Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • (Lundekvist’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâh Başkanı’na Gönderdiği Gizli Mektuba Ek Olarak Yazılan Not (10 Ekim 1879) Zeytun Ermeni Meselesine dair;)

    Kaymakam ve kadıların tutumları da şikâyetlere neden oluyordu. Söz konusu bölgede maddî hırslarını tatmin edemeyen kaymakamlarla kadılar, yağma ve hırsızlığı yaygınlaştırıyor ve hırsızları himaye altına alıyorlardı. Kendilerinin keyfi davranışları da sınır tanımıyordu, isyan öncesi görev yapan sondan bir önceki kaymakam olan Davut Efendi, Zeytun’daki konağında bir Ermeni’yi dövmüş ve daha sonra kendi elleriyle onu bıçaklayarak öldürmüştür. Mahkeme, kaymakamı Artün adlı bu Ermeni’nin öldürülmesinde suçlu bulmuş, ancak Davut Paşa cezasını çekmeden buradan ayrılmıştır.

    Maddî açıdan fakir, tarihî geçmiş açısından zengin olan ve özgürlüğü için her şeyi kaybetmeyi göze alan bu ülkede mutlak Türk hâkimiyetinin ilk 10 yılında Türkler işte bu şekilde hüküm sürüyorlardı. Bu şartlarda Dağlı Zeytunluların zapt olunamaz cesareti, ülkedeki karışıklıkları artırıyordu. Bu tür karışıklıklar, hükümetin suçlu bir Müslümanı dahi cezalandırmadığı ve ülkeyi tesadüflerin kaderine bıraktığı bir ortamda kaçınılmaz hâle geliyordu. Konsolosumuz Ivanov’un 1876 yılındaki öngörüleri bu yöndeydi. Bir yıl sonra bu öngörüler, gerçekleşmiştir. 1877’de Babik ortaya çıkmış, kaymakam kaçmış, Zeytunlular konağı harap etmiş, arşivleri dağıtmış, camiyi ateşe vermişlerdir. Sf. 32

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 31, 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 51 Van’daki Rusya imparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 20 Ocak 1913 Tarihli Rapor.)

    Ermeniler, yerel halkı silahlandırmaya devam ediyorlar. Bu da Müslümanları endişelendirmektedir. O kadar ki, binbaşılardan biri (Ercişli binbaşı) çok kötü bir rüya görmüş: “Bomba ve patlayıcı maddelerle donatılmış Ermeniler, Müslümanları yok etmiştir.” Sabahleyin ise o binbaşı, başkente telgraf çekerek hükümetin “Gökten gönderilen” bu rüyayı kâle almasını istemiştir. Hükümet bu rüyayı ciddiye almış ve valiye Ermenilerin elindeki bomba ile patlayıcı maddelerin miktarını sormuştur. Fıkraya benzeyen bu olay, gerçektir. Ben bu haberi bizzat kontrol ettim. Binbaşının adı ise Zahid Bey’di. Sf. 251, 252

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 252, 252) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 54 Erzurum’daki Rusya İmparatorluğu Başkonsolosluğu’nun Sekreteri E. E. Vışinskiy’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı General-Kvartirmeysterma Gönderdiği 8 Kasım 1913 Tarihli Rapor. GİZLİ.)

      Sonu olmayan eşkıyalık ve soygun vakaları, iktidar ile Müslümanların baskısı ve askere alınma korkusu ile başlayan Ermenilerin Rusya ile Amerika’ya göçleri, tehlikeli bir hâl almıştır. Ermenilerin göçü ile ilgili raporlar gelmeye devam etmektedir. Sf. 263

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 263) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 50 Van’daki Rusya imparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 10 Aralık 1912 Tarihli Rapor.)

    Ermeniler

    Eski milletvekili, Taşnakların Van’daki lideri Vramyan (pasaporttaki adı: Gabriel’in oğlu Onik Ter-Dzakyan) bu günlerde Rusya’ya gitti. Ayrılmadan önce beni ziyaret etti ve bana şunları söyledi: “Ermeniler, artık kesinlikle Türklere güvenmiyorlar. Bir zamanlar inandığımız Türk Meşrutiyet’i, maalesef boş vaatlerden ibaretti. Biz ne olursa olsun Rusya ve Avrupa’nın Ermenilerin sorunlarına müdahale etmelerini sağlamaya karar verdik. Ermenilerin yaşadıkları vilayetlerin Avrupa’nın kontrolüne geçmesini isteyeceğiz. Taleplerimizi gerekli bir şekilde formüle edip patriğe ilettik. O da İstanbul’daki büyükelçilikleri bundan haberdar etti. Biz köylüleri silahlandırmaya uğraştık. Ayrıca Ermeni’ler, bir Ermeni’nin öldürülmesine düşmandan onlarca kişiyi öldürerek cevap verecektir. Bizim programımız böyledir. Şimdi ben Rusya’ya gidiyorum ve her şeyi Katolikos’a arz edeceğim. Onun aracılığıyla da Rusya’nın bizim sorunlarımıza müdahil olmasını isteyeceğiz. Aynı zamanda Rusya’daki Ermenilerden bize maddî yardımda bulunacaklarına dair söz almalıyım. Bu paralara biz silah satın almak için ihtiyaç duyuyoruz. Ermeni halkı, Rusya’nın bir şekilde kendilerini Türk tahakkümünden kurtaracağına inanmaktadır…” Bu sözleri bana devrimci Vramyan söyledi ki bu adam, güçlü olduğu dönemlerde İstanbul’daki Rusya karşıtı mitingin organizatörlerinden ve fırkanın ateşli taraftarlarından biriydi. Vramyan ayrıca İran’daki Ermeni hareketinin de başkanıydı. Sf. 247

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.)

    Ermeniler, Van ve Bitlis vilayetlerinin nüfusunun önemli bir bölümünü teşkil ediyorlar. Maevskiy’in istatistiklerine göre, 1899’da Van vilayetinin nüfusunun yüzde 26’sını Ermeniler oluşturuyordu. Şimdilerde ise bu oran büyük ihtimalle daha düşüktür. Bitlis’teki Rus Konsolos Şirkov’un bilgilerine göre günümüzde Bitlis vilayetinin nüfusunun yüzde 32’si Ermeni’dir. (1899’da Maevskiy’in istatistiklerine göre bu oran yüzde 39 idi). Ermenilerin sürekli yer değiştirmelerinden dolayı son bir yıl içerisinde söz konusu oran, büyük ihtimalle önemli ölçüde azalmıştır. Sf. 158

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 46 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 30 Ağustos 1912 Tarihli Rapor. GİZLİ.)

    Bundan iki – üç yıl önce bütün Türk Ermenilerinin “Türk Meşrutiyeti”ne büyük ümit bağladıkları bilinmektedir. Ancak Meşrutiyet, onlara endişe ile hayal kırıklığından başka hiçbir şey getirmedi. Ermeniler, pratik insanlardır. Yeni rejimin kendileri için neredeyse hiçbir iyileştirme getirmediğini, vilayetlerde merkezî iktidarın hâkimiyetini zayıflattığını ve ülkeyi de anarşiye götürdüğünü görünce bütün hayallerini bir tarafa bırakmışlardır. Onlar, anarşi ortamından en fazla kendilerinin zarar göreceğini de hemen anlamışlardı. Türklere karşı eskiden hissedilen nefret tekrar canlanmıştır. Günümüzde Van vilayetinde yaşayan Ermeniler, Rusya’nın tarafındadır. Onların tek hayali, tek istekleri var. O da Rus birliklerini bir an önce Türk Ermenistan’ında görmektir. Bu istek, açıkça ve içtenlikle dillendirilmektedir. Dün yanıma Çatah, Norduz ve Möküs’tan temsilciler geldi ve bana Rus vatandaşlığına geçmek ve Ortodoksluğu kabul etmek istediklerini kesin bir dille söylediler. Ben de bunun için yalnızca onların isteklerinin yeterli olmadığını bildirdim. Ancak yine de bu isteği, buradaki Ermenilerin, Rusya’nın kendi kişisel çıkarlarını gözetmeden Doğu’daki Hristiyanların gerçek ve tek savunucusu olduğunu anladıklarının bir göstergesi olarak kabul ettiğimi dile getirdim. Daha sonra ise Ermenilerin başka dine geçişleri ile ilgili konuşmaların, örneğin Katolikleri sevindirebileceğini, ancak biz Rusları rahatsız ettiğini ve her işte bir çıkar gözetmenin ve bir takım maddî çıkar karşılığında da atalarının dinlerini değiştirmelerinin doğru olmadığını belirttim. Ayrıca onlara imparator I. Nikolay’ın kendi şahsi çıkarları için Ortodoksluğu kabul eden General Madatov’a söylediği aşağıdaki sözleri de örnek olarak verdim: “Atalarının dinine mensupken, sen benim cesur Ermeni generalimdin. Eğer sen kendini Rus olarak göstermek istiyorsan, şunu bil ki, benim senden başka da çok sayıda cesur Rus askerim var.” Sf. 237

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 45 1 Temmuz 1912)

    Aslında Taşnaklarla Jön Türkler, birbirlerinden aşırı derecede nefret ediyorlar. Her geçen gün bu nefret biraz daha artıyor… Son seçimlerde bu devrimcilerin yüzsüzlüğü son haddine ulaştı. Onlar burada bir nevi kendi polis birliklerini oluşturdular. Söz konusu polisler silahlı bir şekilde köylerde dolaşarak köylüleri, Taşnaksutyun’un emirlerini yerine getirmeleri için zorluyorlar. Yetkililer ise bu çirkinliklere göz yumuyor ve susuyorlar. Sf. 233

    Müslümanlar daha şimdiden Hristiyanlara çok sinirliler. Hükümetin (daha doğrusu fırkanın) Kürdistan ve Türkiye Ermenistan’ındaki mevcut siyaseti, kınanmaya değer ve anarşiktir. Vali bana bizzat işlerin kötüye gittiğini ve Van bölgesinde harp halinin ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Sf. 234

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 233, 234) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 43 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. R Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 20 Mayıs 1912 Tarihli Rapor. GİZLİ.)

    Ermenilerin Kürtleri, Kürtlerin de Ermenileri öldürdüklerine dair haberler gelmeye devam ediyor. Türkler tabiî ki de Kürtleri destekliyorlar. Hükümet ve fırka, asırlarca yan yana yaşamak zorunda kalacak iki halkı birleştirmek yerine kurnaz bir siyaset izleyerek dürüst davranmıyor. Bu da hiç şüphesiz çok kötü sonuçlara yol açacaktır.

    Valinin verdiği bilgilere göre, 1912 yılının Ocak-Nisan aylarında Van vilayetinde 14 Ermeni, 6 Kürt ve 3 Türk öldürülmüştür. Aşhadank gazetesinde yayımlanan gayri resmî bilgilere göre ise öldürülen Ermenilerin sayısı daha fazlaydı. Konsoloslukta, öldürülen Ermenilerle Kürtlerin listesi tutuluyor ve bilginin alındığı kaynaklar kaydediliyor. Sf. 227

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 227) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 42 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 7 Mayıs 1912 Tarihli Rapor. GİZLİ.)

    Taşnaklar ve Seçimler

    İttihat ve Terakki Fırkası ile ittifak kuran Taşnaklar, kendi adayları olan Vramyan’ın milletvekili seçilmesi için çok aktif çalıştılar ve çalışmaya da devam ediyorlar. Türkler, Kürtler ve Ermenilerin çoğu kendilerine karşı olmasına rağmen İran’dan buraya gelen devrimcilerin yardımıyla Taşnaklar, birtakım sonuçlar aldılar. Fırka, onların tarafındadır ve bu hususun onların amaçlarına ulaşmalarına yardım edeceğine benzemektedir. Ermeni nüfusunu korkutmak için seçimde her türlü şiddete başvurdular. Yetkililer de buna engel olmadılar. Sf. 226

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 226) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 37 Van’daki Rusya imparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı5na Gönderdiği 7 Mart 1911 Tarihli Rapor.)

    Van kalesinden tüfek ve mermilerin çalındığının tespit edilmesi, buradaki Ermenileri çok korkuttu. Askerî yetkililer ise silahların çalındığına dair haberleri yalanladı ve bu haberi sarhoş bir subayın düşman olarak gördüğü diğer subaylara zarar vermek amacıyla uydurduğunu ileri sürdüler.

    Şehirde kaledeki silahların çalındığına dair haberlerin yalan olduğuna dair ilanlar asılmıştır. Hanlarda defterdar halkı sükûnete ve yalan haberlere inanmama çağırışında bulunuyor. Ancak buradaki Ermenilerden hiçbiri söz konusu yalanlamalara inanmıyor. Sf. 212

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 212) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 36 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. R Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 28 Şubat 1911 Tarihli Rapor.)

    Taşnaklar, berrak sudan korkuyor, suyu bulandırmayı seviyor ve kolay para ile şahsi refah elde etme ve kaba şehvetlerini tatmin etme gibi kendi çıkarlarına uygun bir ortam yaratmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Onlar, artık Jön Türklerden hiçbir şey alamayacaklarını anladılar ve bu nedenle de yeniden Ermenileri sömürmenin yollarını arıyorlar. Sf. 208

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 208) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 36 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. R Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 28 Şubat 1911 Tarihli Rapor.)

    Van vilayetindeki vaziyet gün geçtikçe kötüleşiyor ve bu durum ciddi bir şekilde kuşku uyandırıyor. Müslümanlar ile Ermeniler çoğunlukla Siirt ve Diyarbakır’dan getirilen silah ve mermileri tedarik ediyorlar.

    Bu günlerde Ermenilerden ziyade Türklerin daha çok silah satın almaları, dikkat çekmektedir.  Sf. 207

    Geçtiğimiz günlerde Van kalesinden çok sayıda tüfek, mermi ve barutun kaybolduğu ortaya çıkmıştır. İşin ilginç tarafı depoları korumakla görevlendirilmiş sekiz bekçiden dördü hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmuşlardır. Benim öğrendiğim kadarıyla en az 400 tüfek, yaklaşık bir milyon mermi ve 20 bin libre barut kaybolduğuna göre hırsızlık sistematik bir şekilde, belki de birkaç ay boyunca yapılmıştır. Burada herkes bu işte sadece askerlerin değil subayların da parmağı olduğu, askerî teçhizatların Kürtlere verildiği ya da satıldığı ve bu hırsızlığın siyasi bir anlamı olduğu konusunda hemfikirdir. Sf. 207

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 207) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 35 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. R Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 28 Şubat 1911 Tarihli Rapor.)

    Çünkü Taşnaklar, Ermeni ruhban sınıfının prestijinin azalmasından istifade ederek birçok köy okulunu kontrol altına almışlardır. Bu da aslında Türk yetkililerince teşvik edilmektedir. Bu arada Van’daki bütün misyonerlerin Taşnakların faaliyetlerine büyük bir nefret ile yaklaştıklarını ve söz konusu “Allahsızların” halk arasındaki etkilerini yok etmeye çalıştıklarını belirtmekte fayda vardır. Van’da şubesi olan Kahire’deki Ermeni Hayırsever Cemiyeti de Taşnakların aleyhine faaliyet gösteriyor ve burada öğretmen yetiştirecek bir okul açmayı amaçlıyor. Bunun için 600 Türk Lirası tahsis edilmiştir. Sf. 206

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 31 Erzurum’daki Rusya imparatorluğu Başkonsolosluğu Sekreteri E. E. Vışinskiy’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı General- Kvartirmeysterna Gönderdiği 17 Aralık 1910 Tarihli Rapor. GİZLİ.)

    Askerî yükümlülük konusuna da istisnasız olarak Ermenilerin hepsi olumsuz bakıyor. Bu konuyu görüştüğüm Ermeni papazlarının çoğu, Ermenilerin hiçbir zaman Türkiye’ye sadık askerler olamayacaklarını söyledi. Papazlardın birisi Rusya ile savaşılması durumunda Türkiye’den ziyade Rusya’nın Ermenilerin merhamet ve yardımına güvenmesi gerektiğini açıkça ima etti. Benimle vedalaşırken de “Rusların kılıçlarının körlenmemesi” için her gün dua ettiğini söyledi. Sf. 198

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 198) kitabından birebir alınmıştır.

  • Belge; 29 Erzurum’daki Rusya imparatorluğu Başkonsolosluğu Sekreteri E. E. Vışinskiy’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 10 Ağustos 1909 Tarihli Rapor. GİZLİ.

    Yeni anayasal rejim halkın hayatında çok az yer alıyor. Bu rejimi yalnızca şehirlerde hissetmek mümkündür ki, o da ancak perişanlık ve düzensizlik olarak kendini gösteriyor. Köylerde ise Meşrutiyet’in ilânı hiçbir değişikliğe yol açmadı. Halk kitleleri ise Meşrutiyet’in ne olduğunu ve Müslümanların hayatında ne gibi değişikliklere yol açacağını hâlâ bilmiyorlar. Bundan dolayı halk Meşrutiyet’e karşı tamamen ilgisiz olup bu konuya ancak sohbetlerde değiniliyor. Halkın Meşrutiyet’e yaklaşımı daha şekillenmemiştir. Sf.193

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 27 Rusya İmparatorluğu’nun Van’daki Konsolos Yardımcısı R. Termen’in Kafkasya Askerî Bölge General-Kvartirmeystenna Gönderdiği 30 Nisan 1907 Tarihli Rapor.)

    Büyükelçi, telgrafında Rus Hükümeti’nin hiçbir zaman Türk Ermenilerinin Rusya’ya göç ettirilmeleri konusunda onay vermediğini, valinin beyanatının yalan olduğunu ve Türkiye Ermenilerinin Rusya’ya göç etmelerini engellemek için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerektiğini yazmıştır. Sf. 187

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 34 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhına Gönderdiği 20 Şubat 1911 Tarihli Rapor.)

    Son dönemde Türkler ile Ermeniler arasındaki münasebetlerin oldukça gerginleştiği görülmektedir. Vakitsiz sevinçler, yapmacık hayranlıklar ve riyakâr kucaklaşmaların zamanı geçmiştir. Artık ayrılma zamanı gelmiş ve sadece gevezelikle düzeltilemeyen asırlık düşmanlık, tekrar gün ışığına çıkmaktadır. Kolay paranın peşinde olan iğrenç Taşnaklar, şimdilerde başka türlü konuşmaya başladılar ve Ermenilere aslında Türk “anayasası”na hiçbir zaman inanmadıklarını göstermeye çalışıyorlar… Sf. 203

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 203) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 26 Rusya İmparatorluğu’nun Van’daki Konsolos Yardımcısı R. Termen’in İstanbul’daki Rusya imparatorluğu Büyükelçiliğine Gönderdiği 9 Nisan 1907 Tarihli Rapor.)

    Dün gece Van valisinin bana aşağıdaki bilgileri aktardığını bildirme şerefine nailim. Vali gizlice Rusya’ya giden ve daha sonra Türkiye’ye geri dönen Ermenilerin Rusya’ya göç ettirilmesine dair İstanbul’dan emir almıştır. Ayrıca vali, sınırdaki Rus yetkililerinin zorla göç ettirilen Türk vatandaşı Ermenilerin Rusya’ya girmelerine izin vermediğini ve kendisinin de ne yapacağını şaşırdığını bildirdi. O, bu durumu İstanbul’a da bildirmekle birlikte sizin bu meseleyi çözebileceğiniz ümidiyle konuyu Zat-ı Hazretlerinize arz etmem için benden ricada bulundu. Anladığım kadarıyla o, Rusya’nın Ermenilere acıyacağından onları kabul edeceğini düşünüyor. Gizlice bana şunu söyledi: “Onları el altından gizli bir şekilde göndermek yakışıksızlıktır. Ne yapmalıyım? Onları öldüremem ki!”

    Zat-ı Hazretlerinize bir kez daha tekrar etme şerefine nailim ki, Size de gönderdiğim haberleri bir bütün olarak değerlendirdiğimde kesin bir sonuca varıyorum: Türkiye, Ermenileri kendi sınırının dışına çıkarmak ve yok etmek istiyor. Ancak bunu 1895-1896 yıllarında yaptığı gibi kıyımla değil, ekonomik yollarla yapmaya gayret ediyor. Bunun için Türkiye, her türlü yola başvurarak Ermenileri umutsuzluğa düşürmeye ve Ermenilerin zaten fazla olan gizli göçünü arttırmaya çalışıyor. Sf. 185

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 31 Erzurum’daki Rusya imparatorluğu Başkonsolosluğu Sekreteri E. E. Vışinskiy’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı General- Kvartirmeysterna Gönderdiği 17 Aralık 1910 Tarihli Rapor. GİZLİ.)

    Bugünlerde Türkiye Ermenileri arasında görüş ayrılığı göze çarpmaktadır. Bir taraftan Taşnaksutyun Partisi’nin elebaşları Jön Türklerle arkadaşlık ediyor, genç Türkiye ile Meşrutiyet’e olan sadakatlerini göstermeye çalışıyor, diğer taraftan da bu kişiler, Ermenilerin büyük bir bölümü üzerindeki hâkimiyetlerini korumak istiyorlar. Taşnakların vesayetinden bıkmış Ermeni halkı ise yavaş yavaş onlardan kurtulmaya çalışıyor, bu kişilerin Türklerle geliştirdikleri yakın ilişkileri tasvip etmiyor ve Türklere karşı düşmanca ve şüpheyle yaklaşıyor. Sf. 198

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 198) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 29 Erzurum’daki Rusya imparatorluğu Başkonsolosluğu Sekreteri E. E. Vışinskiy’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 10 Ağustos 1909 Tarihli Rapor. GİZLİ.)

    İçki içmemek, dürüst ve temiz olmak gibi İslamiyet’in en iyi taraflarını tamamen korumayı başaran ve hâlâ dindar olan halk, Avrupa medeniyetini üstün körü tanıyan, içkiye düşkün ve din adamları ile atalarına saygısızca davranan aydın sınıfından hoşlanmıyor. Sf. 193

    Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk tarih Kurumu Yayınları 2013, Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.