27 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 66, Celse: 1, İkinci Reis Vekili Ali Süruri Bey
Maarif Vekâleti Bütçesi; Okul ve Öğrenci Durumu Hakkında Bilgiler Var.
Maarif Vekili Saraçoğlu Şükrü Bey (İzmir); “Efendiler! Ana kucağından ve aile ocağından sonra müşterek terbiyeyi, müşterek hissi ve müşterek tahsili verecek olan bu mektepler, memleketimizde hayli tenevvü ediyor (çok çeşitleniyor). Evvelâ (öncelikle) leylî iptidailerimiz (yatılı ilkokullarımız) var, saniyen (ikincisi) öksüz yurtları dediğimiz darüleytamlarımız (yetim okullarımız) var, salisen (üçüncüsü) liselerimizin ve orta mekteplerimizin ilk sınıfları mevcut, rabian (dördüncüsü) bazı muallim (öğretmen) mekteplerimizin tatbikat sınıfları, mevcut ve nihayet İdarei Hususiyelerin (özel idarelerin) ilk mektepleri ve en son da ekalliyetlerin (azınlıkların), ecnebilerin (yabancıların) mektepleri ve biraz da hususî eşhas (özel kişiler) tarafından açılan ilk mektepler mevcuttur. …Memleketimizde yekdiğerinden (biri diğerinden) çok farklı mekteplerimizin içinde tahsil eden çocukların yekûnu alettakrip (takriben, yaklaşık olarak) 300 bin kadardır. Sf.14 Orta tedrisat (öğretim) nâmı altındaki mekteplerimiz şunlardır: 19 lisemiz beş tane askerden müdevver (askeriyeden devir alınmış) lisemiz, 24 muallim mektebimiz, altı tane meslek mektebi, 26 tane imam hatip mektebi ve 60 tane orta mekteplerimiz vardır. Kâzım Karabekir Paşa Hazretleri de efendiler, biz tevhidi tedrisatı (tek tip öğretimi, öğretimi birleştirmeyi) yanlış anlıyoruz, tevhidi tedrisat demek, bütün bu mekteplerin sivil hale ifrağı (dönüştürülmesi) demek değildir, dediler. Efendiler! Her şeyden evvel şurasını arz edeyim ki; gayeleri tahsil, talim ve terbiye olan hiçbir mektep Maarif Vekâletinin idaresinden, Maarif Vekâletinin programından hariç kalamaz. Yoksa daha dün ilân ettiğimiz inkılâbın ruhu çok rencide edilmiş olur. Sf.16 Maarif Vekâleti tarafından idare edilen mektepler, üç tanedir. Sanayii Nefise Mektebi, Yüksek Muallim Mektebi ve Mektebi Mülkiyedir (siyasal bilgiler, sivil yönetici yetiştiren mektep). (Darülfünun müstakil (bağımsız) bir yapıda diyor.) (Maarif Vekili Şükrü Saraçoğlu, Karabekir Paşa’nın maarif bütçesi hakkındaki konuşmasına uzun uzun cevap veriyor, yükleniyor ama:) “… bilhassa Paşa Hazretlerinin bir maksim ile nihayet vermiş oldukları nutuklarının son cümlesine «Bir memleketin medeniyeti bir milletin ahlâk ve adatiyle (adetleri ile) değil, sanayii ile ölçülür» buyurdular, bilâkis efendiler! Bir milletin medeniyeti, ahlâk ve adatiyle ölçüdür. (Soldan alkışlar)” Sf. 26
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 45 (27.02.1925 / 17.03.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 2, İçtima; 66, Celse: 1, – Sf. 14 ile 26 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın