“Kan İftirası” denen bir suçlamanın yaygınlık kazanması, Yahudi toplumuna karşı bir dikkat unsuru oluşturmuştu. Yahudiler’in “Hamursuz” bayramlarında hamura insan kanı karıştırdıkları yolundaki inanç, Yahudi katliamlarına değin uzanmıştı. Bu iddia tarih boyunca Hristiyan -Yahudi dünyasını karşı karşıya getirmiş ve tarihe “Kan İftiraları” adıyla tehlikeli bir malzeme oluşturmuştu. Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi Tire’de de çocukları korkutmak amacıyla sıkça kullanılan ve gelenekselleşen bir ifade bu olaya dönüktür. Çocukların Yahudi evlerine girmemeleri konusunda kullanılan “İğneli Beşik” uyarısı bunlardan biriydi. “Kan İftiraları”nın bir ara 19.yy’da yoğunluk kazanması üzerine, Sultan Abdülmecit 1841 yılında bir buyruldu yayınlayarak, kuşkuları gidermeye çalışmakla kalmamış tebaası arasındaki huzuru korumaya özen göstermişti. Sf.17
Çeyrek asır sonra benzer iddia ve suçlamaların yoğunlaşması üzerine Sultan Abdülaziz 1866 yılında tekrar buyruldu yayınlamak zorunluluğunu duymuştu. Kısa süre içinde ard arda gönderilen buyruldular, bu tür iftiraların geçersiz olduğunu vurgulayarak Yahudiler’in rahat bir nefes almasını sağlamıştı Ve üstelik devlet, tarihsel suçlamanın geçersizliğini ilan etmekle kalmamış ve bu aklanmaya resmiyet kazandırmıştı. Bu şekilde de Yahudilere devlet güvenliği sağlanmış oluyordu. Böylece tüm dünyada ilk kez, “Kan iftirası” adlı tarihsel bir suçlamayı devlet olarak reddeden Osmanlı, Yahudilere derin bir nefes aldırmaktaydı… Sf. 18
Alıntı; Anadolu Tarihinde Tire Yahudileri – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık 1. Baskı Mayıs 2005 – Sf. 17, 18) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın