“13 Temmuz 1926 günü hüküm veriliyor. 14 Temmuz’da da sabaha doğru infaz ediliyorlar. Arif elleri bağlanırken bağırıyor; “Ben Gazi’nin yirmi yıllık arkadaşıyım. O beni affeder. Verin şuradan bir kâğıt kalem kendisine bir mektup yazacağım.” … telaşla şu mektubu yazıyor; “Yirmi yıllık arkadaşınızım. Birçok meydan savaşlarında size fedakârane hizmet ettim. Ölüme yaklaştığım şu dakikalarda beni affedeceğinize eminim.” diyor.
İmam Efendiye çıkışıyor.
Halis Turgut; “Çocuklarıma söyleyin kesinlikle siyasetle uğraşmasınlar. … Yaşasın mefkûrem (fikirlerim) Bir Türk, Türklüğe nasıl kötülük yapar?” diyor.
Rüştü Paşa; “Elli dört yaşındayım…. bu cezaya müstahak değilim (Hak etmiyorum) Masumum. Bir gün elbette anlaşılacaktır.. Son dakikasında insan yalan söyleyebilir mi?” diyor.”
Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın