Kuşkusuz çağdaş insan rüyalarla gerçeklik dünyasını birbirinden ayırıyor. Fakat “ilkel insanlar nazarında rüya ve gündüz algıları arasında bir fark yoktur”; bunları birbirine karıştırmıyor, “ilkel insanlar rüyada gördüklerini olmuş hakikatler.” Sayıyorlar. İlkel insan, rüyalarını gerçek türünden anlatabiliyor.
Rüyalar bir çatışmanın sonucudur. Şöyle de söylenebiliyor; rüya birbirine ters iki halin ifadesidir. Bunlardan biri şuur altının derinliklerinden gelmiş olarak gizli arzuları şuur sathına çıkarmaya çalışır; diğeri ise engeller. Ancak şuur alanına şekil değiştirmiş olarak çıkabilir.” Rüyaların bilince, biçim değiştirmiş olarak çıkmaları, rüya yorumlarının maddî temelini meydana getiriyor. Sf. 126
Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 126) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın