Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Şah zamanında olsa da İranîler’in, Kürtleri, “Dağ İranîleri” sayarak aşağılamalarının etkisini tahmin etmek zor değildir, genellikle böyle oluyordu. İşte böyle bir ortamda, 1943 Ağustos ayında, Mahabad, genç Kürtlerin bir araya gelerek Komala-i Jizn-i Kürde, Kürt Gençlik Derneği’ni kurmalarına tanıklık ediyordu; daha çok kültürel aktivitelere yöneliyordu. Ancak demek, Musul, Kerkük, Erbil, Süleymaniye türünden Irak kentlerinde de şube açmakta gecikmiyordu; Tahran’daki Amerikan askerî ataşesi Roosevelt Jr., “en Turquie, ou toute activité nationaliste kurde est un crime passible de mort”, Türkiye’de de bir şube açıldığını bildirmektedir. Komala, pan-kurdist bir eğilimin işaretlerini veriyordu.

Bunlardan birisi, Irak, İran ve Türkiye’deki Kürt şefleri arasında bazı ön görüşmelerden sonra, 1944 yılı ağustos ayında, Dalenper Dağı’nda bir konferansın toplan­masıdır. Bu konferansa, Komala Kasım Kadri’yi, Irak Kürtleri Şeyh Ubeydullah’ı ve Türkiye Kürtleri de Molla Gazi Vahab’ı yolluyordu; sonuçta, Kürdoloji’de, Peyman-i Se Sınur adıyla bilinen, “Üç Sınır Paktı” anlamındadır, bir anlaşma imza­lanıyordu. Buna göre üç devletin Kürtleri her durumda imkânlarını birleştirmeyi, karşılıklı yardımlaşmayı taahhüt ediyorlardı; amaç, Büyük Kürdistan idi.

 Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın