27 Ekim 1340 (1924) tarihinde İçtima: 48, Celse:1, Birinci Reis Vekili İsmet Bey
Ahiren (geçenlerde) Vefat Eden Diyarbekir Mebusu Ziya Gökalp Bey’in Cenaze Merasiminde Meclisi Âli Namına Hazır Bulunduğuna Dair, İkinci Reis vekili Ali Süruri Beyin Telgrafnâmesi ve Birinci Reis vekili İsmet Beyin Beyanı.
2. Celse: Birinci Reis Vekili İsmet Bey
Mübadil (Lozan anlaşması gereği Türkiye’den Rumlar ile Yunanistan’dan Müslümanların yer değiştirmesi), Muhacir Konusu Görüşülüyor
Menteşe Mebusu Esat Efendi’nin, Ne Kadar Muhacir Geldiğinin ve Ne Kadarının İskân Edildiğinin (Yerleştirildiğinin) ve Nerelerde İmâratta (İmar Edilmekte) Bulunulduğunun Bildirilmesine Dair Sual Takriri (soru önergesi) ve Mübadele, İmar ve İskân Vekili Refet Beyin Cevabı;
Mübadele, İskân ve İmar Vekili Refet Bey (Bursa); “… Vekâlet teşekkül ettiği (Bakanlık kurulduğu) sıralarda gördükleri tazyikat (baskı) üzerine Makedonya’da bulunan ırkdaşlarımız Selânik’e doğru akın etmeye başlamışlardı….. Selânik’e bini mütecaviz (bini aşkın) çadır gönderildi. Çadırlı Ordugâh teşkil edildi (oluşturuldu) …. Heyeti Vekile (hükümet, bakanlar kurulu) kararıyla Türkiye Seürisefain (gemi işletmesi) şirketlerine avans verildi ve bu suretle dört yüz bine karip olan (dört yüz bini aşan) muhacirin (göçmen) kâmilen (tamamen) Türk şirketleri ile nakledildi. Türk şirketleri bu muvaffakiyeti (başarılı işi) yaptıktan sonra Rumlardan bir kısmını da Yunanistan’a nakle muvaffak oldular…. Bir defa Selanik’te sıhhiye (sağlıkçı) heyetlerimiz bunların çıkarılacakları iskelelere göre oralarda ne gibi hastalıklar varsa ona göre aşıları kâmilen (tamamen) tatbik ediyorlardı (uyguluyorlardı) Selanik’te bir kere umum (bütün) muhacirlere çiçek aşısı tatbik edildi. Diğer cihetten dizanteri olan yerlerde dizanteri aşıları tatbik edilmişti. Selanik’te bir aralık veba zuhur etmişti (ortaya çıkmıştı). Bunun üzerine veba aşıları tatbik edildi…. Vapurlar dâhilinde memurini sıhhiye (sağlık memurları) bulunduruldu. Etıbbadan (tabiplerden, doktorlardan) başka ayrıca hastabakıcılar tayin edildi. Bilhassa kamaralar hamile kadınlara tahsis edildi….. Yunanistan dâhilinde Selanik, Kavala gibi, Girit adasında, Hanya, Kandiye Resmo gibi şehirler irkâp (bindirme) iskelesi olarak tayin edilmişti. Buralara ayrıca heyetler gönderildi. Sonra Türkiye sevahilinde (sahillerinde) de İstanbul, Samsun, İzmir, Antalya, Mersin gibi limanlar ihraç (çıkış) iskelesi olarak tayin edildi…. Hülâsa (kısacası) irkâp iskelelerinden iskân mahallerine (yerleşim yerlerine) kadar 3.819 kişi vefiyatımız (ölenlerimiz) vardır ki, dört yüz bine yakın muhacir gelmiş olduğuna nazaran (göre) yüzde yarımdan biraz fazladır…. Emin olunuz ki Harbi Umumide 400 bin kişilik ordular içerisindeki telefat böyle seyrü sefer (gidiş geliş) esnasında bundan çok fazladır…. Bilirsiniz ki giden Rumların ekseriyeti azimesi (büyük bir çoğunluğu) erbabı sanattan ve ticarettendi (sanatkâr ve ticaret adamlarıydı)…. Vaziyet, itiraf edilmek lâzımdır ki, oldukça elimdir. Şimdi bu hususta Türkiye’yi beş mıntıkaya tefrik edeceğim (ayıracağım). Evvelâ, Rumların Pontus namını (adını) verdikleri Karadeniz havalisi var. Burada vaktiyle beş yüzü mütecaviz (aşkın) büyük – küçük Rum köyü vardı. Bunlar Pontus harekâtı esnasında harap oldu. Sonra kendileri giderken yaktılar, yıktılar. Bu beş yüzü mütecaviz köye mukabil (karşılık) beş köy hatta beş hane bile bulamadık. Bu mamureleri (yapıları, imar edilmiş yerleri) yeniden vücuda getirmek ihtiyacı karşısında kaldık. Binaenaleyh (bundan dolayı), bizi en ziyade müşkülâta (zorluğa, güçlüğe) uğratan bu mıntıka olmuştur…. Sonra Trakya mıntıkası geliyor… Bununla beraber menatıkı iskâniye (yerleştirme bölgesi) içinde en ziyade istifade ettiğimiz (yararlandığımız) burasıdır. Buraya iskân ettiğimiz altmış bine karip (yakın) olan çiftçi ırkdaşlarımız hemen kâmilen (tamamen) iskân edilmiştir (yerleştirilmiştir). Burada açıkta kimse yoktur ve kâffesi de (tamamı da) müstahsil vaziyetine (üretici durumuna) geçmiştir ve hallerinden memnundurlar…. Sonra, eski Aydın Vilâyeti hududu kalıyordu ki, bu vilâyet bizim bir mıntıkaî iskânımızdır (yerleştirme bölgemizdir). Burası da biliyorsunuz ki Yunanlıların hattı ricati (geri çekilme hattı) üzerine tesadüf etmişti. Yalnız Rum köylerini değil, İslâm köylerini ve hatta büyük şehirlerimizi yaktılar, gittiler. Binaenaleyh burada da azim müşkülâta (büyük zorluklara) tesadüf ettik. Sonra Kayseri ve Niğde civarını ihtiva eden (içeren) mıntıka geliyor. Burada da oldukça fazla miktarda Rum köyleri vardı. Bunlar kâmilen (tamamen) mamur (yıkılmamış, yapılı) olarak elimize geçmiştir. Fakat maatteessüf arazi fıkdanından (azlığından) dolayı kabiliyeti iskâniye (yerleştirme yeteneği) yoktur….”
Ahmet Hilmi Bey (Kayseri); “O muhite sanatkâr göndereydiniz.”
İmar Vekili Refet Bey (Devamla); “Arz edeyim efendim, bir milyondan fazla Rum gitmiştir. Bunların sekiz yüz bini erbabı sanat ve ticaretten idi. Halbuki bizim gelen muhacirlerimiz içerisinde ancak seksen, yüz bini erbabı sanat ve ticarettendir….. Pontus denilen mıntıkada Samsun, Ordu, Giresun, Amasya ve Tokat Vilâyetleri ki en ziyade kesafet (yoğunluk) burada idi ve iskân muamelâtını (yerleştirme işlemlerini) burada yapıyorduk… Balkan Harbinden sonra herhangi suretle Türkiye’ye gelmiş olanlar da mübadeleye (karşılıklı değişim, Lozan’da kabul edilen karşılıklı Rum ve Müslüman değişimine) tabidir. Bunlar da dâhil olmak üzere 400 000’i mütecavizdir (aşkındır, fazladır). Şimdi gelen 380 000 muhacirden 56 347’si Samsun, 79 631’i Trakya, 3,892’i Karesi, 64.668’i İzmir, 26 824’ü Bursa, 33.129’u İstanbul, 26.568’i İzmit, 6.179’ı Antalya, 30.674’ü Konya, 20.856’sı Adana, 412 Sivas, 2.984’ü Kastamonu mıntıkalarına yerleştirilmiştir. Vuku bulan iskân bundan ibarettir…. Eski Aydın Vilâyeti hududu dâhilinden 300.000’i mütecaviz (aşkın) Rum gitmiş olduğu halde biz bu mıntıkaya ancak 64 bin nüfus sevk ettik. Çünkü Aydın gibi, Nazilli gibi, Manisa gibi büyük ve muazzam şehirlerimiz yanmıştır… Meselâ İzmir şehrinden yüz bini mütecaviz (aşkın, fazla) Rum gitmiştir. İzmir şehrinin yanmış olmasına rağmen İzmir şehrinde bugün Rum emvali metrukesi (terk edilmiş malları) olarak 10.600 ev vardır. Bu 10.600 eve mukabil (karşılık) biz yalnız dört bin muhacir iskân etmek istiyoruz ki bu da bin haneyi tecavüz etmez…”
Verilen Cevap Yeterli Bulunmadı. Gensoruya Döndürüldü. Sonraki Celselerde Görüşülecek.
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 39 (18.10.1924 / 30.10.1924) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 48, Celse: 1, – Sf. 50 ile 69 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın