Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

30 Aralık (Kanunuevvel) 1920 tarihinde 126. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.       

(Lazistan Mebusu Ziya Hurşit Bey Meclis’te.) 

2. Celse hafidir yani gizlidir: Çerkez Ethem İle İlgili Gizli Celse:

(Çerkez Ethem ile uzlaşmaya giden heyetten Saruhan Mebusu Mahmut Celal Bey konuşmasında, Çerkez Ethem ile uzlaşılabileceğini, Raşit Bey ve Çerkez Ethem’in ilk kurşunu atmayacaklarını söylüyor. Ama Mustafa Kemal paşa, Çerkez Ethem’i terbiye etmek için hazırlıkların yapıldığını, tertibatın alındığını söylüyor.)

Refik Bey (Konya); “Paşa Hazretleri müsaade buyrulur mu? Biraz evvel arkadaşımızın izah ettiği veçhile (gibi), meselenin hassasiyeti zâtı devletince malûmdur. Meydan verilmesin. Şüphesiz tedabiri fiiliye (fiili tedbirler) devam edebilir. 

Mustafa Kemal Paşa (Ankara) — Beyefendi hazretleri, silâh patlamadan ve bir fenalığa meydan vermeden halledilmek için bir buçuk aydan beri, geceli, gündüzlü çalışmaktayız. Bütün arkadaşlarımız bunu pekâlâ biliyor.

Salih Efendi (Erzurum): “-Mademki bazı arkadaşlarımızın da beyanatı üzerine bu sorunun barışçı yollardan hallinin mümkün olduğunu Celal Bey itiraf ediyor, gerek Meclis ve gerek sizin Şeref-i Riyasetinizden (şerefli başkanlığınızdan) bunu temenni ediyorum (diliyorum)“…

Mustafa Kemal Paşa: “-Beyefendiler, gayet elim (üzücü) bir durum karşısında bulunuyoruz. Eğer hükümet varsa ve eğer hükümet bir güce dayanıyorsa, yapılacak şey bu kuvvetin nişanını (belirtisini) göstermek veyahut Hükümetin dayandığı güç yoksa Birinci Seyyare Kumandanının diktatörlüğünü kabul etmek lâzımdır.

Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Efendim, buyurdunuz ki; bu ahvale (durumlara) iki buçuk aydan beri vakıf idik, kuvvet yapmakla meşgul idik. O halde niçin tevehhüm (şüphe) ve tereddüt ediyoruz? Buyruluyor ki, o zaman böyle teşebbüste bulunmak için elimde vesika (belge) yoktu, şimdi vesika vardır. Binaenaleyh bu zihniyet ve bu noktai nazarın tekevvününe (bu bakış açısının oluşmasına) mani olabilecek esbap (sebepler) ve tedabir ittihaz ettik (önlemler aldık). Sonra elimize kuvvet geçmişti, bugüne kadar niçin fırsat verdik? Mademki bir buçuk aydır kardeşi falan, heyeti mecmuası (bütün heyeti) elinizde iken niçin tevkif etmediniz? Bu eşirrayı (şirretlileri) bir daha memleketin içine saldınız?

Mustafa Kemal Paşa (Devamla); “Efendim, neticede muttali oldum (sonunda anladım), sonra memlekette mühim ve müseccel (tescilli, kabul edilmiş) bir kudreti imha etmek doğru değildir. Hem o zaman hiçbir vesika (belge) yoktu. Şimdi elimizde vesaik (belgeler) vardır.

Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Usulü müzakereye dair söyleyeceğim. Reis Bey. Efendiler, sizden bir şey soran yok. Hükümet kendi kendine istediğini yapıyor, neyi müzakere edeceksiniz? (Gürültüler) (Devam sesleri)

3.Celse Gizlidir  Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey.

(Ethem meselesine devam edildi. Ali Fuat paşanın babası Fazıl İsmail Paşa’nın Nafıa Vekâletinden azli ile ilgili takriri okundu görüşmeler de olmuş ama zabıtlar bulunamamış.)

Ali Fuat Paşanın Babası Fazıl İsmail Paşanın Nafıa Vekâletinden Azli İle İlgili Takriri

“…  Şevki hamiyetle (yardımcı olmak şevki ile) şurasını da arz edeyim ki, Nafıa Vekâletinin ilk defa olarak malûl (sakat) görülen bir muamelesi (işlemi) – ki esasen pek makûl (akla yatkın) ve hatadan berîdir (hatadan uzaktır) muaheze eden ise asıl milletin paralarını alabildiğine israfa uğraşanlar ve bugün mevcudiyetimizin hayat ve memat (ölüm) meselesinde pek feci rol oynayan bazı vekayî (olaylar, vakalar) üzerine Meclisi Âli’nin bezli himmet (yardım) ve murakabe (denetleme) eylemesini mingayri haddin (haddim olmayarak) tavsiye eylerim. Bu bapta (konuda) bir celsei hafiyede (gizli oturumda) izahatı mukteziye itasına da (gereken izahatı vermeye) hazır bulunduğum maruzdur.” 28 Kânunuevvel (Aralık) 1336 (1920) Yozgat Mebusu

                                                                 İsmail Fazıl

(Zaptın sonu bulunamamıştır.)

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 07 (25.12.1920 / 30.01.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 126, Celse: 1, – Sf. 83 ile 91 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın