“Ulemanın büyük bir bölümü ıslahata karşıydı. Sadrazam İsmail Paşa, yeniçeri ve ulemayı Nizam-ı Cedit’e (yeni Düzen anlamına gelen askeri ve sivil uygulamalara) karşı ayaklandırıyor. Üçüncü Selim Nizam-ı Cedit’i geri çağırıyor isyancılarla savaşmakta geri adım atıyor. Hoşnutsuzluk sürüyor ve Mayıs 1807’de Kabakçı Mustafa İsyanı patlıyor. Sadaret Kaymakamı Köse Musa Paşa, Nizam-ı Cedit birliklerini görevlendirmedi, Padişaha da yanlış bilgi verdi ve 500 kişilik bir isyancı ordusu saraya girdi.
Üçüncü Selim isyancıların isteği doğrultusunda Nizam-ı Cedit’in kaldırılmasını içeren fermanı imzaladı. On bir devlet adamını asilere teslim etti. Asiler onları parçalayarak öldürdüler. Sadaret Kaymakamı Köse Musa Paşa ve yandaşları öldürülenlerin bütün taşınır ve taşınmaz mallarını hazineye vermeyip aralarında paylaştılar. Kısa bir süre sonra İradı Cedit hazinesini (Yeni Gelirler Hazinesini) ortadan kaldıran ferman da çıktı.
Ve Köse Musa Paşa ile Şeyhülislam Topal Ataullah Efendi (Sabetayist) anlaşarak bir fetva ile Üçüncü Selim’i tahttan indirip Mustafa’yı getirmeye karar verdiler.
Üçüncü Selim “Böyle isyankâr tebaanın hükümdarı ve halifesi olmaktansa olmamak daha iyidir.” diyerek padişahlığı bıraktığını açıkladı. 29.05.1807 ve Dördüncü Mustafa tahta çıkartıldı. İstanbul’da devlet ile yeniçeri ocağı arasında… Osmanlı tarihinin hiç tanık olmadığı bir anlaşma yapılmıştır.
31.05.1807’de yapılan bu anlaşmaya göre “Bu isyan hareketinden dolayı, Yeniçeri ocağının kesinlikle sorumluluk altında tutulamayacağı, buna karşılık olarak ta Ocağın devlet yönetimine karışmayacağı” yazılmıştır.”
Alıntı: Türkiye Tarihi IV – Yaşar Yücel ve Ali Sevim, (1995- Sf. 168) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın