Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Cengizliler, Alan – Goa’yı ailelerinin kurucusu sayıyorlar. Alan – Goa’nın dikkat çekici bir özelliği var, kocası öldükten sonra da çocuk doğurmaya devam ediyor, bilinmeyen koca veya kocalardan üç oğlu daha olduğu bilinmektedir. Çok yadırganmıyor.

Cengiz’in karısı Börte’nin kaçırıldığı, esir edildiği ve kahramanca yollarla kurtarıldığını, Moğol tarihinin tüm öğrencileri, neredeyse ezbere, biliyorlar. Buna ek olarak Börte’nin bu esaretten hamile olarak döndüğü de hep bilinmektedir; sonunda bir oğlan dünyaya geliyor ve adı Çuci’dır. Fakat bilinmeyen, Cengiz’in bundan hiç ra­hatsız olmadığıdır, çünkü rahatsız olduğunu gösteren hiçbir işarete sahip de­ğiliz. Ayrıca Moğol aşiretinde de Çuci’ye karşı hiçbir ayrım yapılmıyordu; Cengiz’in büyük oğludur, ne zamana kadar, Cengiz’in ikinci büyük oğlunun şu sözleri, bu soruya, cevap değerindedir; “Baba, sen Çuci’den bahsediyor­san. Onu mu varis yapmak istiyorsun, fakat o Merkitlerden getirilmiştir, bizi idare etmesine müsaade edebilir miyiz’, demek ki, Çuci’nin başka babadan doğmuş olması, sadece imparatorluğun başına geçmesi söz konusu olduğun­da sorun olmaktadır.

Bu iki önemli haberden, Moğollarda cinsel özgürlüğün varlığını çıkarabilir miyiz, herhalde bir ölçüde zorlama olur, ancak en azından “piç” kavramı” nın olmadığından kuşku, duymuyoruz. Nesep tartışmaları yok ve buna karşın aile bağları güçlüdür. Bu ise başlı başına bir sorundur. Sf. 185, 186

Bu kuralın iki yolla sürdüğünü görüyoruz; Moğollarda çok eş alma kuralı vardı ve erkek çocuklar, babalarının kendi anaları olmayan eşleriyle evlenebiliyorlardı. Gerçekten evlenebiliyorlar mıydı ve bunu nereden biliyoruz, doğrusu tarihte bilmek, çok zaman asilleri ve seçkinleri bilmektir; çünkü sa­dece onlarla ilgili kayıt bırakılıyor. Nitekim hanların, ölen babalarının eşle­riyle evlendiklerinin İlhan Sarayı’nda pek çok örneğine rastlıyoruz. Dik­kat çekici olan, İlhan MoğoIIarı Müslümanlığı resmi din olarak seçtikten sonra da bu kuralı işlettiler, bu da Moğollarda Müslümanlığın hiçbir zaman tam olmadığını göstermekledir ki not etmeye değer. Sf. 187

X. Yüzyıl Arap seyyahı İbn Fadlan, Türklerde bu usulün bulunduğunu kaydediyordu. İbn Fadlan Oğuzlardan subaşı Alptogan oğlu Ertuğrul ile tanışmasını not ettikten sonra; “Karısını gördüm, daha önce babasının karısıymış.” Bilgisini vermektedir. Sf. 187

Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 184 ile 187 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın