Ertuğrul Özkök değindi: “Olay 1958 yılında geçiyor. Dönemin başbakanı, rahmetli Adnan Menderes, dışişleri bakanı, rahmetli Fatin Rüştü Zorlu ve Dışişleri Bakanlığı müsteşarı da yine rahmetli Melih Esenbel. Bu üçlü, 1958 yılında bir gece Başbakanlık Konutunda çok gizli bir görüşme yapıyor. Görüştükleri kişiler İsrail’in tanınmış iki siması. Birisi dönemin Başbakanı Ben Gurion, öteki ise Golda Meir. İsrail’in iki tarihi kahramanı bir gece gizlice Ankara’ya geliyor ve Başbakanlık Konutunda gizli bir toplantı yapıyor. Sf. 68
Türk hükümetlerince 32 yıl saklanan bu gizli toplantı, ilk kez Dan Raviv ve Yossi Melman adlı yazarların 1990’da yayımlanan Every Spy a Prince kitabında yer almıştı;
“Ben Gurion tarafından geliştirilen ‘peripheıy’ (dış sınırlar) yaklaşımına göre; Arap dünyasının etrafında yer alan İran ve Türkiye’nin oluşturduğu ‘kuzey bağlantısı’ ile diğer uçta yer alan Etyopya’nın bulunduğu ‘güney bağlantısı’, işbirliği alanının temelini oluşturuyordu. İşbirliğine girilmesi istenen ülkelerin ortak noktasını, Arap komşularıyla olan sınır anlaşmazlıkları ve Sovyet işgali korkusu oluşturuyordu.
Bölgede güvenliğini sağlamanın yolunu ‘düşmanlarının ardına dolaşıp vurma’ (outflank) stratejisi temeline oturtan İsrail, askeri istihbarat AMAN (İsrail Silahlı Kuvvetleri İstihbarat Birimi) tarafından organize edilecek bu işbirliğinde, Türkiye’nin müdahale alanları olarak Suriye ve Lübnan’ı belirlemişti. Planlanan güvenlik hattının Türkiye’nin katılımı olmadan gerçekleşemeyeceğini fark eden ABD, Türkiye’ye İsrail’le yakın işbirliğine girmesi konusunda sürekli telkinde bulunmaya başladı.” Sf. 69
Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 68, 69) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın