Yunan işgali sırasında Türk-Yahudi yakınlığı daha da belirgin hale gelmişti. Yunan birlikleri kendilerine tam destek vermedikleri gerekçesiyle Yahudileri daima eleştirmektedir. Türklerle Yahudiler arasında o denli güven vardı ki, zaman zaman müftüler vekâlet vermeleri gerektiğinde “Rabin”lere geçici olarak vekâlet verebiliyorlardı. Hatta kent yöneticileri, Tire’nin Yunanlılarca işgal edildiği yıllar içinde her türlü bilgiyi Yahudilerden alabiliyorlardı. Sf. 74
Bu konuda ki ilginç bir örnek de Menahem Duenyas’tır. Menahim, Çakırcalı Mehmet Efe’nin en önemli danışmanlarından biriydi. Mehmet Efe, en güç kararları daima Menahim’e danıştıktan sonra vermekteydi. Çoğu kez önemli kent içi buluşmalar Menahim’in evinde olurdu. Çakıcının endişesiz girdiği “Yatak”larından biriydi Menahim’in evi. Daha çok Mehmet Efe, bu dostuna “Kel Hayım” diye seslenirdi. Çakırcalı, Menahim aracılığıyla Yahudi yoksullara da önemli yardımlarda bulunmaktaydı. Yine Menahim’in katkısıyladır ki, birçok yoksul Rumlar bu şemsiye altına alınmaktaydı. Çakıcı vurulduktan sonra yakılan türkülerde, azınlıkların “Çakıcı Mehmet vuruldu, yetim kaldık” ifadeleri bu duyguları ifade ediyordu. Sf. 74
Alıntı; Anadolu Tarihinde Tire Yahudileri – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık 1. Baskı Mayıs 2005 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın