18 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 59, Celse:1, Reis Kâzım Paşa
Dâhiliye Vekâleti Bütçesi;
4. Celse Hafidir (Gizlidir):
Zengin Ermenilerin Memlekete Kabulü Konuşuluyor;
Aşağıdaki notlar (TBMM GCZ IV – Sf. 512) kitabından birebir alınmıştır.
Dâhiliye Vekili Esbakı (Eskisi) Kütahya Mebusu Ferid Beyin, Bazı Ermenilerin İstanbul’a Duhullerine (Girişlerine) Müsaade Etmesine Dair Mazbata;
Ferid Bey (Kütahya); “… Bu gibilerin avdetlerinin (dönüşlerinin) meni (yasaklanması) hakkında bir kaydı kanuni olmadığını arz etmiştim. Daha geri gideceğim. Lozan’da akdettiğimiz (imzaladığımız) muahedei sulhiye (barış antlaşması) ve o muahedei sulhiyenin müstenit bulunduğu (dayandığı) mezabıt ve senedatı düveliye (devletlerin tutanak ve senetleri); bu gibi Rum ve Ermeni firarilerden memlekette bir şuriş ikaı suretiyle (karışıklık çıkarmış olması nedeni ile) tecrim edilmemiş (cürüme bulaşmamış, mücrim olmamış, suçlu olmamış) bulunanların girmesini kabul etmiştir. Heyeti Celile’niz Lozan Sulh Muahedenamesini kabul ederek onu kavanini devlet meyanına (devlet kanunları içine) ithal etmek suretiyle bir karar ittihaz etmiştir (kabul etmiştir).
Niyazi Bey (Mersin) ” …. Bendeniz bu meselenin indisi ile çıktısı ile ne için zenginler girmiş, fakirler girmemiş”
Ali Fethi Bey (Başvekil ve Müdafaai Milliye Vekili); “Beyefendi; 5 Eylül tarihli vermiş olduğum emrin hilâfında kimse girmemiştir, diyorum. Bunun aksini ispat edecek bir vesika varsa lütfen okuyunuz.”
Ferit Bey (Devamla); “Okuyorum efendim. İstanbul Vilâyetine Elyevm (halen, bugün) Paris’te bulunan Nurican Efendi ile haremi (eşi) ve bir kadın hizmetçisinin İstanbul’a avdetleri (geri dönüşleri) münasip (uygun) görüldüğünden İstanbul’a vürudunda (geldiğinde) kabulü mütemennadır (temenni edilir) efendim.” (Bir belge daha; )
“Hariciye Vekâleti Celile’sine:
Nurican Efendi ile hareminin pasaportlarının ziyaa (zarara) uğradığı beyanı ile yeni pasaport itası (verilmesi) lâzım geldiği mümessillikten, gelen telgraftan anlaşılmış olmakla mumaileyhe (bahsedilen kişiye) lâzım gelen pasaportun itası lüzumu cevabının ita buyurulmasını rica ederim efendim.”
Ali Fethi Bey (Başvekil) (İstanbul); Zatı âliniz belki bu fikir ile söylemediniz. Fakat Ferit Beyefendi evvelce kürsüden ifade etmiştir ki; kendi zamanında olan şey, üç kişiden ibarettir. Hâlbuki elli kişi kadar Ermeni…
Ferid Bey (Kütahya); “Ermeni demedim. Mezuniyetle (izinle) hariçte bulunan..,
Ali Fethi Bey (Devamla); “Efendiler, verdiğim emir şudur. Hacim Muhittin Beyefendi görmüşlerdir. Daha iyi hatırlarlar, benim hatırımda kaldığına göre; memleketimizden pasaport alarak çıkmış olanlar avdet edebilirler (geri dönebilirler). Çünki Hıristiyan unsurlarının (kesiminin) memleketimiz dâhilinde mahsur (kuşatılmış vaziyette) kalacağını ve hiçbir kişinin seyahate çıkmayacağını tasavvur etmek (düşünmek) mümkün değildir. Bazısının mazereti olur, bazısı berayı ameliyat (ameliyat olmak için) harice gider, bazısı da berayı ticaret ve berayı maslahat (iş yapmak için) gidebilirler. Binaenaleyh memleketimizden pasaport alarak çıkmış olanlar dönebilirler. Fakat ecnebi pasaportu almak suretiyle veyahut işgal altında, ecnebi kuvvetlerinin tahtı memuriyetlerinde (memuriyetleri atlında) bulunmuş olanlar veyahut polis tahkikatı ile hıyanetleri ve Türkler aleyhinde hareketleri sabit olan adamlar memleketimize giremezler. Emir budur ve bu tebligat tamamıyla Lozan muahedenamesi müzakere olunduğu zaman İsmet Paşa Hazretleri tarafından verilen beyannameye muvafık (uygun) bir beyannamedir ve bu mesele daha İstanbul’da iken, gazeteler bahsettiği zaman bir iki defa Ankara’dan ve daha evvel zamanlarda da, böyle emirler verilmişti, diye bazı telgraflar gelmiştir. Çıka çıka Noriçyan isminde bir Ermeni’nin ismi zikrolundu. Noriçyan olduğu anlaşılıyor. Noriçyan bizim pasaportumuzla gitmiştir ve bunu heyeti teftişiyeniz (denetim heyetiniz) tahkik etmiştir (araştırmıştır). Gayri mekşuf (keşfedilmemiş) noktalar kalmamıştır. Bizim pasaportumuzla gittiği polis kuyudatı (kayıtları) ile sabittir, avdet etmiştir (geri dönmüştür) ve yine bizim pasaportumuzla avdet etmiştir, kabul edilmiştir. Bundan ibarettir. Bu gibi adamlar dönebilirler ve gelebilirler. Fakat sizin soktuğunuz adamlar, bu emrin hilâfı olarak (aksine olarak) girmiş olan adamlardır. Bu emrin hilâfında benim zamanımda hiç kimse girmemiştir ve bu iddiada sabitim (ısrarcıyım). Zikrettiğiniz Noriçyan, bu Efendi emrin hilâfında girmiş bir adam değildir Ferit Bey. (Bravo sesleri) (TBMM GCZ IV – Sf. 512)
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 44 (15.02.1925 / 26.02.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 59, Celse: 2, – Sf. ile arası) ve (TBMM GCZ IV – Sf. 512) kitapların birebir alınmıştır.
Yorum bırakın