Şu veya bu, idam edilenlerin ve idam iddiasıyla yargılananların hepsinin bir ortak yanları var; ister gazeteci, ister asker ve isterse sivil politikacı olsun her birinin hayatının birer roman olduğuna kesin gözüyle bakabiliriz. İdamlar, hapisler, bir romanesk kuşağı ya idama ya da bir kenarda kalmaya mahkûm etmiştir; doğru veya eğri, ufukları çok geniş ve yürekli serüvenci bir kuşak, mezara gömülmüştür.
Artık bundan sonraki Anadolu aktivisti sadece marjinalisttir. Stalin mahkemelerinden sonra, Sovyetler Birliği’ndeki kadrolar için kullanılan sözcüğü Kemalist modernizasyona uygulayacak olursak, artık önümüzde sadece aparatçik yenilikçiler ya da aparatçik inşaatçılar var; belki de amaç burada düğümleniyordu.
Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 156) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın