılıkla çalışmaktadır. Yaptıklarından sıkılmadığını anlıyoruz. Sf. 89

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çok serbestçe ve kısa olmak üzere, şöyle çevirebilirim: Bir, emperyalizm ile sosyalizmi, burada “kolektivizm” deniyor, aynı tutuyor ve iki, insanın ruhsuzlaştığını ve atomize olduğunu ileri sürüyor. Batı’da hümanist demokrasi krizdedir; üç ve dört, parlamentarizmin dayanağı ise yalandır. Bu nedenle her tarafta, Orta Çağa dönüş teorileriyle karşılaşıyoruz. Sf. 71

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • Machiavelli

    “Numa, Romalılar evcilleşmemiş ve tamamen vahşi oldukları için din icat etti ve Romalıların aklına ve kalbine Allah korkusu yerleştirdi. Romalılar o tarihe kadar Allah’tan hiç bu kadar korkmamışlardı. Korkmayı öğrendiler.”

    “Din, orduları yönetmede, halka ilham vermede, canilerin yaptıklarından utanmalarını sağlamada çok önemlidir. Dinle Roma, barışı bulmuştur.” Sf. 64

    Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,  4. Basım, Kasım 2015 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.