Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Gene o yıl Hamburg’daki sinagogda âdet gereğince krala dua edildiği zaman, onunla aynı payedeymiş gibi “Mesih Sabetay Sevi”ye de dua edildi. Kısacası, bütün Yahudileri bir delilik nöbeti sarmış gibiydi. Ama Sabetay Sevi şeriatın altını üstüne getiriyordu. Kesin olarak yasak edilmiş bazı şeylerin mubah olduğunu ilan etmekten çekinmiyordu. Yüzyıllar boyunca hahamların sıkı bir disiplin altında tutabildikleri, bütün hayatları şeriatın buyruklarına göre geçen Yahudiler arasında tam bir anarşi tehlikesi baş göstermişti.

Mesih Sabetay Sevi’nin 1666 yılı başında İstanbul’a gidişi, bu heyecanı son derecesine çıkardı. Ona inananlar, Sabetay’ın Padişahtan (IV. Mehmet) Kudüs krallığını alacağını ve artık yeni bir çağın, beklenen devrin başlayacağını sanıyorlardı. O sırada çıkan bazı İbranice kitaplarda tarih olarak: “Nebiliğin ve devletin yenilenişinin birinci yılı” cümlesi görülmektedir. Ama tebaasının din işlerine karşı hoşgörü, hatta kayıtsızlıkla davranan devlete bu kadarı biraz fazla gelmiş olacak ki, Sabetay Sevi tutuklandı, fakat o zamanlarda daha küçük suçlar için bile uygulanan idam cezasına çarptırılmadı, Gelibolu kalesinde hapsedildi. Orada 1666 Eylülü’ne kadar kaldı ve işin tuhafı, âdeta bir prens gibi yaşadı, uzaktan ve yakından gelen delegeleri kabul etti. Sf. 365

Sabetay’ın, o güne kadar söylediklerim inkâr edip Müslüman oluşu haberi Yahudiler üzerinde, beklenmedik bir anda düşen bir yıldırım etkisi yaptı. Sf. 365 

Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs, (Remzi Kitabevi, 2. Basım 1999 – Sf. 365) kitabından birebir alınmıştır.

      

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın