(Namık Kemalin görüşleri:)
“Bir kavmin yalnız siyasi ahlakı bozulursa içlerinden bir 14. Luis çıkar “devlet benim şahsımdan ibarettir.” der, her istediği hükmü gerçekleştirir. Siyasi fikriyatı yanlış bir yola gider, aralarından bir Büyük Napolyon peydah olur, tüm yeryüzünde saltanat sürmek için güya Fransa’nın şan ve büyüklüğünden tutturarak üç-beş milyon nüfusun kanını ziyan eder. İkisine de kötülük bulaşırsa, morali bozulmuş bir vücudun, maddi uzuvlarında ortaya çıkan ahlak-ı faside gibi (bir ur gibi) bir Üçüncü Napolyon çıkagelir, bulaştığı siyasi bünyeyi maddi ve manevi inkıraza (çöküntüye) müstait (uygun) olabilecek bir hale getirir.” Sf. 644, 645
Namık Kemal 28 Ekim 1872’de İbret’te yazdığı Efkâr-ı Umumiye (Kamuoyu) adlı yazısında: “Böylece, hem insan aklının en büyük ayırt edici olduğunu yazarak aydınlanma çağının temel ilkesini yansıtıyor ve hem de halkın gücünden daha büyük bir güç olamayacağını ortaya koyarak, demokrat ilkelerin başlıcalarından birisini Türkiye’ye ithal ediyor.”
Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 643 ile 645 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın