Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

    20 Mayıs 1341 (1926) tarihinde İçtima: 105, Celse:1, Reis Kâzım Paşa

                               “Riyaseti Celile’ye;

Ankara Şehremaneti (belediyesi) Heyeti Fenniye (Fen Heyeti) Müdürü Beyin istifasını müteakip (istifasından sonra) şehremaneti heyeti fenniyesinde memur bilumum (bütün) mühendis ve kondüktörler (kontrol elemanları) birden istifa eylemişlerdir. Merkezi Hükümetin imar hususunda pek büyük faaliyete muhtaç olduğumuz bir zamanda Şehremanetinin Heyeti Fenniye’den kâmilen (tamamen) mahrum olması, şehrin kendi varidatından (gelirlerinden) maada (fazla) kanunu mahsusla (özel kanunla) bu sene için ikraz olunan (borç verilen) iki milyon liranın dahi hesapsız ve projesiz keyfemayeşa (keyfe göre) sarfiyatını mucip olacaktır (icap ettirecektir). Keyfiyet (durum) haizi ehemmiyettir (öneme sahiptir). Dâhiliye Vekili Beyin şifahen (sözlü olarak) izahat (açıklama)  vermesini ve Meclisi tenvir eylemesini (aydınlatmasını) rica ederim.

                                                     Trabzon Ahmet Muhtar”

Dâhiliye Vekili Cemil Bey (Tekirdağ); Şehremini (belediye başkanı, Ankara ve İstanbul Belediye başkanlarına verilen unvan) bu işleri ifa (yapmak) için istihdam ettiği (çalıştırdığı, işe yerleştirdiği) memurlardan heyeti fennîyeye mensup mühendis beylerden bir kaçı Şehremini tarafından işe sevk ve fazla tazyik edildiklerinden (baskı yapıldığından) dolayı istifa etmişlerdir. Sevk ettiğinden fazla tazyik ettiğinden dolayı mühendis beylerden bir kaçı istifa etmişlerdir. Sahibi sual (soru sahibi) beyefendinin buyurdukları gibi bütün heyeti fenniye ve kondüktörler istifa etmiş değildir. Bugün altı mühendis ve mimar vazife başında çalışmaktadırlar…” 

Muhtar Bey (Trabzon); “Arkadaşlar; Şehremanetindeki (belediyedeki) heyeti fenniye müdürünü her hangi bir sebeple, sebebini burada izah edemeyeceğim, istifasını müteakip (istifasından sonra) Şehremini Beyefendi, Heyeti Fennîyenin idaresini tedvir (yürütmek, döndürmek) için idare memurlarından birisini Heyeti Fenniye müdürü tayin etmiştir. Şimdi nazarı insafınıza arz ederim. Yirminci asırda böyle milyonlarca liralık bir bütçesi olan Ankara Şehremaneti Heyeti Fenniye Müdüriyetini bir idare memuruna tevdi etmiştir (vermiştir). Sf.319 İşittiğime göre Haydar Bey badema (sonradan) ben Türk mühendislerini kullanmayacağım. Bunlar serkeş oluyor ve emrimi bilâkaydüşart (kayıtsız şartsız) icra etmiyorlar (yapmıyorlar), diyor. Buna delil ve ispat da yeniden mühendis diye getirdiği adamlardan birisi Cemil Beydir. Birisi de Hırant Efendi’dir. İkisi de mühendis değil. Kondüktör bile değildir. Ankara Şehremanetinin yaptırdığı kireç fabrikasında yapılan kireçlerin muzır (zararlı) olduğu bugün tahakkuk etmiştir (ortaya çıkmıştır). Şartnamelere bu kireçten kullanılmayacaktır diye maddeler konuluyor. Bu kireç sönmüyor. Binaya girdikten aylarca sonra sönmeye başlıyor. Kireç sönerken kabarır, şişer; onun için binanın duvarlarını da şişiriyor. İşte Emanet (şehremaneti, belediye) bu şekilde kireç yapmıştır. Nazarı insafınıza arz ediyorum, işi uzatmayalım. Şehremanetinin bütün mühendisleri kovması yeni değildir. Şehremini Haydar Beyefendi, şehremini olalı beş heyeti fenniye müdürü değiştirmiştir, 18 tane mühendis çıkarmıştır.” Sf. 320

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 55 (1.05.1926 / 31.05.1926) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 4, İçtima; 105, Celse: 1, – Sf. 319 ile 351 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , ,

Yorum bırakın