Osmanlı merkezî kuvvetleri, bütün zayıflıklarına karşın, Kürt Prensi Bedirhan’ın liderliğindeki isyanı bastırmayı başarmıştır; bundan sonra, Kürt hareketliliğinde, asil sınıfların önderliği bitmiş olmaktadır.
Artık Kürt aşiret ve topluluklarını, şeyhlerin sürüklediğini görüyoruz; aşiretleri bir araya toplayarak isyanlar çıkarabilen ve ulusal birlik programlarına yaklaşanlar da bunlardır. Çok azı Kadirî ve çoğunluğu Nakşibendi olan bu şeyhler, hiçbir zaman Müslüman ortodoksluğu olan Sünni görüşünün dışına çıkamıyorlar ve inanç olarak Alevî ve Zazafon Kürtler ile birlik kuramıyorlardı; bunlar da, Sünni başkaldırılara katılmamak bir yana, Seyit Rıza örneği, kendi başkaldırılarını ayrıca gerçekleştiriyorlardı. Benim Kürt birliği peşinde koştuğunu düşündüğüm ilk lider olan Ubeydullah ve bir ara Irak K…’nda krallığını ilân eden Berzenci, şeyh idiler. Sait de şeyh ve yine Nakşibendi olmakla birlikte, Şeyh Sait’in isyanını, Kürt hareketliliğinin üçüncü dönemine yerleştirmenin daha doğru olduğunu sanıyorum ve bu, hareketin net olmayan niteliğine daha da uygundur.
Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın