Fahişelik, yatı yayıldıkça ve elit tabakalarda bir yaşam biçimi oldukça, ortadan kalkmaktadır. Buna “pahalı fahişelerin fahişeliği” adını da verebiliyoruz.
Hep dış turizme karşı oldum, ,,, “Turizm sektörü ile fahişelik sektörü birlikte gelişiyor”. Diyordum, doğrusu ben, bir iktisatçı ve plancı olarak, yabancı para geleceği iddiası ile bir ülkenin en güzel sâhil ve koylarını ve o ülkenin halkına kapatıp sadece yabancılara tahsis etmeyi de hainâne buluyordum ve buluyorum. Sf. 214
Şimdi bu düzen, iki boynuzlu bir öküzün üzerine binmiş durumdadır; birisi esaret ücreti ve diğeri ağır hapis cezalarıdır. Fahişelik devrimi, bu iki boynuzun marifetidir. Sf. 215
Fahişelik ilga edilmiştir. Artık fahişe, sadece yoksullar içinde vücudunu satanlara denmektedir ve önemini yitirmiştir, varlıklılar için fahişelik kalkmış görünüyor; onlar ki sadece birlikte oluyorlar ve bu birlikte olmalarının süresi bir saate inmiştir. Sf. 229
Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 214 ile 229 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın