(ABD Dışişleri Bakanlığı gizli belgelerinden, ilk belge ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Steinhardt’ın kendi bakanına Mart 1945’de çekilmiş bir telgrafından;)
“Molotov’un Türk Büyükelçisine Sovyet Hükümeti’nin çok çabuk bir zamanda Montrö Sözleşmesinin gözden geçirilmesini istediği…
Türk Büyükelçisinin Montrö Sözleşmesinin ‘uluslararası bir sorun’ olduğunu söylediğini…” yazıyor. Ve ABD’nin Sovyetler Birliğindeki Büyükelçisi Harriman, Türk Büyükelçi Sarper ve Sovyet Dışişleri Bakanı Molotov görüşmesinin havasını da anlatıyor; “Molotov’un davranışı tutarlı olarak, dostça ve samimi idi ve bu hareketinde bir kötü niyeti, ya da Türkiye üzerinde bir baskı yapma eğilimini yansıtan en küçük bir iz yoktu. Ertesi gün gecenin geç saatlerinde, Cumhurbaşkanı’nın Özel sekreteri, Sovyet Hükümeti’nden Türkiye’nin bağımsızlığı ile bağdaşmayan “Türk topraklarında üs isteme gibi istekler gelmezse yeni bir anlaşma için görüşmenin, Türk Hükümeti’nin bir engellemesiyle karşılaşmayacağını sızdırdı.
Steinhardt, Washington’a 26.03.1945’de şunları yazıyor; “Eğer hipotezim doğru ise, Sovyet politikası, 1929 yılından beri hemen hemen hiç ayrılmadığı modelde devam edecek, yani Türk Hükümetini eleştirme ve Sovyet basını ve radyosunda Türklere karşı ağır yayınlara devam edecekler, Türkleri alarme edecek rivayetler yayacaklar. Bu taktiklerle, Türklerin yumuşaması sağlanınca, Sovyet Hükümeti, onların ikili görüşmelere başlayacağını umuyorlar.” “Saka, Sovyet Hükümeti’nin amacına ulaşmak için adet haline getirdiği, yöntemlere başvuracağını, basın, radyo ve diğer araçlarla Türk Hükümetini çok sert bir biçimde eleştirmesini ve kınanması dâhil her türlü baskıyı denemekte tereddüt göstermeyeceğini, fakat silaha müracaat etmeyeceğini ifade etti.
Steinhardt gidiyor henüz yenisi, Wilson gelmemiş, Packer adında birisi, maslahatgüzar olarak iş yapıyor. 28 Nisan 1945 tarihinde Washington’a bir telgraf gönderiyor; “Dün Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Sarper ile yaptığım konuşmamda, Sarper, Sovyetlerin Kars ve Ardahan’da bir toprak isteğini ileri sürmeye niyetleri olduğuna inanmadığını,… Söyledi.
Sovyetler Birliğinin Türkiye’den toprak ve üs istediği masalı ile ilgili olarak, Türk Dışişleri Bakanlığı’nın kendi mensupları arasındaki yazışmalar veya raporlarda dâhil, yayınlanmış bir tek doküman, belge veya benzeri yok. Olayın kahramanlarından Feridun Cemal’in anıları var.”
Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 289, 299) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın