Yıl 1946… İkinci dünya savaşı bitmiş ve biz de bu beladan kurtulduğumuza sevinmiştik. Halk Partisi ise milletin bu sevincinden yararlanmak ve istismar etmek (sömürmek) yerini tutmuş olacak ki 1946 seçimlerini serbest maskesi adı altında zincirlere vurmuştu… Bizzat seçim sırasında Erzurum’da idim. Bağımsız kaydıyla Mareşal (Fevzi Çakmak) ve babam (Hüseyin Avni) Demokrat Parti listesinde aday gösterilmişlerdi. En çok oy alanlardandılar. Sandığa kadar böyle, ya sonrası? … Yirmi üç yıldır iş hanlarının rutubetli içerisinde belirli bir zümreye hizmet etmekte idi. (Avukatlık hizmeti) Haklının hakkını almasına uğraşıyordu. Fakat o işte de rahat bıraksalardı belki daha çok insanın hakkına ulaşmasını sağlayacaktı. Kapısında polis müşteriyi tehdit eder, arkasında polis rahat bırakmaz, evde polis kapıları dürter, sandıkları didikler..
Alıntı: Hüseyin Avni Ulaş’ın Son Yılları – Mehmet Ulaş (Berksoy Yayınevi 1952 -Sf.10) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın