Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Atatürk, Latife Hanımla evlendiğinden kısa bir zaman sonra, Çankaya Köşkü’ne, Atatürk’ün üvey babasının erkek kardeşinin kızı olan Fikriye Hanım geliyor. (1)

Günün birinde Fikriye’nin Almanya’dan dönüp, gelir-gelmez Ankara’ya giderek Atatürk’ü ziyaret etmek istediği halde, Başyaveri Rasuhi Bey’in, herhalde daha önce almış olduğu talimata uyarak, nezaketle engel olması üzerine, Fikriye’nin son derece mahzun, müteheyyiç bir vaziyette Çankaya Köşkünden çıkarken, oracıktaki Çolak İbrahim Köyü karşısında tabancasını kalbine sıkarak canına kıydı.

Alıntı: Atatürk’e İzmir Suikastından Ayrı 11 Suikast – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Yayınları 1952 – Sf. 117-118) kitabından birebir alınmıştır.

BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresinden sonra Ankara’ya gelince Fikriye Hanım da Ankara’ya geliyor.  Mustafa Kemal’in eniştesi Mustafa Mecdi Bey, Fikriye’nin sonraları Mustafa Kemal’i sevdiğini, Zübeyde Hanım ve Makbule’nin ise Fikriye’yi Mustafa Kemal’e layık görmediklerini ve hoşlanmadıklarını söylüyor.  Mustafa Kemal Latife ile evlenme işini kararlaştırdığı zaman, Fikriye’de genel bir zafiyet teşhisi ile tedavi ve istirahat için Almanya’da bulunuyordu.    

BAKKAL’IN YORUMU (1995): Fikriye’nin yanında tabancasının olmasını Mustafa Kemal’e suikast girişimi olarak değerlendiriyorlar. Bazıları da Fikriye’yi Mustafa Kemal’in öldürttüğünü söylüyor.

BAKKAL’IN NOTU (1995): “Bir haber: Fikrîye Hanım intihar etmiş. Sebebi? Çankaya’ya gitmiş, kabul edilmemiş, üzüntüsünden intihar etmiş?… Gazi evlenince bu metresini para vererek Avrupa’ya yollatmış. Kadın gezmiş gelmiş, Latife kesinlikle bu kadını çekemiyor… Bizim oturduğumuz Leblebici Mahallesinde bir komşumuz var, yerlilerden. Bizim hanımla iyi ahbaplar. Çankaya’ya yakın bağları var. O hanım anlattı: “Bir tabanca patladı. Pencereye koştuk. Bir kadın sesi “Bani vurdular, cankurtaran var mı?” diye feryat ediyor. Sesi biraz sonra kesildi.” Demek Fikrîye intihar etmedi, vurdular. Bunu ya Latife veya Mustafa Kemal vurdurdu.. Mahkeme, kimse bu işi araştırmadı. Geçti, gitti.” Rıza Nur, hayatım ve Hatıratım IV Sf.1291

Posted in , , ,

Yorum bırakın