Bedrettin esas vaazlarına göre;
a) Hangi dine mensup olursa olsun bütün insanlar kardeştirler.
b) Bir yanda göz kamaştırıcı servet yığınları bir yanda kapkara yoksulluk olamaz.
c)Bütün insanlar din ve mezhep ayrılığı gözetilmeksizin bir tutulmalı, her şey, kadınlar müstesna, ortaya konmalıdır.
Servet ve mahsulâtı arziye (yerden çıkan ürünler) cümlenin müşterek malıdır. İnsanlar müsavidir (aynı seviyededir, eşittir). Yalnız nikâhlı kadınlardan başka dünyada her şey müşterek olmalı. .. Kendi aklının muhiti dairesinde herkes evâmiri İlahiyeyi (ilahi emirleri) kabul eder.
Fikir ve vicdan bir ahengi tabiat mahsulüdür (tabiat düzeninin bir ürünüdür).
Hükümet de zulüm ve tegallüb (zorbalık) mahsulüdür (ürünüdür).
Heyeti idare zamanı saadette (mutlu zamanlarda) olduğu gibi, millet tarafından intihâb olunmalı (seçilmeli).
Saray, saltanat, muharebe, asker hep zulümdür.
Tekkeler, dervişler, ulema, onlar da hep zulüm ve tegallüb (zorbalık) eserleridir. Sf. 25, 26
Alıntı: Şeyh Bedrettin ve Türkiye’de Sosyalizm Hareketleri – Abdurrahman Cerrahoğlu, (Sf. 25, 26) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın